T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/209
KARAR NO : 2025/715
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/03/2023
KARAR TARİHİ : 03/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalı firma arasında “24 saat esaslı koruyucu özel güvenlik hizmetleri taahhüt sözleşmesi” imzalandığını, bu sözleşme ile davalı şirket, müvekkil şirkete kendisinin istihdam edeceği özel güvenlik görevlileri ile, 24 saat esaslı özel güvenlik hizmeti vermeyi; müvekkil şirket de bunun karşılığında belirlenen hizmet bedelini davalı şirkete ödemeyi taahhüt ettiğini, sözleşmenin çeşitli hükümlerinde defaat ile vurgulandığı üzere; davalı firma, kendisinin istihdam edeceği ve ücret ile sair her türlü işçilik alacağını kendisinin ödeyeceği özel güvenlik görevlileri ile müvekkil şirkete güvenlik hizmeti vermeyi kabul ettiğini, ancak davalı taraf sözleşmeyi ihlal ederek müvekkil şirkete ------ numaralı 17/09/2021 tarihli “PERSONEL İHBAR TAZMİNATI KARŞILIĞI (9 KİŞİ)” içerikli fatura kestiğini, ancak davalı firma buna rağmen; 45.310,23 TL tutarındaki faturayı -----İcra Dairesinin ------ Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibine konu ettiğini, yasal düzenlemelere göre alt işveren konumunda olan davalı şirketin 9 personeline ait ihbar tazminatı bedelini, asıl işveren konumunda olan müvekkil şirketten isteyip isteyemeyeceği; taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca belirleneceğini, sözleşme hükümleri incelendiğinde; davalı şirketin istihdam ettiği ve kendi bünyesinde sigortalı olan işçilerin, İş Kanunundan kaynaklanan ihbar tazminatını ödeme yükümlülüğü yalnızca davalı şirketi bağlamakta olup bu yükümlülüğünün maddi külfetinin müvekkil şirkete yükletilmesi kabul edilemeyeceğini, Kaldı ki, fatura “verilen hizmet veya yapılan iş karşılığında” ödenmesi gereken tutarı gösteren bir belge olup “işçilere ödenen ihbar tazminatı” sebebiyle fatura kesilmesi de olanaksız olduğunu, . Zira davalı firma, işçisine ihbar tazminatı ödemekle müvekkil firmaya bir hizmet vermiş veya bir iş yapmış sayılmayacağını, davalı firmanın icra takibine konu ettiği fatura, hem taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince hem de müvekkil şirkete verdiği bir hizmet veya yaptığı bir iş olmaması nedeniyle kabul edilebilir olmadığını, Ancak faturanın icra takibine konu edilmesinden sonra haciz tehdidi ile karşı karşıya kalarak dosya borcunun tamamının ödenmiş olmasından ötürü, davalı tarafın haksız kazanç sağladığı açıkça ortada olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulü ile Müvekkil şirket tarafından davalı tarafça ikame edilen ----. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyasına
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf ile müvekkil firma arasında 16.09.2017 tarihli 24 saat esaslı koruyucu özel güvenlik hizmet sözleşmesi imzalandığını, davacının sözleşmeye aykırı davranarak müvekkilden eksiksiz hizmet aldığı halde müvekkile ihtarnameye rağmen 3 faturasının ödemesini yapmaması neticesinde davacının iş yerine hizmet veren müvekkilin 9 çalışanı işten ayrıldığını, Davacı firmanın iş yerinde hizmet veren müvekkilin güvenlik personellerinin, ihbar tazminatı müvekkil tarafından ödenmiş ve işten çıkmalarına davacının sözleşmeye aykırı fiilleri sebep olduğundan da hukuka uygun olarak davacıya fatura edildiğini, davacı, edimini yerine getirmeyen taraf olarak, ihtarnameye rağmen de yerine getirmediği halde sanki tüm edimlerini yerine getiren tarafmış gibi sözleşmede yer alan, müvekkilin işçilerine karşı olan sorumluluğunu düzenleyen maddelere dayanarak talepte bulunamayacağı açıkça aksine sözleşmeye aykırı davranışlarının doğurduğu sonuçları sözleşmede belirtildiği gibi tazmin etmesi gerektiği açıkça ortada olduğunu, davacının sözleşmede işçilere karşı müvekkilin ihbar tazminatından sorumlu olmadığına dayandığı maddede açıkça ihbar tazminatı yazmamakla birlikte davacının bu iddiası değerlendirilirken, davacının dayanak gösterdiği sözleşmeye zaten aykırı davranarak müvekkilin haklı şekilde sözleşmeyi feshetmesine sebebiyet verdiğinin dikkate alınması gerektiğini, davacının, bu sözleşmeye aykırı davranışı sebebi ile müvekkilin dava konusu 9 işçisinin haklarını ödeyemediği için işten ayrılmaları sonucu, ihbar tazminatını ödemek zorunda bırakıldığı görüleceğini, Taraflar arasındaki sözleşme devam ederken müvekkil çalışanlarından davacı firmada hizmet veren 5 çalışan, aynı anda işten ayrılmış ve 17.06.2020 tarihinde iş davası açmışlardır. Davacı ------ , müvekkil ile birlikte davalı olduğu -----İş Mahkemesi ------ sayılı ve dosyalarını istinafa göndermeden kendi yönünden kesinleştirildiğini, davacı, dosyaların karara çıkması akabinde iş bu kararlarda yazan tutarları sözleşmede böyle bir ibare olmamasına ve bu hakka sahip olmamasına rağmen müvekkile hizmaet karşılığı olarak yapması gereken kararı takip eden aylara ilişkin 2021 Temmuz - 2021 Ağustos faturalarını müvekkile ödemediğini, davacı, bu iyi olmayan ve sözleşmeye aykırı davranışını iş bu davaların karara çıktığı 2021 yılı Temmuz ve Ağustos aylarında müvekkilin kendisine verdiği güvenlik hizmeti karşılığı müvekkile yapması gereken ödemeyi yapmayarak, bu iş davası dosyalarına itiraz etmeyip kesinleştireceği için icra takibi yapılmasını bekleyip 08.12.2021 tarihine kadar tüm yazılı sözlü taleplerine rağmen uhdesinde tuttuğunu, Davacı ,müvekkile yapması gereken ödemeleri uhdesinde tutarak bu tutardan İcra dosyalarına ödeme yaptıktan sonra hala müvekkilin davacıdan alacağı söz konusu olduğu halde de kalan tutarı müvekkile ödemediğini, 30.06.2019 tarihli fatura tutari 38.022,TL.nin ödenmeyen tutarı olan 28.782,00TL. 29.07.2021 tarihli ödenmeyen fatura tutarı 53.368,65TL 25.08.2021 tarihli ödenmeyen fatura tutarı 55.353,65 TL. olmak üzere Toplam 137.504,30 TL. Alacak tutarına dava konusu olan 9 personelin 45.310,23TL.olan ihbar tazminatı ile müvekkilin davacıdan alacak tutarı 182.814,53 TL. OlDUĞUNU, davacının sözleşmeye aykırı davranışı ile sözleşmenin feshine neden olduğu müvekkile yapmadığı ödemelerden 105.900,00TL.yi icra dosyalarının tutarının belirtildiği reddiyatlarla ödediği görüleceğini, davacı,müvekkile yapmadığı ödemeleri,icra takibi yapılması akabinde iş davası davacılarına ayrı ayrı ödediğini toplamda 105.900,00TL olan 5 ayrı icra dosyasının ödemelerinden sonra dahi davacı, müvekkile 76.914,53 TL. Borcu kaldığını Müvekkil mesaj,mail her türlü sözlü ve yazılı taleplerine rağmen netice alamayınca davacıdan ihtarname ile talep etmesi hasıl olduğunu, İhtarnameye rağmen ödenmeyen tutarlar ----. İcra dairesi'nin -----sayılı 31.603,65 TL bedelli ödenmeyen alacağına ilişkin ve-----. İcra Müd'n,n ----- sayılı 45.310 ,23 TL fatura bedelli ihbar tazminat tutarı bedelli dosyaları ile takibe konulmuş ve tahsil edildiğini müvekkil tarafından ihbar tazminatı bedeli olarak düzenlenen fatura davacıya gönderilmiş ve davacı tarafından kabul edildiğini, tüm bu nedenlerle açılan davanın usul ve esastan reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından alınan kök ve ek raporlarda özetle; “Özel Güvenlik Hizmeti Taahhüt Sözleşmesi” nin 10.maddesindeki düzenlemeye göre davacı şirket tarafından ----İcra Müdürlüğünün ------ sayılı dosyasına konu edilen 28.11.2021 tarihli ihbar tazminatı faturasına dayalı alacaktan sorumluluğuna gidilemeyeceği kabulü durumunda icra dosyasına 20.02.2023 tarihinde ödenen 62.743,21 TL sini davalıdan geri talep edebileceği (20.02.203 ödeme tarihinden yürütülecek faiz konusunda takdir mahkememize ait olmak üzere) hususları beyan ve rapor edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen Özel Güvenlik Hizmetleri Taahhüt Sözleşmesi”nin 10. maddesinde, sözleşme bedeline kıdem, yıllık izin, bayram mesaileri ve personele ödenen diğer ücretler gibi tüm giderlerin dahil olduğu, bu düzenleme ile taraflar arasındaki sorumluluk rejiminin belirlendiği ve tüm sorumluluğun davalı yüklenici şirkete ait olduğu tespit edilmiştir.Davacı, iş hukuku açısından diğer işveren olarak davalı ile birlikte sorumlu olmasına rağmen, taraflar arasındaki iç ilişkiyi düzenleyen sözleşmede bu husus açıkça düzenlenmiştir Tarafların tacir olmaları ve sözleşme serbestisi ilkesi gereği, yasaya, örf ve adete aykırı olmadığı sürece her türlü anlaşmayı yapabilecekleri dikkate alındığında; davacı şirketin iş mahkemesi ilamı gereği müteselsilen sorumlu tutulduğu miktarı üçüncü kişiye ödedikten sonra, davalı şirkete sözleşme hükmü uyarınca rücuen başvurmasında herhangi bir engel bulunmamaktadır. Sözleşmeye göre yüklenici, sözleşme bedeli dışında ek ödeme talep edemeyecek olup, işçi-işveren uyuşmazlıklarından doğan tüm sonuçlardan sorumlu tutulmaktadır. Bu nedenle, davacının dava dışı işçilerce açılan davalar sonucunda icra dosyalarına yaptığı ödemeleri, sözleşme gereği davalı yükleniciye rücu etme hakkı bulunduğu kanaatine varılmıştır. Bu nedenlerle usul ve yasaya uygun teknik bilirkişi raporu doğrultusunda talebe bağlılık ilkesi uyarınca davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiştir. (T.C. ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi'nin ----- esas ve --- karar sayılı ilamı)
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile 100 TL nin ödeme tarihi olan 20/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek
avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine,
2-Karar harcı 615,40 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç olmak üzere toplam 359,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
4-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.140,50 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 100,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı (e- duruşma sistemi üzerinden) kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.