T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/998
KARAR NO: 2025/381
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/12/2023
KARAR TARİHİ: 21/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ile müvekkili ...'ün ---- İli ----- İlçesi ------ Mahallesi ve kain tapunun 3 pafta ----- parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilecek ----Blok binalara ilişkin önce sözlü olarak " Ortak İnşaat Yapım Sözleşmesi" konusunda anlaştıklarını, akabinde taraflar 01.10.2017 Tarihinde bir araya gelerek " Ortak İnşaat Yapım Sözleşmesi" imzalamışlardır. İş bu sözleşmeye göre -----. 3 pafta 1053 parselde ----- tarafından yapılacak inşaatın bitiminde, ------ düşecek dairelerin % 50 sinin davacı ...'e devredileceği" kararlaştırıldığını, yine tarafların 26.10.2018 Tarihinde bir araya gelerek ek sözleşme imzaladıklarını, bu ek sözleşmeye göre davacı ...'ün yaptığı ve yapacağı ödemeler karşılığında ...'ün hissesinin % 75 olacağı, inşaatlar bittikten sonra davalı ----- düşen dairelerin % 75 ' nin ...'e devredileceği" kararlaştırıldığını, bu inşaat sözleşmesinden kaynaklı olarak davalı şirkete karşı -----Asliye Ticaret Mahkemesi ------ Esas sayılı dosyadan tapu tescil olmazsa alacak istemli dava açıldığını, yine davalı şirket ile davacı müvekkili arasında yapılan " 26.10.2018 tarihli sözleşme " uyarınca ----- parsel sayılı taşınmazlardaki hisselerin davacıya verilmemesinden dolayı ----- Asliye Hukuk Mahkemesi -----esas sayılı dosyadan tapu tescil davası görülmekte olduğunu, davalı şirketin 26.01.2023 tarihinde ----- Tapu Müdürlüğünde, Ortak İnşaat Yapım Sözleşmesinden kaynaklı bir kısım tapuları müvekkiline devrederken davalı şirket yetkilisi ---- " ----- yasal sorumluluk süresince vergi dairesi, sgk gibi kurumlardan inşaata gelebilecek vergi, ceza gibi borçlara,yine inşaatın ayıp nedeniyle bakım tadilat durumu olmasına karşılık olmak üzere teminat olarak" müvekkiline alel acele 50.000 USD 'lik bir senet imzalattığını, müvekkilinin söz konusu senedi defalarca davalı şirketten istemesine rağmen, davalı şirket yetkilisi ----- şirkete karşı ----.Asliye Ticaret Mahkemesi ----- Esas sayılı dosyadan ve-----. Asliye Hukuk Mahkemesi ------ esas sayılı dosyadan davalar açıldığını kastederek senedin fotokopisini dahi vermediklerini, davalı şirket tarafından -----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı dosyada davalı şirket tarafından verilen cevap dilekçesi ve ekinde 15.11.2022 tarihli bir sözleşme sunulduğunu, sözleşmenin 2 nolu bendinde bu proje ile doğabilecek her türlü sorun, sgk , maliye ,ceza,vergi, harç vesaire giderler için davacının 50.000 USD teminat vereceğinin belirtildiğini, kıymetli evrakta mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereği takibe konu senetlerin kayıtsız şartsız bir borç ikrarını içermesi gerektiğini, eğer senet borcunun sebebi belirli ise bu senedin artık kambiyo vasfı kalmadığını, yine teminat amaçlı verilen senedin, kayıtsız ve şartsız bir bedeli ödemek vaadini taşımadığını, diğer anlatımla senetlerin kambiyo vasfı kalmadığından geçersiz olduğunu, 15.11.2022 tarihli sözleşmedeki imza, yazı ve tarihin müvekkiline ait olmadığını, yine davacı müvekkili ile davalı taraf arasında derdest -----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyasında, davalı tarafından sunulan " 09.10.2022 tarihli yazılı belgenin sağ üst köşesinde yer alan imza "müvekkiline ait olmadığını tüm bu nedenlerle 01.10.2017 tarihli Ortak İnşaat Yapım Sözleşmesi ve 26.10.2018 Tarihinde bir araya gelerek ek sözleşme uyarınca inşa edilen ---- İli ---- İlçesi ----- Mahallesi ve kain tapunun 3 pafta------ binalara ilişkin davalı ------ yasal sorumluluk süresince vergi dairesi, sgk gibi kurumlardan inşaata gelebilecek vergi, ceza gibi borçlara,yine inşaatın ayıp nedeniyle bakım tadilat durumu olmasına karşılık olmak üzere teminat olarak verilen 26.01.2023 tarihinde ------ Tapu Müdürlüğünde verilen 50.000 USD miktarlı senedin, ilyetten mücerret olmaması, ve teminat senedi olması nedeniyle söz konusu senedin hükümsüzlüğünün ve bedelsizliğinin tespitine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; teminat senedinin şartlarının oluşmadığını, senedin teminat senedi olarak kabulünün mümkün olmadığını, bir senedin teminat kapsamında verilip verilmediğinin Yargıtay içtihatları ve doktrinde belirli çerçeve dahilinde ele alınmakta olduğunu, bilindiği üzere, teminat senedi bir anlaşma uyarınca işin, verilen sözün, mal veya hizmetin eksiksiz tamamlanacağını, taahhüdün sorun olmadan yerine getirileceğini, verilen taahhütlerin yerine getirilmediği takdirde, nasıl bir sorumlulukla karşı karşıya kalacağını beyan eden tarafın imzaladığı şartlı-bedeli senede denmekte olduğunu, yani teminat senedinin; bir işin, taahhüdün, alım-satımın veya hizmetin kararlaştırıldığı şekilde tamamlanacağının, aksi halde senette yazan parasal miktarın ödeneceğinin taahhüt edildiği yazılı belge olduğunu, bir senedin teminat senedi vasfını taşıyabilmesi için; ya senet metninde açık olarak teminatın hangi hususta verildiği belirtilmesinin ya da ayrı bir sözleşmeyle söz konusu teminat senedine atıf yapılarak senedin teminat senedi olduğunun belirlenebilir olması sağlanması gerektiğini, senet üzerine yazılacak olan ‘’teminattır’’ ibaresinin tek başına senede teminat senedi olma hüviyetini kazandırmadığını, teminat senedidir, devredilemez, ciro edilemez ibareleri tek başına geçersiz, hiç yazılmamış kabul edildiğini, bu hususlarda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ilamlarının mevcut olduğunu, davacının, 50.000 USD lik bir senedin varlığını ve bu senedin teminat olarak verildiğini iddia etmekte olduğunu, davacının iddiasını destekler yazılı delil bulunmadığını, huzurdaki davanın menfi tespit talepli iddia olunan senedin hükümsüzlüğüne ilişkin olduğunu, senedin teminat senedi olduğunun iddia eden taraf Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre iddiasını ispatlamakla mükellef olduğunu, Yargıtay -----. Hukuk Dairesi bu konuya ilişkin ----- sayılı 21.09.1989 tarihli kararında aynen “Çekin teminat veya borç senedi gibi herhangi bir hukuki ilişki nedeniyle verildiğini iddia eden taraf bu hususu ispat etmekle yükümlüdür” şeklinde içtihat ettiğini, teminat senedi kapsamında varlığı dahi ispatlanamayan senedin hükümsüzlüğünün tespitinin mümkün olmadığını, İspat külfeti altında olan taraf iddiasını yazılı delil ile ispat etmek zorunda olduğunu, çünkü HMK’da yazılı delile karşı yazılı delille ispat kuralı bulunduğunu, işbu hüküm gereğince senedin üzerine teminatın hangi ilişkiden kaynaklandığı açık bir şekilde yazılmalısı gerektiğini veyahut sözleşme üzerine teminat senedinin vasıf ve unsurları belirtilerek açıkça atıf yapılması gerektiğini, teminat kapsamında değerlendirilse dahi senedin hükümsüzlüğü mümkün olmadığını, taraflar arasında inşaat sözleşmelerinden dolayı bir kısım derdest davalar görülmekte olduğunu, davacının, müvekkilini ticari hayatını ve ihtilaf konusu edilen inşaat projesinin devamına mani olmak amacıyla kötü niyetli olarak huzurdaki davayı açtığını, mevcut senedin varlığı dahi tartışmalı olduğunu, kaldı ki, mevcut bir senedin varlığı olsa dahi taraflar arasında yapılan ortaklık ve inşaat sözleşmelerinde yapılacak işlerin tamamen yerine getirildiğinde işin biteceğinin kararlaştırıldığının görülmekte olduğunu, şartlar oluşmadığından iadesi veya hükümsüzlüğünün mümkün olamayacağını, davacının davasının, samimiyetsiz ve haksız olduğunun açık olduğunu tüm bu nedenlerle davacı tarafça açılan davanın reddi ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce verilen 03/07/2024 tarih ve ---- Esas ----- sayılı görevsizlik kararı ----- BAM -----. Hukuk Dairesi'nin 12/12/2024 tarih ve ---- Esas ---- Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dava mahkememizin ------ Esas sayılı dosyasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce -----ASTM nin ----- Esas sayılı dosyası, ----.ASHM nin ---- Esas sayılı dosyası ile----İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden ayrı ayrı celp edilerek incelenmiş, mahkememizce davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, davacının tacir kaydı olup olmadığınına ilişkin sicil kayıtları, davacının esnaf kaydının bulunup bulunmadığına dair esnaf araştırması, davacının bağlı bulunduğu vergi dairesinden davacının bilanço esasına göre defter tutup tutmadığı, işletme hesabına göre defter tutup tutmadığı, koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanan esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olan gelir vergisinden muaf olup olmadığı, kazancını götürü usulde vergilendirip vergilendirmediği, işletme hesabına göre defter tutuyorsa iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek şekilde az olan ve Vergi Usul Kanunu'nun 177/1 fıkrası 1 ve 3 bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, 2 numaralı bendinde yazılı limitin tamamını aşıp aşmadığı, birinci sınıf tacir olup olmadığı hususlarının sorulmasına, yönelik araştırmalar yapılmıştır.Dava, davalı tarafa 26.01.2023 tarihinde ----- Tapu Müdürlüğünde verilen 50.000 USD miktarlı senedin hükümsüzlüğüne ve bedelsizliğine ilişkin menfi tespit davasıdır.
Davacı, davalı ile 01.10.2017 tarihinde bir araya gelerek "Ortak İnşaat Yapım Sözleşmesi" imzalandığını, bu sözleşmeye göre ---- tarafından yapılacak inşaatın bitiminde, ------ düşecek dairelerin % 50 sinin davacıya devredileceğinin kararlaştırıldığını 26.10.2018 tarihli ek sözleşmeye göre davacı ...'ün yaptığı ve yapacağı ödemeler karşılığında ...'ün hissesinin %75 olacağı, inşaatlar bittikten sonra davalı ----- düşen dairelerin %75'nin davacıya devredileceğinin" kararlaştırıldığını, sözleşme gereği tapuların devedilmemesi nedeniyle tapu iptal ve tescil davası açtıklarını, bu sözleşmeler gereği ortak inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklı bir kısım tapular müvekkiline devredilirken, 26.01.2023 tarihinde ----- Tapu Müdürlüğünde davalı şirket yetkilisi -----yasal sorumluluk süresince vergi dairesi, SGK gibi kurumlardan inşaata gelebilecek vergi, ceza gibi borçlara, yine inşaatın ayıp nedeniyle bakım tadilat durumu olmasına karşılık olmak üzere teminat olarak" müvekkiline alel acele 50.000 USD 'lik bir senet imzalattığını, senedin verilme sebebinin davalı şirkette resmi kayıtlarda ortak olarak gözükmeyen davacı müvekkilinin, haricen ortak olduğu inşaattan dolayı davalı şirkete yasal sorumluluk süresince vergi dairesi, sgk gibi kurumlardan inşaata gelebilecek vergi, ceza gibi borçlara ve inşaatın ayıp nedeniyle bakım tadilat durumu olmasına karşılık olmak üzere teminat olarak 26.01.2023 tarihinde ----- Tapu Müdürlüğünde verilen 50.000 USD miktarlı senedin teminat senedi olması nedeniyle söz konusu senedin hükümsüzlüğünün ve bedelsizliğinin tespitini talep ettiği görülmektedir.
Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. Kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğü davacı borçluya aittir. Karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği kabul edilir. Kambiyo senetleri birer ödeme aracıdır. Borçlu, bononun teminat bonosu olduğu yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispatlamalıdır. Bu konuda tanık dinletilmesi de mümkün değildir. (Yargıtay -----Hukuk Dairesi'nin ----- Esas, -----Karar sayılı ---- Esas, ------ Karar sayılı kararları)
YHGK'nun 14.3.2001 tari ve ---- sayılı ve yine 20.6.2001 tarih ve ------ sayılı kararlarında da benimsendiği üzere; dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. İİK'nun 169/a maddesi uyarınca belgede takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarlarının belirtilmesi gereklidir.Dava konusu edilen senedin teminat senedi olduğu iddiasının; hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı bir belge ile ispatlanmasının gerektiği, İİK'nun 169/a maddesi uyarınca, belgede, ilgili senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarlarının belirtilmesinin gerekli olduğu hususu açıktır.
İşbu davaya konu edilen ve teminat senedi vasfında olduğu iddia edilen 50.000 USD miktarlı senet örneği veya görüntüsünün davacı tarafça dosyaya sunulmadığı, dava tarihinden sonra söz konusu senedin davalı tarafından dayanak gösterilerek davacı aleyhine---- İcra Müdürlüğünün ------ sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı beyan ve iddiasıyla davacı tarafça müvekkili hakkında başlatılan takibin teminatsız dava sonuna kadar durdurulmasına dair ---- BAM -----. Hukuk Dairesi'dan talepte bulunulduğu, ----- BAM ------Hukuk Dairesi'nin 06/12/2024 tarihli kararıyla İİK'nın 72/2 maddesi gereğince takibin teminat karşılığı durdurulmasına karar verildiği, davalı tarafın ise -----. İcra Müdürlüğü'nün ------ esas sayılı dosyasında takibe konu edilen 50.000 USD bedelli 01.03.2023 vade tarihli senedin somut dava ve 15.11.2022 tarihli sözleşme ile hiçbir ilişkisi ve bağlantısı mevcut olmadığı iddiasıyla ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiği, Mahkememizce davalı tarafa dava konusu edilen 50.000 USD miktarlı senet aslını dosyaya sunmak üzere verilen kesin süre içinde senet sunulmadığından Mahkememizin 26/03/2025 tarihli duruşma ara kararı uyarınca ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- 50.000 USD bedelli 01/03/2023 vade tarihli senedin iş bu davanın konusu olan senet olarak kabulü ile yargılamaya devam edilmiş, incelenen ----. İcra Müdürlüğü'nün------esas sayılı icra takibine konu senet metninde senedin teminat niteliğinde olduğuna dair herhangi bir ibare bulunmadığı gibi davacı tarafça delil olarak sunulan sözleşme ve ek protokollerde de takip ve dava konusu senedin vade, tanzim tarihi ve miktarlarına açık bir şekilde atıf yapılmadığı, davacı tarafça teminat senedi iddiasını ispatlar nitelikte, 2004 Sayılı İİK'nun 169/a-1 maddesinde belirtilen yazılı belgelerden herhangi biri ibraz edilemediği anlaşılmaktadır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı tarafın dava konusu senedin teminat senedi olduğu ve senet nedeniyle borçlu olmadığı yönündeki iddiasını yazılı ve kesin delil ile ispatlayamadığı, YİBGK ------ Karar ve 03.03.2017 tarihli ilamında belirttiği üzere davacı açıkça yemin deliline dayanmadığından yemin delili de hatırlatılamadığından açılan davanın reddi yönünde aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harcın peşin yatırılan harçtan bahsubu ile arta kalan 24.061,59 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 216.61,90 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
4-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
8-Davalı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.