T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/704
KARAR NO : 2025/741
DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 17/10/2023
KARAR TARİHİ : 09/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACI: Davacı vekili dava dilekçesinde özete; Müvekkilinin dava dışı müşterisi ------ ile 13 palet yükün ------’taki
alıcısına sevk edilmek üzere anlaştığını, -----
yetkilisi ------- isimli kişinin yönlendirmesiyle 09.12.2023 tarihinde, 11 palet ------ yönetimindeki ----- plakalı araca, 13 palet ---gidecek yükün
---- yönetimindeki------plakalı araca yüklendiği, ancak kamyonlara yüklenen malların,
yerine teslim edilmeyerek çalındığı------ müvekkiline 13.12.2022 tarihinde navlun faturası düzenlediğini, müvekkilinin hırsızlık olayını 19.12.2022 tarihinde öğrendiği, emtia sahibi dava dışı
taşıtan ---- çalınan emtia için 505.050,03 TL tutarında müvekkiline düzenlediği faturanın
müvekkili tarafından çek ve alacaktan mahsup ile ödendiğini, zararın tazmini için davalı sigortacısına
başvurduğunu, davalının tazminat talebini sigorta poliçesine aykırılık nedeniyle reddettiğini beyan ederek,
müvekkilinin dava dışı taşıtana ödediği zarar tutarı 505.050,03 TL’nin 04.01.2022 tarihinde itibaren yasal
faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Poliçe özel şartına göre “Hırsızlık rizikosu sadece araçla beraber emtianın çalınması durumunda geçerlidir." şeklinde çalınma hasarlarının teminat altına alındığını, poliçede yer alan bir diğer şartın "İşbu
sözleşme ile verilen teminat, taşımayı yapan nakliyecinin bir tüzel kişilik olması ve sevkiyatın hukuken geçerli
bir taşıma sözleşmesine bağlı olarak yapılması halinde geçerlidir. Aksi takdirde bu teminat geçersiz
sayılacaktır." Şeklinde olduğunu, dava konusu olayda taşımanın alt taşıyıcıya verildiğine dair hukuki biz
sözleşmenin tanzim edilmediğini, taşıma işinin tüzel kişiye değil gerçek kişilere verildiğini, bu sebeple dava
konusu olayın müvekkil şirketin teminat kapsamı dışında olduğunu, kusura ilişkin Adli Tıp İhtisas
Komisyonundan rapor alınması gerektiği, kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkil şirketin gerçek
zarardan sorumlu olduğunu yalnızca gerecek zarardan sorumlu olduğunu ve hesaplanması, muafiyet tenzili
uygulanması gerektiğini, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, temerrüdün oluşmadığını beyan ederek davanın reddini yargılama giderlerinin davacı yan üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER:
Dava konusu kazaya ilişkin araçların tescil bilgileri, Vergi Dairesinden dava konusu şirketlere ait 2022 ve 2023 yılına ilişkin mal ve hizmet/alım satımlarına ilişkin bildirim formları, ticaret sicil kayıtları,------ şirketinden poliçe ve hasar dosyaları dosya içeresine celp edilmiş, tanık beyanları alınmıştır.Mahkememiz 04/04/2024 tarihli celsede dinlenilen tanık ----- beyanında; Davacı firma ile ------- isimli bir kişi iletişime geçiyor, mal taşıma konusunda anlaşıyorlar, biz de taşımacılık işi yapan kişileriz ve bu konuda ----- gruplarımız var, ----- beni aradı, grupta çok fazla kişi olması ve birbirimize iş paslaması dışında görüşmememiz sebebi ile '----tam olarak tanımıyorum, ben de yoğun olmam nedeni ile arkadaşım '--- işi yönlendirdim, daha sonra ---- bana anlattığına göre -----attığı konumdan malı alıyor ve -----malı teslim ediyor ve taşıma irsaliyesini düzenliyor, iki gün sonra davacı firma arkadaşım olan ----- arayarak malın teslim edilmediğini söylüyor ---- dediği yere malı teslim ettiğini söylüyor, ------ isimli kişinin soyadını bilmiyorum bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunduğu görüldü.
Mahkememiz 04/04/2024 tarihli celsede dinlenilen tanık ----- beyanında: "arkadaşım olan ------ beni aradı, taşıma işi olduğunu, yapıp yapamayacağımı sordu ben de yaparım dedim, ------ içinde taşıma yapmaktayız ve taşıma işini de ----- gruplarımız arasında bulmaktayız, ------- denen kişi yükleme ve boşaltma yerini bana konum attı ben gittim davacı firmadan malı teslim aldım, taşıma irsaliyesini düzenleyen yükleme sorumlusu ile görüştüm, malın ---- indirileceğini söyledi ancak ben----- indirmem konusunda -------- beyden direktif aldığımı söyledim daha önceki taşımalarımızdan da bildiğim üzere indirme yeri farklı olsa da biz malı götürüp transfer edileceği ------- garajına bırakıyorduk, o nedenle dikkatimi çeken bir şey olmadı, ben malı --- garajına götürdüm, orada ---- bana numarasını attığı ------ isimli kişi beni karşıladı, malı yere indirdiler, ben taşıma irsaliyesini imzaladım, kendileri de imzaladılar, taşıma bedelini bana elden ödediler ve ben oradan ayrıldım, benim olduğum sırada aynı kişi dışarıdan gelen bir kaç farklı tıra mal indirdi benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir dedi. "şeklinde beyanda bulunduğu görüldü.Dosya mahkememizce resen seçilen bir taşıma bilirkişisine tevdi edildiği görüldü. Bilirkişinin 26/06/2025 tarihli raporunda; Davadışı taşıtan ----- tarafından, -----’daki alıcı --------aşağıda dökümü verilen 3 farklı fatura ile toplam (KDV dahil) 241.492,88 TL tutarında emtia sattığı, satılan emtianın 4 farklı irsaliye ile taşıyıcı firma davacı ---- -- adına, ------ plakalı araç sürücüsü ------ imza karşılığı
teslim edildiğinin anlaşıldığı, Davadışı taşıtan------ tarafından, ----- alıcı ------aşağıda dökümü verilen 2 farklı fatura ile toplam (KDV dahil) 327.634,04 TL
tutarında emtia sattığı, satılan emtianın 3 farklı irsaliye ile taşıyıcı firma davacı -----plakalı araç sürücüsü ------ imza karşılığı teslim
edildiği, davadışı taşıtanın toplam taşıttığı emtia tutarının 570.126,92 TL olduğu tespit
edildiği görüldüğü, davacı tarafından dava dışı taşıtan ------, yukarıda 1.maddede detayı
verilen emtianın nakliyesi için aşağıda detayı verilen (KDV dahil) navlun faturalarının
düzenlendiği,
Davadışı -----. tarafından, davacıya 13.12.2022 tarih,
------ nolu e-arşiv fatura ile (KDV dahil) 14.006,60 TL tutarında, nakliyat
açıklamasıyla navlun faturası düzenlendiği, faturada mutat olduğu üzere araç plaka ve/veya
güzergah bilgisinin bulunmadığı, 15.12.2022 tarihinde portal üzerinden iptal talebinin
davacıya iletildiği, davacı tarafından iptal talebinin reddedildiği anlaşıldığı görülmüştür. Taşıma açısından yapılan değerlendirme de sunulan belgelere göre söz konusu taşıma işinde davacının akdi (üst) taşıyıcı olduğu
tespit edilmiştir. Dava dışı ------ firmasının ise her ne kadar navlun faturası düzenlese
de faturanın iptalini talep ettiği, bu firmaya ait bir taşıma irsaliyesinin bulunmadığı ve dava
dışı taşıtan tarafından düzenlen irsaliyelerde taşıyıcının, davacı -----. olarak
gösterildiği dikkate alındığında, dava dışı ----- firmasının fiili (alt) taşıyıcı sıfatının
olamayacağı, dava dışı taşıtanın emtianın tam zayi şeklinde çalınmasından dolayı davacı
----- zararı tek başına tazmin etmesi gerekeceği beyan edilmiş, bilirkişi raporunun sonuç kısmında; davacının talebine konu emtiada meydana gelen zarardan dolayı davacının dava
dışı taşıtana karşı sorumlu olduğu,
zayi olan emtia nedeniyle oluşan zarardan dolayı, davalı tarafından düzenlenen
poliçede hırsızlık özel şartı nedeniyle davacının sorumluluğunun sigorta teminatı
dışında kaldığı, davalı sigorta şirketinin zararı tazmin yükümlülüğü olamayacağı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafından taşımadan kaynaklı ödediği zararın davalı sigorta şirketinden tazminine ilişkin rücuen tazminat davasıdır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davacı tazmin ettiği zararı, sahip olduğu poliçe gereği, talep amacıyla davalı sigorta
şirketine başvurmuş ancak talebi poliçe şartlarına uygun olmadığı için reddedilmiştir. Davacının sahip olduğu poliçe incelendiğinde; taşımayı yapan nakliyecinin bir tüzel kişilik
olması ve hukuken geçerli bir taşıma sözleşmesine bağlı olarak yapılması durumunda, sigorta teminatının geçerli olamayacağı şartının bulunduğu görülmüştür. Davalı da ret gerekçelerinden birini bu şarta
dayandırmıştır. Mezkur taşıma işinde davacı tek başına taşıyan konumunda olduğunda bu
şart söz konusu olmayacaktır. Bir an için dava dışı ------- fiili (alt) taşıyıcı
olduğu düşünülse bile, bu firmanın da tüzel kişilik olduğu açık olduğundan, bu şarta halel
geldiği ileri sürülemeyecektir. Davalının tüzel kişilik şartına bağlı ret gerekçesinin yerinde
olamayacağı, Davacının sahip olduğu poliçede bir diğer özel şart; “meydana gelen hasarlarla ilgili olarak sigortalıdan herhangi bir tazminat talebinde bulunulması halinde, sigortalının durumu derhal sigortacıya bildirmesi ve böyle bir taleple sigortacının muvafakati olmaksızın sigortalının veya vekilinin veya üçüncü şahısların zarar/ziyan talebini tamamen veya kısmen kabul edemeyeceği gibi buna ait herhangi bir tazminat
ödemesinde de bulunmaması” şeklindedir. Davacının dava dışı taşıtana ödeme yaparak bu şartı ihlal ettiği gerekçe olarak ileri sürülmemiştir. Emtianın, dava dışı sürücülerin yükleme esnasında dava dışı taşıtandan imza karşılığı
teslim aldıkları irsaliyede taşıyıcı olarak davacı ------. bulunmasına rağmen,
taşıtan ve taşıyıcı olmayandan aldıkları talimatı sorgulamadan emtiayı alıcısı dışında farklı
bir noktaya tahliye etmelerinin emniyeti suistimal olarak değerlendirileceği açıktır. bu aynı
zamanda TTK 886’ncı maddesi gereği taşıyıcının sorumluluk sınırını kaybedeceği pervasız
bir davranış olarak da kabul edilecektir.
Davacının sahip olduğu poliçede hırsızlık ile ilgili en önemli özel şart ise; hırsızlık
rizikosunun sadece araçla beraber emtianın çalınması durumunda geçerli olacağı şartıdır. Ekspertiz raporunda da bu hususa dikkat çekilmiştir. Hırsızlık nedeniyle tam zayi olan emtianın,
taşındığı araç ile birlikte çalınmadığı dosya kapsamında sabit olduğundan, meydana gelen
rizikoya davacının sahip olduğu poliçenin sigorta teminatı sağlamadığı, bu yönüyle de davalı
sigorta şirketinin tazminat talebi reddinin poliçe şartlarına uygun olduğu ve davacının
davalıdan sigorta tazminatı talebinde bulunamayacağı usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu ile sabit olmakla, davacının talebine konu emtiada meydana gelen zarardan dolayı davacının dava dışı taşıtana karşı sorumlu olduğu, Zayi olan emtia nedeniyle oluşan zarardan dolayı, davalı tarafından düzenlenen poliçede hırsızlık özel şartı nedeniyle davacının sorumluluğunun sigorta teminatı dışında kaldığı, davalı sigorta şirketinin zararı tazmin yükümlülüğü olamayacağı, kanaatine varılarak bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 615,40 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 8.625,00 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 8.009,6 TL harcın davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.