T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/201 Esas
KARAR NO: 2025/665
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/11/2023
KARAR TARİHİ: 23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, sattığı deniz boya ve boya ürünü malları mukabili düzenlediği faturalar gereğince davalıdan 34.382.99 amerikan doları alacaklı olduğunu, davalı şirketin ise, denizcilik sektöründe gemi işletmeciliği yapmakta olup,--------- adlı gemilerin teknik ve ticari işletmecisi olduğunu, fatura konusu boyaların, bahsedilen gemilere teslim edildiğini, davalı şirketin, 31.12.2023 tarihi itibariyle 66.600.66 USD borcu olduğunu kabul ettiğini, bu tarihten sonra davalı şirket kısmi ödemeler yapmak suretiyle borcu, cari 34.382.99 USD.'ye indirmişse de, bakiye kalan alacak yönünden ihtarname gönderildiğini ve davalının temerrüde düşürüldüğünü, alacağın tahsili amacı ile;-------icra takibi yapıldığını ve davalı yanın haksız olarak itiraz etmiş ve takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; davanın kabulü ile itirazı iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz mahkemede ikame edildiğini, mahkeme tarafından ilk olarak verilen görevsizlik kararının isabetli olup işbu dosya tahtında da görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davaya bakmakla görevli mahkemenin Deniz İhtisas mahkemesi olan,-------- olduğunu, faturalara külliyen itiraz ettiklerini, davacı tarafından müvekkili şirket'e gönderilen faturaların hatalı olup kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan faturaların hem tutar bakımından hem de içerik bakımından hatalı olduğunu, bu bakımdan, müvekkili ile davacı taraf arasında bir sözleşme olduğunun kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafından müvekkiline gönderilen faturalar hatalı olmakla birlikte müvekkilinin davacı tarafa hiçbir nam altında borçlu olmadığını, davacı Şirket tarafından düzenlenen irsaliyeler ve sevk irsaliyelerinin de hatalı olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan faturalar ile sevk irsaliyeleri arasında farklar bulunduğunu, sevk irsaliyeleri ile faturalarda yazan tarihlerin uyuşmadığını, aynı zamanda bazı sevk irsaliyelerinde tarih de belirtilmediğini, bu gibi hata ve eksiklikler barındıran sevk irsaliyelerinin müvekkili tarafından kabulü mümkün olmadığını, ödeme emrinde yer alan faizin hatalı olup salt bu sebeple icra takibinin iptalinin gerektiğini, hatalı olarak başlatılan icra takibine taraflarınca itiraz edildiğini, takibin durdurulmasına karar verildiğini beyanla; Davaya bakmakla görevli mahkemenin deniz ihtisas mahkemesi olması sebebiyle mahkemenin görevsizliğine, her halükarda, haksız ve hukuka aykırı şekilde açılmış davanın reddine, ------------ E. sayılı dosyası tahtında başlatılan ilamsız icra takibinin iptaline, davacı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, davacı tarafından talep edilen kötü niyet tazminatı talebinin reddine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle,----- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ------- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizin, ----- karar sayılı Görevsizlik kararı, ---- Karar sayılı ilamı ile bozularak mahkememizin ---- esasına kaydı yapılarak yargılamaya bu dosya üzerinden devam edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; "Davacı tarafın incelenen-------yılları ticari defter ve kayıtlarının HMK 222. Maddesine göre lehine delil kabul edilebileceği, Davacı Ticari defter kayıtlarına göre Davalı ----- tarihi ve Dava tarihi itibari ile 1.079.893,55 TL Karşılığı 36.683,41 USD borçlu olduğu (29.12.2023 tarihli ----------- döviz alış kuru 29,4382) davalı tarafından defter ve belge sunulmadığından davalı defter ve belgelerinin incelenemediği, dosyaya sunulu davalı ve davacı Ba ve Bs formlarının örtüştüğü, davalı tarafından davacının düzenlemiş olduğu faturalara 8 gün içinde itiraz edildiğine dair bilgi ve belge olmadığı, davacının ------- E. Sayılı İcra dosyası ile başlatmış olduğu takipte, 34.382,99 USD (949.565.35 TL 05.10.2023 tarihli ---- döviz kuruna göre) kadar asıl alacağı olduğu, davacının bu tutar kadar vaki itirazın iptali ile takibin devamını talep edebileceği," şeklinde rapor sunulmuştur. Bilirkişi tarafından verilen ek raporda özetle; "Davacı tarafından Dava dilekçesi ekinde sunulan E irsaliye ve faturalar incelenmiştir. davaya ve icra takibine konu faturaların sunulduğu, dosyada mübrez e faturalarda irsaliye numaraları yazdığı, E irsaliyelerden tamamın sunulmadığı, dava dilekçesi ekinde Aslı Gibidir Kaşesi olan ------ Alacak Bakiyesi vermektedir” Açıklamalı Mutabakat formu olduğu formun davacı cari hesap ekstresi ile uyumlu olduğu," şeklinde rapor sunulmuştur. Somut olayda davalı tarafın davayı takip etmediği, usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini incelenmek üzere sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu ve davacı tarafın defterlerine göre davalıdan alacaklı olduğu, HMK 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi -------yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. ------ Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.--------- tarihli ilamında da açıklandığı üzere davalı, davaya dayanak faturaya ilişkin beyanname vermekle malları teslim almış sayılacaktır. ------- dairesinden celp edilen, davacı ve davalının ------- formlarının incelenmesinde, davacı tarafça kesilen faturaların davalı firma tarafından ----- dökümünde mal ve hizmet alımına ilişkin olarak beyan edildiği, dolayısı ile tarafların-------- formlarının uyumlu olduğu görülmüştür. Her ne kadar davacının defterlerinin beratlarının süresinden sonra alınmış ise de davalının vergi dairesine bildirilen faturalardaki malları teslim aldığı, teslim aldığı malların da bedelini ödemekle yükümlü olduğu ---- formları ile sabit hale geldiğinden davacının davalıdan takibe konu alacak miktarı konusunda alacaklı olduğu kanaati ile usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü yolunda hüküm tesis edilmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile ,
1-Davalı takip borçlusunun----- Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile; takibin aynen devamına, kabulüne karar verilen takibe konu asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarının aynı yabancı para türünden (USD) bir yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden faiz uygulanmasına,
2-Kabulüne karar verilen alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca, takibe konu alacağın takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine
3-Karar harcı 66.462,39 -TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 11.867,77-TL harcın mahsubu ile bakiye 54.594,62-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvurma harcı, 11.867,77-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 12.137,62- TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan 242,50-TL tebligat ve müzekkere gideri, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.242,50-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 148.213,37 -TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ------------- Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/09/2025