T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/192
KARAR NO : 2025/686
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/03/2024
KARAR TARİHİ : 25/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle-----nezdinde ------ numaralı Motorlu Kara Taşıtları Kasko Sigorta
Poliçesi bulunan ve müvekkilimiz-------Şirketi adına tescilli -------plakalı aracın detayı ekli kaza tutanağında belirtildiği
gibi 13.11.2023 tarihinde tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası yaşamıştır. Yaşanan işbu trafik kazasında
hava yağışlı olması zeminin ıslak olması havanın karanlık olması nedeniyle sürücü KTK 52/1-b maddesi
gereğince asli kusurlu bulunmuştur.
Müvekkil, meydana gelen kaza ile ilgili olarak hasar dosyası açtırarak gerekli işlemleri
yaptırmıştır. Meydana gelen bu kazasına istinaden davalı sigorta şirketi müvekkilin aracında meydana
gelen hasarın tespiti için eksper görevlendirmiştir. Görevli eksper raporu tanzim edilmiştir. Lakin
düzenlenen bu eksper raporu afaki olup müvekkilimizin aracında ortaya çıkan gerçek hasarı
yansıtmamaktadır. Müvekkilin aracında ortaya çıkan zarar sigorta şirketinin görevlendirmiş olduğu
eksperin belirlemiş olduğu 1.362.936,54 TL’den daha fazladır. Davalı sigorta şirketi tarafından
görevlendirilen eksperin hazırlamış olduğu eksper raporu eksik ve hatalı olduğundan müvekkil 5684
sayılı Sigortacılık Kanununun 22/19 maddesi uyarınca kaza yapan aracına eksper atamış ve aracının
gerçek hasarını kayıt altına almıştır. Söz konusu eksper raporu dilekçemiz ekinde mevcuttur. Atanan
eksper raporundan da anlaşılacağı şekilde müvekkilin aracında 1.550.374,03 TL hasar tespit edilmiştir.
Mahkemenizde yapılacak yargılamada müvekkilin aracında ne kadar hasar olduğu husus netlik
kazanacaktır.
Müvekkil ile davalı sigorta şirketi arasında yapılan sigorta sözleşmesi gereği araçta oluşan riziko,
poliçe kapsamında olmasına rağmen sigorta şirketi keyfiyete dayalı, afaki bir ön inceleme ve hukuki
dayanaktan yoksun olarak sürücü alkol etkisinde kaza yaptığını belirterek araçta oluşan zararı ret
etmiştir. Söz konusu kazaya ilişkin hasar dosyasının mesnetsiz ve hukuka aykırı bir şekilde ret edilmesi
müvekkilimin mağduriyetine neden olmuştur. Sigorta şirketi tamamen sorumluluktan kurtulmak için
kötü niyetli bir şekilde hareket ederek hasarın ret edildiğini tarafımıza bildirimde bulunmamıştır.
Meydana gelen kazada sürücü münhasıran alkol etkisinde kalarak kazaya sebebiyet vermemiştir.
Meydana gelen kazadan sonra araç sürücüsü ----- Devlet Hastanesine sevk edilmiş ve
kanından örnek alınmıştır. Alınan kan örneğinde 0.18 Promil alkollü olduğu tespit edildiği belirtilmiştir.
Öncelikle bu alkol oranına itiraz etmekle birlikte meydana gelen bu kazada araç sürücüsü ----- alkolsüzdür. Sürücüden alınan kan örnekleri numunesi şuan da ----- Devlet
Hastanesinde muhafaza altındadır. Hastaneden alınan kan örnekleri kuvvetle muhtemel karışma durumu
söz konusudur. Mahkemenizde yapılacak yargılamada kan örneklerinin hastaneden celp edilerek
sürücüde alkol olup olmadığının tespiti ile Adli Tıp Kurumuna gönderilmesini talep ederim.
Müvekkilin aracında meydana gelen gerçek hasarın tespiti için atamış olduğu ekspere ödenen
1.250,00 TL ücretin sigorta şirketinden alınarak müvekkile ödenmesi gerekir.
Müvekkilimin maliki bulunduğu, kazaya konu ------- plakalı araçta meydana gelen zarar
nedeniyle; HMK 107 maddesi gereği belirsiz alacak davamızı fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak
kaydıyla ileride yapılacak bilirkişi tespiti sonucu ortaya çıkacak zarardan kaynaklı tazminat talebimizi
artırmak üzere; şimdilik 10,00 TL alacağımızın başvuru davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden
itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkile ödenmesine,
Müvekkilin aracında meydana gelen gerçek hasarın tespiti için ekspere ödenen 1.250,00 TL
ücretin yargılama giderinden sayılarak sigorta şirketi üzerine bırakılmasına" karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Dava konusu hasarın meydana geldiği ------- plakalı araca ilişkin olarak, müvekkil şirket
nezdinde 29.05.2023 - 29.05.2026 başlangıç ve bitiş tarihli ------- no.lu Genişletilmiş Kasko
Poliçesi bulunmaktadır. Müvekkil sigorta şirketin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dava konusu hasarın müvekkili şirket tarafından tanzim edilen poliçe teminatı kapsamı dışında
kaldığını, kaza dolayısıyla müvekkil şirket nezdinde ------- nolu hasar dosyası açıldığını, hasar dosyası kapsamında yapılan araştırmalar ve incelemeler neticesinde, dava konusu hasarın Kara Araçları
Kasko Sigortası Genel Şartları uyarınca teminat dışı olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin hasar tutarının KDV’sine ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketten ancak ve ancak başvuru tarihinden itibaren kırk beş gün sonrasından itibaren
faiz talep edilebileceğini, ayrıca, hiçbir şekilde kabul manasına gelmemek kaydıyla, sigortacı olan müvekkil şirketten
başvuru tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmasının hatalı olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasıdır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile ------ plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu
olduğu, Araç hasar bedelinin 1.550.374,03 TL olduğu, Ekspertiz ücret bedelinin 1.250,00 TL olduğu, ekspertiz ücret bedelinin yargılama giderlerinden
olduğu dava konusu hasarın kasko sigortası teminat kapsamında olmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile kazada münhasıran alkol etkisi var demek için kazanın oluş şekline göre kazaya dış faktörlerin etkisi,yola engel cisim, hava durumu ve trafik kural ihlali olmamasi gerektiği, kazanın salt alkol etkisi ile meydana gelmesi gerektiği, sürücü ------ 0.33 promil alkollu olduğu (1 promıl altı düzey), fakat hava yagıslı ve zemın ıslak olduğu, kaza olusumunda alkol etkısı olduğunu fakat salt alkol etkısıyle olustugunun söylenemeyeceği sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir.
Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştirYukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir -------
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir (Yargıtay ------. HD'nin 23.09.2019 t. -----.sayılı kararı).Somut olayda tüm dosya kapsamı üzerinde inceleme yapıldığı; Ülkemizde Hususi araçlarda 0,50 promil olarak yasal sınır (yasal sınır olarak bir litre kanda yarım gram alkole eşit olan 0.50 Promil) belirlenmiş, ticari araçlarda yasal sınır 0,20 olarak belirlenmiş olduğu, ticari araç sürücüleri ve kamu hizmetinde çalışan sürücülerin alkollü olarak trafiğe
çıkmaları tümüyle yasaklanmış sayılsa da, 0.20 promilin üzerinde alkollü olmaları durumunda cezai
yaptırım uygulandığı, ticari araçlar için belirlenen yasal sınır 0,20 promil
olduğundan dava konusu olayda sigortalı çekici ticari araç sürücüsü ------sınır üstü (0,33 PROMİL) alkollü olduğunun tespiti nedeniyle alkol açısından yasal sınırın
aşıldığı anlaşılmakla, Kasko Poliçesi Genel Şarları gereğince sürücünün sadece alkollü olması hasarı teminat dışı bıraktığının anlaşıldığı
Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şart Hükümleri A.5. Teminat Dışında Kalan
Zararlar 5.5.bendi ile “Aracın, uyuşturucu madde veya Karayolları Trafik Yönetmeliğinde
belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı
belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar” teminat dışı bırakılmıştır. Madde içeriğinden de anlaşılacağı üzere Karayolları Trafik Yönetmeliğinde
belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki alınmış olması şartı mevcut olup, tek başına yasal sınır üzerinde alkollü araç kullanılması hasarı teminat kapsamı dışında bırakmaktadır. Genel Şartların 5.5 maddesinde kazanın münhasıran alkol etkisi ile meydana gelmesi şartı aranmamaktadır, sürücünün KTK Yönetmeliğinde belirlenen seviye üzerinde alkol almış olması
teminat kapsamı açısından tek başına yeterlidir. Dolayısıyla davacının talebinin, Kasko Sigortası Genel Şartları gereğince teminat kapsamında olmadığı, Dava konusu hasarın kasko sigortası teminat kapsamında olmaması nedeniyle 04/08/2025 tarihli usul ve yasaya dosya kapsamına uygun bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harcın 26.907,60 TL tutarlı kısmı dava açılırken ve değer artırım ile tamamlandığından, bakiye 26.292,20 TL harcın davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 30.000 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.