T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/592 Esas
KARAR NO: 2025/1013
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/07/2025
KARAR TARİHİ: 18/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; alacaklı olduğunu iddia eden davalı şirket tarafından -----Esas sayılı icra dosyası kapsamında müvekkili aleyhine kambiyo takibi başlatıldığı, iş bu kambiyonun dayanağı,---- alacaklı, ---- ise borçlu olarak göründüğü kambiyo senedi olduğu, müvekkilinin söz konusu senet ve icra dosyasından , taşınmazlara ilişkin satış ilanından tebligat yolu ile haberdar olduğu, kambiyo senedi üzerindeki imzaların ve yazıların davacı müvekkiline ait olmadığı, bu duruma ilişkin suç duyurusunda bulunulduğu, -----numaralı dosyası ile soruşturmanın devam ettiği beyan edilmekle,----- Esas sayılı icra takibi kapsamında müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ve takibin iptalini, bu süreçte madden ve manen müvekkilinin zarara uğradığından bahisle %20 sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı iskele imalat ve kiralama işi yürüttüğü, davacı -------- model güvenlikli cephe iskelesi sistemi kiralama sözleşmesi yapıldığı, sözleşme konusu borca karşılık bu sözleşme ile birlikte davacı tarafından 180.000.00 TL bono düzenleyip verdiği, kiralama sözleşmesinde davacı ----şantiyesinde kullanmak üzere İskele kiraladığı, cevap dilekçesi ekinde kiralama sözleşmesinde kiralanan taşınırların listesi mevcut olarak sunulduğu , sözleşmede ödeme vadesi de kararlaştırıldığı, sözleşmeye göre kalan 77.000.00 TL borcunu ödemediği için de öncelikle davacıya ------ yevmiye numaralı ihtarı keşide edildiği, ihtarname usulüne uygun şekilde teslim edildikten sonra ihtar edilen sürede de ödeme yapılmaması üzerine ------ Esas sayılı dosyasından takip başlatıldığı, ira takip dosyası 2016 yılında açıldığı, takip dosyasından ödeme emri, ------- iki ayrı kıymet taktir raporu, satış ilanı borçlu davacıya tebliğ edildiği, ilk kıymet taktir raporu 11/1/2022 tarihinde davacının eşi ---- ikinci kıymet taktir raporu da aynı adreste-----imzasına tebliğ edildiği, satış ilanı da ----- tebliğ edildiği, davacı 2015 ve 2016 yılında piyasaya yüklü miktarda borç yaparak uzun süre ortadan kaybolduğu, satılan taşınmaz üzerindeki haciz takyidatı incelendiğinde davacının 206 sonunda taşınmazın üzerinde 30 ayrı dosyadan haciz bulunduğu beyan, dosya alacaklıları alacaklarını alamadıkları, davacı borçlu dürüst , basiretli, iyi niyetli bir tacir olmadığı, senet üzerinde adının yanlış yazıldığı iddiasından kendisine hukuki menfaat temin etme çabası içine giriştiği beyan edilmekle, davacı bonoyu davalının işyerine Oğlu ------ birlikte gelerek bizzat vermiştir.------ isimli şahıs firması adına sözleşme yapmış ve icra takibine konu senedi verdiği, müvekkili ile yaptığı sözleşe ekine imza sirküleri, vergi levhasını da ibraz ettikleri, bonoyu düzenleyerek verdikleri, bono üzerine hem oğlu hemde kendi imza attığı, kendi imzası üzerine şirket kaşesini de vurduğu, bono gerçek bir borç ilişkisine dayanmakta olup davalı alacaklı olduğundan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, Menfi tespit davasıdır. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraflar arasında iskele kiralama sözleşmesi bulunduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında kira ilişkisi bulunduğu, davalı cevap dilekçesin de senedin sözleşmeden kaynaklandığını kira alacağına ilişkin verildiğini iddia ettiği bu nedenle senetten kaynaklı menfi tespit talebinin özel görevli Sulh Hukuk Mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğinden mahkememiz görevsizdir. Görev, dava şartlarından olduğundan ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115/1. maddesi uyarınca her aşamada resen gözetilmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine ve dosyanın görevli Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,
2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ----Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA,
4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----------Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/12/2025