T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/186 Esas
KARAR NO: 2025/1058
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/02/2025
KARAR TARİHİ: 25/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı müvekkili tarafından taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla ----sayılı dosyasından icra takibi başlatılmış olduğu, davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmek suretiyle icra takibinin durmuş olduğu, taraflar arasında mevcut olan ticari ilişki gereğince davalı tarafından ticari ilişkiden kaynaklanan C/H alacağı ödenmemiş olduğu, davalı yanın çelişkili ve alacaklı müvekkilinin alacağına kavuşmasına engel olma amacını taşıyan bu itirazın haksız olduğu beyan etmekle, itirazın iptaline karar verilmesi,
davalı yanınst. -----sayılı dosyasındaki icra takibine itirazının haksız ve kötü niyetli şekilde yapılmış olması nedeniyle itirazın iptalini, likit alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
CEVAP: Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ise de cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, ---- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için;
a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ------- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından alınan --- tarihli raporda özetle; davacı şirketin incelenen ticari defter kayıtları kapsamında, davacı şirketin, davalı firmadan, ---- takip tarihi itibarıyla, takip talebinde olduğu gibi --- asıl alacaklı durumda olduğu, ancak davalı yanca, davacı şirkete takip tarihi sonrası dava tarihi öncesi tarih olan ---tarihinde banka aracılığıyla haricen gerçekleştirilen
---ödeme neticesinde, davacı şirketin davalı firmadan dava tarihi itibarıyla ------ asıl alacak bakiyesinin mevcut bulunduğu tespit edildiği, davalının ticari defter sunmadığı belirtilmiştir. Karşılaştırmalı Alış/Satış ---- Analizlerinde, Davacı yanca Davalı yan adına ------Yılında düzenlenen ve Toplam tutarı KDV Dahil 270.157,52 TL olan 12 Adet E-
Fatura’ nın, KDV Hariç tutarı olan 267.482,69 TL üzerinden, karşılıklı olarak E-Belge olarak kayıtlı olduğu, Ancak, Konu Faturaların E-Fatura olarak düzenlenmiş ve Yasa gereği Temmuz/2021 ayından itibaren Elektronik olarak Düzenlenen Faturaların ----Beyanlarından muaf tutulmaları nedeniyle, bir başka ifadeyle ------Beyan Kapsamı dışında bırakılmış olmaları nedeniyle, dosyaya celp edilen ve E-Belge Nitelikli Belge kapsamında oluşturulmuş Karşılaştırmalı ---- üzerinden Hukuki yarar temin edilemeyeceği belirtilmiştir. davacı şirketle davalı şirket arasında 2023 yılında sürdürüldüğü görülen ticari ilişki kapsamında, davacı şirketçe davalı firma adına, ---- tarihleri arasında kalan periyotta, muhtelif tarih ve tutarlarda olmak üzere toplam tutarı ----faturanın düzenlenerek Elektronik Ortamda Davalı Firmaya tebliğ edildikleri ve davacı şirketin usul ve yasaya uygun tutulduğu tespit olunan E-Ticari defterlerinde dayanak belgeleriyle uyum içinde
Davalı Firma adına borç kaydedilmiş oldukları, davacı şirketin incelenen ticari defter kayıtlarında, İşbu faturalardan kaynaklanan 270.157,52 TL borcuna ilişkin olarak davalı firmaca davacı şirkete, takip tarihi öncesinde tamamı -------aracılığıyla gerçekleştirildiği, muhtelif tarih ve tutarlarda toplam tutarı 135.000.-TL ödeme gerçekleştirilmiş olduğu görüldüğü, davacı şirketçe davalı firmanın fatura borcundan mahsubu yapılan bu ödemeler sonucunda, davacı firmanın davalı firmadan, -----135.157,52 TL asıl alacak bakiyesinin kaldığı ve bu alacağın davanın dayandığı takipte talep konusu
yapıldığı tespit edildiği görülmüştür. Raporun sonuç kısmında; Davacı Şirketin Davalı Firmadan Takip Tarihi itibarıyla, Takip Talebinde olduğu gibi, 135.157,52 TL ASIL Alacaklı durumda bulunduğu, Ancak, Takip Tarihi sonrası, Dava Tarihi öncesi Tarih olan 29.05.2023 Tarihinde haricen yapılan 25.000.-TL Ödeme, TBK 100 Uyarınca Takip Masraf ve Ferilerine mahsup edildiğinde, 29/05/2023 Tarihi itibarıyla Yapılan Kapak Hesabı neticesinde, Takip Masraf ve Ferilerinin Toplamda
28.281,26 TL olduğu hesaplanmış olup, yapılan Harici ödemenin Takip Masraf ve Ferilerine dahi yetmediği hesaplanmış olup, Davacı Şirketin Davalı Şirketten 29.05.2023 Tarihi itibarıyla Takip Ferileri Bakiyesi de dahil olmak üzere Toplam 138.438,78 TL Alacak Bakiyesinin kaldığı mütala olunmuştur. Somut olayda davalı tarafın, usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini incelenmek üzere sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu ve davacı tarafın defterlerine göre davalıdan 138.438,78 TL TL alacaklı olduğu, tespit edilmekle davalı tarafından rapora itiraz da edilmediği HMK 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticaridefterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi -------yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. ----Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünün düzenlediği, hüküm doğrultusunda davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi durumunda davacı yanın ticari defterlerinin lehine delil olacağı değerlendirilmiştir.Davacı Şirketin incelenen ticari defter kayıtlarında, bu faturalardan kaynaklanan 270.157,52 TL borcuna ilişkin olarak Davalı tarafından Davacı Şirkete, takip tarihi öncesinde tamamı ---- aracılığıyla gerçekleştirilmiş muhtelif tarih ve tutarlarda toplam tutarı 135.000.-TL ödeme gerçekleştirilmiş olduğu görülmüş olup, Davacı şirketçe Davalı firmanın fatura borcundan mahsubu yapılan bu ödemeler sonucunda, Davacı şirketin Davalıdan, 22.05.2023 takip tarihi itibarıyla, (270.157,52.-TL – 135.000.-TL=) 135.157,52 TL asıl alacak bakiyesinin kaldığı ve bu alacağın davanın dayandığı takipte talep konusu yapıldığı tespit edilmekle, Davacı şirketin Davalı firmadan takip tarihi itibarıyla, takip talebinde olduğu gibi, 135.157,52 TL asıl alacaklı durumda bulunduğu, takip tarihi sonrası, dava tarihi öncesi tarih olan 29.05.2023 tarihinde haricen yapılan 25.000.-TL ödeme, TBK 100 uyarınca takip masraf ve ferilerine mahsup edildiğinde, 29/05/2023 tarihi itibarıyla yapılan kapak hesabı neticesinde, takip masraf ve ferilerinin toplamda 28.281,26 TL olduğu hesaplanmış olup, yapılan harici ödemenin takip masraf ve ferilerine dahi yetmediği hesaplanmış olduğu, Davacı şirketin 29.05.2023 tarihi itibarıyla takip ferileri bakiyesi de dahil olmak üzere toplam 138.438,78 TL alacak bakiyesinin kaldığı anlaşılmakla, taleple bağlılık ilkesi gereğince icra takibi ile bağlı kalınarak bilirkişi raporu da hükme esas alınarak 135.157,52 TL asıl alacak üzerinden davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ İLE,
1-Davalının--------Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile, takibin devamına,
2-Alacak likit olduğundan takipteki alacak miktarının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Karar harcı 9.232,61 TL 'den davacı tarafça dava açışı sırasında peşin yatırılan 2.308,16 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan bakiye 6.924,45 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 2.308,16 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.923,56 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri, 1.026,00 TL ve bilirkişi ücreti 7.000,00 TL olmak üzere toplam 8.026,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------- bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ------ Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/12/2025