T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/196
KARAR NO : 2025/770
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 21/03/2023
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACI:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;
Müvekkili ...’ın, davalı-borçlu ile varılan anlaşma kapsamında davalı-borçlu şirketin alıcısı olduğu
emtianın ------- Türkiye'ye taşınması işini üstlendiği, taşıma işinin fiili taşımacı müvekkil tarafından ---- davalı-borçlu tarafından verilen talimata
istinaden davadışı -------- isimli firma adresine teslim edildiğini, taşıma işinden kaynaklanan 4.500,00 USD
navlun ücretinin müvekkilinin tüm taleplerine rağmen ödenmemesi üzerine; alacağın tahsili ve uyuşmazlığın giderilmesi için ---- Büro----- Arb. Dosya no.lu ancak arabuluculuk sürecinde anlaşmaya varılamadığını, davalı/borçlu şirketin, başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetli şekilde itirazda bulunulması
sebebiyle, ----. İcra Müdürlüğü'nün -------. Sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ile icra-inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava etmiştir.
CEVAP: Davalıya usulüne uygun şekilde dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davalının cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, ---- İcra Dairesinin------ Esas sayılı dosyasına yapılan itiraz nedeni ile açılan itirazın iptali davasına ilişkindir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ----- İcra Müdürlüğünün ------ Sayılı sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişinin 31/03/2024 tarihli dilekçesinde özetle; Davacı vekili, dava dilekçesinde, ticari kayıtlarını delil olarak belirtmesine rağmen,dosyaya bu yönde ticari kayıtlara ilişkin bir veri sunulmadığı için bu yönde bir inceleme yapılamadığı, davalı vekili tarafından davaya cevap verilmediği gibi, dosyaya ticari kayıtlara ilişkin bir veri sunulmadığından bu yönde bir inceleme yapılamadığı, itiraza konu ------ İcra Müdürlüğünün
----- Esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; borçlu ------- aleyhine alacaklı ...
tarafından 4.500,00USD tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya
tebliğ edildiği ve borçlu vekilinin itirazı ile takibin durduğu tespit edildiği, raporun sonuç kısmında, davacının ----.İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı
dosyası nezdinde başlatmış olduğu takibin dayanağı olarak, davalı ile taraf
olduğu taşıma sözleşmesinin dosya kapsamında bulunmadığı,
sunulan CMR belgesine göre; davalının taşıtan, davadışı--------taşıyan olduğu, davacının
maliki olduğu aracın mülkiyetinin kendisinde olmasının taşıma sözleşmesine
davalı ile taraf olduğu anlamına gelmeyeceği, davalının pasif husumet ehliyeti
olduğuna dair bir karinenin dosya kapsamında mevcut olmadığı,
Davalı/takip borçlusunun CMR belgesine navlun sözleşmesinden borcunun
davacı/takip alacaklısına değil, davadışı -------- olacağı, davadışı bu firmanın söz konusu
taşıma işinden dolayı davalı/takip borçlusundan navlun alacağını davacıya
temlik ettiğine dair yazılı bir temlik sözleşmesi de bulunmadığı,
yukarıda detaylı olarak izah edilen nedenlerle davalı/takip borçlusunun kendi
aleyhine başlatılan takibe vaki itirazının yerinde olacağı, takiple sıkı sıkıya
bağlılık gereği, (her ne kadar CMR bir taşıma sözleşmesi olsa da sunulan CMR
belgesine göre taşımanın tarafı olmadığı anlaşılan) takipte dayandığı ve davalı
ile kendisinin taraf olduğu taşıma sözleşmesini sunmayan davacının başlatmış olduğu takibe vaki itirazın iptalini talep edemeyeceği yönünde rapor sunulduğu görülmüştür. Temlik eden şirket olan ----- tarafından taraflarlar arasında akdedildiği belirtilen 01/10/2022 tarihli, yazılı temlik sözleşmesi bulunduğu ve mahkemeye sunulduğu görülmüştür.
Dosyaya sunulan temlikname ve dosya kapsamı hakkında değerlendirme yapmak üzere dosya ek rapora gönderilmiştir. Ek raporun sonuç kısmında,davacıya temlik veren davadışı şirketin, davalıdan alacağı olduğu yönünde dosya kapsamında bir veri bulunmadığı,
davacının takipte alacağın temlikine değil de taşıma sözleşmesinden bakiye borca
dayandığı, ancak dosya kapsamıda davacı ile davalı arasında bir taşıma
sözleşmesi bulunmadığı,
sunulan CMR belgesine göre davalı taşıtan ile temlik veren arasında bir taşıma
ilişkisi olduğu görülse de navlun ücretinin ne kadar olduğunun belli
olmadığı,
tüm hususlar birlikte ele alındığında, davacının sunmuş olduğu temlik
belgesinin geçerliliği konusunda nihai takdir ve hukuki değerlendirmenin
mahkemeye ait olacağı yönünde mütalaa da bulunmuştur.
Somut olayda davacının dava dışı temlik eden ----- dava konusu alacığı temlik aldığı, dava dışı --- ile davalının ticari defterlerinin incelenmesi için ara karar kurulduğu, davacının masrafı yatırmadığından incelemenin yapılamadığı, taşıma bilirkişi tarafından yapılan inceleme de davacıya temlik veren davadışı şirketin, davalıdan alacağı olduğu yönünde dosya kapsamında bir veri bulunmadığı, davacının takipte alacağın temlikine değil de taşıma sözleşmesinden bakiye borca dayandığı, ancak dosya kapsamıda davacı ile davalı arasında bir taşıma sözleşmesi bulunmadığı, sunulan CMR bgelgesine göre davalı taşıtan ile temlik veren arasından bir taşıma ilişkisi olduğu görülmüş olsa da navlun ücretinin ne kadar olduğunun belli olmadığı, dava dışı ------- ve davalı arasında navlun ücreti ne kadar olduğu defterlerin incelenememesi nedeniyle ispat edilemediği, davacının takip talebinde temliknameye dayanmadığı taraflar arasında sözleşme de bulunmadığı anlaşılmakla usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davacı tarafından ispat edilemeyen davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harcın, dava açılışı sırasında peşin yatırılan 1.042,35 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 426,95 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin dava reddolunduğundan davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde -------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.