T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/788
KARAR NO : 2025/732
DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/01/2020
KARAR TARİHİ : 08/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin çok uzun zamandır ------ ikamet etmekte olduğunu ve orada ticaret ile uğraştığını, davalının ise müvekkilinin kuzeni olduğunu, müvekkilinin kuzeni olan davalı sahibi olduğu-------ortak olmasını teklif ettiğini, 31.08.2015 yılında -------- %50 payını müvekkile devrettiğini, belirtilen firmada müvekkilinin %50 payla ortak olsa da kendisinin yurt dışında ikamet etmesi sebebi ile yönetici ortak olarak şikayet edilen ... belirlendiğini, bugüne kadar şirketin tüm faaliyetleri ile davalı ilgilendiğini ve hesapları davalı yönettiğini, müvekkilinin uzun yıllardır yurt dışında ikamet ettiğini ve orada ticaret ile uğraşması nedeniyle Türkiye'nin ticari kurallarına çok aşina olmadığını, davalının şirketin kurulmasının ardından müvekkilinden şirketin ayakta durabilmesi için bir süre maddi destek olunması gerektiğinini söyleyerek şirketin giderleri için müvekkilinden şirkete para göndermesini istediğini, müvekkilinde de şikayet edilenin bu talebini Türkiye'nin ticaret kurallarını bilmemesi, yurt dışında ikamet etmesi ve şikayet edilen kendi kuzeni olduğu için güven duyması sebepleri ile şikayet edilenin beyanlarına itibar ederek her ay düzenli olarak ----- sahibi olduğu ------ adlı şirketininden --------. Adlı şirkete para gönderdiğini, müvekkilinin iş bu şekilde yaklaşık 2 yıl boyunca ortağı olduğu firmaya toplamda yaklaşık 53.257,00 Euro para gönderdiğini, müvekkilinin 2018 yılının Ağustos ayı içerisinde Türkiye'ye geldiğini ve firma ile ilgili kuzeninden uzun süre tatmin edici bir bilgi alamaması sebebi ile göndermiş olduğu paraların akıbetini merak edip sorgulamış bu sorgusu neticesinde gönderdiği paraların bir kısmının gönderildiği anda davalı tarafından çekildiğini, bir kısmının ise yine davalı tarafından kendi firması olan ------ Firmasına aktarıldığını gördüğünü, bunun üzerine müvekkilinin hemen kuzenine ulaşmaya çalışmış ancak bunu başaramadığını, söz konusu tarihten beri de müvekkilinin davalı edilen ile tüm iletişim kurma denemeleri sonuçsuz kaldığını, hatta bu konuya ilişkin olarak başvurulan arabuluculuk toplantısına dahi haberi olmasına rağmen davalının katılmadığını, müvekkil ise söz konusu arabuluculuk toplantısından bu yana kuzeni ile dava açmadan söz konusu durumu çözebilmek amacı ile görüşmeye çalışmış ancak başarılı olamadığını tüm bu nedenlerle ------ firmasına dava süresince davalı yerine yönetim kayyumu atanmasına, yapılacak yargılama sonucunda şirket yöneticisi olan ...'nın yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasına, davalı tarafından hukuka aykırı bir şekilde şirket hesabından çekilen 48.353 Euro ile kendi firmasına gönderilen 6.877 Euro olmak üzere toplamda 55.257 Euro'dan fazlaya ilişkin haklarımızın saklı kalması koşulu ile şimdilik 5.000 Euro'nun müvekkilin ortağı olduğu ----- şirketine iadesine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacının 31/08/2015 tarihinden itibaren ------- %50 paylarla ortak olduklarını, bu tarihten itibaren davalı müvekkilinin yönetici ortak sıfatıyla TTK'dan doğan tüm sorumluluklarını ve özen yükümlülüğünü yerine getirerek faaliyetleri icra ettiğini, görevini yaptığını, bu bağlamda şirket adına ve hesabına birçok işlem ve harcamalar yapıldığını müvekkilinin yetkisi ve sorumluluğunu en iyi şekilde hukuka uygun olarak ifa ettiğini, bütün bunların şirket kayıtlarının incelenmesinde ve her tür delil ile anlaşılacağını, davacının müvekkiline gönderdiği paraların şirketin menfaati dışında kullanıldığı yönündeki iddialarının asılsız ve kötü niyetli olduğunu, bütün bu iddiaların ispatı ile davacının yükümlü olduğunu, müvekkilinin şirket için kiralanan yer yapılan tadilat, güvenlik, aidat ve sair her tür masraf müvekkili tarafından ödendiğini, davacının talepleri doğrultusunda ihtiyaçların karşılanması için ------- ile iş yapıldığğını, bu şirketten hizmet satın alınarak server ihtiyacı ve data veri depolama gibi her tür ihtiyaç bu şirketten alındığını, davacının yurtdışından anlaştığı ve ödemelerini aldığı müşterileri de kapsayan birtakım datalar burada toplandığını, dolayısıyla bu verilerin kontrolü için şirket bünyesine üç mühendis görev aldığını ve konusunda uzman kişilerden de dışardan destek alındığını, bu süreçte davalı müvekkilinin çalışanlarının ücretleri ve ödemeleri gerekli şekilde yaptığını, fakat aynı zaman diliminde davacı sadece 2.000 Euro göndererek hem davalı müvekkilinden servis alıp hem de bu meblağı gider hanesine kaydettiğini, bununla birlikte davacının kontrolündeki ------- firmasındaki müşterilerinin fatura kayıtları ve bu kişilere ne kadar fatura kesildiği ve mühendislere geliştirttiği bazı yazılımları ne amaçla kullandığına dair bilgilerin defalarca müvekkil, tarafından talep edilmesine rağmen kendisiyle paylaşılmadığını, yaşanan olumsuzlukların ardından davacımom gönderileri keserek servis almayacağını iletmiş ve data serverlarını kapattığını, fakat bu serverlar kapatılmadan önce ----- ile tekrar 24 aylık taahhüt yapılması yönünde verdiği direktif yerine getirildiğini,. müvekkilinin uğradığı tüm zararlara rağmen davacının iddiaları asılsız ve kötü niyetli olup sadece zarar verme amacı taşıdığından tüm bu iddialara itiraz etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, davacının en son Türkiye'ye geldiğini dataları bütün donanımları ile birlikte götürdüğünü ve zaten kazandığı ücretleri ödemediği şirketi büyük zarara soktuğunu tüm bu nedenlerle davacının açmış olduğu davanın reddi ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce; ------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden------- Şirketi'nin kuruluşundan bu yana tüm ticari sicil kayıtları ile-------Şirketi'nin ticari sicil kayıtları celp edilerek incelenmiş, dosya mahkememizce resen seçilen bir mali müşavir bilirkişiye tevdii edilip, bilirkişiye dava konusu şirketin tüm defter ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek, bilirkişiden rapor alınmış, Mahkememizce verilen 02/12/2020 tarih ve ----- Esas ------- sayılı karar ile yapılan yargılama sonucunda davalının davacı tarafından şirkete gönderilen dövizleri şirket ihtiyacından fazla bozdurmak ve kendisinin tek ortağı ve yetkilisi bulunduğu dava dışı ------Şirketi'nin nakit finansmanını sağlamak suretiyle dava dışı ------19.870,58 EURO zarara uğrattığı sonuç ve kanaatine varılmış, davacı vekilinin ıslah talebi de göz önünde bulundurularak talebin bu yönden kabulü ile 19.870,58 Euro'nun davalıdan alınarak dava dışı -------ödenmesine; davalının kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusuruyla ihlal ettiği, aynı şekilde davalı yönetici müdürün görevini tüm özeni göstererek yerine getirmediği ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmediği ve şirkete bağlılık borcunu yerine getirmediği yönünde bir ispat vasıtasının bulunmadığı, salt şirket kasasının fiktif olmasının şirket yöneticisinin tazmin sorumluluğunu gerektiren bir durum olduğunun kabul edilmesi için yeterli olmadığı anlaşılmakla davalının yönetim hakkı ve temsil yetkilerinin kaldırılmasına ilişkin davanın reddine dair karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen işbu kararın taraf vekillerince istinafı üzerine; --- BAM ----- Hukuk Dairesi'nin 12/10/2023 tarih ve------sayılı ilamıyla mahkememiz kararı uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle KALDIRILMAKLA iş bu dosya numarasına kayıt edilmiştir. ----- BAM -----. Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararından sonra mahkememizce; dosya, bir mali müşavir bilirkişiye tevdii edilerek bilirkişiden tarafların tüm iddia ve savunmaları ile ---- BAM ------. Hukuk Dairesi'nin 12/10/2023 tarih ve -------- sayılı ilamındaki açıklamalar dikkate alınarak ön incelemede belirlenen uyuşmazlık konusunda ek rapor alınmasına gerek bırakmayacak, ayrıntılı, gerekçeli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte rapor hazırlanması istenilmiş gelen rapor taraflara tebliğ edilmiş ve davacı tarafça iş rapora itiraz edilmiş olup, bilirkişi raporunun BAM kaldırma kararında işaret edilen hususları tam olarak karşılamadığı ve bu haliyle hüküm kurmaya elverişli olmadığı kanaatiyle, dava konusu -----Şirketi'nin ve dava dışı ------- Limited Şirketi'nin tüm yasal ticari defterleri üzerinde Mahkememizce resen seçilen bir mali müşavir bilirkişi, bir sektör bilirkişisi ile bir nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden oluşacak yeni bir heyet eşliğinde inceleme yapılarak, hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor alınmış ve iş bu rapor taraflara tebliğ edilmiştir.
Dava; 6102 sayılı TTK.'nın 644. maddesi yollamasıyla 555. maddesi uyarınca; açılan limited şirket yöneticisinin hukuki sorumluluğuna ilişkin tazminat davası ile limited şirket müdürünün temsil yetkisinin kaldırılması istemlerine ilişkindir. TTK'nın 644. maddesi atfı ile limited şirketlerde de uygulanan m.553/1 uyarınca, şirket yöneticileri kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur. TTK'nın 553-555 maddeleri gereğince, şirket alacaklıları ve pay sahiplerinin şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açmaları imkanı mevcuttur. Yöneticinin, ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren kanun ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da dolaylı zarar görmesine yol açar. Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların ve alacaklıların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur. TTK'nın 555. maddesi uyarınca ortak, dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada hükmedilecek tazminatın kendisine değil, ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabilir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, ortağı olduğu dava dışı limited şirkete gönderdiği paraların bir kısmının davalı tarafından çekildiğini, bir kısımının da davalının sahibi ve yetkilisi olduğu dava dışı ------- aktarıldığını belirterek şirket hesabına gönderilen paraların şirketin menfaati dışında kullanılan kısmının şirkete iadesini talep ettiği, Mahkememizce BAM kaldırma kararı doğrultusunda yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan ve hükme esas alınan 06/07/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; dava dışı ----- dava konusu ------- şirketine 2015 ile 2017 yıllarında toplam 113.704,01 TL ödeme
gönderdiği, davacının ise dava dilekçesinde iki yıl boyunca 53.257,00 Euro ödeme gönderdiğini beyan
ettiği, ancak gerek havale belgeleri gerekse ------ ticari defter kayıtlarının gönderilen para toplamının 113.704,01 Euro olduğunu gösterdiği, hesap hareketleri bir bütün olarak ele alındığında dava dışı ----- ile dava dışı ------ arasında
ticari bir ilişki kurulduğu, bu ticari ilişki içerisinde----- tarafından gönderilen
39.960,00 Euro tutarındaki havaleye karşılık herhangi bir fatura düzenlenmediği, hesapta bulunan
paraların davalının sahibi olduğu şirketlere aktarıldığı, bu şirketlere ilişkin olarak hesap hareketlerinin raporda detaylandırıldığı, bu tespitler ışığında davalının dava dışı ------ şirketini 39.960,00
Euro zarara uğrattığı, davalının ödenmemiş sermaye borcunun 10.000,00 TL olduğu, ----ile davacının firması --- -- arasında hem ticari ilişki
bulunduğu, hem de --- ---’den-----’ne paralar gönderildiği, 2015-2016-2017 yıllarında gönderilen aylık 2.000 Euro (masrafı içinden düşülerek 1.987,81 Euro)
ödemelerin ticari ilişki kapsamındaki ödemeler olduğu, nitekim bunlara yönelik faturaların da kesildiği, 3 parça halinde gönderilen diğer toplam 54.960 Euro’nun ise davacı tarafça ------- gönderilen borç paralar olduğu, nitekim bunlara yönelik fatura
düzenlenmediği ve bunların gönderen firmaya iade edildiğine ilişkin herhangi bir belge
de sunulmadığı, tüm bunlardan davacının firması --------54.960 Euro alacaklı olduğu sonucuna varılabileceği, bununla birlikte, ticari
defterlere kaydı yapılan 15.000 Euro havale’nin ------gönderildiğini
ispatlayan banka dekontu vs.nin sunulması durumunda alacak miktarının 54.960-
15.000=39.960 Euro olacağı,
2015-2016-2017 yıllarında ------- arasındaki nakit ve
fatura hareketlerinin incelenmesinden bu iki şirket arasında ticari ilişki olduğu, karşılıklı faturalar kesildiği, faturaların büyük kısmının bilişim teknoloji ürünlerinin satışına ilişkin
olduğu, bu tespitlere göre 2017 yılı sonu itibariyle ------62.037,23 TL alacaklı olduğu tespit edildiğinden, bu rakamın--------zararı olarak kabul edilebileceği ve bu zarardan dolayı davalının
sorumluluğunun koşullarının oluşacağı,
------- gönderilen 62.037,23 TL için fatura
düzenlenmediği ve iade de edilmediği anlaşıldığından, bu kısmın şirketin ihtiyacı için
harcanmadığı sonucuna varılabileceği, davacının firması -------- gönderilen paraların
ticari defterlere kaydedildiği, 2015-2018 döneminde ------değil onun firması ------
geldiği için, muhasebe tekniği yönünden davacının şahsi hesabına borç veya avans kaydı
yapılmasının gerekli olmadığı,
------- arasındaki ilişkide 2015-2017 döneminde 17,936.19
TL kur farkı hesaplanıp hesaplardan düşüldüğü, genellikle kur farkı işlemlerinin bakiyeleri
güncellemek için yapıldığı, hesaplanan kur farkının ------- ödendiğine dair
dekont, makbuz vs. bulunmadığı, hesaplanan ancak ----- gönderildiği
belgelenemeyen kur farkı sebebiyle, bunun borçlusu olan ------ bir
zararından söz edilemeyeceği, -------- birbirinden aldıkları iddia edilen ve faturalı
ürünlerin irsaliyeli faturalara bağlı olarak teslim alındığının tespit edildiği; dolayısıyla dava dilekçesindeki iddialar kapsamında, davacının firması --- ---- tarafından dava konusu ------ şirketine gönderilen 39.960,00 Euro'ya karşılık herhangi bir fatura düzenlenmediği gibi, bu bedelin davalının sahibi olduğu firmalara aktarılmak suretiyle dava konusu şirketin davalı tarafça zarara uğratıldığı sonuç ve kanaatine varılmış, HMK'nın 176. maddesi uyarınca aynı davada tarafların bir kez ıslah yoluna gidebileceği, davacı vekilinin 27/10/2020 tarihinde ıslah hakkını kullandığı, bu nedenle ikinci kez ıslah yapmasının yasal olarak mümkün olmadığı, davacının fazlaya ilişkin taleplerini ek davayla ileri sürebileceğinden ıslahla talep edilen 19.870,58 Euro üzerinden tazminat davasının kabulüne dair karar verilmiştir. Şirket yöneticisi olan davalının yönetim hakkının kaldırılması istemi yönünden davanın dayanağı ise TTK' nun 630/2. Maddesi olup, bu maddeye göre: Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.
TTK'nuın 630/3 maddesine göre de: Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur.
TTK' nın 626/1. maddesine göre: Müdürler ve yönetimle görevli kişiler, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde, gözetmekle yükümlüdürler.
Davalı müdür ------ 6102 sayılı TTK'nın 630/3. maddesinde belirtildiği şekliyle özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal ettiği veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybettiği gibi bir haklı sebep yahut benzeri olgu ispatlanamamıştır.
Yapılan yargılama sonucunda toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalının 6102 sayılı TTK'nın 630/3. maddesinde belirtildiği şekliyle özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal ettiği veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybettiği gibi bir haklı sebep yahut benzeri olgu ispatlanamamış, BAM kaldırma kararından önce Mahkememizce bu yönde verilen karara ilişkin kaldırma sebebinin de belirtilmediği ve davalı şirket müdürünün salt şirkete maddi zarar verdiği hususunun yönetim hakkı ve temsil yetkilerinin kaldırılması için yeterli olmayacağı kanaatiyle bu yönde açılan davanın reddi yönünde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kısmen kabulü ile taleple bağlı kalınarak 19.870,58 Euro'nun davalıdan alınarak dava konusu ------- ödenmesine,
2-)Davacı tarafın fazlaya ilişkin talebinin ve davalının yönetim hakkı ve temsil yetkilerinin kaldırılmasına ilişkin taleplerinin ayrı ayrı reddine,
3-)Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 8.880,52 TL harçtan peşin yatırılan harç ile ıslah harcı toplamı 3.208,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.672,27 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4) Davacı tarafından yapılan 620,45 TL dava açılış masrafı, 2.650,00 TL ıslah harcı ve 25.113,75 TL yargılama masrafı toplamı 28.384,20 TL yargılama yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre takdiren hesaplanan 14.192,10 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar yönünden hesap edilen 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-)Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar yönünden hesap edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7-)Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinden tarafların haklılık durumları nazara alınarak, 660,00 TL'sinin davalıdan, 660,00 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-)Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
9-)Davalı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.