T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/865
KARAR NO : 2025/752
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 14/12/2023
KARAR TARİHİ : 14/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.06.2023 tarihinde, davalı sigorta şirketince ZMMS kapsamında sigortalanmış olan, sürücü ----- sevk ve idaresindeki ------ plakalı aracın yaya geçidi üzerinde kendisine çarpması neticesinde müvekkili ------- yaralandığını, bu yaralanma sebebiyle müvekkilin de sürekli ve geçici iş göremezliği meydana geldiğini, Kaza tespit tutanağına göre, davaya konu kazanın oluşumunda ------- plakalı aracın sürücüsü tam kusurlu olduğunu, bahse konu trafik kazası kaynaklı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatlarının ödenmesi talebiyle 08.08.2023 tarihinde davalı sigorta şirketine mail yoluyla başvuru yapıldığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, dava şartı arabuluculuk kapsamında, arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamadığını beyanla; Mahkemece re’sen gözetilecek hususlarla, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere; (6100 sayılı Yasanın 107. maddesi uyarınca) maddi tazminat tutarının belirlenerek (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere), şimdilik 100 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ------- plakalı kazaya karışan aracın müvekkili şirkete, 03.07.2022-03.07.2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ------- numaralı Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalı olduğunu, işbu poliçeden dolayı sorumluklarının sigortalısının kusuru oranında olmak üzere, poliçe limiti le sınırlı olduğunu, davacı tarafından dava konusu kazaya ilişkin müvekkili sirkete basvurulmus olmakla birlikte; yapılan basvuru sürecinde ZMMS Genel Sartlarında belirlenen esaslara uygun hareket edilmediğini, kendilerinden talep edilmesine ragmen Genel Sartlar Ekinde yer alan ve sigorta sirketine ibrazı gereken evrakların da müvekkili sirkete iletilmediğini, başvuru sahibinin kaza tarihinde 17 yaşında olup sürekli iş göremezlik tazminatı hesabının 18 yaşından itibaren yapılması gerektiğinin Yargıtay kararları ile sabit olduğunu, müvekkilinin temerrüde düşmediğinden faiz ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını beyanla; Başvuru sartı usulüne uygun yerine getirilmeden açılan davanın usulden reddine karar verilmesini, usulden red taleplerinin yerinde görülmemesi halinde haksız açılan davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleriyle, vekâlet ücretinin de davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile oluşan geçici ve kalıcı maluliyet nedeni ile zararın tazminine yönelik olarak açılan tazminat davasıdır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan öncelikle tarafların meydana gelen Trafik Kazasında kusurunun belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan rapor tanzimi istenmiştir. Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporunda özetle; " Sürücü ------ %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ------ kusursuz olduğu," şeklinde rapor sunulmuştur.
Alınan kusur raporu ile davacı da oluşan maluliyetin tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor tanzimi istenilmiştir. Adli Tıp Kurumu tarafından verilen maluliyet raporunda özetle; "------ 16/06/2023 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması, kaza tarihinde yürürlükte olan 20/02/2019 tarihli ve ---- sayılı ------- Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre yapılan değerlendirmede; travmaya bağlı gelişen yaralanmalarda esas olarak alınan cetvel, şekil ve tabloların tamamını söz konusu yönetmelik içermediği ve yüzdesel bir oran belirtilemediği cihetle aynı tarih ve sayılı ------- Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, söz konusu engel oranı 20/02/2019 tarihli ---- sayılı ----- Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ÇÖZGER’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, kişinin özel gereksinimi bulunmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sunulmuştur. Adli Tıp Kurumun tarafından tanzim edilen malulilyet ek raporunda özetle; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, Söz konusu engel oranı 20/02/2019 tarihli ---- sayılı ------ Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ÇÖZGER’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, küçüğün özel gereksinimi bulunmadığı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur. şeklinde rapor sunulmuştur.2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (--------. 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiş olup, bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde; bir motorlu aracın karıştığı kazada, bir 3. kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunların müteselsil sorumlu olarak tutulacağı hüküm altına alınmıştır.
Dava konusu kaza sebebiyle davacının kalıcı iş göremezliğinin bulunmadığı, iyileşme süresinin ise 9 aya kadar uzayacağı ATK maluliyet raporu iye tespit edilmiş olup kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru da bulunmayıp, davalının %100 kusuru ile söz konusu kazanın meydana geldiği ATK kusur raporu ile sabit hale gelmiştir. Bu durumda davacının kalıcı maluliyet zararı doğmamıştır.Davacı kaza tarihinde 17 yaşında olup, gelir getiren bir işte çalıştığının iddia ve ispat edilemediği, dosya kapsamında bulunan 15/01/2024 tarihli sosyal ekonomik durum raporunda lise öğrencisi olduğu, Cumhuriyet Savacılığı dosyasında davacının arkadaşı olan ----- beyanında ------ Kolejinde öğrence oldukları beyanı a dolayısıyla tedavi müddeti boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığından, mahkemece geçici iş göremezlik zararı bulunmadığı kanaati ile davanın reddine karar vermek gerekmiştir. ---- BAM ------. HD. ------ HD----- Sayılı ilamları da aynı doğrultudadır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar harcı 615,40-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan, 345,55 -TL harcın, davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydı yapılmasına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 200,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.