T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/564 Esas
KARAR NO: 2025/1010
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/09/2021
KARAR TARİHİ: 18/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Taraflar arasında akdedilen satış sözleşmesinden kaynaklanan ticari ilişki mevcut olduğu, müvekkili şirket, dağıtımını yaptığı ve ileride dağıtımını yapabileceği gazlı ve/veya gazsız ürünler ile kullanım amaçları bakımından eş ürünlerin şirketten düzenli ve sürekli satın alınması ve hâlihazırda işletmiş olduğu satış noktasından müşterilere yeniden satışının gerçekleştirilmesi maksadıyla davalı taraf ile ---- akdedildiği, işbu sözleşmelerden dolayı taraflar arasında ticari bir ilişki bulunduğu, işbu ----------Maddesi’nde; “İşletme, bu sözleşmenin yürürlüğü süresince, münhasıran, Şirket’in bayi eliyle dağıtımını yaptığı ve ileride dağıtımını yapabileceği ---- kullanım amaçları bakımından gazsız ürünler kategorisinde yer alan eş ürünleri Bayi’den satın almak suretiyle, işlettiği Satış Noktası’nda müşterilerine yeniden satmayı ve fakat bu ürünlerle rekabet halinde bulunan veya bulunabilecek olan, bir başka firma tarafından sağlanan her türlü meşrubat, meyve suyu, meyve nektarı ve sair alkolsüz içecek türünü satın almamayı, Satış Noktası’nda yeniden satış gayesiyle bulundurmamayı, satmamayı ve sattırmamayı; keza bu ürünlerin her türlü tanıtımına ilişkin reklam ve sair malzemeyi satış noktası’nda bulundurmamayı ve bu ürünlerin tanıtımını yapmamayı kabul ve taahhüt ettiği" işbu maddede anılan münhasırlık, yalnızca "gazsız Ürünler" için geçerli olduğu ve 5 (beş) yıllık süre ile sınırlı olduğu, ----tarihli kararı uyarınca "Gazlı Ürünler" münhasırlık kapsamında olmadığı beyan edilmekle, davalı işletmenin, sözleşmeye aykırı davranarak ürün alımı yapmayıp davacı şirket ileiletişimini kestiği ve müvekkili şirkete hiçbir bildirimde bulunmaksızın satış noktasındaki faaliyetine son verdiği, davalı tarafın müvekkili şirketle akdettikleri sözleşmeye aykırı davranarak fiilen ürün alımı yapmayı bıraktığı, ve satış noktasını müvekkil şirkete hiçbir ihtar yahut bildirimde dahi bulunmadan kapattığı müvekkil şirket tarafından haricen öğrenildiği, bunun üzerine müvekkil şirket tarafından sözleşme hükümlerine aykırı davranışlara son verilmesine yönelik ihtarname gönderildiği, ancak söz konusu ihtar yanıtsız kalarak, davalı tarafından
sözleşmeye aykırı fiillerde bulunarak fiilen ürün alımı yapmayı bırakmış, ayrıca davalı tarafın sözleşmede yazılı adresine
gönderilen ihtarname iade döndüğü, işbu durum ilgili işletmenin işyerini kapatarak ürün alımı yapmama iradesini ortaya koyduğunu ve ayrıca fiilen ürün alımı yapmayarak sözleşmeyi uygulamadığını gösterdiği, müvekkili şirket tarafından, davalı aleyhine----- dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ilgili dosyadan davalı şahsa ödeme emri tebliğ edildiği, davalının tebliğ almış olduğu işbu ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiği ve icra takibi davalı tarafın itirazı ile durduğu, itirazın iptalini, takibin devamını davalı tarafça haksız ve kötü niyetle yapılmış olan itiraza karşılık davalı aleyhine hükmolunan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve beyan ettikleri görüldü.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Her ne kadar davacı şirketin dağıtımını yaptığı ve ileride dağıtımını yapabileceği --------kullanım amaçları bakımından eş ürünler Şirket’ten satın almak sureti ile, işlettiği Satış noktasında müşterilerine yeniden satacağı, bu ürünlerin tanıtımına ilişkin reklam ve sair malzemeyi Satış Noktasında bulundurucağı ve bu ürünlerin tanımını yapacağı yönünde taahhütte bulunmuşsada davacı tarafın iddia ettiği gibi müvekkil şirket hiç bir şekilde taahhüdünden dönmemiş ürün almaya devam etmiştir. Sadece daha önceki bayi olan çaçaron bayisinin ------ yılında kapanmasından dolayı müvekkil şirketin ürün istenmesine rağmen davacı firma hiç bir şekilde mal tedarik sağlayamamıştır. Bu durumda bile müvekkil şirket mağdur olmuştur. Geri kalan zamanlarda yeni olan firma ile sözleşmeye uyarak ürün alımı yapmaya devam etmiş halada devam etmekte olduğu, mal alındığına dair faturaların cevap dilekçesi ekinde sunulduğu ayrıca davacı tarafın iddia etmiş olduğu gibi müvekkili şirketin kapattığı iddiası söz konusu bile olmayacağı müvekkil şirketin hala faaliyetine devam ettiği mahkeme tarafından araştırıldığında gerçeklik ortaya çıkacağı beyan edilmekle, davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan ettiği görüldü.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, davalının faaliyet gösterdiği adresi, davacıya herhangi bir bildirimde bulunmadan terk ettiği; davalının bu eylemiyle, davacı ------arasında akdedilen ----- hükümlerini ihlal ettiği, ancak davalıya pazarlama faaliyetine katılım bedeli ilişkin olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasından ibaret olduğu görüldü. İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu----- Esas sayılı dosyası takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; davalı borçlu vekili tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. İİK. 67. maddesi uyarınca;İtirazın iptali davasında takibin yetkili İcra Dairesinde yapılması dava şartı olup icra dairesinin yetkisini itiraz edilmesi halinde mahkemece öncelikli olarak İİK’nın 50/1 maddesi yollamasıyla, HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine göre icra dairesinin yetkisini değerlendilerek karar verilmesi gerekmektedir.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişinin 13/02/2021 tarihli raporda davacı tarafın defter incelemesi sonucunda özetle; Davacı tarafa ait 2020 Yılı ticari defterlerin tasdik işlemlerinin yasal süreleri içerisinde yapıldığı, davalı tarafın işyeri adresinin ---- olduğu, davacı taraf kayıtlarına göre cari hesap olarak davacının davalıdan alacağınınbulunmadığı, dava konusu olarak davacının iddia ettiği alacağın taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3. sayfasında bulunan “özel hükümler” başlıklı maddenin davalı tarafından ihlal edildiği için doğduğu belirtilen alacak olduğu. davacının iddiasının incenlenmesinin davalının adresinde ve davacının bayii olan dava dışı şirkette yapılmasının doğru olacağı mütala edilmiştir. Bilirkişinin ----- tarihli raporunda ---------Talimat esas nolu talimat tensip zaptı gereği, ticari defter ve belgeleri yerinde inceleme yetkisi ile davalı şirketin işyerinde ve ticari defterlerinde yapılan incelemeler sonucunda; Davalı şirketin, ----- işletmesinde faaliyetine devam ettiği, Davalı tarafın incelemesi yapılan -------- yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, kayıtların birbirini doğruladığı, davalı tarafın incelemesi yapılan--- yılı ticari defterler kayıtlarına göre davacı tarafa borcunun olmadığı, davalı tarafın, işletmesinde sözleşme konusu ürünleri satışa hazır olarak bulundurduğu mütala edilmiştir. Bilirkişinin ----- tarihli ek raporunda özetle, Davalı şirketin, ---- şeklinde güncellenen adresinde ----- işletmesinde faaliyetine devam ettiği, Davalı tarafın incelemesi yapılan ----- defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, kayıtların birbirini doğruladığı, Davalı tarafın incelemesi yapılan ------- ticari defterler kayıtlarına göre, Davacı tarafa borcunun olmadığı; Şirketin Bayi eli ile dağıtımını yaptığı ürünleri , Bayiden satın almak suretiyle satmak konusunda anlaşıldığını,------- kapanmasından dolayı ürün temin edemediklerini beyan edildiği, davalıya ait incelemesi yapılan --- ticari defterler kayıtlarında, davacı taraftan ve sözleşmede yazılı dava dışı bayi---- şirketinden mal alışı ile ilgili herhangi bir kaydın bulunmadığı bildirilmiştir. Bilirkişinin 15/10/2025 tarihli ek raporda özetle; kapanış tasdikleri kanuni süresinde yapılmış olma özelliği taşıdığı, davalı ve davacı arasında ---- tarihli İmzalanmış olan Sözleşme gereği Davalı Firmanın Davacıya ait Dava Dışı ------ almış olduğu Ürünlere ait Fatura Listesi (raporda tablo halinde gösterilmiştir) raporun sonuç kısmında; davalı firmanın taahhüt ettiği ürünlerin ne kadarını yerine getirdiği tespit edilerek kıstelyevmiye hesabı yapılıp yapılmamasının dava dışı firmalar olan ve davaya konu olan davacı firmanın bayilerinin -------- defter kayıt ve belgelerinin incelenmesi sonucunda tespit edilebileceği mütala olunmuştur. Bilirkişinin ---- tarihli ek raporda özetle; Dava dışı bayiler ------ait defterlerin yerinde incelenerek rapor düzenlenmesi için yapılan çalışmalar sonucunda; ------ olduğu, şirket defterlerinin merkez adresinde bulunduğu ve incelemenin ----- atanan bilirkişi tarafından yapılabileceği------ işyeri kapandığı için yetkili kişilere ulaşılamadığı, ---- de görüleceği üzere; şirket merkez adresi ------ olarak tescil ve ilan edildiği, ilan edilen adreste şirkete ait herhangi bir tespitin yapılamadığı, ---- ticari defterleri mahkemenizce temin edildiği takdirde inceleme yapılabileceği mütala olunmuştur. Bilirkişilerin ----- tarihli raporlarında Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Taraflar arasında adi yazılı şekilde ----Bayilik Bölgesi Direkt Satış Noktası Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin kurulduğu;
Davacı tarafından, davalının sözleşmeye aykırı olarak ürün alımı yapmadığını, satış noktasındaki faaliyetine son verdiğini iddia ettiği, Sözleşmenin 2. maddesinde davalının “…düzenli ve sürekli satın almak suretiyle …satmayı…” taahhüt ettiği; sözleşmenin 7. maddesinde “…davacının yazılı onayını almadan …satış noktasında sözleşmenin devam ettirilmesine etki edecek hiçbir değişiklik (satış noktasını kapatmak, devir ve temlik etmemeyi, faaliyet türünü değiştirmemek vb.) yapmamayı kabul ve taahhüt eder.” şeklinde olduğu; sözleşmenin 7. maddesinin, TBK m. 27/I ve TMK m. 23 hükümleri gereğince kişilik haklarına aykırılık nedeniyle geçersiz olup olmadığını takdirin, TMK m. 4 ve HMK hükümleri gereğince Sayın Mahkeme’ye ait olduğu; Davacı tarafından davalıya ---- tarihinde davalıya teslim edilen) ihtarnamede özetle davalının sürekli temin yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle işbu ihtarnamenin tebliğ alınmasından itibaren 3 gün içinde sözleşmeye aykırılık giderilmezse sözleşmenin davacı tarafından feshedileceğinin ve uğranılan zararın tazmin edileceğinin bildirildiği, sözleşmenin feshedilmesi neticesinde pazarlama faaliyetlerine katılım bedelinin kıstelyevm hesaplanması ile ---- ödenmesi amacıyla davacı tarafından davalı aleyhine --- tarihinde------dosyası ile icra takibinin başlatıldığı; 39.127,65TL Asıl Alacak + (15.01.2020-16.01.2020 tarihleri arasındaki) 14,75TL İşlemiş Faiz + 10,80TL İhtar Posta Masrafı = 39.153,19TL.’nin ödenmesinin talep edildiği; “borcun sebebi”nin “Pazarlama Faaliyetlerine Katılım Bedeli; İhtar Sonrası Masrafı” şeklinde gösterildiği; dosya kapsamı incelendiğinde davacı tarafından davalıya28.11.2019 tarihinde -----gönderilen ihtarname için 10,80TL. ödendiğinin anlaşıldığı, işlemiş faiz için icra takibinde gösterilen başlangıç tarihinin anlaşılamaması nedeniyle faizin hesaplanamadığı; - 39.127, 65TL.lik asıl alacak yönünden ise mali yönden hesaplama yapılabileceği beyan edilmekle, mali inceleme neticesinde incelenen davacı ticari defteri kayıtlarına göre davacı ile davalı arasında borç alacak bakiyesi kalmadığı,
davalı şirket tarafından sözleşmenin “Özel hükümler” 1. maddesi gereğince ------ bedelli fatura kesildiği ve davacı şirket
tarafından bu meblağın ödendiği, sonuç olarak davacı tarafından davalı aleyhine ---- sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde asıl alacak olarak 39.127,65TL.nin ödenmesi talep edilmiş olup “Pazarlama Faaliyetlerine Katılım Bedeli” şeklinde gösterildiği mütala edilmiştir. Somut olay da yapılan inceleme de Davacı ile davalı şirket arasında 16.04.2018 tarihli Bayilik Bölgesi Direkt Satış Noktası Sözleşmesi akdedildiği,Taraflar arasındaki ihtilaflı hususun davacının davalı ile aralarındaki sözleşmeyi, davalının satış noktasında faaliyetine son vermesi ve ürün alımı yapmaması nedeni ile feshedip edemeyeceği ve feshin haklı olup olmadığı pazarlama faaliyetine katılım bedelini talep edip edemeyeceği noktasında toplandığı, davacının iddiasını açıkça, davalının satış noktası olarak belirttiği işyeri adresindeki faaliyetine son vererek sözleşmenin 7 maddesini ihlal etmesine dayandırdığı, Sözleşmede, davalı şirketin İŞLETMECİ olduğuna ilişkin tanımlamaya göre, davalı işletmecinin halen sözleşmedeki adreste faaliyetini devam ettirdiği,Davalı şirketin, sözleşme de belirtilen ----- şeklinde adresinde ----- işletmesinde faaliyetine devam ettiği, Davalı tarafın incelemesi yapılan 2019 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, kayıtların birbirini doğruladığı, Davalı tarafın incelemesi yapılan 2019 yılı ticari defterler kayıtlarına göre davacı tarafa borcunun olmadığı, Sözleşme de şirketin bayi eli ile dağıtımını yaptığı ürünleri ,Bayiden satın almak suretiyle satmak konusunda anlaşıldığını, ----- kapanmasından dolayı ürün temin edemediklerini beyan edildiği, Davalıya ait incelemesi yapılan 2019 yılı ticari defterler kayıtlarında, davacı taraftan ve sözleşme de yazılı dava dışı bayi ----- mal alışı ile ilgili herhangi bir kaydın bulunmadığı, Davalı tarafın işletmesinde sözleşme konusu ürünleri satışa hazır olarak bulundurduğu, Davacı kayıtları incelendiğinde taraflar arasında süregelen bir ticari ilişkinin mevcut olduğu, davalı şirketin halihazırda ticari faaliyetine devam etmekte olduğu, davalının taraflar arasındaki sözleşmeyi ihlal eder bir davranışının bulunmadığı, Davacı tarafından, davalının sözleşmeye aykırı olarak ürün alımı yapmadığını, satış noktasındaki faaliyetine son verdiğini iddia ettiği, Sözleşmenin 2. maddesinde davalının “…düzenli ve sürekli satın almak suretiyle …satmayı…” taahhüt ettiği; sözleşmenin 7. maddesinde “…davacının yazılı onayını almadan …satış noktasında sözleşmenin devam ettirilmesine etki edecek hiçbir değişiklik (satış noktasını kapatmak, devir ve temlik etmemeyi, faaliyet türünü değiştirmemek vb.) yapmamayı kabul ve taahhüt eder.” şeklinde olduğu; sözleşmenin 7. maddesinin, Sözleşme de bayi olarak bulunan ------kapanmasından kaynaklandığı davalının bu nedenle sorumlu tutulmasının TMK m. 4 ve HMK hükümleri gereğince dürüstlük ve hakkaniyet kurallarına aykırı olduğu sözleşmedeki bayinin kapanmasının sorumluluğunun davalı İşletmeciye bağlanamayacağı anlaşılmakla dolayısıyla davacının sözleşmeyi feshinin haksız olduğu dosya kapsamından anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;)
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar harcı 615,40 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 472,87 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 142,53 TL harcın, davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirmediğinden lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/12/2025