T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/815
KARAR NO: 2025/184
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/11/2024
KARAR TARİHİ: 12/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine, ------İcra Dairesi ----. Sayılı dosyasında 1.150.000-TL tutarındaki bono ile müvekkil aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, söz konusu bonolar üzerinde bulunan imzaların müvekkiline ait olmadığını, icra takibinin sahte imzalarla doldurulduğunu, alacaklı ile müvekkilinin takibe konu hukuki işlemi tatbik edecek bir hukuki veyahut ticari münasebetinin bulunmadığını, davalı tarafı tanımadığını beyanla; Müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile ---. İcra Dairesi ------. sayılı icra takibinin iptaline ve kötü niyetli ve ağır kusurlu olunması sebebiyle de davalı tarafın takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; --- İcra Dairesi -----. Sayılı dosyası ile 02.07.2024 düzenleme tarihli, 15.07.2024 ödeme tarihli, 1.150.000,00 TL bedelli senet ile davacı aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, davacının, dava dilekçesinde senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ettiğini, davacının imzaya itirazının tamamen haksız ve mesnetsiz durumda olduğunu, davacının ilgili kurumlardaki imzaları ile senetteki imza karşılaştırıldığında ve davacının imza örnekleri alındığında senetteki imzanın davacıya ait olduğu görüleceğini, davacı borçlunun, müvekkil ile herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını ve müvekkili tanımadığını savunarak senetten dolayı bir borcu olmadığını dile getirdiğini, senetten dolayı ortaya çıkan borç ilişkisi asıl ilişkiden mücerret olup asıl ilişkideki bağ ortadan kalksa bile kıymetli evraktan kaynaklanan borcun sona ermediğini beyanla; Davacının haksız davasının reddine, davacı aleyhine takip konusu alacağın %20 'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, kambiyo senedine dayalı olarak yapılan icra takibi nedeni ile borçlu olunmadığının tespitine yönelik olarak açılan Menfi Tespit Davasıdır.
Tüm dosya kapsamının degerlendirilmesinde özetle; davanın düzenlenen senetler nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti talep edilmiş anlaşılmış olup, 7445 Sayılı Kanunun 31. Maddesi ile yapılan değişiklikle 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan " paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında " ibaresi "para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında" olarak değiştirilmiş olup ilgili değişikle beraber 01/09/2023 tarihinden itibaren açılacak menfi tespit davalarında arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirilmiştir. 6325 Sayılı Hukuk Uyusmazlıkların Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. Fıkrasında "Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadıgına ilişkin tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanagın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektigi, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurmadan dava açıldıgının anlasılması halinde herhangi bir islem yapılmaksızın davanın, dava şartı yoklugu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi yer almaktadır.Somut olayda davacı yana senetlere dayalı borçlu olunmadığının tespiti talebine yönelik iş bu davaya ilişkin arabulucu son tutanak aslını sunmak için süre verilmiş olup davacı vekilince kendisine verilen süre içerisinde arabuluculuk tutanak aslının sunulmadığı, 06.03.2025 tarihli uyap üzerinde gönderdiği dilekçesinde de arabulucuya müracaat etmediklerini beyan ettiği görülmekle, davanın arabuluculuk dava şartını yerine getirmeden açıldığı görülmüştür.
Anılan düzenlemelere göre dava açılmadan arabuluculuga basvurulması gerektigi, is bu dava sartının sonradan tamamlanabilir nitelikte olmadıgı, aksinin kabulü düzenlemenin amacına aykırı olacagı, bu hali ile arabulucuya basvuru sartının dava açılmadan önce yerine getirilmedigi, açıklanan nedenlerle dava sartı yoklugu nedeniyle davanın usulden reddi gerektigi yönünde olusan tam ve bagımsız vicdani kanaat ile aşağıdaki gibi hüküm kurulmustur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)7155 Sayılı Kanunun 20'nci maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi ve 7155 Sayılı Kanunun 23'üncü maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A-2 maddesi uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açılmış olması karşısında, davanın Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2, Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE,
2-Karar harcı 615,40-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 19.639,13-TL harcın mahsubu ile artan 19.023,73-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair; davacı vekilinin yokluğunda, davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.