T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/152
KARAR NO : 2025/794
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/03/2023
KARAR TARİHİ : 23/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ---- İli, ---- İlçesinde, ---- Caddesi ------.Sokak
kavşağına, 23.10.2022 tarihinde sürücü ---- yönetiminde ------ Caddesi üzerinden kavşağa giren ------ plakalı
aracın sol yan ön kısma sürücü ----- yönetiminde------Sokak üzerinden kavşağa giren------
plakalı aracın ön kısmı ile çarpması sonucu dava konusu trafik kazası meydana geldiği, davacı vekili 03.03.2023 tarihli dava dilekçesinde esasa ilişkin olarak özetle, ------ plakalı davalı
aracının sürücüsünün tam kusuru ile meydana gelen kazada müvekkiline ait ----- plakalı aracın hasarının ----. Sulh Hukuk Mahkemesinin ----- sayılı dosyası sunulan bilirkişi raporu ile tespit ettirildiği belirtilerek, müvekkilinin araç kazası nedeniyle aracında meydana gelen zarar ile
tamir için araçtan mahrum kalınan zararı kapsayan şimdilik 100,00 TL maddi tazminat tutarının olay tarihi
olan 23/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve
müteselsilen tahsili ile müvekkil şirkete verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalılar ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; kazada davacı aracının sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği, müvekkillerine ait
aracın sigortalı bulunduğundan davacı yan talebini sigorta şirketine yöneltmesi gerektiğini, araç
yoksunluğu nedeniyle tazminata hükmedilebilmesi için öncelikle aracın trafiğe çıkamayacak derecede bir
hasar almış olması gerektiği, ancak davacının aracında böyle bir zarar oluşmadığı, davacının kaskosuna
başvurarak muadil araç talebinde bulunma imkanı varken bu zararını müvekkillerden talep etmesi hukuka aykırı oluğu, davacı kendi kusuru nedeniyle meydana gelen zarar nedeniyle herhangi bir talepte
bulunamayacağını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmişlerdir.Davalı ------ Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkil şirket sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dâhilinde
tazminattan sorumlu olduğu, tramer kayıtlarında sigortalı araç sürücüsü kusursuz, davacı tarafın araç
sürücüsü %100 kusurlu olarak göründüğünü, Genel Şartlar md. b.2./2.1. uyarınca, hasar gören parçaya
onarım yapılması; onarım mümkün değilse eşdeğer parça veya yeniden kullanılabilir parça tedarikinin
gözetilmesi gerektiğini, davacı taraf müvekkil şirketin anlaşmalı servisine aracını götürmediğini, eğer
müvekkil şirketin anlaşmalı olduğu onarım merkezinde arabanın tamiri yapılmış olsaydı iskontolu bedel
üzerinden parça tedarik edilecekti. müvekkil şirketin işbu hakkı gözetilerek değerlendirme yapılmasını
talep ettiklerini, gerçek zararın giderilmesi ilkesi uyarınca, müvekkil şirketin KDV’den sorumlu
tutulabilmesi için zarar görenin aracını onarırken KDV ödediğini ispatlaması ve yansıtma faturası kesmesi
gerektiği, bu nedenle, parça ve işçilik fiyatlarına KDV dahil edilerek hesaplanacak hasar bedelinin taraflarınca kabulü mümkün olmadığından, müvekkili sigorta şirketi poliçe
kapsamında araç mahrumiyeti zararından sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini, yargılama giderlerinin davacı yan üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER:
Dava konusu kazaya ilişkin araç kayıtları , hastane raporları, ----. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin------ Değişik iş sayılı dosya, ------ poliçe nolu kasko sigortası, arabuluculuk tutanakları dosya içerisine celp edilmiş, bilirkişi raporu aldırılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklı araçta oluşan hasar tazminatı ve araçtan mahsur kalınan zarardan kaynaklanan tazminat davası olduğu görüldü.Davacı vekilince, daval------ hastaneye sevkinin sağlanarak araç kullanmasına ilişkin bir engelinin bulunup bulunmadığına ilişkin rapor alınması talep edilmiş ise de, davacı vekilinin hastaneye sevk talebinin dosyada herhangi bir delil bulunmaması sebebi ile reddine karar verilmiştir.Mahkememizce re'sen seçilen makine mühendisi bilirkişiye dosyanın tevdi edildiği, bilirkişinin 13/05/2025 tarihli raporunda özetle; kusur yönünden yapılan incelemede, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin Kaza Tespit Tutanağı Uygulamasından var olduğu görülmekte olan
Kaza Tespit Tutanağı, 25.04.2024 tarihli ara karara rağmen dava dosyasına sunulmaması nedeniyle kusur değerlendirmesi yapılamadığı, dosyaya sunulan kaza fotoğrafında (Resim 2), ------ marka siyah renkli aracın ---- arka,------plakalı aracın sol yan ön kısmına çarpmış olduğu görüldüğü, Zarardan sorumlu tarafın sorumluluğunun, zarar gören aracı zarar görmeden önceki haline getirilmesi
ile sınırlı olduğu, zarar oluşuncaya kadar meydana gelen hasarlar ile aracın ekonomik ömrünü azaltan
doğal yıpranmaların ortadan kaldırılmasından sorumlu olmadığı, gerçek zararın ancak (Hasar gören
parçaların orijinal olması durumunda) aracın onarımında tamamen hasarsız kullanılmış orijinal
parçalar kullanılmak suretiyle tamamlanması, gerçek zararın tespitinde, orijinal yeni parça
kullanılması durumunda kıymet kazanma tenzili, onarılarak tekrar kullanılabilir parçalar için iade
tenzili, onarılarak tekrar kullanılamayacak parçaların malzeme değeri için hurda tenzili uygulanması
gerekmektedir. Dava konusu aracın hasar tarihi itibariyle yaklaşık 11 yaşında olup, onarımın
eşdeğer/çıkma parçalar ile yapıldığı göz önüne alındığında kıymet kazanma tenziline yer olmadığı,
değişen parçalar için uygulanan hurda tenzili ile 23.10.2022 tarihi hasar nedeniyle meydana gelen
gerçek zarar, KDV hariç 19.000,00 TL, KDV dahil 19.620,00 TL olarak hesaplandığı, Davalı ----- vekilinin 23.05.2023 tarihli Beyan dilekçesi ekinde dosyaya
sunduğu, ------ plakalı kapalı kasa kamyona ait sigorta poliçesi ve 3 adet ödeme belgesinin dava
konusu trafik kazası ile ilgili olmadığı belirtilmiştir. Raporun sonuç kısmında, dava konusu aracın hasar ayrıntısı göz önüne alındığında, Dava konusu ---- plakalı, ----- marka,---- tipi, ----- model, 111.557 km kullanım mesafesinde olan otomobilin, 23.10.2022 tarihli hasarına ilişkin olarak açılmış ------ sayılı hasar dosyası kapsamında hazırlanmış olan 01.11.2022 kayıt tarihli, ----- SBM sayılı sayılı kesin ekspertiz raporunda 7 gün olarak belirtilen
onarım süresi, 7 gün süreye dahil tatil günleri ile birlikte makul onarım süresinde olduğu, dava konusu aracın hasar tarihi itibariyle günlük kira bedeli, muadil araçların güncel kira ilanı ile TUİK Harcama Gruplarına Göre Endeks Sonuçları tablosunda hasar tarihi ve güncel tarihler
itibariyle yer alan ulaştırma endeks değerleri kullanılarak, dava konusu aracın hasar tarihi itibariyle günlük yaklaşık kira bedeli (Tablo 2) göz önüne alınarak hasar tarihi itibariyle muadil araçların günlük
kira bedelinin 220,00 TL olduğu değerlendirilmiştir. Davacının makul onarım süresinde araçtan
yararlanamaması nedeniyle meydana gelen kira kaybı 1.540,00 TL (Tablo 3) olarak hesaplanmış, kaza tespit tutanağının dava dosyasına sunulmaması nedeniyle kusur değerlendirmesi
yapılamayacağı,------- araçta meydana gelen gerçek zararın KDV hariç 19.000,00 TL, ödenen kısımdan
bakiye zararın KDV dahil 19.620,00 TL olduğu,
makul onarım süresince araçtan yararlanamaması nedeniyle meydana gelen davacı zararının 1.540,00
TL olduğu mütala edilmiştir.
Dosya itirazlar yönünde aynı Makine Mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişinin 02/07/2024 tarihli ek raporunda; 23.10.2022 tarihli trafik kazasına ilişkin 13.05.2024 tarihli kök
rapora yapılan itirazların yerinde olmadığı, kök raporda varılan kanaatin değişmediğini bildirir ek rapor mahkemeye sunulmuştur.
Dosya ------- görevli 3 makine mühendisi bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişilerin 13/05/2024 tarihli raporlarında özetle; kaza konumunda, ------- Caddeye katılım sağlayan araçlara göre geçiş önceliği bulunduğu, 2918 Sayılı KTK'na göre: Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: Madde 84 – Araç sürücüleri trafik kazalarında;h) Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama, hallerinde asli kusurlu sayılırlar."Buna göre, ------ plakalı araçta sürücüsü, yukarıdaki kanun maddesini ihlal ederek, geçiş önceliği kendisinde olmamasına rağmen, ---- Caddesi'nde seyir halinde olan ------ plakalı araca çarpması neticesi meydana gelen kazada asli ve % 75 oranında kusurlu olduğu, --- seyir halinde olan ----- plakalı araç sürücüsü, her ne kadar geçiş önceliği kendisinde olsa da, ------ yaklaşırken, sokaktan katılım sağlayabilecek araçları dikkate alıp, fren tedbiri alıp ani durabilecek şekilde hızını azaltması gerekirken bu hususu yerine getirmemiş olmakla, meydana gelen trafik kazasında % 25 tali kusurlu olduğu, hasar bakımından yapılan değerlendirme de, hasar fotoğrafları incelenmesi neticesinde, değişim gereken parçaların hasar ile uyumlu, parça ve işçilik bedellerinin piyasa koşullarına göre makul olduğu, görüş ve kanaatine varıldığı ve dava konusu trafik kazası neticesi dava konusu araçta oluşan hasar miktarı, işçilik ve KDV dahil 22.127,00 TL olabileceği, araç mahrumiyet bedeli yönünden yapılan değerlendirme de; ----- ve ------- model muadil araçların günlük kira bedellerinin 350 TL olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu aracın modelinin -------- olduğu dikkate alındığında, emsal aracın günlük kiralama bedelinin 300 TL olacağı takdir edildiği, 10 günlük araç mahrumiyet bedeli 10 x 300 = 3.000 TL olabileceği, Yargıtay içtihatları gereği, bu bedelden, davacının kendi aracını kullanmaması neticesi amortisman, eskime payı olarak takdiren 500 TL düşüldüğünde, net araçtan mahrum kalma bedelinin 2.500 TL olacağı mütala edilmiştir
Davacı vekiline ıslah dilekçesi sunmak üzere süre verilmiş ise de, ıslahta bulunmadığı görülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (------.) 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir (Yargıtay -------. HD'nin 23.09.2019 t. ------.sayılı kararı).Davalı ------ aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısıdır. Zorunlu trafik sigortası poliçesi kaza tarihinde, poliçe teminat aralığında gerçekleşmiştir. Davalı sigorta şirketi yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda sigortalısının kusuru oranında davacının meydana gelen zararlarından poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere sorumludur.
Usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda meydana gelen kazada, davalıların davacının meydana gelen zararından sorumlu olduğu anlaşıldığından bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, davanın kısmi dava olması, davacı vekilinin davasını ıslah etmediği anlaşılmakla mevcut hali ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Kabulüne karar verilen tazminata davalılar yönünden temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, 100 TL maddi tazminatın davalı sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 30/12/2022 tarihinden, Diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 23/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan , dava açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 179,90 TL den mahsubu ile, eksik kalan bakiye 435,50 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç olmak üzere toplam 359,80 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 16.500,00 TL bilirkişi reddiyatı, 274,75 TL tebligat, müzekkere gideri olmak üzere toplam 16.774,75 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 100,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin, davalı -----yüzüne karşı verilen karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.