T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/199
KARAR NO: 2025/735
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/09/2021
KARAR TARİHİ: 08/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacı ----- şirketinde 16.04.2015-30.09.2018 tarihleri arasında genel müdür olarak çalıştığı, söz konusu tarihler arasında işe giriş ve çıkışlardan sorumlu olduğu, şirketin iki adet iç yönergesinde ikinci derecede imza yetkilisi olduğunun ilan edildiği, davalının davacı şirket nezdindeki personellerin işten çıkarma prosedürlerinde yanlış ve/veya gerçeğe aykırı beyanlarda bulunarak şirketin haksız yere tazminatlar ödemesine neden olduğu, dava dışı eski çalışan -----.İş Mahkemesi'nde açtığı ----- Esas sayılı işe iade davası açtığı ve ---- BAM -----. Hukuk Dairesi'nin------- Esas sayılı ilamıyla kazandığı ve işe başlama isteğinde bulunmuş olmasına rağmen kendisinin işe başlatılmayarak hak kazandığı tutarların kendisine ödenmediği, ilgili çalışanın alacaklarını ----- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı icra takibiyle talep ettiği ve bu takibe kötü niyetli olarak itiraz edildiği iddia edilmiş olup neticede davalıdan 22.127,00 maddi tazminat, 11.000,00 TL manevi tazminat ve 5.000,00 TL kötü niyet tazminatı olmak üzere toplam 38.127,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebine konu borç, sözleşmesel sorumluluğa yahut iş/hizmet ilişkisine dayanmadığından, huzurdaki işbu davanın genel görevli olan asliye hukuk mahkemelerinde görüldüğü, Eğer davacı tarafından, davalı müvekkilin yönetim kurulu üyesiymiş gibi sorumluluğuna başvurulmuş olması söz konusu ise, TTK'ya göre yapılan değerlendirme sonucunda asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu, hizmet akdinden doğan bir hak uyuşmazlığı niteliğinde olmayan eldeki davanın İş Mahkemelerinde görülemeyeceği görüldüğü, müvekkilin çalışmadığı dönem olan 2019, 2020, 2021 yılındaki işe iade kararının gereğini yerine getirmediği ve 2021 yılında açılan icra takibine kusur atfedilerek tazminat talebinde bulunulduğu, ancak müvekkilin 2018'den sonra davacı şirket nezdinde çalışmıyor olması, dava dışı ------ çalışan bir personel olması, işe giriş-çıkış ve işe iade süreçlerinde davalı müvekkilin herhangi bir müdahalesinin olmaması, işten çıkışının hatalı olması ve icra takibine dair gelişmelerin müvekkilin çalışmadığı 2019, 2020 ve 2021 yıllarında gerçekleşmiş olması da illiyet bağının yokluğunu açıkça ortaya koyulduğunu beyan ederek açılan davanın reddini talep etmektedir.------. İş Mahkemesinin ----esas,------- karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya mahkememize göndermiş ve 2023/343 esas numarasına kayıt edilmiş mahkememizin ----- esas, ---- karar sayılı ve 03/04/2024 tarihli kararı ile mahkememiz ile ------- İş Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından mahkememizce verilen karar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği taktirde HMK'nın 22/2 maddesi gereğince görevli mahkemenin belirlenmesi için DOSYANIN ----- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ------. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, karar verilmiş olup, --- BAM -----. Hukuk DAiresi'nin ----- esas, ------ karar ve 29/01/2025 tarihli ilamı ile yargı yeri olarak mahkememiz belirlenmiş ve iş bu dosya numarasını almıştır.
Mahkememizce ------- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden davacı şirketin, kuruluşundan itibaren tüm sicil kayıtları, ----- Şirketi'nden davalı ----- ile yapılan tüm hizmet sözleşmeleri ile davacı şirket ana sözleşmesi ve şirket iç yönergesinin birer sureti celp edilerek incelenmiş, davanın niteliği gereği davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması gerektiği dikkate alınarak; tarafların tüm iddia ve savunmaları değerlendirilmek suretiyle, TTK'nun 83-85.maddeleri ile HMK'nun 222. maddesi uyarınca davacı şirketin uyuşmazlıkla ilgili yıllara ilişkin tüm yasal ticari defter kayıtları ile tüm dosya kapsamı üzerinde Mahkememizce resen seçilecek bir mali müşavir ve bir nitelikli hesap uzmanından oluşan bilirkişi heyeti eşliğinde 16/06/2025 günü saat 14.00'da bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ancak davacı tarafça bilirkişi ücretleri süresinde yatırılmadığından ve inceleme gün ve saatinde hazır olunmadığından inceleme yapılamadığına dair tutanak tutulmuştur.
Mahkememizce davalı ile yapılan hizmet sözleşmeleri, SGK kayıtları, davacı şirket iç yönergesi, şirket ana sözleşmesi dosyaya getirtilerek incelenmiş,-----. İş Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı dosyası ile ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyasın UYAP üzerinden celp edilerek incelenmiş, davanın niteliği gereği davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması gerektiği dikkate alınarak; tarafların tüm iddia ve savunmaları değerlendirilmek suretiyle, TTK'nun 83-85.maddeleri ile HMK'nun 222. maddesi uyarınca davacı şirketin uyuşmazlıkla ilgili yıllara ilişkin tüm yasal ticari defter kayıtları ile tüm dosya kapsamı üzerinde Mahkememizce resen seçilecek bir mali müşavir ve bir nitelikli hesap uzmanından oluşan bilirkişi heyeti eşliğinde 16/06/2025 günü saat 14.00'da bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ancak davacı tarafça bilirkişi ücretleri süresinde yatırılmadığından ve inceleme gün ve saatinde hazır olunmadığından inceleme yapılamadığına dair tutanak tutulmuştur.
Dava, davalının davacı şirkette genel müdür olarak çalıştığı dönemdeki yetki ve sorumluluğu kapsamında, şirkette çalışan personellerin işten çıkarılma prosedürlerinde yanlış veya gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu iddiasıyla eski çalışana ödenen maddi tazminatın rücuen davalıdan tazmini ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Dosyada mevcut ticaret sicil kayıtlarına göre davacı şirkete ait 31/07/2015 tarihli iç yönergede, davalı ikinci derece imza yetkilisi olarak tanımlanarak, “personel iş sözleşmelerinin, işe giriş ve çıkış işlemlerinin yapılması, personel bordrolarının düzenlenmesi, bunlarla ilgili resmi mercilere bildirimde bulunulması” yetkilerini tek başına kullanabileceği belirtilmiş olup, dosya kapsamından davalının, davacı şirket nezdinde 16.04.2015 ile 30.09.2018 tarihleri arasında genel müdür olarak çalıştığı anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamına alınan ---- İş Mahkemesi'nin 05/02/2019 tarih ------- Esas ve ------- Karar sayılı kararında, işçi ------- tarafından açılan işçilik ücreti alacağına ilişkin davada, davacının kıdem tazminatına ilişkin talebinin dava ve ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulü ile; 637.85 TL brüt fark kıdem tazminatının iş akdinin fesih tarihi olan 03/09/2015 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiz oranını aşmamak üzere işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmiş, kararın icraya konulması neticesinde davacı şirket tarafından ----- İcra Müdürlüğü'nün ------- Esas sayılı dosyasına 29/03/2021 tarihinde 22.127,00 TL ödeme yapılmıştır.
-----Gazetesi'nin28.10.2016 tarih ve ----- sayılı suretine göre, davacı şirket yönetim kurulu üyelerinin ------- olduğu, şirket ana sözleşmesinin 8/2. maddesine göre yönetim kurulunun düzenleyeceği bir iç yönergeye göre yönetimi kısmen veya tamamen bir veya birkaç yönetim kurulu üyesine veya üçüncü kişilere devretmeye yetkili oldukları görülmektedir.
Ortak sıfatı bulunmayıp şirketle arasında hizmet akdi bulunan ve şirketi temsil etmek üzere çeşitli yetkiler verilmiş olup, uygulamada finansal müdür, ticari direktör, koordinatör, icracı müdür gibi adlandırılan yönetici vasfını haiz kişilerin görevlerini ifa ettikleri sırada şirkete, şirketin ortakları veya şirket alacaklılarına karşı zararlandırıcı eylemlerinden kaynaklanan davaların Türk Ticaret Kanunu'nun 553. maddesi uyarınca açılmış sorumluluk davası olduğunun kabulü gerekir.Somut olayda taraflar arasında 01.01.2015 tarihli yönetici sözleşmesi akdedilmiş olup, davacı şirketin tescil ve ilan edilen iç yönergesine göre yönetim ve temsil yetkisi devredilen davalı, organ sıfatına haiz olduğundan, yönetim kurulu üyeleri ile aynı özen ve sorumluluk rejimine tabidir. Buna göre kendisine sorumluluk davası yöneltilen davalının, zararın doğmasına sebep olan eylem tarihinde davacı şirkette yönetici vasfını haiz olması nedeniyle yönetim yetkilerini hukuka uygun kullanıp kullanmadığının TTK’nın şirketler hukuku ilkelerine ve yöneticinin sorumluluğunu düzenleyen hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. Bu nedenle eldeki dava, hukuki niteliği itibariyle anonim şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
TTK'nun 553/1. maddesi uyarınca, kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. Yönetim kurulu üyeleri görevlerini ifa ederken ve verilen yetkileri kullanırken, tedbirli bir yöneticinin özeniyle hareket etmeli ve şirket menfaatlerini gözetmelilerdir. Yönetim kurulu üyelerinin özen ve dikkat yükümlülüğünün kapsamı, şirket ana sözleşmesi, kanun, iç yönerge ve yönetim kurulu tarafından verilen tüm yetki ve görevleri kapsar.TTK 553/1 maddesi uyarınca ispat yükü zarara uğradığını iddia eden davacı taraftadır. Yargıtay -----. HD'nin --------sayılı, 23/10/2017 tarihli kararında da belirtildiği üzere, TTK'nın 553. maddesindeki sorumluluk kusur sorumluluğu olup, salt zararın kanıtlanması sorumluluk için yeterli olmayıp, ayrıca davalının kusurlarıyla şirkete zarar vermiş olduğunun kanıtlanması gerekir. Ne var ki davacı taraf Mahkememizce verilen kesin süreye rağmen bilirkişi ücretlerini süresinde yatırılmadığı gibi, davacı şirket defter ve kayıtlarının incelemesi için belirlenen gün ve saatte de hazır olmamış ve defterleri sunmamıştır. Bunun dışında davacı tarafın delil olarak dayandığı hususlar davalı tarafın kusuruyla davacı şirketi zarara uğrattığını kanıtlamaya yeterli ve elverişli bulunmadığından, ispatlanamayan davanın reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harcın peşin yatırılan harçtan bahsubu ile arta kalan 35,72 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, maddi tazminat istemi yönünden, karar tarihi itibariye yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, manevi tazminat istemi yönünden, karar tarihi itibariye yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 11.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
6-Davalı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,
7-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 680,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.