T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/131 Esas
KARAR NO: 2025/985
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/02/2023
KARAR TARİHİ: 15/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın, davalılardan ----- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı araç ------ caddesine doğru seyir halindeyken, dur levhasını kontrolsüz olarak geçip, müvekkilin sevk ve idaresindeki ------- plaka sayılı aracın ön kısımları ile sağ kısımlarına çarpması sonucunda kaza meydana gelmiş ve ağır şekilde davacı müvekkilinin yaralandığını, olayla ilgili kaza tespit tutanağında da görüleceği üzere, kazanın oluşumunda davalı ------ 57/1A (kavşaklara yaklaşırken geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek) kuralını, ihlal ettiğini, bu esnada yoldaki dur levhasını kontrolsüzce geçtiğini, ayrıca----kontrolündeki aracın şehir içinde belirlenen hız kurallarına uymadığının ve hızlı seyrettiğini özellikle kazanın olduğu yerin bir kavşak noktası olması ve kazayı yapan aracın kavşağa yaklaşırken yavaşlamamış olmasının, çarpmanın şiddeti ile davacı müvekkilinin kontrolündeki aracının savrularak başka bir araca daha çarptığını, davacı müvekkilinin kaza neticesinde hastaneye kaldırılmasından sonra uzun süre tedavi görmesi ve bedeninde kalıcı hasarlar oluşması davalı---- asli ve tek kusurlu olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacı müvekkilinin hiçbir şekilde kusurunun olmadığını göstertiğini bu sebeple davalı ------- soruşturma numaralı dosyasıyla taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçunda soruşturma başlatıldığını, anılan iş bu hususların ve yürütülen soruşturma kapsamında toplanacak delillerin kusur araştırmasında dikkate alınmasını talep ettiklerini, davalılardan ---kazaya sebebiyet veren ---- plaka sayılı aracın sürücüsü olup, davalılardan----- Araç maliki ve davalılardan -------poliçe numarası ile aracın -------poliçesinin sahip olduğu şirket olduğunu, davalıların Karayolları Trafik Kanunu uyarınca vuku bulan, doğmuş ve doğacak tüm zararlardan, manevi tazminat bakımından sadece araç sürücüsü davalı----- ve araç ruhsat sahibi olan davalı----------- sorumlu olmak üzere, müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, bu sebeple taraflarınca ------ tarihli dilekçeleri ile davalı sigorta şirketine dava konusu trafik kazası sebebiyle meydana gelen maddi zararların tazmini talebi ile başvuruda bulunulduğunu ancak sigorta şirketi ile anlaşma sağlanamadığını, akabinde ---- tarihli arabuluculuk başvurularına istinaden ------ başvuru numaralı arabuluculuk dosyası ile arabuluculuk toplantıları yapıldığını ve davaya konu talepleri yönünden ----- tarihinde anlaşamama yönünde tutanak tanzim edildiğini, davacı müvekkilin anılan kaza neticesinde ağır şekilde yaralandığını ve ambulans ile tedavisi için------ kaldırıldığını, akabinde --------- boynundan ciddi bir operasyon geçirdiğini, neticede ise, boynunda kalıcı hasar meydana geldiğini, ayrıca sol gözünde görme kaybı oluştuğunu, davacı müvekkilinin bu süreçte 3-4 ay boyunca hastanede yatmak zorunda kaldığını, tüm bunlarla birlikte müvekkilinin zorlu geçen tedavi süreci halen devam etmekte olduğunu, müvekkilinin hayatının önemli bir kısmını hastaneye gidip gelmekle geçirmekte olduğunu,------------- soruşturma numaralı dosyasında--------- sayılı raporda davacı müvekkilinin yaralanmasının; kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğunu, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığını, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek nitelikte olduğunun görüldüğünü, raporda belirtilen bu hususlar çarpmanın ne kadar şiddetli olduğunun da kanıtı olması bakımından önemli olduğunu, müvekkilinin anılan kazaya kadar serbest mermer ustası olarak çalışıp geçimini sağlamakta olduğunu, davacı müvekkilinin serbest mermer ustası olarak çalışmış olduğundan aylık ortalama 35.000-TL ile 40.000-TL geliri bulunmakta olduğunu, ancak kaza neticesinde boynunda meydana gelen kalıcı hasar sebebiyle mesleğini icra edememekte olduğunu, kazadan önce almış olduğu işleri de yapamadığından dolayı maddi olarak zarara uğradığını, zira müvekkilinin omuriliğine vidalar yerleştirildiğini ve boynu sabitlendiğini, bu sebeple hareket kabiliyeti kısıtlandığını, dolayısıyla müvekkilinin eskisi gibi hareket edemediğinden ustalığını yapamamakta olduğunu, ayrıca kazadan sonra gözünde oluşan görme kaybı müvekkilinin günlük işlerini görmesini bile zorlaştırmakta olduğunu, müvekkilinin kaza tarihine kadar tek başına çalışarak geçimini sağlayan bir kişi iken; kazanın etkisiyle hayatını tek başına idame ettiremeyen muhtaç bir kişi durumuna düştüğünü tüm bu nedenlerle davacı müvekkilİ lehine, (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) şimdilik 20.000-TL geçici/sürekli iş göremezlik tazminatının işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere, dava tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme şekilde davalılardan tahsiline, davacı müvekkili lehine, (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) şimdilik 500,00-TL--------- karşılamadığı tedavi, bakım ve hastane yol giderleri tazminatının işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere, dava tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme şekilde davalılardan tahsiline, davacı müvekkili lehine, (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) şimdilik 500,00-TL ------- plaka sayılı araçta meydana gelen değer kaybı tazminatı şeklindeki maddi tazminatı işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere, dava tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme şekilde davalılardan tahsiline, davacı müvekkili lehine, 1.000.000-TL (bir milyon) manevi tazminatın, olay tarihinden işletilecek yasal faizi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme işleten ve sürücü olan davalılardan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara tahmil edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar -------- vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki dava usul kurallarına riayet edilmeksizin açıldığını ve bu sebeple esasa girilmeksizin davanın usulden reddine karar vermenin gerekli olduğunu, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davalarında kazaya karışan aracın trafik sigortası var ise dava açmadan önce yazılı olarak sigorta şirketine başvurmanın gerekli olduğunu, bu başvurunun dava şartı mahiyetinde olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. Maddesinde "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." denildiğini, davacı tarafından sigorta şirketine bir başvuru yapıldığını ancak başvuruda sigorta şirketinin istediği belgeler ibraz edilmediğini, davacı taraf kaza sonrası malul kalındığına ilişkin ilgili yönetmeliğe göre hazırlanmış bir rapor sunulmaksızın sigorta şirketine başvuru yaptığını, şirket tarafından bu belge kendisinden istendiği halde ibra etmediğini ve sonrasında da işbu davayı açtığını, somut olayda sigorta şirketine başvuru yolu tüketilmeden dava açıldığını, bu dava şartı sonradan tamamlanabilen bir dava şartı da olmadığını, bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, davacı taraf netice-i talep kısmında her ne kadar araçtaki değer kaybı için bir tazminat talebinde bulunmuş ise de taraflar arasında yapılan arabuluculukta değer kaybına dair bir alacak kalemi için müzakere yürütülmediğini, bu sebeple bu alacak kalemi bakımından usul şartı yerine gelmediğini, davaya konu trafik kazasında kusurlu olan tarafın davacı sürücü olduğunu müvekkilinin ana caddede seyrettiği sırada davacı ------- ana yoldan gelen araçları kontrol etmeksizin yola çıktığını ve bu kazanın gerçekleştiğini, davacı taraf trafik kazası kusur raporuna dayanarak müvekkilinin tam kusurlu olduğunu ifade ettiğini, bu iddianın asılsız olduğunu, zira müvekkilinin kaza anında ana cadde üzerinde seyretmekteyken davacı sürücü sokaktan ana caddeye kontrolsüz bir şekilde çıktığını ve bu kazaya sebebiyet verdiğini, kazanın davacının dikkatsizliği ve tedbirsizliği neticesinde gerçekleştiğini, kusurlu tarafın davacı olduğunu, yalnızca dosya içinde bulunan trafik kazası kaza tespit tutanağına göre kusur tayin edilmesi mümkün olmadığını, bu sebeple kaza mahallinde keşif icra edilerek keşif sonrasında bilirkişi heyetinden veya ----- kusur raporu alınması gerekmediğini, --------- tarihli ilamında “Dava, TTK.nun 1301 maddesine dayalı olarak sigortalının halefi sıfatıyla ona ödenen tazminatın rücuen tahsili için davalılar aleyhine girişilen icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, kesinleştiği belli olmayan ceza mahkemesi kararına ve bu karara dayanak rapora itibar edilerek davalı sürücünün tam kusurlu olduğu kabul edilerek dava kabul edilmiştir. BK.nun 53.maddesine göre ceza mahkemesinin kararı kusurun takdirinde ve zarar miktarının tayininde hukuk hakimini bağlamaz. Yasanın bu düzenlemesi Yargıtay'ın yerleşmiş inançlarına göre maddi olayı belirleyen ceza mahkemesi kararları açısından kabul görmemektedir. Ancak, mahkemenin hükme esas aldığı ceza mahkemesi kararının kesinleştiği belli olmadığına ve kararda sanık sürücüye izafe edilen kusurun derecesini hukuk hakimi ayrıca tayin etmesi yasa hükmü gereği olduğundan, hukuk davası açısından davalı sürücünün kusurunun uzman bilirkişi aracılığı ile belirlenmesi gerekmektedir. Nitekim davalıların kusura itirazları üzerine davacı vekili delil listesinde keşif ve bilirkişi raporuna da dayandığı gibi --------- havale tarihli dilekçesinin 2.sayfasının 4.paragrafında da ceza davasının sonucu beklenmeksizin kusur ve hasar tespiti açısından bilirkişi incelemesi yapılmasını istemiştir. O halde mahkemece, tarafların talepleri gözetilerek kusur oranının uzman bilirkişi aracılığı ile belirlenmesi gerekir iken eksik incelemeye dayanılarak karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.” denildiğini, davaya konu kazada davacı sürücüde iddia edildiği gibi bir yaralanma meydana gelmediğini, iddia edilen yaralanmaya dair usulüne göre alınmış bir maluliyet raporu bulunmadığını, davaya konu trafik kazasının saat 12:00 sularında gerçekleştiğin, kaza sonrasında davacı sürücü normal bir şekilde aracından indiğini, hiçbir yaralanmadan söz etmediğini, müvekkilinin ---- normal bir şekilde konuştuğunu, bir süre sonra kaza yerine müvekkili şirketin yetkililerinden olan ---- ve beraberinde de -------- adındaki kişi kaza yerine geldiklerini, bu kişilerin de davacının durumunu gördüklerini, kaldı ki dosyaya sunacakları kaza görüntülerinde de davacının aracında ciddi bir hasar dahi olmadığı ve davacının aracındaki çarpışma noktasının davacının bulunduğu şoför koltuğuna çok uzak mesafede olduğu görüleceğini, hal böyle iken davacının iddia ettiği gibi bir yaralanma olması mümkün olmadığını, kazanın yaşanması ve karşılıklı konuşmaların akabinde yarım saat kadar sonra olay yerine trafik polisi ve ambulans geldiğini davacı sürücü yürüyerek ambulansa bindiğini ve tedbir amaçlı hastaneye götürüldüğünü müvekkili ------ da bu sırada taksirle yaralama suçu kapsamında işlemler yapılmak üzere ---- götürüldüğünü----- hastane polisi tarafından telefon edilerek davacı sürücünün tetkiklerinin yapıldığını, durumunun iyi olduğunu ve hastaneden taburcu edildiği bildirildiğini ve bunun üzerine de müvekkilinin ifadesi alınarak serbest bırakıldığını, dava konusu gerçekleşen kaza sonrasında davacı bir daha müvekkili ile hiç irtibata geçmediğini ve kazadan aylar sonra 2022 yılı Kasım ayında trafik kazası nedeniyle sigorta şirketine başvuru yaptığını daha sonra da arabuluculuğa başvurduğunu, bu sebeple davacının hastane raporlarındaki tetkiklerin ve orada belirtilen rahatsızlıkların davaya konu trafik kazası ile bir alakası olmadığını, bu durum alınacak detaylı raporlar neticesinde de anlaşılacağını, davacının iddia ettiği yaralanmasının gerçek olup olmadığı hususunda dosyaya sunulan raporların yeterli olmadığını, bu hususta tazminata hak kazanılması için maluliyet oranının erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik uyarınca engellilik durum bildirir rapor alınması ve bu durumun tespiti bakımından da ---- rapor alınması gerektiğini, buradan da ------ yayımlanan erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerektiğini, taraflarınca davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkemece şayet bir tazminat hesaplaması yaptırılacak ise davacının gelir düzeyinin asgari ücret olarak değerlendirilmesi gerekmekte olduğunu, zira davacı dosyaya hiçbir gelir belgesi ve sgk evrakı ibraz etmediğini, davacının tedavi süresince ortaya çıkan tüm giderler tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında sgk tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, dosyaya sunulan belgelere göre davacının tedavileri bir devlet hastanesi olan------yapıldığını, davacının manevi tazminat talebi tamamen zenginleşme amacı gütmekte olduğunu, taraflarınca kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkemece bir manevi tazminata hükmedilecek ise dahi bu hususta tarafların kusur durumları, davacının maluliyet durumu ve tarafların ekonomik durumlarının dikkate alınması gerekli olduğunu tüm bu nedenlerle haksız ve dayanaksız davanın usul ve esas bakımından reddine, yapılan ve yapılacak yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça açılan haksız ve mesnetsiz davanın esastan ve usulden reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, tanıklar dinlenilmiş, ----- dava konusu kazaya karışan --- plaka sayılı araçların kaza tarihi olan -------- tarihi itibariyle tescil bilgileri istenilmiş, ------ plaka sayılı araca ilişkin düzenlenen ---------- sigorta poliçesine ilişkin herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının, ödeme yapılmış ise buna dair belgenin onaylı suretinin gönderilmesi ile sigorta poliçesinin onaylı sureti ile varsa ödeme/hasar dosyasının onaylı sureti talep edilmiş, ------------- davacının, -----kaza tarihinde ------- tabi bir işte çalışıp çalışmadığı, çalışıyor ise hizmet cetveli ile işyeri şahsi sicil dosyalarının onaylı suretleri ile davacının ----- kaza geçirmiş olduğu kaza sonucu ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise bu ödemeler için kurumun rücu hakkının bulunup bulunmadığı rücu hakkının bulunması durumunda bu ödemelerin peşin sermaye değerlerinin ne olduğu sorulmuş, ------- tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle gördüğü tedavi ve tetkik belgeleri ile tüm grafileri, ---- davacının ---kaza tarihinden dava tarihi olan ---- tarihine kadar olan süre de gördüğü tüm tedavilere ilişkin birimler ve evrakları celp edilmiş, ---------- davacı ve davalının ayrı ayrı sosyal ekonomik durum araştırmalarının yapılması istenilmiş ayrıca ---- dava konusu ------ tarihinde gerçekleşen kaza öncesinde davacının yaptığı iş, elde ettiği gelir ile sosyal ve ekonomik durumunun araştırılması istenilmiş,------ mermer ustası olduğu beyan edilen davacının dava konusu ----- tarihinde gerçekleşen kaza itibariyle elde edebileceği aylık gelirinin ne kadar olduğu hususları sorulmuş, ----- Soruşturma sayılı dosya, ------ Esas sayılı dosya --- üzerinden celp edilmiş, davacının-------sevki ile kaza tarihi itibariyle geçerli olan erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine uygun olarak geçici ve kalıcı iş gücü kaybı ile davacıdaki maluliyetin niteliği, davacının geçici veya sürekli bakım ihtiyacı olup olmadığı, bakım ihtiyacı olması halinde ihtiyacın süresi hakkında rapor düzenlenmesinin istenilmiş gelen rapor taraflara tebliğ edilmiş,----- dava konusu kazadaki tarafların %'lik kusur oranlarının tespiti hususunda rapor alınarak taraflara tebliğ edilmiş ve aktüerya bilirkişisinden hüküm kurmaya ve denetime elverişli kök ve ek rapor alınarak taraflara tebliğ edilmiştir.Davacı vekili --- tarihli dilekçesi ile davalı---- açılan davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.Davacı vekili ----tarihli ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatını 836.720,67 TL olarak ıslah etmiş olup, ıslah dilekçesi davalılara tebliğ edilmiştir.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.Haksız fiil sonucunda ölüm gerçekleşmemişse 6098 sayılı TBK'nın 54. Maddesine göre; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar bedensel zararlar olarak kabul edilir.Aynı Kanunun tazminatın belirlenmesine ilişkin 55/1. maddesine göre ise; bedensel zararlar, Borçlar Kanunu hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.
Sürücünün trafik kazasının oluşmasında kusurlu bulunması durumunda zarar gören 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesi gereğince sürücüye, 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince motorlu araç işletenine karşı dava açabilir. İşleten ve sigorta şirketi de zarar görene karşı müteselsilen sorumludur.Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan ve taraflarca sunulan tüm deliller, trafik kazası tespit tutanağı, ------- Kayıtları, Araç Tescil Bilgileri, Sigorta Poliçesi ve Hasar Dosyası, Kusur Tespiti Raporu, ----- Belgeleri, Maluliyet Raporu, Sosyal ve Ekonomik Durum Araştırması, Hesap/Aktüer Raporu, Ceza Dosyası iddia ve beyanlar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; 06/07/2022 günü saat 12.55 sıralarında, davalı sürücü---- sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı otomobil ile------caddesini takiben seyirle olay mahalli -------- Caddesi kesişim kavşağına geldiğinde aracın ön kısımlarıyla, istikametine göre sol tarafından gelip kavşaktan geçiş yapmak isteyen davacı sürücü ------- sevk ve idaresindeki ------- plaka sayılı kamyonetin sağ ön yan kısımlarına çarpması neticesi bu aracın sola doğru savrularak, park halindeki ---- plaka sayılı otomobilin sol arka kısımlarına çarpması sonucu davacı ------ yaralandığı, Mahkememizce kusur tespitine yönelik alınan ----- tarihi rapor ile ------- Esas sayılı ceza dosyasında alınan rapor birbiri ile uyumlu olup, Mahkememizce itibar edilerek hükme esas alınan ----- tarihli---- raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ---- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü---- ise kusursuz olduğu; davalı sürücü ---- sevk ve idaresinde olan ----- plakalı araç, kaza tarihi itibariyle davalı-----adına kayıtlı olup, davalı ----tarafından -----ile sigortalı olduğu, ----- tarafından hazırlanan ------ tarihli raporlara göre, trafik kazası-haksız fiilin gerçekleştiği tarih itibariyle geçerli mevzuat hükümlerine göre kaza nedeniyle davacının tüm vücut engellilik oranının %28 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği ve başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği ve davacının yaralanması ile dava konusu olay arasında illiyet bağının bulunduğu hususlarının mütalaa edildiği görülmüştür.Cismani zarar nedeniyle uğranılan mevcut ve gelecekteki zararın karşılığı olan tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zarar görenin kazadan önce elde ettiği net gelirin doğru saptanması icap eder. Davacı taraf dava dilekçesinde, davacının mermer ustası olarak çalışıp aylık ortalama 35.000-45.000 TL gelir elde ettiğini iddia etmiş; bu hususu ispat için tanık ve emsal araştırması delillerine dayanmıştır. ------ göre, malul olan davacının kaza tarihi itibariyle gelir durumunun davacı tarafça kanıtlanması gerekir. Bunun kanıtlanmaması halinde ise maddi destek tazminatının hesabında asgari ücretin esas alınacağı kabul edilmektedir. Sadece tanık beyanları ile kazanç tespiti mümkün olmayıp bunun bir takım belge ve kayıtlarla desteklenmesi gerekmektedir.Kişi belirli bir iş yerine bağlı olmaksızın belirli bir meslek icra eden kişilerden ise ----- kayıtları olup olmadığı da araştırılarak ekonomik ve sosyal durumu ile ilgili zabıta araştırması yanında o meslek odasından o mesleği icra edenlerin kaza tarihi itibarı ile ortalama ücretleri sorulmalıdır -------Mahkememizce bu hususta gerekli yazışma ve araştırmalar yapılmış, davacının -----kayıtları celp edilerek incelenmiş, herhangi bir sosyal güvenlik kaydının bulunmadığı görülmüş, dosya kapsamına göre davacının kaza tarihi itibariyle asgari ücret üzerinde gelir elde ettiği ispatlanamamış; bu doğrultuda gerekçeli, denetime elverişli ve somut olaya uygun olması nedeniyle hükme esas alınan ----- tarihli hesap bilirkişisi kök raporu ve kök rapor tarihinden sonra davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler dikkate alınarak yeniden hesaplama yapılan 11/08/2025 tarihli ek raporuna göre kaza sonucu sakatlanması nedeniyle, davalı sigorta şirketi ile yapılan sulh sözleşmesi ve davacının sigorta şirketi yönünden vaki feragatı göz önünde bulundurulduğunda, davacının n müşterek ve müteselsilen talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararı ile bakıcı ve tedavi gideri kalmadığı, davacının müşterek ve müteselsilen talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının ise 836.720,67 TL olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin 28/03/2025 tarihli dilekçesi ile davalı sigorta şirketi yönünden davadan feragat ettiği, 24/09/2025 tarihli dilekçesi ile de değer kaybı alacak taleplerinden açıkça feragat ettikleri görülmekle; HMK 307. vd maddeleri gereğince davadan feragatin, davayı kesin hüküm gibi sonuçlandıran taraf işlemlerinden olduğu, hüküm ifade edilmesi için karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine de bağlı olmadığı hükme bağlanmış olup, davacı vekilinin vekaletnamesindeki özel yetkisi de nazara alınarak davalı ----yönelik açılan davanın ve araç değer kaybına yönelik açılan davanın ayrı ayrı feragat nedeniyle reddine dair karar verilmiştir.Sonuç olarak yukarıda açıklanan tüm sebepler ve açıklamalar gözetilerek; davacı tarafça açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 836.720,67 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 06/07/2022 kaza tarihinden itibaren, -sigortalı aracın kullanım amacının hususi olması nazara alınarak- yasal faiz uygulanmak suretiyle, davalılar------ müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine dair karar vermek gerekmiştir.TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.Bu açıklamalar doğrultusunda, tüm dosya kapsamı ile ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın ağırlığı, olay tarihi ve tarafların kusur durumları göz önünde bulundurularak, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davacı lehine takdiren 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle, davalılar ---- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine dair karar vermek gerektiği kanaatine ulaşılmış, aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davacının açtığı maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 836.720,67 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 06/07/2022 kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle, davalılar ------ müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-)Davalı ------yönelik açılan davanın ve araç değer kaybına yönelik açılan davanın ayrı ayrı feragat nedeniyle reddine,
3-)Davacının açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 200.000,00 TL manevi tazminatın, 06/07/2022 kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle, davalılar -------- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine,
4-)Alınması gereken 70.818,39 TL nisbi harçtan başlangıçta alınan 358,63 TL peşin ve 6.205,50 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 64.254,26 TL harcın davalılar -------- alınarak hazineye irat kaydına,
5-)Davacı tarafından yapılan 564,13 TL dava açılış masrafı, 6.205,50 TL tamamlama harcı, 11.870,00 TL -----rapor ücreti, 15.935,00 TL yargılama masrafından ibaret toplam 34.575,63 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 19.510,59 TL yargılama giderinin davalılar -------alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-)Davacı kendisini maddi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 131.508,10 TL vekalet ücretinin davalılar------alınarak davacıya verilmesine,
7-)Davacının açtığı maddi tazminat davasının kısmen reddine (feragat nedeniyle) karar verildiği ve davalılar -------- kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar -------verilmesine,
8-)Davacı kendisini manevi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar-------- alınarak davacıya verilmesine,
9-)Davacının açtığı manevi tazminat davasının kısmen reddine karar verildiği ve davalılar -----kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ------ verilmesine,
10-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.806,21 TL'sinin davalılar ----------- tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, kalanının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
11-)Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,
12-)Davalılar tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davalılara iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve bir kısım davalılar vekilinin yüzüne, davalı sigorta vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde------------ Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/12/2025