T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/793 Esas
KARAR NO: 2025/669
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/11/2023
KARAR TARİHİ: 23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18/11/2020 tarihinde, sigortalı ------plakalı vasıtanın aynı istikamette seyir halindeki müvekkili şirkete ait ------- plakalı vasıtaya çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, aracın -----model olduğunu, trafik kazasında ------- plaka sayılı aracın asli ve tam kusurlu olduğu, müvekkiline ait araç sürücüsünün ise herhangi bir kusurunun olmadığının maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağından ve olay yeri fotoğraflarından net bir şekilde anlaşıldığını, kusur bilirkişi raporundan da görüleceği üzere müvekkilinin yolunda seyir halindeyken ---- plakalı araç müvekkiline ait araca arkadan çarptığını, tanıklardan ----- plakalı ------ marka bir aracın tampon tampona gitmekte olduğunu, yarış yapmakta olduklarını beyan ettiğini, diğer ifadelerden de anlaşılacağı -------- plakalı araç sürücüsü ----- kendi kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini, kazada %100 kusurlu olan------- plakalı aracın ------ düzenleyen sigorta şirketi --- olduğunu, davalı----yanı sıra davalı ---- müvekkili şirketin aracında meydana gelen hasardan müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, ------plakalı aracın sürücüsü konumunda iken -------- plakalı aracın ruhsat sahibi konumunda olduğunu, müvekkilinin aracı meydana gelen kazada ağır hasar aldığını ve trafikten çekildiğini, müvekkilinin aracının hurdasını 10.000,00-TL bedelle sattığını, aracın hasarına ilişkin eksper raporu düzenlenmiş ise de aracın pert bedeline ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığını, uygulanması gereken faiz türünün avans faizi olduğunu beyan ile; fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile, 100,00-TL'nin davalı sigorta şirketine yapılan hasar bildirim tarihinden ve davalılara yapılan arabuluculuk başvurusundan (davalı sigorta şirketinin temerrüte düştüğü tarihten) işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı yönünden itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya karışan --------plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ----------sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin teminat limiti ise kaza tarihi itibariyle araç başına 41.000,00-TL olduğunu, tazminat talebinde bulunulan aracın ağır hasarlı/pert olduğu tespit edildiğini, ancak gönderilen evraklar içerisinde “trafikten çekilmiştir” ibareli araç ruhsatının bulunmadığı müşahede edildiğini, karşı yan tarafından "Çekme Belgesi" ibraz edilmediğinden müvekkili şirketin ödeme borcu hiç doğmamış ve dolayısıyla temerrüdü de söz konusu olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla araç hasarı talebine ilişkin karşı yanın yokluklarında aldırmış olduğu tespit raporu veya faturalar varsa bunun kabulü mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla somut uyuşmazlıkta, dosyaya bakiye ödeme ve onarıma ilişkin de herhangi bir fatura sunulmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı yanın avans faiz talebine itiraz ettiklerini beyan ile, zamanaşımına uğramış davanın reddini, talebin cevap dilekçesinde belirtildiği ve re'sen gözetilecek nedenlerle esastan reddini, ret taleplerinin kabul edilmemesi halinde; kabul anlamına gelmemek kaydı ile davaya konu talep yönünden belirtildiği gibi bilirkişi incelemesi yapılmasını ve tarafların kusur durumu ile bakiye teminat limiti gözetilerek hüküm kurulmasını, talebin kabulü halinde, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı -----vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın reddi gerektiğini, müvekkili davalı -------- plakalı aracın maliki olup diğer müvekkili davalı ------ ise aracın şoförü ve kaza yapan kişi olduğunu, kusur yönünden itiraz ettiklerini, kazanın oluşumunda davacı şirkette ait aracı kullanan dava dışı ---- da kusuru bulunduğunu,------ kaza sonrası müvekkili ----şikayetçi olduğunu ve müvekkili hakkında-------Numaralı dosyadan soruşturma başlatıldığını, bu soruşturma dosyasında -----tarihli Kusur Bilirkişisine ait rapor incelendiğinde : "Sürücü ------ asli derecede, sürücü ------- asli derecede, dolayısıyla kazanın meydana gelmesinde her iki sürücünün de eşit oranda kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır." olduğu görüleceğini, bunun üzerine müvekkili aleyhine-------Sayılı dosyası açıldığını, ilgili dosya derdest olup ------- tarihinde keşif yapıldığını, sonucunun beklenilmesi talep ettiklerini, ayrıca Trafik kazası Tespit Tutanağında özetle: “... Sürücülerin farklı çelişkili beyanda bulunmasından ve herhangi bir ilk çarpma noktası tespit edecek ize rastlanmadığından dolayı herhangi bir kusur kanaatine varılamadığı” belirtildiğini, bunun yanı sıra da davacı aracın sigortacısına müvekkili ----tarafından----------- Sayılı dosyadan değer kaybı talepli tazminat davası açılmış olup dosyadan alınan raporun "Tüm dosya kapsamı irdelendiğinde; kaza sonrasında olay yerine intikal eden kolluk kuvvetleri tarafından araçlar arası mesafenin uzak olması, zeminin ıslak olması, zeminde iz tespit edilememiş olması, her iki sürücünün de diğer aracın kendisine çarptığını beyan etmesi nedeniyle kusur dağılımı yapılamadığının, dosya içeriğinde kazanın oluş biçimi ve kazanın oluşumuna etken kural ihlali yapan tespit etmek mümkün olmamıştır. ---------- numaralı kararında '...işletenlerden hangisinin kusurlu olduğunun toplanan tüm delillere rağmen kesin olarak tespit edilemediği durumda, tehlike sorumluluğuna katlanma ilkesi uyarınca, zararın işletme tehlikeleri doğrultusunda, tehlikeler eşit varsayıldığından zararın yarı yarıya paylaştırılması gerekirken eksik inceleme ile itirazın reddedilmesi isabetli görülmemiştir." olduğunu, öncelikle kusur tespitinin yapılması maksadıyla ---- keşif ve Bilirkişi sonucunun beklenilmesini aksi kanaatte ise dosyanın -------gönderilmesini talep ettiklerini, kabule gelmemek kaydıyla ; kaza esnasında müvekkiline ait aracın 41.000,00 TL limitli davalı -------bulunduğunu, müvekkilinin kusuru oranında ilgili sigorta poliçesi gereğince davalı ------ sorumluluğu bulunduğunu, hasara ilişkin aracın onarımının mümkün olup olmadığı, mümkün değilse ------ göz önünde bulundurularak bakiye bir alacağın oluşup oluşmadığı yönünde Bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, kabule gelmemek kaydıyla; müvekkiline ait aracın ------ poliçe numaralı ------- bulunduğunu, Trafik poliçesinin limit aşımı durumunda sorumluluğun ----ait olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı yanın avans faiz talebine itiraz ettiklerini beyan ile, davanın ------ ihbarını, davanın reddi ile yargılama giderlerine ve avukatlık ücretine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası ile oluşan hasar bedelinin tahsili için açılan Tazminat Davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; " Kusur Yönünden: Dava konusu araç sürücüsü ----------- 50 (Yüzde elli) oranında eşdeğer kusurlu olduğu, davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü ---- davalı --------- oranında eşdeğer kusurlu olduğu, Kolluk Görevlileri Tarafından Hazırlanan Trafik Kazası Tespit Tutanağında "Araçlara ait fren izi tespiti yok, kaza öncesi araç hareketi tespiti yok, araçların darbeyi aldıkları ilk bölüm ile ilgili tespit yok, sürücüler için herhangi bir kural ihlali-kusur dağılımı yapılamadığı, kazanın oluş şekli ile ilgili çelişkili beyanlar nedeniyle, araçların arasındaki mesafenin 100m olmasından çarpma noktası tespit edilemediğinden ayrıca zemindeki ıslaklıktan dolayı kaza ile ilgili herhangi bir kusur kanaatine varılamadığının" belirtildiği hususu, hasar fotoğraflarından da aracın ilk darbeyi aldığı kısımlar net tespit edilemediğinden, kazanın oluş şekli ve kural ihlali ile ilgili teknik Heye kesin bir kanaate varılamamış olup, Yargıtay Kararlarında dikkate alındığında her iki sürücünün yüzde 50 oranında eşdeğer kusurlu olduğu kabul edilerek değerlendirme yapılmış ise de, nihai kararın elbette Mahkemede olduğu, --------Kararında özetle; ..işletenlerden hangisinin kusurlu olduğunun toplanan tüm delillere rağmen kesin olarak tespit edilemediği durumda, tehlike sorumluluğuna katlanma ilkesi uyarınca, zararın işletme tehlikeleri doğrultusunda, tehlikeler eşit varsayıldığından zararın yarı yarıya paylaştırılması gerekirken eksik inceleme ile itirazın reddedilmesinin isabetli görülmediği, belirtilmiştir.), Hasar Yönünden: 18/11/2020 tarihinde meydana gelen kazaya ait trafik kazası tespit tutanağındaki tespitlerin, olay yeri-hasar fotoğrafları da dikkate alındığında dava konusu -------- plakalı araçta meydana gelen hasar ile uyumlu olduğu, Dava konusu ----------- model aracın, serbest piyasa koşullarında kaza tarihi itibariyle dava konusu kazadan önceki piyasa rayiç değerinin 59.000,00 TL, hasarlı değerinin (sovtaj) ise 25.000,00 TL olabileceği, Dava konusu ----------- markaltip, ---------- model araçtaki, aracın kaza tarihi itibariyle belirlenen hasar durumu, olay yeri fotoğraflarındaki hasarın şekli-niteliği de dikkate alındığında, aracın pert-total kabul edilebileceği, Dava konusu ---------- markaltip, --------- model araçta meydana gelen hasar nedeniyle aracın pert-total kabul edilmesi halinde hasar-zarar tutarının (59.000,00- 25.000,00-) 34.000,00 TL olabileceği, Davalı sürücünün kusuruna isabet eden hasar tutarının; (34.000,00 TL Hasar Tutarı x % 50 kusur oranı)= 17.000,00 TL olabileceği," şeklinde rapor sunulmuştur. Bilirkişi tarafından verilen ek raporda özetle; Kök Raporda da belirtildiği üzere kaza tarihi itibariyle rayiç değerin hesaplandığı, kök rapordaki tespitleri değiştirecek nitelikte somut bir veri-teknik bir tespit sunulmadan yapılan itirazlarının isabetsiz olduğu, Kök Raporun tanzim tarihi itibariyle yapılan serbest piyasa araştırmalarına göre dava konusu araca emsal araç örnekleri alınarak Tablo yapılıp denetime elverişli hale getirilmiş ve serbest piyasa verilerini en iyi yansıtan KASKO değer listelerindeki araç değeri değişim oranı dikkate alınarak Yargıtay Karalarında baz alınan nispi metoda göre kaza tarihi itibariyle aracın rayiç değeri tespit edilmiş olup, Rayiç değere yapılan itirazların somut dayanaktan yoksun olduğu," şeklinde rapor sunulmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir -------- 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir --------Davalı ---- plakalı aracın ---- sigortacısıdır. ----- tarihleri arasını kapsamaktadır. Kaza 18/11/2020 tarihinde, poliçe teminat aralığında gerçekleşmiştir. Davalı sigorta şirketi yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda sigortalısının kusuru oranında davacının meydana gelen zararlarından poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere sorumludur.
Usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda meydana gelen kazada davalının sigortalısının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca %50, davacıya ait araç sürücüsünün ise %50 kusurlu olduğu, savcılık aşamasında alınan kusur raporu, ---------- mahkemesince ve ceza mahkemesince alınan kusur raporları ile mahkememizce alınan kusur raporunun aynı doğrultuda olduğu, davacıya ait aracın kaza sebebiyle pert total olduğu, davalının kusuruna tekabül eden zararın 17.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Davalıların davacının meydana gelen zararından müşterek ve müteselsil sorumlu olduğu anlaşıldığından bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Kabulüne karar verilen tazminata davalı sigorta yönünden temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE, 17.000,00 TL hasar bedelinin (per-total bedelinin) davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 26/06/2022 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 18/11/2020 tibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar harcı 1.161,27-TL 'den davacı tarafça yatırılan peşin harç ve ıslah harcı toplamı 560,17-TL harcın mahsubu ile bakiye 601,10-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvurma harcı, 601,10-TL peşin nispi harç ve ıslah harcı toplamı olmak üzere toplam 870,95-TL harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine ,
4-Davacı tarafından yapılan 443,25-TL tebligat ve müzekkere gideri, 5.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.943,25-TL yargılama giderinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ---------- bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/09/2025