T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/942 Esas
KARAR NO: 2025/1016
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/12/2024
KARAR TARİHİ: 18/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının davalıya mal ve hizmet
satışı gerçekleştirdiği, bu satışlara ilişkin fatura düzenlediği, faturaya konu mal ve hizmetlerin davalı tarafından alınmasına rağmen borcun tamamının ödenmediği, bu nedenle ---- dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, takibe konu alacağın--- işlemiş ticari temerrüt faizinden
oluştuğu, ancak davalının borca itiraz ederek takibi durdurduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde davacının haklılığının ortaya çıkacağı, --- numaralı e-faturaya dayalı alacağın likit nitelikte olduğu, TTK’nın 1530. maddesi uyarınca fatura tarihinden itibaren 30 gün sonra ihtarsız temerrüdün gerçekleştiği ve faiz borcunun başladığı, bu bağlamda 26.08.2024 tarihinden itibaren ticari
temerrüt faizine hak kazanıldığı, açılan itirazın iptali davasının kısmi dava olarak ikame edildiği, dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğu ancak anlaşma sağlanamadığı, itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak olan 128.004,00 TL yönünden ve faiz alacağının şimdilik 100,00
TL’lik kısmı yönünden hüküm kurulmasının talep edildiği, fazlaya ilişkin hakların ve davanın ıslah hakkının saklı tutulduğu, itirazın kötü niyetle yapıldığı ve bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesini talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; geç teslim nedeniyle oluşan zararlar söz konusu olduğu, davalı yana bu nedenle kesilen faturaların mevcut olduğu, davaya konu fatura alacağı davalı tarafın fasoncu, müvekkili firmanın işveren firma olarak anıldığı bir fason imalat sözleşmesinden kaynaklı olduğu, taraflar söz konusu anlaşmayı imza altına almak için bir araya gelmedikleri, ancak müvekkili tarafından davacıya ------ müvekkil tarafından davalıya ait -------- mail yoluyla anlaşma metni gönderildiği, davacı taraf söz konusu anlaşmaya dair hiçbir çekince sunmadığı, anlaşmaya uygun şekilde üretimini yaptığı anlaşmada belirtilen tarihten geç bir şekilde teslimini yaptığı ve anlaşmada belirtilen tutara uygun olarak fatura kesildiği, söz konusu anlaşmanın 1. maddesine göre "son teslim tarihi: 10.07.2024" şeklinde belirtilmiştir. Yine aynı sözleşmenin 5 Maddesi ---- tarihinden sonra getirdiği mallar ile ilgili olarak , ----- tarafından kesilecek gecikme bedeli, nakliye gideri ve diğer reklamasyonlardan sorumlu olduğunu peşinen ve kayıtsız şartsız kabul eder. Bununla ilgili maliyetler ----- firmaya fatura edilecektir." şeklinde düzenlendiği, yine yurtdışı müşteri tarafından geç teslim nedeniyle müvekkiline yapılan ödemede 5.277,34 EURO indirime gidildiği, davadışı bu firma ------ müvekkile gönderilen yazının ekli olarak sunulduğu, söz konusu yazı sonrası başta sağlanan anlaşmadan müvekkiline, 5.277,34 EURO eksik ödeme yapıldığı, iş bu durum ileride müvekkil ticari defterlerinde yapılacak incelemelerde de ortaya konulacağı, söz konusu zararı davacı taraftan talep etme hakkı saklı olduğu bu aşamada şimdilik beklemede olduğumuzu da davacı tarafa ayrıca ihtar edileceği beyan edilmekle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın esastan reddine, takip tutarının %20'sinden az olmamak kaydıyla davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ----sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu,----sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dosya defter incelemesi ve hesaplama yönünden bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişilerin --- tarihli raporlarında özetle: davacının ticari defteri üzerinde yapılan inceleme ve tespitler yapılmıştır. Davacı ---- ticari defteri üzerinde incelenen ticari defterine göre, davacı -- hesap kodu altında davalı ---- cari ilişkilerini takip etmektedir.---olarak adlandırılır ve bir işletmenin mal veya hizmet satışından dolayı müşterilerinden alacaklı olduğu tutarların kaydedildiği bir cari hesaptır. Bu hesap, işletmelerin alacaklarını vade, miktar ve ödeme koşulları gibi detaylarla
takip etmelerine olanak tanır.” Davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre; Takibe konu ---- numaralı faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, iş bu faturadan kaynaklı davacının takip tarihi --- itibarıyla davalıdan toplamda 128.004,00 TL bakiye alacaklı olduğu tespit edildiği, davacı tarafından düzenlenmiş olan fatura davacının yasal ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu fatura içerikleri incelendiğinde, tamamının---- ilişkin olduğu, açıklamalarda da bu hizmete yönelik ibarelerin bulunduğu görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin 2.
fıkrası uyarınca, bir mal veya hizmetin teslimine ilişkin olarak düzenlenmiş faturalara, faturanın tebliğinden itibaren sekiz gün içinde yazılı olarak itiraz edilmemesi hâlinde, fatura içeriğinin kesin delil niteliği kazanacağı hükme bağlanmıştır. Aynı şekilde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereği, taraflar arasında usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerin, davayı açan taraf lehine delil oluşturacağı hüküm altına alınmıştır. İncelenen dosyada, davalı tarafa tebliğ edilen söz konusu faturaların hiçbirine, TTK m.21/2’de öngörülen yasal süre içerisinde yazılı bir itirazın yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durum, faturaların içeriği ve bedelinin davalı tarafından zımni olarak kabul edildiği şeklinde yorumlanmaktadır. Ayrıca, fatura e-fatura sistemi üzerinden davalıya gönderilmiş ve davalı tarafından fatura kabul edildiği görülmekle fatura içeriğiyle ilgili herhangi bir iade faturası, ihtarname veya ödeme yönünden bir çekince beyanı da dosyada mevcut olmadığı,
Sonuç olarak, davacı tarafından düzenlenen faturanın davalının bilgisi ve rızası dahilinde düzenlenmiş olduğu, bu faturanın dayanağını oluşturan hizmetlerin ifa edildiği ve yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması nedeniyle fatura içeriğinin davalının bilgisi dahilinde olduğu kanaatine varıldığı görülmüştür. Raporun sonuç kısmında; dava konusu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen------numaralı faturadan kaynaklı oluşan --- tutarındaki bakiye alacağının davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacı defterinin, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2024 yılında E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, E-Defter uygulamasında yalnız Envanter Defterinin noter tasdikine tabi olduğu, 2024 yılı envanter defteri
açılış tasdikinin süresi içinde yapıldığı, davacı, 2024 yılında E-Defter kullanıcısı olup, tuttuğu elektronik defterlerin beratları, yasal süreler içinde ---- sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, ilgili yıllara ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı,
davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre; ---- numaralı faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, iş bu faturadan kaynaklı davacının takip tarihi ----bakiye alacaklı olduğu
tespit edildiği, Davalı, ---- Mahkemeniz duruşma salonunda yapılan
incelemeye katılmamış, ticari defter ve belge ibraz edilmediği,
davacı tarafından düzenlenen faturanın davalının bilgisi ve rızası dahilinde düzenlenmiş olduğu, bu faturanın dayanağını oluşturan hizmetlerin ifa edildiği ve yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması nedeniyle fatura içeriğinin davalının bilgisi dahilinde olduğu,
Tarafların incelenen 2024 yılı karşılaştırmalı BS/BA bildirimlerinin birebir uyumlu olduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ------- numaralı faturanın davacı ve davalı tarafından maliyeye bildirimlerinin yapıldığı görüldüğü, neticeten; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, takibe konu -----numaralı faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, iş bu faturadan kaynaklı davacının takip tarihi ---- itibarıyla davalıdan toplamda --- işlemiş faiz olmak üzere
toplamda 140.462,72 TL alacaklı olduğu mütala olunmuştur.
Davalı vekili her ne kadar cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmış ise de verilen kesin sürede yemin metnini sunmadığı görüldü.
Somut olayda davalı tarafın, usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini incelenmek üzere sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu ve davacı tarafın defterlerine göre davalıdan128.004,00 TL alacaklı olduğu , Davacı defterinin, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu
olan 2024 yılında E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, E-Defter uygulamasında yalnız Envanter Defterinin noter tasdikine tabi olduğu, 2024 yılı envanter defteri açılış tasdikinin süresi içinde yapıldığı, davacı, 2024 yılında E-Defter kullanıcısı Olup, tuttuğu elektronik defterlerin beratları, yasal süreler içinde ----- sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, ilgili yıllara ait beratların
zamanına ve eksiksiz olarak tamamlandığı görüldüğü,
Davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre; Takibe konu ---- numaralı faturanın davacının ticari defterlerine kayıtlı olduğu, iş bu faturadan kaynaklı davacının takip tarihi ---- bakiye alacaklı olduğu
tespit edildiği, Davalı, ---- Mahkemeniz duruşma salonunda yapılan
incelemeye katılmamış, ticari defter ve belge ibraz edilmediği,
Davacı tarafından düzenlenen faturanın davalının bilgisi ve rızası dahilinde düzenlenmiş olduğu, bu faturanın dayanağını oluşturan hizmetlerin ifa edildiği ve yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması nedeniyle fatura içeriğinin davalının bilgisi dahilinde olduğu,
Tarafların incelenen----bildirimlerinin birebir uyumlu olduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ---- numaralı faturanın davacı ve davalı tarafından maliyeye bildirimlerinin yapıldığı görüldüğü,
) Usul ve yasaya uygun hükme esas alınan Bilirkişi Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, HMK 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi----- defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.------ şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhHMK 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi ------yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.----- şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hüküm doğrultusunda davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi durumunda davacı yanın ticari defterlerinin lehine delil olacağı değerlendirilmiştir.Bilirkişi raporuyla davalı tarafından yapılan ödemeler sonucu kalan takibe konu asıl alacak üzerinden takibin devamına karar vermek gerekmiştir.Dosya kapsamında davalıyı temerrüde düşürücü bir ihtar bulunmamaktadır. Takip öncesi temerrüt faizi talep edilebilmesi için davalının TBK. 117 (eski TBK. 101) maddesi uyarınca temerrüt ihtarnamesi ile temerrüde düşürülmesi ya da borcun ödeneceği günün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmesi (TBK. m. 117/2) şarttır. Takibe kadar işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı tarafın talebiyle bağlı kalınarak bilirkişi raporu da hükme esas alınarak ----- asıl alacak üzerinden davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davalının ------- Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 128.004,00 TL asıl alacak üzerinden devamına , İşlemiş faiz talebinin reddine,
2-Alacak likit olduğundan takipteki alacak miktarının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
4-Karar harcı 8.743,95 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.485,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.258,55 TL harcın davalıdan tahsil ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 1.485,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.913,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 257,50 TL tebligat, müzekkere gideri ve 14.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.257,50 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 14.246,37 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutar 11,13 TL nin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 100,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca----- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 3.597,19 TL'nin davalıdan, 2,81 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
11-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde -------- Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.18/12/2025