T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/730 Esas
KARAR NO: 2025/1040
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 21/08/2025
KARAR TARİHİ: 23/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde ---------- nolu ---------- Tüm Oto Sigorta Poliçesi ile sigortalı --------- malik olduğu --------- plakalı araç park halindeyken davalı/borçlu ---------Ş.'nin malik, sürücüsü --------- sevk ve idaresinde olan ---------- plakalı aracın 16.12.2018 tarihinde, --------- ili -------- ilçesi --------- Mah. ---------- Caddesinde geri manevra yaparken çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili şirkete vaki hasar ihbarına müteakip hazırlatılan ekspertiz raporuna istinaden sigortalı araçta meydana gelen hasar sonrası aracın onarım bedeli olan 9.155,85-TL maddi hasar tazminatı 06.03.2019 tarihinde muhatabına ödendiğini, işbu tazminat ödemesi ile müvekkili sigorta şirketinin, TTK m.1472 hükmü gereği sigortalısının haklarına halef olduğunu, kaza sonucu sigortalıya ait araçta meydana gelen zarar ile ilgili kaza tespit tutanağı ve müvekkil şirket tarafından tanzim ettirilen ekspertiz raporuna göre --------- plakalı araç sürücüsü olan ----------, kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine, davalı borçlunun itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının zamanaşımına uğrayan hak ve alacaklarının reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davada talep edilen bedeller farazi olup bir hesaplamaya dayanmadığını, davacı tarafın, dayanaksız ve ihtimaller doğrultusunda alacak talep ettiğini, hiç yapılmamış harcamaların yapılmış gibi gösterilip müvekkili şirketten haksız kazanç elde etme amacı güdüldüğünü, karşı tarafın aracını basit tamirat gerektiren neredeyse 1-2 saatte onarım yapılacak bir hasara haiz olduğunu, kazanç kaybının hiç oluşmadığını, aracın onarım süresi kasıtlı olarak uzatıldığını haksız gelir elde etmenin amaçlandığını, davacı tarafa ikame araç verilip verilmediğinin tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete ait --------- plakalı aracın kaza tarihinde --------Ş. Tarafından ---------- poliçe no ile sigortalı olup, araç değer kaybı ve uğranılan tüm zararlar sigorta şirketinden talep edilmesi gerektiğini, hasar dosyası oluşturulmadan başvuru yapılmaksızın açılan tazminat davasının usule aykırı olup davanın usulden reddi gerektiğini beyanla; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile sigorta şirketi tarafından sigortalısına yapılan ödemenin halefiyet ilkesi gereği rücu için başlatılan icra takibine yapılan itiraz nedeni ile itirazın iptali ile icra inkar tazminine yönelik olarak açılan İtirazın İptali davasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre, bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.Diğer taraftan TTK’nın 16/2. maddesi uyarınca devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılamazlar.TTK m. 1472’de düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve -------- E. - -------- K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 t. ve ------- E., --------- K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44 üncü maddesine (TBK m. 52) de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.Diğer taraftan, --------- Kararına göre de "Sigortacının sigorta poliçesinden münbais olmayıp kanundan aldığı bir salâhiyete istinaden ve haksız fiil sebebiyle alacaklı yerine kaim olarak hareket ettiği dâvada hukuk mahkemesine başvurması gerekir."Somut olayda uyuşmazlık 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatı davalıdan rücuan tahsili isteminden ibarettir. Dava dışı sigortalı -------- gerçek kişi olduğu, tacir sıfatının bulunmadığı, aracının hususi vasıflı olduğu, davalı tüzel kişilik olsa da eldeki davanın haksız fiile dayalı olduğu, davacı sigorta şirketinin sigortalısına halef olarak eldeki davayı açtığı, bu durumda sigortalı hangi mahkemede dava açacak ise sigortanın da o mahkemede dava açması gerektiği, dava dışı sigortalının tacir vasfının bulunmadığı, haksız fiile dayalı rücu talebinin değerlendirilmesinde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsiz olup davaya bakmanın mümkün olmadığı, görevin dava şartlarından olduğu ve HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, görevli Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,
2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli----------- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA,
4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/12/2025