T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/187
KARAR NO: 2025/417
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 28/02/2025
KARAR TARİHİ: 28/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı tasfiye memuru ... arasında adi ortaklık kurulduğunu, davalı tasfiye memuru ...'nun, adi ortaklık ilişkisini ihlal ettiğini, protokole aykırı davrandığını, müvekkilinin protokolle hüküm altına alınmış hisseleri üzerindeki tasarruf hakkını engellediğini ve davalı tasfiye memuru ...'nun, müvekkiline ait olduğu kararlaştırılan hisse paylarını üçüncü şahıslara devrederek müvekkilini telafisi mümkün olmayan zararlara uğrattığını, müvekkilinin koyduğu sermayeyi ve bu sermaye ile elde edilen kar payını, yapılan projelerden elde edilen gayrimenkullerden müvekkilinin payına düşenleri ve müvekkilinin davalı şirketten bakiye alacaklarını ödemediğini, bu sebeplerle, ihyası istenen şirkete karşı, ---- Asliye Ticaret Mahkemesihih ------Esas sayısı ile adi ortaklığın feshi ve tasfiyesine ilişkin dava açıldığını, dava henüz karara bağlanmadan şirket için tasfiye kararı alındığını ve tescil edildiğini, ------asliye Ticaret Mahkemesince verilen ara karar ile davalı şirkete ilişkin ihya davası açmak üzere taraflarına süre verildiğini beyanla; ...'nin ---- Asliye Ticaret Mahkemesi ------ sayısı ile görülmekte olan adi ortaklığın feshi ve tasfiyesine ilişkin davada taraf teşkilinin sağlanması amacıyla, anılan dosya bakımından süresiz olarak ihyasına, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın reddi ile müvekkili lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı tasfiye memuru ... cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın beyanlarının doğru olmadığını, Esas davaya konu iddiaların dayanaksız olduğunu, davacı tarafın tamamen kötü niyetli olarak haksız ve dayanaksız şekilde davayı ikame ettiğini, davacı tarafın esas itibariyle herhangi bir alacağının bulunmadığını, Tasfiye ve terkin de tamamen doğal sürecinde yapıldığını, davayla ilgili olarak leh ve aleyhte sonuç alma gayesi olmadığını, sürecin resmi makamlarının onayıyla yürütüldüğünü, bu sebeple davacı taraf iddialarını kabul etmenin mümkün olmadığını tasfiyenin tamamen usul ve yasalara uygun yapıldığını, Şirketin süresiz ihyasının mümkün olmadığını, tasfiyenin usul ve yasalara uygun olduğundan herhangi bir yargılama giderinin de talep edilemeyeceğini beyanla: Haksız taleplerin reddini talep etmiştir.
Mahkememizce; ------ Ticaret Sicil Müdürlüğünden ihyası talep edilen ... 'nin hangi nedenle, hangi usulle, hangi yasal düzenleme gereği, hangi tarihte terkin edildiği hususu sorulmuş, ----- Ticaret Mahkemesinin ------ esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
Dava, ticaret sicilinden tasfiye sonucu terkin edilerek tüzel kişiliği ortadan kalkmış bulunan Tasfiye Halinde Tasfiye Halinde ... 'nin ihyası istemine ilişkindir.
TTK'nin "Ek tasfiye" başlıklı 547.maddesi "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmünü haizdir.
TTK'nin 529. Maddesi "(1) Anonim şirket;
a) Sürenin sona ermesine rağmen işlere fiilen devam etmek suretiyle belirsiz süreli hâle gelmemişse, esas sözleşmede öngörülen sürenin sona ermesiyle,
b) İşletme konusunun gerçekleşmesiyle veya gerçekleşmesinin imkânsız hâle gelmesiyle,
c) Esas sözleşmede öngörülmüş herhangi bir sona erme sebebinin gerçekleşmesiyle,
d) 421 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarına uygun olarak alınan genel kurul kararıyla,
e) İflasına karar verilmesiyle,
f) Kanunlarda öngörülen diğer hâllerde, sona erer." hükmünü haizdir.
Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir.
Şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasının, ihyası istenilen şirketin tasfiyesini yürütmüş olan tasfiye kurulu üyeleri veya tasfiye memuru ile yasal hasım durumundaki terkin işlemini yapan ticaret sicil memurluğuna husumet yöneltilerek açılması gerekmekte ve bu hususun mahkemece re'sen nazara alınması icap etmektedir. Bu tür davalarda husumet tüzel kişiliği kalmayan şirkete veya şirket ortaklarına yöneltilemez.
Yüksek Yargıtay ------HD.------sayılı 28/11/2011 tarihli kararında da belirtildiği üzere; "Tüzel kişilik, ticaret sicilindeki kaydın terkini ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona erdiğinin hukuk açısından kabul edilebilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanmış olması gerekir. Eğer tasfiye işlemleri gerçekten tamamlanmamış ve tasfiyede gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden terkin edilse bile, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinden söz edilemez."
Buna göre, davanın gerektirdiği şekilde, ------ Ticaret Sicil Memurluğu kayıtları celp edilerek incelenmiştir. Toplanan delillere göre, davacı tarafça dava konusu şirket aleyhine ----Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ Esas sayılı dosyası ile 05/10/2023 tarihinde dava açıldığı, ancak 28/05/2024 tarihinde dava konusu şirketin tasfiyesinin sona ererek ticaret sicilde tescil edildiği, buna istinaden davacı vekilince işbu şirketin ihyası davasını açıldığı anlaşılmıştır.
Buna göre, davacı tarafından ihyası istenilen şirket aleyhine açılan ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infaz işlemleri ile sınırlı olmak üzere yeniden ihyasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Ek tasfiye işlemlerinin de, davalı ... tarafından yapılması uygun görülmüş ve yeni bir tasfiye memuru atanmamıştır.
Davalı ... Sicil Memurluğu, yasal hasım konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, bu davalı harç, yargılama giderleri ve karşı yan vekalet ücretinden sorumlu tutulmamıştır. Davalı tasfiye memuru ise verilen ihya kararı kapsamında,-----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen davanın açılış tarihi nazara alındığında, yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutularak, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Dava her ne kadar ihyası istenen şirkete de yöneltilmiş ise de, TTK'nın 547. maddesine göre açılan şirket ihyası davalarında husumetin sadece tasfiye memuru ile yasal hasım Ticaret Sicil Memurluğuna yöneltilmesi gerektiği, tüzel kişiliği ortadan kalkmış bulunan ihya istemine konu şirkete husumet yöneltilemeyeceği anlaşılmakla, her ne kadar bu hususun kısa karara yazılması Mahkememizce sehven unutulmuşsa da; şirkete karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle):
1-Davanın KABULÜ ile, TTK'nın 547. maddesi uyarınca ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün -----sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye sonucu sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ...'nin ticaret sicil kaydının, -----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere, bu dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olarak İHYASI ile şirketin bu konuya münhasır ------ Ticaret Siciline yeniden tesciline,
2-Ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere ... TC kimlik numaralı davalı ...'nun tasfiye memuru olarak atanmasına, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine,
3-Kararın ------ Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve ilanına,
4-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harç dava açılırken peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
5-Davacı tarafça yapılan 1.230,80 TL dava açılış masrafı, 877,50 TL yargılama masrafından ibaret toplam 2.108,30 TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...''dan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ---- vekilinin ve davalı tasfiye memurunun yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.