T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/397
KARAR NO: 2025/761
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 08/05/2025
KARAR TARİHİ: 15/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan kurumun----- sicil sayılı dosyasında işlem görmekte olan-----Şirketi işyeri sigortalılarından ----- TC nolu sigortalımız ------ 21.09.2017 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucunda sürekli iş göremez durumu nedeniyle, ---- İş Mahkemesinin ------ sayılı dosyası ile rücuan alacak davası açıldığını, açmış oldukları rücuan tazminat davasında davalı şirketin ticaret sicilindeki adres kayıtları istendiğinde şirketin ticaret sicilinden tasfiye edilerek terkin edildiği belirtildiğini, usulüne uyulmadan ve kurumlarının alacağı gözetilmeden şirketin tasfiye edildiği ve tasfiyenin ------- Gazetesinde ilan edildiği saptandığını, her ne kadar tasfiye ticaret sicilinde ilan edilmiş ise de alacakları gözetilmediğinden tasfiye gerçek olarak tamamlanmadığını, ----. İş Mahkemesinin -------. sayılı dosyasından kaydın canlandırılması davası açılması için taraflarına süre verildiğini, bu sebeplerle tasfiyenin ihyası davası açma zarureti hasıl olduğunu tüm bu nedenlerle davalı şirketin tasfiyesinin ihyası ve tasfiye memuru tayinine karar verilmesi, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın reddi ile müvekkili lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tasfiye memuruna usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya karşı cevap dilekçesi vermemiş ve duruşmaya da katılmamıştır.
Mahkememizce; ------- Ticaret Sicil Müdürlüğünden ihyası talep edilen şirketin hangi nedenle, hangi usulle, hangi yasal düzenleme gereği, hangi tarihte terkin edildiği hususu sorulmuş, -----. İş Mahkemesi'nin -----esas sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilerek incelenmiştir.
Dava, ticaret sicilinden tasfiye sonucu terkin edilerek tüzel kişiliği ortadan kalkmış bulunan Tasfiye Halinde ------Şirketi'nin ihyası istemine ilişkindir.
TTK'nin "Ek tasfiye" başlıklı 547.maddesi "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmünü haizdir.
TTK'nin 529. Maddesi "(1) Anonim şirket;
a) Sürenin sona ermesine rağmen işlere fiilen devam etmek suretiyle belirsiz süreli hâle gelmemişse, esas sözleşmede öngörülen sürenin sona ermesiyle,
b) İşletme konusunun gerçekleşmesiyle veya gerçekleşmesinin imkânsız hâle gelmesiyle,
c) Esas sözleşmede öngörülmüş herhangi bir sona erme sebebinin gerçekleşmesiyle,
d) 421 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarına uygun olarak alınan genel kurul kararıyla,
e) İflasına karar verilmesiyle,
f) Kanunlarda öngörülen diğer hâllerde, sona erer." hükmünü haizdir.
Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir.
Şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasının, ihyası istenilen şirketin tasfiyesini yürütmüş olan tasfiye kurulu üyeleri veya tasfiye memuru ile yasal hasım durumundaki terkin işlemini yapan ticaret sicil memurluğuna husumet yöneltilerek açılması gerekmekte ve bu hususun mahkemece re'sen nazara alınması icap etmektedir. Bu tür davalarda husumet tüzel kişiliği kalmayan şirkete veya şirket ortaklarına yöneltilemez.
Yüksek Yargıtay -----HD-------sayılı 28/11/2011 tarihli kararında da belirtildiği üzere; "Tüzel kişilik, ticaret sicilindeki kaydın terkini ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona erdiğinin hukuk açısından kabul edilebilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanmış olması gerekir. Eğer tasfiye işlemleri gerçekten tamamlanmamış ve tasfiyede gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden terkin edilse bile, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinden söz edilemez."Buna göre, davanın gerektirdiği şekilde, ----- Ticaret Sicil Memurluğu kayıtları celp edilerek incelenmiştir. Toplanan delillere göre, davacı tarafça dava konusu şirket aleyhine ----- İş Mahkemesi'nin ------- Esas sayılı dosyası ile 15/10/2024 tarihinde dava açıldığı, 21/06/2021 tarihinde dava konusu şirketin tasfiyesinin sona ererek ticaret sicilde tescil edildiği, buna istinaden davacı vekilince işbu şirketin ihyası davasını açıldığı anlaşılmıştır.Buna göre, davacı tarafından ihyası istenilen şirket aleyhine açılan ----- İş Mahkemesi'nin --------- Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere, terkin edilen şirket tarafından başlatılan icra takibinin devamı, sonuçlanması ve infazı ile dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere yeniden ihyasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Ek tasfiye işlemlerinin de, davalı ------ tarafından yapılması uygun görülmüş ve yeni bir tasfiye memuru atanmamıştır.
Davalı ------- Ticaret Sicil Memurluğu, yasal hasım konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, bu davalı harç, yargılama giderleri ve karşı yan vekalet ücretinden sorumlu tutulmamıştır. Davalı tasfiye memuru ise verilen ihya kararı kapsamında, yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutularak, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle):
1-Davanın KABULÜ ile, TTK'nın 547. maddesi uyarınca ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ------- sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye sonucu sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ------ Şirketi'nin ticaret sicil kaydının, ------ İş Mahkemesi'nin ------- Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere, bu dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olarak İHYASI ile şirketin bu konuya münhasır ------- Ticaret Siciline yeniden tesciline,
2-Ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere ----- TC kimlik numaralı davalı ------ tasfiye memuru olarak atanmasına, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine,
3-Kararın ------- Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve ilanına,
4-Davacı taraf harçtan muaf olduğundan, Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL peşin ve 615,40 TL başvurma harcının davalı ------- alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ------- alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 485,00 TL yargılama masrafının davalı ------- alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ----- vekilinin ve davalı tasfiye memurunun yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.