T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/762
KARAR NO: 2025/366
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 23/10/2024
KARAR TARİHİ: 15/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02/03/2023 tarihinde davalı---- plakalı araç sürücüsü ---- dava dışı ------ plakalı aracın park halindeyken çarpması sureti ile maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, düzenlenen kaza tespit tutanağı ile davalı araç sürücüsünün KTK 84/1 maddesi uyarınca kural ihlali yaptığını, ilgili ------ plaka sayılı aracın davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunduğunu, kaza sebebi ile zararın tazmini amacıyla ----- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu bildirdiğinden bahisle icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, sürücü ------ ehliyetinin geçerli olduğunu, müvekkilinin, davacı tarafından aleyhine başlatılan icra takibinde bahsedildiği gibi herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafından yapılan kusur tespiti ve sürücü belgesi değerlendirmesinin hatalı olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, ------ İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ---- İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamından 02/03/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile davacı sigorta şirketi kasko sigorta poliçesi ile sigortalıya hasar bedelinin rücusunu talep edildiği anlaşılmıştır.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Kasko Genel Şartları A.5.4.maddesinde aracın gerekli sürücü belgesine sahip olmayan kimseler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar; teminat dışı hal olarak sayılmıştır.
Karayolları Trafik Yönetmeliği 88. maddesine göre: (Başlığı ile birlikte değişik:-----17/4/2015-----) (11) (Değişik:-----5/6/2020------)
İlgili kanunlar ile ikili ve çok taraflı anlaşma hükümleri saklı kalmak üzere, dış ülkelerden alınan sürücü belgeleri ile ülkemizde araç kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar aşağıda belirtilmiştir:
a) Türk vatandaşlarının dış ülkelerden aldıkları sürücü belgeleri ile ülkemizde araç kullanmaları;
1) Dış ülkelerden alınan sürücü belgeleri ile ülkemize giriş yapıldığı tarihten itibaren en fazla 2 yıl süreyle araç kullanılabilir.
2) Altı aydan fazla ülkemizde bulunanların, araç kullanırken sürücü belgelerinin dış temsilcilikler veya noter tarafından onaylanmış Türkçe tercümelerini sürücü belgesi ile birlikte yanlarında bulundurmaları zorunludur.
3) İki yılın sonunda ülkemizde araç kullanılabilmesi için dış ülkelerden alınan sürücü belgelerinin ülkemiz sürücü belgesi ile değiştirilmesi zorunludur.
b) Yabancıların dış ülkelerden aldıkları sürücü belgeleri ile ülkemizde araç kullanmaları;
1) Dış ülkelerden alınan sürücü belgeleri ile ülkemize giriş yapıldığı tarihten itibaren en fazla altı ay süreyle araç kullanılabilir.
2) Altı ayın sonunda ülkemizde araç kullanılabilmesi için dış ülkelerden alınan sürücü belgelerinin ülkemiz sürücü belgesi ile değiştirilmesi zorunludur.İlgili kanunlar ile ikili ve çok taraflı anlaşma hükümleri saklı kalmak üzere dış ülkelerden alınan sürücü belgelerinin, ülkemiz sürücü belgeleri ile değiştirilmesine ilişkin usul ve esaslar aşağıda belirtilmiştir:
a) Müracaat herhangi bir nüfus müdürlüğüne yapılabilir.
b) Müracaat sırasında ibraz edilmesi zorunlu olan bilgi ve belgeler Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünce belirlenir. Hükmünü içermektedir.
Emsal nitelikteki ----- Hukuk Dairesinin ----- Esas ve ------ Karar sayılı kararında; "...Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 88.maddesinin A.bendinde "Türk vatandaşları ile ilgili kanunlar ile ikili ve açık taraflı anlaşma hükümleri saklı kalmak üzere yabancı kişiler, dış ülkelerden alınmış, cinsi için geçerli sürücü belgeleri ile ülkemizde yabancı ve Türk plakalı araçları sürebilirler" denildikten sonra aynı maddenin B bendinde "yurda dönüşlerinde Türk vatandaşlarının, ilgili kanunlar ile ikili ve çok taraflı anlaşma hükümleri saklı kalmak üzere de istekleri halinde yabancıların dış ülkelerden aldıkları sürücü belgeleri, eğitim ve sınav şartı aranmadan karşılığı veya dengi olan sürücü belgeleri ile değiştirilir. Ancak, Türk vatandaşları yurda dönüşlerinde 1 yıl içinde sürücü belgelerini değiştirmedikleri takdirde, değiştirinceye kadar araç kullanamazlar" hükmü düzenlenmiştir. Yukarıda belirtilen yönetmeliğin ilgili maddelerinde; Türk vatandaşlarının yurda dönüşlerinden bahsedilmiş olup, kesin dönüş yapmaları yönünde açıklık bulunmasa da; konu ile ilgili İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 8.2.1996 tarih ve -----sayılı genelgesinde "Yabancı sürücü belgesine sahip Türk vatandaşlarının kesin dönüş yaptıkları tarihten itibaren 1 yıl içinde sürücü belgelerini tebdil ettirmelerini sağlamak amacıyla trafik kontrollerinde gerekli ikaz ve uyarıların yapılacağı, kesin dönüş süresi 1 yılı geçenlerden yabancı sürücü belgesi ile araç kullananlara 2918 sayılı KTK'nun 47/1-d maddesinden ceza uygulanacağı ve bu sürücü belgeleriyle araç kullandırılmayacağı" belirtilmek suretiyle "Türk vatandaşlarının yurda kesin dönüş yapmaları halinde, bu tarihten itibaren 1 yıl içinde yabancı ülkeden aldıkları sürücü belgelerini değiştirmelerinin gerektiği hususu açıklığa kavuşturulmuştur.Dairemizin bozma ilamında Karayolları Trafik Kanunu’nun 40 ve Yönetmeliğin 88. Maddeleri uyarınca gerekli inceleme yapılarak kaza tarihinden önce davalının yurda kesin dönüş yapıp yapmadığı ve kaza tarihi itibariyle üzerinden 1 yıl sürenin geçip geçmediği araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir. İlçe Emniyet Müdürlüğü 14.11.2012 tarihli müzekkere cevaplarında davalının 02.02.2006 tarihinde ülkeye giriş yaptığı ve daha sonra çıkış yapmadığını bildirmiştir. Davaya konu trafik kazası 16.6.2009 tarihinde gerçekleşmiş olduğuna ve emniyet cevabına göre davalının 02.02.2006 tarihinden itibaren ülkeden çıkış yapmadığına, ayrıca davalı tarafından yurt dışında yaşamaya devam ettiğine dair bir delil de ileri sürülmediğine göre KTK nun 40 ve Yönetmeliğin 88. maddesi gereğince işin esasına girilip inceleme yapılıp, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi..." belirlemesinde bulunulmuştur.
Yukarıda son hali gösterildiği gibi Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 88. maddesi 5/6/2020 tarihli ---- Gazete'de yayınlanan ----- sayılı Yasa ile değişmiştir. Değişikliğe göre Türk vatandaşları yabancı ülkelerden aldıkları sürücü belgeleri ile ülkemize giriş yapıldığı tarihten itibaren en fazla 2 yıl süreyle araç kullanabilirler.
Somut uyuşmazlıkta; kasko sigorta poliçeli------- plakalı araç sürücüsü kaza sırasında yurt dışından aldığı sürücü belgesine sahip olup yazılan müzekkere cevabında Türkiye'ye son giriş tarihinin 23/04/2021 olduğu ve bu tarihten itibaren kaza tarihine kadar 2 yıllık sürenin geçmemiş olması nedeniyle araç sürücünün kaza tarihinde geçerli bir ehliyetnameye sahip olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harcın 427,60 TL tutarlı kısmı peşin olarak yatırıldığından bakiye 187,80 TL tutarlı harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 12.222,26 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.