T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/882
KARAR NO: 2025/422
DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/11/2024
KARAR TARİHİ: 29/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil tuttuğu yerin müşteri kitlesine hitap etmesi için karşı tarafla görüşmeler yapmış, müşteri portföyünden bahsetmiş ve karşı taraf hitap edilen kitleye uygun bir tasarım için çizim ve ----- çalışmalarına başladığını, Müvekkil şirket yetkilisi tarafından bu ---- onay verilmiş işin tamamlanma süresinin ise iki hafta olacağı karşı tarafça müvekkile bildirildiğini, Eser sözleşmesi niteliğindeki iş ise karşı tarafça tamamen yerine getirilmediğini,i süresi içerisinde tamamlanmadığı gibi eserin tamamı teslim edilmemiş, teslim edildiği iddia edilen birçok parça ise ayıplı durumda olduğunu. Müvekkil ve karşı taraf Şubat ayında görüşmeleri tamamlamış hatta müvekkil tarafından 371.000 TL tutarındaki ilk ödeme 04.03.2024 tarihinde gerçekleştirildiğini Süreç içerisinde karşı taraf çeşitli bahanelerle ilave ödeme taleplerinde bulunmuş ve müvekkil tarafından iyi niyetle işin tamamlanmasına katkıda bulunmak amacıyla ancak ilave talepleri kabul anlamına gelmeksizin peyderpey 115.000 TL daha ödendiğini. Yani müvekkil tarafından toplam 526.000 TL ödeme yapılmış ve buna rağman hala kullanılabilir durumda bir klinik bulunmadığını Mevcut veya muhtemel halin ise müvekkile olacağı şekil olarak vaadedilen render ile ilgisiz olduğunu, ------ adresine kayıtlı taşınmazda yer alan müvekkil şirket iş yerinde aşağıda sayılanlarla sınırlı olmamakla birlikte bir çok eksik ve ayıplı imalat tamamlanmaksızın bırakıldığını, Müvekkil ilgili çalışmanın yapılacağı yere 96.000 TL brüt kira ve 2.650 TL aidat ödemesini aylık olarak yapmakta ve işin gecikmesi sebebiyle çalışamadığı işyerine kira ödediğini ----- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ----- sayılı dosyası kapsamında delil tespiti yaptırıldığını, Ayrıca taraflarınca davalılara----- Noterliği'nin 12.06.2024 tarihli ------ yevmiye no.lu ihtarnamesi keşide edilmiş ve ihtarname ile ayıplı işlerin giderimi için mehil verilmiş ve ihtarname tarihine kadar oluşmuş zararın giderimi talep edildiğini Davalılarca ihtarnameye cevap verilmediğini, Müvekkilin toplam harcaması tüm eksikliklerin ve ayıpların giderimi için yetmemiş ve şimdiden 431.797 TL'yi bulduğunu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000 TL olan belirsiz alacak davanın kabulüyle, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ve davacılar arasında her ne kadar imzalanmış olmasa da, 04.03.2024 tarihli sözleşme akdedilmiş ve sözleşme taraflarca örtülü olarak kabul edilmiş, işlemler sözleşme şartlarına uygun olarak başlatılmış ve bitildiğini, taraflar arasında düzenlenen Sözleşmede ------ Adliyesinde ki Mahkemeler yetkili kılındığını, Müvekkillerim işlerini süresi içinde teslim ettiklerini Sözleşmenin imza tarihinden yaklaşık 10 gün içinde sözleşmede belirtilen çoğu hususlar bittiğini, Ancak kalan bir kaç işin de bitmesine davacı izin vermediğini, Davacı taraf çalışan ustalara kapıyı açmadığı için o gün yapılması gereken işler aksadığını. Ayrıca yine davacı taraf ustalara kötü davrandığı için bir çok usta ile sorun yaşadıklarını, davacı taraf sözleşmede olmayan iş ve işlemleri tarafımıza yaptırdıklarnıı. Bunlarda belirtilen sürenin aşılmasına sebebiyet verdiğini, davacı taraf müvekkiline 371.000 tl, 115.000 tl ödeme yaptığını söylediğini toplamda 526.000 tl ödeme yaptığını belirttiğini, sözleşmeden doğan borcunu ifa ettiğini belirttiğini ancak karşı tarafın bu beyanı mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğunu davacı taraf müvekkilimin ücretini ödemediğini. müvekkilim ile davacı taraf 550.000 tl'ye anlaştıklarını davacı taraf 371.000 tl ödeme yapdığını. bu ödemenin yapılmasıyla birlikte müvekkillerim tarafından ilk işlemlere başlandığını davacı taraf sözleşme 550.000 tl ödenmesi konusunda kararlaştırılmasına rağmen bugune kadar sözleşme değeri olarak 371.000 tl gönderdiğini, davacının eksik, ayıplı, yapılmadı olarak belirttiği iş ve işlemler sözleşmede yer almadığını. ayrıca davacı taraf müvekkillerimin hem sözleşmeden hemde ekstra olarak sözleşme harici müvekkillerimden istedikleri iş ve işlemlerden kaynaklanan para borcunu müvekkillerime ödemediğini, tüm bu nedenlerle açılan davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasıdır.
TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye ticaret mahkemesine aittir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden tacir ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK da veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde bir düzenleme bulunması gerekmektedir .
Mahkememizce, davanın niteliği itibariyle mutlak ticari dava olmadığı ve nispi ticari dava yönünden değerlendirme yapılması için davacı yan ilgili vergi dairesi ve Ticaret Sicil Müdürlüğüne davacının ticaret sicil kaydının bulunup bulunmadığı ve hangi sıfatla gelir vergisi yükümlüsü olduğu ve ------ Esnaf ve Sanatkarlar Odasından, esnaf kaydının bulunup bulunmadığı konularında müzekkere yazılarak , müzekkere cevapları dosya içine alınmıştır.
Müzekkere cevapları uyarınca davalıların ticaret sicil kaydın da ve vergi kaydında tacir kaydının bulunmadığı bildirilmiştir.
Davaya konu uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen mutlak ticari dava anlamında bir uyuşmazlık niteliğinde olmadığı gibi, davalının gerçek kişi tacir sıfatının bulunmadığı, davalının tacir sayılacak bir vergi kayıtlarının bulunmadığı, bu haliyle nispi ticari dava ölçüleri yönünden de ilgili şartların oluşmadığı, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi mümkün olmayıp 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2/2 maddesi gereğince görüm ve çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varılmıştır.Yukarıda anlatılan nedenlerle TTK'nun 4(1) maddesindeki düzenleme nedeniyle somut davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsiz olup davaya bakmanın mümkün olmadığı, görevin dava şartlarından olduğu ve HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, görevli Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,
2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ------ Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA,
4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,Dair, taraf vekillerini yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ------ Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.