T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/711 Esas
KARAR NO : 2025/994
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 07/10/2024
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından----------numaralı Emtea Nakliyat Abonman Sözleşmesi ile sigortalanan ---------Ş.’ye ait emtiaların, ------- ---------- nakliyesi işinin davalılar tarafından üstlenildiğini, söz konusu emteaların, -------- / --------- nolu konşimento tahtında --------- ---------- taşındığı sefer esnasında hasara uğradığını, söz konusu hasarlar gerek hava limanında gerekse emtiaların sigortalı firma adresine ulaşmasının esnasında tutanak altına alındığını, --------- de imzaladığı ve iç hukukun bir parçası haline getirdiği Uluslararası Havayolu ile yük taşınmasına ilişkin --------- ve 1999 tarihli Montreal Konvansiyonları’nın ilgili hükümleri gereğince, yükün kaybı ve zarara uğraması halinde zarara sebebiyet veren olayın, hava yolu ile taşıma sırasında meydana gelmiş ise zarardan taşıyıcının sorumlu olacağını, Fatura ve yapılan tespitler gereğince 21.733,75 TL. sigortalı zararının, müvekkili şirket tarafından tazmin edildiğini ve TTK. ve poliçe hükümleri gereğince, sigortalısının haklarını devralan müvekkilinin, TTK. ilgili hükümleri gereğince davalılara rücu hakkının doğduğunu, söz konusu tutara %10 ilave bedel dahil olmakla bu tutarı tenzil ederek davalılardan 19.077,00 TL talep ettiklerini, arabuluculuk görüşmelerininde olumsuz sonuçlandığını beyanla; 19.077,00 TL. rücuen tazminat alacağının, sigortalıya ödeme yapılan 09.08.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMADavalı ---------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın her ne kadar sigorta poliçesi ile teminat altına alınan emtianın taşıma sırasında hasar görmesi nedeniyle sigorta poliçesi kapsamında zararı tazmin ederek --------ve 1999 tarihli Montreal Konvansiyonları'nın ilgili hükümleri gereği ve TTK, SHK hükümleri kapsamında sigortalısının haklarına halef olduğunu iddia etmişse de, hiçbir şekilde davacının davasını kabul anlamına gelmemekle birlikte huzurdaki davaya konu alacak zaman aşımına uğradığını,TTK 855 uyarınca taşımadan kaynaklı hasarlarda alacak isteminin 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde muhatabına yöneltilerek talep edilmesi gerekmekte olup dava konusu olayda bu sürenin dolduğunu, dosyada yer alan -------- tarafından hava taşıması akabinde düzenlenmiş olan 22/05/2024 tarihli hasar tutanağıyla hasarın hava taşımasında gerçekleşmiş olduğunun sabit hale geldiğini, davaya konu emtianın hava taşıma aşamasının müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilmediğini, Hava taşıması, konşimento üzerinden de açıkça anlaşılacağı üzere konşimento şartları çerçevesinde navlun faturası düzenleyen ve akdi taşıyan sıfatını haiz---------ş şirketi ile konşimentoyu düzenleyen fiili taşıyan sıfatını haiz --------- firması tarafından gerçekleştirildiğini, hava taşımasının --------ş ile--------- tarafından gerçekleştirildiği, konşimenonun da ---------- tarafından düzenlendiğini, Bu durumda müvekkili şirketin işbu taşımada hukuken taşıyan sıfatı bulunmadığını, Bu nedenle işbu davanın müvekkili şirket yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, müvekkilinin Ticaret Sicil'de kayıtlı yerleşim yeri adresi "----------" olduğunu, davacı tarafın işbu huzurdaki davasını ------------ adliyesinde açtığını, bu sebeple öncelikle yetki itirazlarının kabulü ile yetkili mahkemenin ---------- Asliye Ticaret Mahkemesi olması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, iddia olunan hasarın müvekkili şirketin sorumluluk alanı dışında meydana geldiğini, taşıma konusu emtianın, --------- gönderici firma tarafından uçağa yüklendiğini, ------- -------- hava yolu ile taşıması yapıldığını, ----------- uçaktan indirilen emtiaların 3 kolisinde yırtılma - ezilme hasarının tespit edildiğini ve bu durumun --------- tarafından kayıt altına alındığını, Hava taşıması sonrası tutulan rapordan da görüleceği üzere ürünlerdeki hasar hava taşıması sırasında meydana geldiğini, müvekkili şirket tarafından taşıma konusu emtiaların 23/05/2024'te teslim alındığını, bu sebeple müvekkili şirketin hakimiyetinde meydana gelmeyen hasardan müvekkili şirket sorumlu olmayacağını, müvekkili şirkete usulüne uygun hasar ihbarının yapılmadığını, müşterek katılımlı bir rapor tanzim edilmediğini, avans faizi talebinin yasal şartlarının oluşmadığını beyanla; usuli itirazlarının dikkate alınarak davanın müvekkili şirket yönünden usulden reddine, davanın müvekkili şirket yönünden esastan reddine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ----------- Şirketi cevap dilekçesinde özetle; Ekspertiz raporunda hasarın nedeninin ıslanma olarak belirlendiğini, müvekkilinin emtianın sadece hava yolu taşımasını yaptığını, -------------- tarafindan düzenlenen tutanakta ıslanma hasarının belirtilmediğini, iddia edilen hasarın diğer davalı tarafından gerçekleştirilen yurtiçi karayolu taşımasında meydana geldiğinin açık olduğunu, Montreal Konvansiyonu gereği 14 günlük süre içinde müvekkiline hasar ihbarında bulunulmadığını, aksi durumda da sorumluluklarının sınırlı olacağını beyanla; davanın reddine karar verilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, taşıma esnasında zarar gören mal nedeniyle dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahisili için açılan tazminat davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından verilen raporda özetle; " Teknik açıdan; davacı tarafından tazminat ödemesine konu hasarın varlığına, bir diğer ifade ile, 300 adet TV kumandasının ıslanarak kullanılamaz hale geldiğine da somut bir verinin bulunmadığı, mevcut dosya hali sübuta erdiğinin söylenemeyeceği, mahkemenin davacının sigortalısına ait 300 adet TV kumandasının hasarlandığı yönünde bir kanaate varması durumunda, sovtaj sonrası gerçek zarar tutarının, 19.076,14 TL olarak kadri marufunda olarak hesap edilebileceği, Taşımacılık açısından; Heyetin teknik üyesince de belirlendiği üzere, hasarın somut olarak varlığına dair dosya kapsamında yeterli verinin bulunmadığı, bu nedenle davalı taşıyıcılardan rücuen talepte bulunulamayacağı, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda; emtianın havayolunda aslandığına dair somut bir verinin bulunmadığı, davalılardan havayolu taşıyıcısına Montreal Konvansiyonu 31'inci maddesi 2.paragrafı gereğince 14 gün içinde yazılı hasar ihbarında bulunulmadığından, 31'inci madde 4.paragraf hükmünce davalı havayolu taşıyıcısı ---------Ş aleyhine dava olamayacağı, hasarın nedeninin karayolu ile yapılan taşıma esnasında meydana geldiği yönünde bir kanaate varılması durumunda, davalı karayolu taşıyıcısı --------Ş'nin TTK 882'nci maddesi hükmünce sorumlu tutulabileceği zarar tutarının 11.415,16 TL ile sınırlı olacağı, davacı sigorta şirketinin sigortalısından almış olduğu yazılı bir temlik dosyada mevcut olmadığından akdi halefiyetinin olduğunun ileri sürülemeyeceği, sigorta açısından inceleme görevi verilmediği için bu yönde bir değerlendirmede bulunulamayacağı, " şeklinde rapor sunulmuştur. 6102 sayılı TTK.nun 1472'nci maddesi uyarınca; sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Başka bir ifade ile sigortacı, ödediği tazminat dolayısıyla, sigortalının zarara neden olan kişilere karşı açabileceği tüm davaları açabilir ve meydana gelen zararın tazminini talep edebilir. Buna halefiyet hakkı denilmektedir.
Ancak sigortacının halefiyet hakkını elde edebilmesi için, sigortacı ile zarar gören arasında geçerli bîr sigorta sözleşmesi mevcut olmalı ve sigorta kapsamında bir zarar meydana gelmiş olmalıdır. Buna göre, zarar konusu olay sigorta teminatı kapsamında değilse sigortacının tazminat ödeme yükümlülüğü doğmayacağından halefiyet hakkı da olmayacaktır.
Eldeki davada davacı sigorta şirketi dava dışı sigortalısına taşıma esnasında meydana gelen zararını ödediği dolasıyla sigortalısının haklarına halef olduğu, aktif husumetinin bulunduğu görülmüştür.Davaya konu uyuşmazlık uluslararası kara yoluyla taşımadan kaynaklandığından olaya CMR konvansiyonu hükümleri uygulanacaktır.
Somut olayda dava dışı sigortalının davalı tarafından taşınan tv kumandasının bir kısmının ıslanarak hasara uğradığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Hasara ilişkin dosya kapsamındaki belgeler incelendiğinde hasara ilişkin fotoğraflamanın araç üzerinde yapılmadığı, sigortalının deposunda fotoğraflama yapıldığı, fotoğraflamalardan kumandalarda suya veya neme dair görüntü olmadığı, ekspertiz çalışmasının emtianını tesliminden 49 gün sonra yapıldığı görülmektedir. Fotoğraflamalarda koli yırtığı görünse de içindeki emtianın ıslandığına dair bir delil olmadığı, bu hali ile hasar iddiasının hava taşıması esnasında mı, karayolu taşıması esnasında mı meydana geldiğine ilişkin ayırt edici bir delil de bulunmadığı görülmüştür. Havaş tarafından tutulan tutanakta havayolu taşımasında ıslanma olduğuna ilişkin bir kayıt da bulunmamaktadır.
Montreal Konvansiyonunun 31. Maddesinin 1.2.,3., ve 4. fıkralarında; “… Kargoyu
teslim almaya yetkili şahıs tarafından şikayetsiz olarak alınması, bagaj ve kargonun iyi
koşullarda ve sırasıyla Madde 3’ün 2. Paragrafında ve Madde 4’ün 2. Paragrafında anılan
taşıma dokümanına ya da farklı yöntemlerin içerdiği kayıtlara uygun olduklarına dair kesin
olmayan karine teşkil eder. Hasar durumunda, teslim almaya yetkili şahıs hasarın fark
edilmesinden sonra derhal ve en geç … kargo halinde de alınılan tarihten itibaren 14 gün
içinde taşıyıcıya şikâyette bulunmalıdır. Gecikme durumunda şikâyet, en geç kargonun
kendi kullanımına verilmiş olması gereken tarihten itibaren 21 gün içerisinde yapılmalıdır.
Her şikâyet yazılı olmalı ve sözü edilen süreler içerisinde verilmeli ya da gönderilmelidir.
Eğer yukarıda bahsedilen süreler içerisinde bir şikâyette bulunulmazsa, taşıyıcının kötü
niyeti olması dışında, taşıyıcı aleyhinde bir dava olamaz.”açık hükmü bulnmakatadır.
" hükmü düzenlenmiştir. Hüküm doğrultusunda davalılara hasar ihbarı yapıldığına dair dosya kapsamında bir delil de yoktur.
Usul ve yasaya uygun bilirkişi ve yukarıda yapılan açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde hasarın varlığına ilişkin yeterli delil bulunmadığı, davalıların kusurunun ispat edilemediği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca davacının sigortalısına ödediği bedeli davalılara rücu edemeyeceği kanaati ile davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar harcı 615,40-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 187,80-TL harcın, davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydı yapılmasına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 19.077,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca --------- bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
Dair; davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/12/2025