T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/357
KARAR NO : 2025/743
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/05/2023
KARAR TARİHİ : 10/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 11.01.2022 tarihli sözleşme akdedildiğini, müvekkil şirket sözleşme gereği yapması gereken tüm işleri eksiksiz bir şekilde ve zamanında tamamladığını, Fakat restorasyonun devam ettiği süre zarfında sözleşme kapsamında olmayan birçok yeni imalat ihtiyacı doğduğunu, Doğan bu imalat ihtiyaçları müvekkil şirketin temsilcileri tarafından davalı şirketin temsilcileriyle istişare içerisinde ve muvafakatleriyle müvekkil şirket tarafından tamamlandığını, davalı tarafın karşılıklı olarak imzalanmış sözleşmedeki ödeme vadelerine uymadığını, davalı şirket sözleşme gereği yapması gereken hiçbir ödemeyi vadesinde yapmadığını, müvekkil şirket sözleşmedeki yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, müvekkil şirket ek işlerle ilgili çalışmaları yürütmeye başlamadan önce davalı şirketin çalışanlarıyla ve yetkilileriyle mutabık kalmış bu doğrultuda çalışmalara başladığını, müvekkil şirket, sözleşme kapsamında olmayan 20 kalemde sayılabilecek ek işleri de davalı tarafın istek ve talepleri doğrultusunda gerçekleştirildiğini ve birçok ek iş de yalnızca davalının isteği sebebiyle müvekkil tarafından imal edildiğini, proje tamamlanıp teslim edildikten sonra davalı tarafından müvekkilin mağdur edileceği öngörülmesine rağmen ödemeler yapılmadığını, Davalı şirket, aylarca müvekkil şirketin kalan ödemelerini yapmadığını, davalı şirketçe ek işlere dair ödeme yapmama maksadıyla sözleşmedeki ana bedelin ödenmesi ibralaşma şartına bağlandığını, müvekkil şirketçe e-fatura olarak düzenlenmiş olan ana sözleşme bedeli ve ek işlerin bedelini ihtiva eden faturalara itiraz edilmediğini, dava konusu hususlarda müvekkil şirket tarafından davalı şirket adına iki adet fatura düzenlendiğini, söz konusu faturalara süresi içerisinde yapılmış herhangi bir itiraz bulunmadığını, Gelinen son noktada 1 numaralı faturanın ödemesi kısmen 2 numaralı fatura ise tamamen ödenmesi sebebiyle davalı şirket aleyhine -----. İcra Dairesi'nin ------. Sayılı dosyası üzerinden icra başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı yan kendisine usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen davacının dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ---- İcra müdürlüğünün ----- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ------ İcra müdürlüğünün ----- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından alınan 06/05/2024 tarihli raporda özetle; Dava konusu mekândaki Davacı tarafın imalatlarını yapmış olduğu her ürünün, yukarıda keşif anında çekilen fotoğraflarla izah ettiğimiz üzere mekânın dava dışı bir şirket tarafından yeni bir işletmeye hazırlamak maksadıyla söküldüğünden mekânın inceleme yapmaya elverişli olmayacak şekilde dört duvar hâline getirildiği görüldüğü, Dosya içeriğindeki taraflar arasında imzalanmış olan 11/01/2022 tarihli sözleşme incelenmiş olup Dava konusu olan ve Davacı tarafın ilave işler olarak yaptığını iddia ettiği imalatların karşılaştırmaları ve eşleştirmeleri yapılan sözleşme dışı yapıldığı iddia edilen işlerin sözleşme içeriğinde yer almadıkları görülmüştür. Bununla birlikte dosyaya delil olarak eklenen fotoğraflardan takiple ilave yapıldığı söylenen işlerin bazılarının yapılmış olduğu net olarak görülebildiği, Bu sebeple ilave yapıldığı iddia edilen ve yapıldığı tespit edilebilen her işin 11/01/2022 sözleşme tarihi itibari ile 1.700.000 TL * KDV olarak anlaşmaya varılan sözleşme bedeline eklenmesi gerekeceği Davacı tarafın ilave işlerin değerini belirttiği rakam 360.000 TL olmasına rağmen heyetimizce fotoğraf incelemeleri üzerinden takiple yapıldığı kesinlik kazandırılabilen imalatların toplam değerinin 159.000 TL olduğu belirlenmiştir. (Diğer yapıldığı iddia edilen işler ise sökülmeleri sebebiyle görülemediklerinden değerlendirilememiştir). İcraya konu olan 290.870,00 TL bedel bünyesinde yer alan ve incelenen Video ve fotoğraflardan eşleştirilemeyen 131.870.-TL tutarlı (290.870.-TL — 159,000.-TL) imalatlara ilişkin belgelerin (irsaliyeli fatura ve defter kayıtları) sunulması halinde, takdiri mahkememize ait olmak üzere bu imalatlara ilişkin bedellerin talep edilebileceği kanaatine varıldığı hususları beyan ve rapor edilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından alınan ek rapor da özetle; Bilirkişi heyetinin itirazlara ve davacı tarafın tanık beyanlarını inceleyerek ilave iş olarak yapıldığı iddia edilen imalatlarla eşleştiği belirlenen kalemleri hesap tablosuna dahil ettiği Davalı Tarafın tavan akmasıyla ilgili ayıplı ürün olup olmadığı yönündeki çatıdan su akmasıyla ilgili olarak, kısmi tamirat yapılmış olması sebebiyle, akıntının tamir edilen kısımdan olup olmadığının netlik kazanması mümkün olmadığı, Dosya içeriğindeki taraflar arasında imzalanmış olan 11/01/2022 tarihli sözleşme incelenmiş olup Dava konusu olan ve Davacı tarafın ilave işler olarak yaptığını iddia ettiği imalatların karşılaştırmaları ve eşleştirmeleri yapılan sözleşme dışı yapıldığı iddia edilen işlerin sözleşme içeriğinde yer almadıkları görüldüğü, Kök Raporumuzda dosyaya eklenen delil yetersizliğinden sağlanamayan eşleştirmeler belirlenmiş olup fotoğraflardan takiple ilave yapıldığı söylenen işlerin yapılmış olduğu net olarak görülebildiği, Bu sebeple ilave yapıldığı iddia edilen ve yapıldığı tespit edilebilen her işin 11/01/2022 sözleşme tarihi itibari ile 1.700.000 TL * KDV olarak anlaşmaya varılan sözleşme bedeline eklenmesi gerekeceği, Davacı tarafın ilave işlerin değerini belirttiği rakam 360.000 TL olmasına rağmen heyetimizce fotoğraf incelemeleri üzerinden takiple yapıldığı kesinlik kazandırılabilen imalatların toplam değerinin 358.500 TL olduğu belirlendiği, Yapıldığı iddia edilen fakat eşleştirilemeyen işler değerlendirilemediği İcraya konu olan 290.870,00 TL bedelli faturanın ek işlere ilişkin olduğu belirlendiğinde, ek iş miktarına yönelik itirazlar neticesinde 358.500 TL ek iş yapıldığı kanaati oluşmakla, davacının 290.870,00 TL miktarlı fatura alacağının bulunduğu sonucuna varıldığı hususları beyan ve rapor edilmiştir.
Mali müşavir bilirkişi tarafından alınan rapor da özetle; Davacı şirket Davalı şirkete toplamda 2 adet fatura düzenlediği ve aşağıda görüldüğü üzere faturalar detaylandırıldığı, Tarafların ticari defterlerinde faturaların kayıtlı olduğu görüldüğü, Davalı şirket Davacı şirkete 28.10.2022 tarihinde ----- no'lu 290.870 TL tutarında *------ no'lu fatura istinaden düzenlenen iade faturasıdır. açıklamasıyla e-arşiv fatura düzenlendiği, ancak Davalı şirketin V.UK kanunu gereğinde 8 gün yasal süresi içinde iade faturasının düzenlenmediği görüldüğü, Davacı şirketin ticari defterlerin de iade faturasının kayıtlı olmadığı tespit edildiği, davacı Şirketin 2022-2023 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davalı şirketten 338.446 TL alacaklı olduğu, Davalı Şirketin 2022-2023 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davacı 0,00 TL borç/alacak bakiyesinin olmadığı olduğu, Dosya kapsamındaki teknik bilirkişi tespiti neticesinde; Davacı şirket Davalı şirkete düzenlediği, 13.10.2022 tarihinde ----- no'lu 290.870,00TL Kdv Dahil (246.500,00 TL Kdv Hariç) “11.01.2022 tarihl------ Restoran Proje ve Uygulama Eser Sözleşmesi kapsamında yapılan ek işlerin bedelidir. açıklamasıyla e-arşiv fatura yerinde olduğu tespit etmiş olup Davalı şirket düzenlenmiş olduğu iade faturasının geçersiz olduğu sonucuna varılmak suretiyle,Davacı şirketin dava konusu kısmi itirazın iptaline konu ------İcra Müdürlüğü -------- Esas sayılı icra dosyası kapsamında , Davalı şirketten dava konusu faturadan kaynaklı 290.870,00 TL tutarında alacaklı olduğu hususları beyan ve rapor edilmiştir.Uyuşmazlık, TBK'nın 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.
Kural olarak, eserin sözleşmeye uygun olarak tamamlanıp teslim edildiğini ispat yükü yüklenicidedir. TMK.'nın 6. maddesinde düzenlenmiş olan genel ispat şuralından çıkarılan bu sonuç, Yargıtay -----. Hukuk Dairesi'nin bir çok kararında "kural olarak eser sözleşmelerinde eserin teslimini, sözleşmeye ve tekniğine uygun olup olmadığını kanıtlamak yükleniciye aittir." şeklinde ifade edilmiştir.Teslim edilen eserin ayıplı ve/veya eksik olduğunu ve bedelin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibine aittir. İçtihatlarda, Yargıtay’ın da bu doğrultuda tutum sergilediği görülmektedir. “Eser sözleşmesine dayalı ilişkilerde eserin teslim edildiğini ispatlama yükümlülüğü yüklenicide, eserin ayıplı olduğu iddiası ve bedelin ödendiğini ispatlama yükümlülüğü ise iş sahibindedir.” (bkz.Yargıtay -----.Hukuk Dairesi'nin. 30.05.2013 tarih, ---- sas, ----- Karar sayılı kararı)Dosya kapsamı ve hükme esas alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın, davacı tarafın sözleşme konusu işler dışında ilave imalatlar yaptığı ve bu işlerin bedelinin ödenmediği iddiası ile açılmış fatura alacağından kaynaklı itirazın iptali davasından ibaret olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda, davalı tarafın tavan akması hususunda beyan dilekçesiyle ileri sürdüğü ayıplı teslim iddiası yönünden yapılan incelemede ise, çatıda meydana gelen su akıntısının tamir edilen kısımdan kaynaklanıp kaynaklanmadığının belirlenmesinin mümkün olmadığı, zira kısmi tamirat yapılmış olması nedeniyle bu konuda kesin bir kanaat oluşturulamadığı ifade edilmiştir. Dosya kapsamındaki 11/01/2022 tarihli sözleşme incelendiğinde, davacı tarafça ilave işler olarak yapıldığı ileri sürülen imalatların sözleşme kapsamında yer almadığı, dolayısıyla sözleşme dışı işler niteliğinde olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından yapılan fotoğraf incelemeleri ve delil değerlendirmeleri sonucunda, davacının söz konusu ilave işleri fiilen gerçekleştirdiği belirlenmiş olup, bu nedenle 1.700.000 TL + KDV tutarındaki sözleşme bedeline tespit edilen ilave iş bedellerinin eklenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Dinlenen tanık beyanları, mail yazışmaları, teknik rapor ve ticari defter kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, davacı ve davalının basiretli tacir oldukları, bu kapsamda davalının onayı olmadan ek iş yapılmasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilerek, icra takibine konu 290.870,00 TL bedelli faturanın ilave işlere ilişkin olduğu ve yapılan incelemeler sonucunda bu miktarın davacı tarafından yapılan ve bedeline hak kazanılan işler kapsamında bulunduğu kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-Davalının -----. İcra müdürlüğünün ------- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 290.870,00 TL yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,
2-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Karar harcı 19.869,32 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.407,99 TL harcın mahsubu ile bakiye 18.461,33 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 1.407,99 TL peşin harç 4.942,65 TL Keşif harcı olmak üzere toplam 6.530,54 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.690,75 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 46.539,20 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.