T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/202 Esas
KARAR NO : 2025/1057
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/03/2022
KARAR TARİHİ: 25/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ------Esas sayılı dosyası ile aleyhine yürüttüğü cari hesaptan kaynaklı 153.579,45 TL esas alacak tutarı için icra takibi başlattığı, davalı tarafından icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edildiği, yetkili icra müdürlüğünün ----- İcra Müdürlüğü olduğu ileri sürüldüğü, ilgili yasa uyarınca cari hesaptan kaynaklı alacağın alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiği ve müvekkilinin adresi ---olması sebebiyle ----- İcra Daireleri yetkili olduğu, müvekkili şirket ticari faaliyet gereği davalı yan ile mal alım satımı için anlaştıkları, satımı yapılan ürünlerin bilgilerini içeren cari hesap ekstresi ve e-fatura dilekçe ekinde mahkemeye sunulduğu, davalı müvekkile boçlu olduğu ortada olduğu, müvekkili şirketin davalı ile arasındaki alım satım nedeniyle doğan alacağı, davalı adına kesilmiş fatura ve cari hesap ekstresi ile sabit olduğu, ticari defterler üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağı, müvekkili olan cari hesap borcunu ödemeyen davalının, iş bu borç nedeli ile aleyhine ----- Esas sayılı dosyası ile yapılan icraya hiçbir gerekçe göstermeksizin yapmış olduğu itiraz ve hukuki dayanaktan yoksun olup takibi sürüncemede bırakmak amacıyla yapıldığı bu nedenle davalının haksız ve kötü niyetli olarak ----- sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu hakkında başlatılmış olan dava konusu icra takip alacağının temerrüt tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, davalı aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatının hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ---- tarafından, davalı ----- Şirketine karşı açılan davayı, dava dilekçesi içeriğini, davacının haksız talep, beyan ve iddialarının hiçbirini kabul etmedikleri ve davanın reddine karar verilmesini ayrıca HMK 114.md.si gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği hususları ve hangi terminalden yükleme yapıldığı iddia ediliyorsa bunun bilirkişi raporu ile tesbitini talep ettiklerini bildirdikleri, davanın neticeten ve esastan dahi reddine karar verilmesini talep ve beyan ettikleri görüldü.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, ----sas sayılı dosyasına yapılan itiraz nedeni ile açılan itirazın iptali davası olduğu, uyuşmazlığın temelde cari hesaptan kaynaklandığı görülmüştür.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. ----talimatı gereği, Bilirkişi tarafından sunulan ---- tarihli raporda özetle; "Davalı ------ yılı mal ve hizmet alış faturaları, yasal defterlerin incelendiği, dosya içerisinde bulunan faturalar ve defter kayıtları tek tek incelenmesi sonucu davacı ----- ait herhangi bir fatura veya başkaca bir evrağa rastlanmadığının bildirildiği görüldü.Bilirkişilerin ---- tarihli raporlarında özetle: Davacı şirket, Davalı Şirket aleyhine, ----dayanağı ----- olan 150.000.- TL ASIL ve 3.579,45 TL İşlemiş Faiz olmak üzere TOPLAM 153.579,45 TL Alacağının, Takip tarihinden itibaren Asıl Alacağa işleyecek Yıllık %16,75 ve ----- ticari avans faiziyle birlikte tahsili için ilamsız takip yoluyla icra takibi başlatmış olduğu, her ne kadar bilirkişi tarafından---- yılı kayıtlarının incelendiği ve ---formlarının dosyada bulunmadığı yönünde tespitte bulunulmuş ise de; incelenmesi gereken
---- yıllarına ait kayıtlar olup hem davalı şirketin hem de müvekkili şirketin ilgili dönemlere ait ----formları Mahkemeniz dosyasında mevcut olduğunu, Belirtilen sebeplerle,---- sisteminde taralı olarak bulunan davalıya ve müvekkile ait ---- formlarının dosya içerisine katılarak, dosyanın ek rapor düzenlenmek üzere bilirkişiye tevdii edilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu beyanla, dosyadaki eksikliklerin giderilerek itirazları doğrultusunda ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdiini talep ettikleri, ---- Fark tespit edildiği, tespit edilen bu farkın ---- tutarlı faturanın davalı şirket ----- formu beyanında yer almamasından kaynaklandığı,
Davalı Şirketin --- Beyanında ise, Davacı Şirketçe adlarına KDV Hariç 3.549.100.-TL toplam tutarlı 23 adet satış faturası düzenlenmiş olmasına karşın, kendi aleyhlerine olacak şekilde Davacı Şirketten --- Adet Fatura karşılığı KDV Hariç 6.007.326.-TL Mal/Hizmet Alım beyanında bulunduğu, davalı Şirketin ----Ticari Defter ve Kayıtları Talimat Bilirkişisine sunulmadığından ve herhangi bir tespitte bulunulamadığından ---formu beyanlarının değerlendirilmesinin mümkün olamayacağı, ancak, Davacı Şirketin sunulan Ticari Defter Kayıtlarıyla hem belge (Fatura) Adedi hem de Belge (Fatura) Tutarlarıyla uyum içinde olan ---- Beyanlarına itibar edilebileceği sonucuna varıldığı belirtilmiş, raporun sonuç kısmında; davacı Şirketin, 150.000.-TL ASIL ve 3.579,45 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 153.579,45 tl alacak talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle itirazın iptali istemi ile davalı şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu itirazın davasında; davacı şirketin ticari defter ve kayıtları muvacehesinde, davacı şirketin davalı şirketten takip talebinde olduğu gibi 150.000.-tl asıl alacağının bulunduğu, davalı şirketin, tarafların ilişkin dönemine ilişkin olarak ibraz edilmesi gereken ----Yılı ticari defter ve kayıtları ile ilgili ekstre ve dayanak belgelerini, talimat bilirkişi incelemelerine (kök ve ek raporda) sunmadığı ve/veya teminini sağlayamadığı, Mahkemece verilen kesin süreye rağmen davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi durumunda davacının defterlerinin esas alınacağının kabulü halinde, davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla 150.000,00 TL asıl alacaklı olduğunun kabulü gerekeceği, taraflar tacir olduğundan ve takibe konu cari hesap ile ilgili bir ihtara rastlanılmadığından ilgili alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işleyeceği mütala edilmiştir. Taraflar arasındaki ihtilaf cari hesap alacağındankaynaklanmaktadır.Davacı Şirketin, 150.000.-TL asıl ve 3.579,45 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 53.579,45 TL alacak talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle İtirazın İptali istemi ile Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu itirazın Davasında;
Davacı şirketin ticari defter ve kayıtları muvacehesinde, Davacı şirketin davalı şirketten Takip Talebinde olduğu gibi 150.000.-TL asıl alacağının bulunduğu, Mevzuatımıza göre süresi içinde itiraz edilmeyen faturanın, konusu olan malın teslim edilmiş, iş veya hizmetin yapılmış olduğunun kabulü anlamına gelmeyeceği kabul edilmekle birlikte, gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi ya da reddedilmeyerek, ticari defterlere işlenilmesi de sözleşmenin kurulduğuna, malın teslim edildiğine, hizmetin verildiğine karine sayılmış ve aksi iddianın ortaya konulması gerektiği bilirkişi raporun da belirtilmiştir. Davalı defterlerinin incelenmesin de Talimat mahkemesince Vergi müfettişin de bulunan 2017,2018,2019 incelenmiş 2019 yılına ait defterin usulüne uygun kapanışının yapılmadığı bildirilmiştir. Faturanın tebliğ edildiğine dair kayıtların ulaşılamaması halinde, bildirim alış formu ile
faturaların vergi dairesine borçlu tarafından bildirilmesi durumunda fatura konusu mal veya hizmetin alacaklı tarafından borçluya teslim edildiği kabul edilmektedir. Ayrıca bir tarafın ticari defterlerini usulüne uygun olarak tuttuğu halde, verilen kesin süreye rağmen, karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde, usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerin, sözleşmenin kurulduğuna dair, sahibi lehine delil olacağı kabul edilmektedir. Davalı kendisine verilen usulüne uygun sürelere rağmen 2020 -2021 yıllarına ait defterlerini sunmamış bildirdiği adreslere yazılan talimatlar da defterlerine ulaşılamamış 2019 yılına dair defterinin usulüne uyğun kapanışı bulunmadığından hükme esas alınamamış dosyanın sürünceme da kalmasına sebep olduğu anlaşılmakla 2020/2021 yıllarına ait defterleri incelenememiştir. Davalı her na kadar davacının düzenlediği fatura sebebiyle soruşturma geçirdiğini iddia etse de bu iddiasının kendisine verilen süreye rağmen ispat edememiştir. Bu açıklamalar ışığında dava konusu olaya bakıldığında taraflar arasındaki ilişkiye binaen cari hesabı oluşturan faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmaktadır. Mevcut durumda Mahkememizce verilen kesin süreye rağmen davalının ticari defterlerini
ibraz etmemesi ve incelenen 2019 yılına ait defterin usulüne uygun tutulmaması durumunda davacının defterlerinin esas alınacağı mahkememizce alınan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla 150.000,00 TL asıl alacaklı olduğunun kabulü gerekeceği, Taraflar tacir olduğundan ve takibe konu cari hesap ile ilgili bir ihtara rastlanılmadığından işlemiş faiz talebinin reddine ilgili alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işleyeceği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla kabulüne karar verilen asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:)
Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
1-Davalının ------Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 150.000 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, işlemiş faiz talebinin reddine,
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar harcı 10.246,5 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.854,86-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.391,64-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 1.854,86 TL peşin nispi harç olmak üzere toplam 1.935,56- TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 160,00- TL tebligat ve müzekkere gideri, 13.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.160,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 12.853,28-TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 1.000,00 TL yargılama giderinin, 23,31 TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 976,69 TL sinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00- TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre reddedilen miktar üzerinden belirlenen 3.579,45 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------ bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.289,23-TL.sinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 30,77-TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde -----Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/12/2025