T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/727
KARAR NO: 2025/506
DAVA: Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 20/11/2019
KARAR TARİHİ: 27/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı borçlu-----ve davacı banka arasında GKS imzalandığını, akdedilen sözleşme gereği kredi kullandırıldığını, davalı borçlu ----- borçtan müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğunu, kredinin geri ödenmemesi üzerine davalı borçlu ve dava dışı borçlu hakkında-----İcra müdürlüğünün ------ sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının 03/09/2019 tarihinde itiraz ettiklerini yasa gereği arabulucuya başvurulduğunu ancak herhangi bir anlaşmaya varılamadığını davalının itirazının mesnetsiz olduğunu tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalıların ---- İcra müdürlüğünün ---- sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline takibin devamına davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı yan kendisine usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen davacının dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasıdır.Mahkememizden verilen 19/02/2021 tarih ve ---- Esas ----- sayılı kararı İstinaf, ----. Hukuk Dairesi'nin 19/09/2024 tarih ve ----- Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapıldığı anlaşıldı.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bozma öncesi alınan bilirkişi raporunda özetle; " Kredili Mevduat Hesabından kaynaklı alacak yönünden davalının ---- İcra müdürlüğünün ---- sayılı dosyasına yaptığı itirazın 25.000,00 TL asıl alacak, 2.101,58 TL hesap kat tarihine kadar işlemiş faiz, 1.128,23 TL takip tarihine kadar işlemiş faizi ve 84,52 TL BSMV ve 658,84 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 28.973,17 TL üzerinden iptalinin gerektiği, KMH'den kaynaklanan alacağın 25.000,00 TL olan asıl alacak kısmına takip tarihi olan 24/12/2018 tarihinden tahsiline kadar geçen günler için %5 gider vergisiyle birliket hesaplanan tutarın ödenmesinin gerektiği, muhtelif alacaklar hesabına konu alacak yönünden 76,83 TL üzerinden iptalinin gerektiği, 76,83 TL asıl alacak kısmına takip tarihi itibariyle %50 temerrüt faizi oranı ve bu faizin %5 gider vergisiyle birlikte hesaplanan tutarın ödenmesi gerektiği, 14 adet çek yaprağına ilişkin depo talebine konu alacak yönünden ise davacı bankaca davalı firmanın kullanımına sunulan toplam 14 adet çek yaprağının davacı bankaya ibraz edilmediği davacı bankaya henüz ibraz edilmemiş çek yaprakları nedeniyle dava konusu icra takibinde çek taahhüt bedeli olarak (24/12/2018 icra takip tarihi itibariyle) toplam 22.400,00 TL'nin depo edilmesinin talep edildiği ve depo edilmesinin işbu dava konusu icra takibinde dava dışı asıl borçlu firmadan talep edilebileceği davalı kefil ------ talep edilemeyeceği yönünde " rapor sunulmuştur
Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; Dava dışı asıl borçlu firma -----ile Temlik veren banka ----- arasında 14.06.2016 Tarihli 2.100.000 TL Limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, Sözleşmeyi ------ 2.100.000 TL limitli Müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı, Taraflar arasında akdedilen sözleşmelere istinaden, Banka tarafından----adına ----- Müşteri numarası tanımlandığı, ---- şubesinde ticari kredi ürünleri kullandırımı yapıldığı, - Davacının takipte istediği nakdi alacağın tespitlerimizi aşan (7,25 TL) kısmının davaya sunulan belgelere ve takip talebi ile bağlı olarak yerinde olmadığı, - Davalı kefilden ödeme yapılmayan Gayri Nakdi Meri Risk tutarı için Kefil'den depo talebinin imzalanan çerçeve sözleşme ve emsal yargıtay kararı dikkate alınarak yerinde olmadığı, -) Davacı temlik alan kurumun; ----- Nolu Ticari Kredili Mevduat Hesabı için 25.000,00 TL matrah üzerinden, takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar takipte yıllık 96 33,00 temerrüt faizi ve faizin gider vergisini talep edebileceği, - Muhtelif Alacak Hesabı Kaynaklı 76,83 TL matrah üzerinden, takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar takipte yıllık % 9,00 temerrüt faizi ve faizin gider vergisini talep edebileceği, hususlarını beyan ve rapor etmiştir.6098 TBK'nun 583/1.maddesine göre; "Kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." Anılan kanun hükmü uyarında, kefilin sorumlu olacağı azami borç miktarı ile kefalet tarihinin de kefil tarafından kendi el yazısı ile yazılması bir geçerlilik şartıdır.Kefalet sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 581 ila 603 üncü maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kefalet sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu'nun 581 inci maddesinde “kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşme” şeklinde tanımlanmıştır. Kanunda yer alan bu tanıma göre kefalet sözleşmesi, alacaklı ile kefil arasında kurulan ve alacaklıya kişisel güvence sağlayan bağımsız nitelikte bir borç ilişkisidir.
Kefalet sözleşmesi kişisel bir teminat sözleşmesidir. Diğer sözleşmeler gibi kefil ile alacaklının karşılıklı ve birbirine uygun iradelerinin birleşmesi ile meydana gelir. Bu sözleşme ile kefil, asıl borçlunun borcunu alacaklıya karşı ifa edememesi tehlikesini kişisel olarak üstlenmektedir.Kişisel (şahsi) teminat sözleşmesinin alt kavramını oluşturan kefalet sözleşmesinin temel amacı, esas itibariyle asıl borç ilişkisinin tarafı olmayan üçüncü kişilerce, alacaklıya şahsi teminat (güvence) verilmesidir. BK’nun 492 nci maddesi gereğince kefilin sorumluluğu, asıl borcun geçerli oluşuna ve devamına bağlıdır (Hukuk Genel Kurulu’nun 4.7.2001 gün ve ----- sayılı ilamı).Türk hukuk öğretisinde de, kefilin borcunun, fer’i (bağımlı) bir borç olduğu benimsenmiş; asıl borcun varlığına ve geçerliliğine bağlı olduğu vurgulanmıştır.Kefalet borcu, temin ettiği asıl borcun feri olup, asıl borç herhangi bir sebeple düşerse, kefil de borçtan kurtulabilir. Kefil, kanunun kendisine tanıdığı bu ve diğer hakları kullanmaya yetkilidir. Asıl borç tediye (ödeme) ile vesair surette düşerse, kefalet gibi feri haklar da düşer. Kefil asıl borçludan daha fazla mükellefiyet altına giremez (11.06.1969 gün ve ------YİBK’nın Gerekçesi).
Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında kredi ilişkisinin mevcut olduğu, alacağın tahsili amacı ile -----. İcra Müdürlüğünün------ sayılı dosyası ile takip yapıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, davanın İ.İ.K nun 67. Maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalıların yapılan bilirkişi incelemesinde borçlu olduğunun belirlendiği ve mahkememizce aldırılan 09/12/2024 tarihli raporun uygulama ve mevzuata göre yerinde olup hükme esas alınmaya elverişli olduğu, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalara ve temerrüt faizine ilişkin açıklama ve değerlendirmelere mahkememizce de itibar edildiği ve davalının itirazında kısmen haksız olduğu kanaatine varıldığından, takibin belirlenen miktarlar üzerinden devamı ile itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir.
İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.Eldeki davada, dava konusu nakdi kredi alacağı likit (belirlenebilir) olup, hükme esas alacak miktarı üzerinden davacı yararına ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Ayrıca davaya konu genel kredi sözleşmesi kapsamında kefillerin gayrinakdi alacaklardan sorumlu olacağına ilişkin açık hüküm bulunmadığından gayrinakdi alacaklara ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı takip borçlusunun ----- İcra Müdürlüğünün ------ Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile; takibin 25.076,83 TL asıl alacak, 3.222,56 TL işlemiş faiz, 84,52 TL BSMV, 658,84 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 29.042,75 TL yönünden devamına, kabulüne karar verilen takibe konu asıl alacağa takip tarihinden itibaren %33 oranında faiz ve faize %5 oranında BSMV uygulanmasına,
2-Fazlaya ve gayrinakti teminat bedelinin depo edilmesine yönelik talebin reddine,
3-Kabulüne karar verilen toplam 29.042,75 alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar harcı 1.983,91 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 350,86 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.633,05 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 659,80 TL başvurma harcı, 350,86 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.010,66 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.963,00 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 2.802,24 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 29.050,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 22.400,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 745,31 TL'nin davalıdan, 574,69 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
11-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerine (e- duruşma sistemi üzerinden) kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.