T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/786
KARAR NO: 2025/740
DAVA: İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/11/2024
KARAR TARİHİ: 09/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ------nolu işyerinde ikamet etmekte olan -------oluşan maddi hasar nedeniyle sigortalı işletme, sigorta şirketi olan ------ Şirketi’ne zararın giderilmesi sebebiyle başvurduğu, akabinde ------ Şirketi tarafından sigortalı işletmeye 5.625,59 Euro ödendiği, ------- Şirketi ise tazmin ettiği zarar sebebiyle sorumlu tuttuğu Müvekkil -----Şirketine rücu ettiği ve----- Genel İcra Müdürlüğü’nde ------ Sayılı icra takibi başlatıldığı, icra takibi, müvekkilin bilgisi dahilinde olmadan kesinleştiği, müvekkilinin muhtelif banka hesaplarına bloke konulduğu, müvekkilinin haciz konulan banka hesaplarından biri de ----- hesabı olduğu, Müvekkilin ------- hesabına 01/07/2024 tarihinde 254.471,68 TL için bloke konulduğu, bloke konulan miktar 09/07/2024 tarihinde dosyaya gönderildiği beyan edilmekle, bakiye borç için 18/07/2024 tarihinde müvekkiline muhtıra gönderildiği, muhtırada belirtilen bakiye borç miktarı (6.102,07 TL) 18/07/2024 tarihinde taraflarınca icra dairesine yatırıldığı, sonuç olarak müvekkili şirket -----Genel İcra Dairesi ------ Sayılı icra dosyasına toplam 260.573,75 TL’lik bir tutarı borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığından bahisle, davanın kabulünle,---- Genel İcra Dairesince -------. Sayılı dosya kapsamında müvekkili şirketten tahsil edilen 260.573,75 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 11/07/2023 tarihinde ----- adresinde bulunan sigortalı işletmeye, üst katında bulunan ------- isimli işletmenin tadilatı esnasında beton harcının şaft boşluğundan dökülerek zarar vermesi sonucu dava konusu olay meydana geldiği, söz konusu beton dökülmesi nedeniyle sigortalı işletmenin asma tavanı ve işletmeye ait birçok ürün hasar gördüğü, müvekkil şirket nezdinde halefiyet ilkesi uyarınca rücu şartları oluşması nedeniyle ----- Genel İcra Dairesi ------. Sayılı dosya üzerinden ilamsız takibine geçildiği, davalı borçlu tarafından ödeme yapılması akabinde de huzurdaki davaya konu olduğu beyan edilmekle, davanın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini beyan etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, “İşyeri Sigorta Poliçesi“ kapsamında dava dışı sigortalı işyerinde meydana gelen hasar sonucu davalı tarafından ödenen hasar bedelinin rücusuna karşılık, davacının---- Genel İcra Dairesi-------- Sayılı icra dosyasına toplam 260.573,75 TL’lik bir tutarı borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığından bahisle, ------ Genel İcra Dairesince ------- Sayılı dosya kapsamında davacıdan tahsil edilen 260.573,75 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi talepli istirdat davasıdır.
Rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih ------- sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 34.maddesinin 1.fıkrasında "Kat malikleri, ana gayrimenkulün yönetimini kendi aralarından veya dışarıdan seçecekleri bir kimseye veya üç kişilik bir kurula verebilirler; bu kimseye (Yönetici), Kurula da (Yönetim Kurulu) denir." hükmü yer almakta, aynı Kanunun 35.maddesinde de yöneticinin görevleri sayılmaktadır. Yine aynı Kanunun 38.maddesinde yöneticinin sorumluluğuna ilişkin genel kural "Yönetici, kat maliklerine karşı aynen bir vekil gibi sorumludur." şeklinde ortaya konularak 39.maddesinde ise yöneticinin hesap verme yükümlülüğü düzenlenmekte; 40.maddenin 1.fıkrasında ise Yöneticinin Hakları "Yönetici kaide olarak vekilin haklarına sahiptir." şeklinde ifade edilmektedir. Davalı yönetim, hasarın gerçekleştiği tarihte sigortalı dairenin bulunduğu sitenin yöneticisidir. Kat Mülkiyeti Yasası'nın 35/b maddesine göre ana gayrimenkulün gayesine uygun olarak kullanılması, korunması, bakımı ve onarımı için kat maliklerinin yararına gereken tedbirlerin alınması yöneticinin görevleri arasındadır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun Ek 1.maddesinde, "kat mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde çözümleneceği" ve 17/3. maddesinde ise "kat irtifakı kurulmuş gayrimenkullerde yapı fiilen tamamlanmış ve bağımsız bölümlerin üçte ikisi fiilen kullanılmaya başlanmışsa, kat mülkiyetine geçilmemiş olsa dahi anagayrimenkulün yönetiminde kat mülkiyeti hükümleri uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir.Dosya kapsamına göre, " 11/07/2023 tarihinde ------ adresinde bulunan sigortalı işletmeye, üst katında bulunan------- isimli işletmenin tadilatı esnasında beton harcının şaft boşluğundan dökülerek zarar vermesi sonucu davalı sigorta şirketi nezdinde hasar dönemini kapsar şekilde Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı,11/07/2023 günü meydana gelen hasar nedeniyle davalı sigorta şirketince sigortalısına hasar tazminatı ödendiği, hasar bedelini ödeyen davalı sigorta şirketinin halefiyet ilkesi gereğince kusurlu oldukları iddiası ile dava dışı sigortalıya ödenen hasar tazminatını davacıdan rücuen tahsili ettiği davacının sorumlu olmadığını iddia ederek açtığı istirdat davasıdır.
Somut olayda, davacının ödediği bedeli, sigorta şirketinden istirdadını talep ettiği hasar bedelinin davacının kat mülkiyetine dayalı sorumluluğundan kaynaklanmaktadır. Mahkememizce tapu müdürlüğünden dava konusu sigortalı işyerinin bulunduğu taşınmazda kat mülkiyeti, kat irtifakının kurulup kurulmadığı hususunun sorularak taşınmaza ait tapu kayıtlarının ve yönetim planının celp edildiği, Taşınmazda kat mülkiyeti kurulu olduğu, hasar tarihi itibariyle ana taşınmazda kat irtifakına geçildiği anlaşılmakla uyuşmazlığa kat mülkiyeti hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Bu durumda ise 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun Ek 1.maddesi gereğince görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Bu sebeple mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yargıtay ------. Hukuk Dairesinin ---- Esas ------ Karar sayılı ve ----- Esas,----- Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,
2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ------ Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA,
4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Sulh Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.