T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/274 Esas
KARAR NO: 2025/968
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/12/2021
KARAR TARİHİ: 11/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı dava dilekçesinde özetle;---- kayıtlı inşaat mühendisi, mimar olduğunu, davalı ------yılı başlarında aracılık simsarlığı hizmeti ile ilgili taşınmaz görüşmeleri için bir araya geldiklerini, görüşmede ------ yüzölçümlü taşınmazı sunduğunu, davalı tarafın işbu taşınmaz ile ilgili olumlu düşündüğünü, davalının ağır hastalığı sebebiyle görüşmelere diğer davalı---- devam edebileceğinin davalı---- bildirildiğini, davalı---- vefatı üzerine------- olumlu veya olumsuz görüşme sağlanamadığını ve davalıya ulaşamadığını bildirildiği, davalı tarafa sunmuş olduğu taşınmaz ile ilgili davalı tarafça projeye başlanıldığını şifahi olarak öğrendiğini bildirdiğinden bahisle şimdilik 35.000,00 TL aracı simsarlığı hizmetinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı----- vefat ettiği, geriye mirasçılarından---- eklendiği ve tebliğ işlemlerinin tamamlandığı görülmüştür.
CEVAP:Davalı ---- vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; davalı ------ vefat ettiğini, dava konusu uyuşmazlığın TBK 520 madde hükmü uyarınca simsarlık sözleşmesi hükümlerine göre çözüleceğinden mahkememiz görevine itiraz ettiğini, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, aşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmayacağı, davacı geçerli olmayan sözleşmeye dayanarak tellallık ücreti talebinde bulunamayacağından, beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının eldeki davayı davalı ------- mirasçılarına yöneltmesi gerektiğini, bu hususta davacıya kesin süre verilmesi gerektiğini, eldeki davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmayacağı, davacı geçerli olmayan sözleşmeye dayanarak tellallık ücreti talebinde bulunamayacağından, davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, taraflar arasında simsarlık sözleşmesinin bulunup bulunmadığı, simsarlık sözleşmesinin bulunması halinde davacıların bu sözleşme kapsamında alacaklı olup olmadıkları ve alacak miktarı noktalarında toplanmıştır.Mahkememizce Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine yönelik görevsizlik kararı verilmiş ise de, görev yerinin belirlenmesi kapsamında ---- incelemesine gönderilmiş, Mahkememizden verilen---- Karar sayılı ilamıyla bozulmakla yargılamaya devam olunmuştur.Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve---- Esas sayılı dosyası üzerinden ihya davası açıldığı kesinleşmesinin beklenilmesine karar verildiği görülmüştür.Davacının ----- tarihinde ön bürodan teslim ettiği belgelerde---- tarihinde kesinleştiğinin bildirildiği ve kararın sunulduğu görüldü.Davacı Asil------ tarihli celsesindeki beyanında;" önceki beyanlarımı tekrar ederim,------kayıtları belge niteliğindedir, ------- proje , ruhsat ve sözleşmelerin celp edilerek buna göre bir tespit yapılmasını talep ediyorum dosyaya sunduğum uzman mütalaasında da -----yazışmalarının bir kayıt olduğu yazılı belge niteliğinde olacağı bildirilmiştir, uzman mütalaası doğrultusunda taleplerinin kabulüne karar verilmesini, dava ve beyan dilekçelerimi tekrar ediyorum, ---- rahmetli----- ile bu sözleşmeyi yapacağım yazmaktadır ancak vefatı nedeniyle sözleşmeyi yapamadık, TBK 175 e göre karşı tarafı kötü niyetli bir şekilde sözleşmeyi imzalamaktan kaçmıştır, ------ yazışmalarına yönelik karşı tarafında bir itirazı bulunmamaktadır" şeklinde beyanda bulunduğu görüldü. +
Davalı vekilinin 11/12/2025 tarihli celsede: "talepler zamanaşımına uğramıştır, taraflar arasında yazılı simsarlık sözleşmesi bulunmamaktadır davanın reddine karar verilsin, ------ yazışmalarını kabul etmiyoruz " şeklinde beyanda bulunduğu görüldü. Davacılar, davalı-------- "gayrimenkul yer gösterme sözleşmesi, konusun da anlaştıklarını yazılı bir sözleşmenin bulunmadığını taşınmazı davalının satın aldığını ancak aracılık hizmeti verilmesine rağmen ücret ödemediğini ileri sürmektedir.TBK'nın 520. maddesi uyarınca; simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı bir sözleşmedir. Simsarlık sözleşmesine kural olarak vekalete ilişkin hükümler uygulanır. Taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz. Simsarlık sözleşmesi simsar ile sözleşme yapan arasında kurulur. Simsarlık sözleşmesi yapılabilmesi için malikin rıza ve simsara yetki vermesine gerek yoktur. Simsarlık ücretini talep hakkı, hemen simsarlık sözleşmesinin kurulmasıyla doğmaz. TBK.'nun 521. maddesi gereğince; simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır. Şu halde simsarın, simsarlık ücretini isteyebilmesi için simsarlık sözleşmesinde sözü edilen taşınmazın satışının simsarın aracılığıyla ve çalışması ile gerçekleşmiş olması gerekir. Simsarlık, fırsat gösterme veya aracılık etme tellallığı olmak üzere iki şekilde gerçekleşebilir. Fırsat gösterme tellallığında; sözleşmenin kurulması fırsatına ait bilginin sağlanması söz konusu olur. Fırsat gösterme tellallığında simsarın ücrete hak kazanabilmesi için ayrıca alım satım sözleşmesinin kurulmasına da aracılık etmesine gerek yoktur. Aracılık etme tellallığında ise; aracılık tellalı iki tarafı bir araya getirmek ve olası düşünce uyuşmazlıklarını gidermek için çalışmak zorundadır. TBK'nın 520. maddesinde öngörülen yazılı şekil şartı, geçerlilik şartıdır. Bununla birlikte yer gösterme tutanağı, eğer simsarlık sözleşmesinin unsurları (aracılık,ücret ve yazılılık) varsa, simsarlık sözleşmesi olarak geçerli bir sözleşmedir. Ancak dosyada bir sözleşme bulunmadığı sabit olmakla TBK nın 14.maddesi uyarınca yazılı şekilde yapılması öngörülen sözleşmelerde borç altına girenlerin imzalarının bulunması zorunludur. Davacıların dava dilekçesindeki soyut beyanlarla, taraflar arasında olduğu iddia edilen yazışmalarla da davalılardan olmayan sözleşmeye dayanarak hak talebinde bulunmasının 6098 sayılı TBK 520 ve devamı md.(818 sayılı BK 404 ve devamı md) gereğince yasal olarak mümkün bulunmamaktadır.Geçersiz sözleşmeler geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz.----Açıklanan nedenlerle,taraflar arasında geçerlilik koşullarını taşıyan yazılı bir simsarlık sözleşmesi bulunmadığı HMK’nun ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemelerinin mevcut olduğu, davacının iddialarını yazılı delille ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. -------------
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar harcı 615,40-TL den başlangıçta peşin olarak yatırılan, 597,72 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 17,68 TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı ------- davalı ----------kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 35.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davalı ---- ve davalı ---------- verilmesine,
6-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı -----, Davalı------- yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde -----------Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.11/12/2025