T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/869
KARAR NO : 2025/654
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/11/2022
KARAR TARİHİ : 19/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından davalılar aleyhine davacılara borcu olduğundan bahisle ----. İcra Müdürlüğü ------sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, icra dosyası incelendiğinde takibin bonolara dayandığı ve davalılar aleyhine toplamda 282.326,06 TL için icra takibi yapıldığı anlaşıldığı, davalılardan ------- şirketinin inşaat faaliyeti ile meşgul olduğu, davalı, davacının-------- bulunan inşaatına asansör işi yaptığı, bu asansör için davalı ile 11.09.2018 tarihli ek protokol de yapıldığı ve davacı bu protokole göre edimlerini yerine getirmiş ve borcunu ödediği, davacının davalıya başkaca borcunun bulunmadığı, davalı haksız ve kötü niyetle elinde bulunan bonolara dayalı olarak mükerrer tahsilat için icra takibi yaptığı, tarafların defter ve belgeleri, banka hesapları incelendiğinde davacıları hiçbir borcu bulunmadığı anlaşılacağı, yukarıda sunulu ve resen belirlenecek nedenlerle, davacıları davalıya borcu olmadığının tespiti ile ----- İcra Müdürlüğü ------ Sayılı takibin iptali ile davacı aleyhine haksız ve kötü niyetli icra takibi yapan davalı aleyhine yüzde 20'den az olmamak üzere haksız takip tazminatına hükmedilmesini, davalıların, davalıya borcunun bulunmadığının tespiti ile-----. İcra Müdürlüğü ------ sayılı dosyasıyla davacılar aleyhine başlatılan icra takibinin iptal edilmesine, haksız takip sebebiyle davalının %20” den az olmamak üzere haksız takip tazminatına hükmedilmesi, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıların dava hakkının zamanaşımına uğramış olduğu, davanın reddi gerektiği, ayrıca davacılar piyasadaki bir çok şirket ve iş yaptığı kat maliklerini dolandırdığı, davacı --- fiilen iflas etmiş bir şirket olduğu, bu nedenle davacı ------ ticari defterlerinin ve hakkında açılmış icra takiplerinin incelenmesini ve dava dosyasına eklenmesini talep ettiklerini, davacı ----- ise öz amcası ---- dahi mağdur ettiği, amcasına olan borçlarını dahi ödemediği, ayrıca ------ fiilen iflas etmiş olan ---- ile aynı adreste -----ŞİRKETİ" adı altında bir şirket de açmış olup dava tarihinden kısa bir süre önce yetkilerini üçüncü şahıslara devrettiği, davacı -------, 2017 yılı itibariyle piyasada dolandırdığı insanlardan kurtulmak ve ticaret yapabilmeye devam edebilmek için babası ----- şirketini kullanarak ticari faaliyetlerine devam ettiği, ------ bu şirketin eski müdürü ve tek hissedarı olduğu, işbu kapsamda da adı ------ticari defterlerinin incelenmesini talep ettiklerini, iki şirket arasındaki organik bağın tarafımızca tespit edilememesindeki en önemli faktörün davacı----kız kardeşi -------Odası'nda üst düzey yetkide bir görevinin bulunmasından kaynaklandığı, davalı ile davacılar ile bir çok projede çalışmış, davacıların bir çok inşaat projesinde davalı şirket asansör ve yürüyen merdiven işi almış ve iklerini eksiksiz bir şekilde yerine getirdiği, İşbu kapsamda 2017 yılı ve öncesinde davacı ------ basiretsiz tacir olduğunu, maddi anlamda zor bir dönem geçirdiğini davalıya şifahen beyan ettiği, davaya konu sözleşme ile icra takibi arasında yaklaşık 10 aylık bir zaman farkı vardır. Taraflar işbu sözleşmeyi imzalarken de----- İcra Dairesi----- Esas sayılı dosyada takip devam ettiğini, Ancak sözleşmenin hiçbir maddesinde ödeme yapıldığı taktirde yukarıda adı geçen takip dosyasındaki alacak kalemlerinden mahsup edileceğine ya da sözleşmeye istinaden yapılacak ödemelerin takipteki borçtan düşüleceğine dair bir hüküm bulunmadığı, ayrıca ödemeler dava dışı ---- tarafından yapılmış olup takibe konu senetlerde ------ adı ciranta, kefil ve benzeri hiç bir şekilde geçmediği, işbu kapsamda ------ doğrudan taraf olduğu, ödemelerin ------ tarafından yapıldığı bir protokole konu işte davacıların sorumluluğunun nasıl sona erdiğini davacılar ayrıca ispatlamak zorunda olduğu, iddiaları kabul etmemekle birlikte davacıların davalarında haklı olmaları ihtimalinde bile senetler muaccel olduktan sonra işleme konulmuş olup takipten yaklaşık 10 ay sonra ana paranın yalnızca bir kısmı ödendiği, sırf bu nedenle dahi kalan tutar, vekalet ücreti ve faiz için takibin devamı gerektiği, yukarıda kısaca arz edilen nedenlerle, haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, kambiyo senedine dayalı başlatılan icra takiplerinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.Davalının zamanaşımı definin, Borçlar Kanunu m. 146 uyarınca zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu gözetilerek reddine karar vermek gerekmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; Davacı ------- raporun 4.a.1. bölümünde incelenen 2017-2018 ve 2019 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış/kapanış noter onaylarının süresinde yapıldığı, T.T.K” nu ve V.U.K” nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı Davalı --------Sayın Mahkeme kaleminde 10.04.2023 tarihinde saat 10:40” da yapılan incelemeye katılmadığı, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği ve dosya kapsamında yerinde inceleme talebinde bulunmadığı anlaşıldığından ticari defterleri incelenemediği, Davacının Menfi Tespit Talebi Yönünden: Davacı aleyhine -----. İcra Dairesinin ------- sayılı dosyasından 21.03.2017 keşide, 15.07.2017 vade tarihli 100.000,00 TL tutarlı senet bedeline istinaden kambiyo senetlerine dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığı, işbu takipten kaynaklı borçlu olup olmadığının tespitine ilişkin yapılan incelemedi davacı --------kendi ticari defterlerinde davalı açık hesabından 411.647,00 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, yapılan incelemede davacının kendi defterlerinde bahse konu senet bedeli açıklaması ile ilgili herhangi bir ödeme kaydına rastlanmadığı, Tüm bu hususlar çerçevesinde davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının olup olmadığı ve diğer hususlara ilişkin hukuki değerlendirmenin mahkememize ait olduğu hususlarını beyan ve rapor edilmiştir.
Bilirkişi tarafından alınan ek rapor da özetle; Davacının Menfi Tespit Talebi Yönünden: Davacı aleyhine -----. İcra Dairesinin --------. sayılı dosyasından 21.03.2017 keşide, 15.07.2017 vade tarihli 100.000,00 TL tutarlı senet bedeline istinaden kambiyo senetlerine dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığı, işbu takipten kaynaklı borçlu olup olmadığının tespitine ilişkin yapılan incelemede; davacı -------- kendi ticari defterlerinde davalı açık hesabından 411.647,00 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, alacak bakiyesini oluşturan kayıtların ise işbu ek raporun 3.a. bölümünde detaylı olarak tespit edildiği şekilde---- no.lu “Verilen ------- Senetleri” hesabına borç kaydedilen 5 adet senet kaydından kaynaklandığı, öte yandan; davalı ---- incelemeye katılmadığı, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği bu sebeple ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığı, Davalı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi ekinde 15/07/2017 vadeli 100.000 TL tutarlı senedin -------şubesi tarafından “Ödememe Protestosu” gönderildiğini beyan etmiş ve ekine 100.000,00 TL tutarlı senedi sunmuştur. Senet üzerinde yapılan incelemede düzenlenme tarihinin 21.03.2017, vadesinin ise 30.07.2017 tarihli olduğu hususlarını beyan ve rapor edilmiştir.
Bilirkişi tarafından alınan ikinci ek raporda özetle; Kök raporun 4.b.1. bölümünde incelenen davacı şirketin kendi defterlerinde 31.03.2017 tarihinde ----- nolu belge ile davalı aleyhine toplamda 475.000,00 TL tutarında-----no.lu Verilen------Senetleri hesabına borç kaydedildiği Davacı aleyhine-----. İcra Dairesinin -------. sayılı dosyasından 21.03.2017 keşide, 15.07.2017 vade tarihli 100.000,00 TL tutarlı senet bedeline istinaden kambiyo senetlerine dayalı ilamsız icra takibine konu edilen davacı defterlerinde davalı ------ no.lu açık hesabında 21/03/2017 “Verilen ------ Senetleri” açıklaması ile tespit edildiği şekilde kayıtlı olduğu görüldüğü hususları beyan ve rapor edilmiştir.Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalı(alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi sadece inkâr etmekle yetinir ise, başka bir deyişle bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmüş ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalıya düşer. Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer.Bedelsizlik iddiası, TTK’nın 687. maddesi anlamında bir kişisel def’îdir. Bedelsizlik bir kişisel def’î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’îni ileri sürebilir. Bu kapsamda kambiyo senedinin teminat amacıyla verildiği iddiası da temelinde bedelsizliğe dayalı bir iddiadır. Ancak kural olarak kambiyo senedinin teminat olarak verilmesi senedin doğrudan bedelsizliğine yol açmaz; teminat altına alınan borcun yerine getirilmesi ve teminat ihtiyacının ortadan kalkması ile senet bedelsiz hâle gelir. Senet ciro edilmişse hamil senedin teminat senedi olduğunu biliyor ve borçlunun zararına hareket ediyorsa, anılan def’înin hamile karşı da öne sürülmesi mümkündür.Senedin teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılamıyor ise senedin sözleşme ile bağlantısı kanıtlanmalıdır. Sözleşmede senedin vade, tanzim tarihi ve miktarlarına açık bir şekilde atıf bulunmalıdır. Menfi tespit davasının konusunu oluşturan senedin bedelsizliğine dair iddiayı ispat yükü üzerinde olan senet borçlusu bu iddiasını, HMK’nın 201. maddesi gereğince ancak yazılı delille/kesin delille ispatlayabilir.(Yargıtay HGK'nın ------- Sayılı ve 17.11.2022 tarihli kararı) Yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere; bir senedin teminat senedi vasfını taşıyabilmesi için; ya senet metninde açık olarak teminatın hangi hususta verildiği belirtilmeli, ya da ayrı bir sözleşmeyle söz konusu teminat senedine keşide tarihi lehtar ve keşideci bilgilerine atıf yapılarak senedin teminat senedi olduğunun belirlenebilir olması sağlanmalıdır. Senet üzerine yazılacak olan "teminattır" ibaresi dahi tek başına senede teminat senedi olma hüviyetini kazandırmaz. "teminat senedidir," "devredilemez", "ciro edilemez", ibareleri de tek başına geçersiz olup, hiç yazılmamış kabul edilir. Aynı yönde (Yargıtay -----.Hukuk Dairesi’nin ------ sayılı ilamı), bir senedin teminat senedi olduğunu ileri süren taraf bunu yazılı bir belge ile ispatlamalıdır. Somut olayda takip konusu bononun teminat senedi olduğu yönündeki iddialar yönünden davacı tarafça dosyaya herhangi bir yazılı belge sunulamadığı, davalının bu yönde bir kabulünün bulunmadığı, HMK'nın 200. Maddesine göre senede karşı senetle ispat yükümlülüğü altında bulunan davacı tarafça senedin teminat amacıyla verildiği doldurulduğu hususunun kanıtlanamadığı ve kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğu gözetilerek ayrıca dava dışı ------- tarafından yapılan ödemelerin icra takibine konu bonoya yönelik yapıldığı husunun celp edilen dekontlardan açıkça anlaşılmamıştır.Mükerrer ödeme yapıldığına yönelik iddiaların ticari defterler uyarınca da ispat edilemediği gözetilerek açılan davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. Her ne kadar davacı yanın yemin deliline yönelik olarak ara karar kurulmuş ise de ------ Bölge Adliye Mahkemesi ------. Hukuk Dairesi'nin ----- Esas ve ------ karar sayılı ilamı uyarınca 6100 sayılı HMK 226/1-c fıkrasına göre konusu suç teşkil eden hususlarda yemin teklif edilemeyeceğinden iş bu ara karadan rücu edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Karar harcı 615,40 TL den başlangıçta peşin olarak yatırılan 4.821,43 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 4.176,03 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.172,16 TL NİSPİ vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.