T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/712 Esas
KARAR NO: 2025/644
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/10/2023
KARAR TARİHİ: 18/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının -----numaralı tesisatın bulunduğu -------adresindeki oto servis niteliğindeki iş yerinde kaçak elektrik tükettiğini, müvekkili şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde davalı hakkında şirket bilgisi dışında dağıtım sistemine doğrudan bağlantı yapılara ve şirket kayıtlarında olmayan bir sayaçla tüketim yapmak sureti ile kaçak elektrik kullandığı tespit edilerek davalı aleyhine ----- düzenlendiğini, bu tutanaktaki tespitler dikkate alınarak kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisine karşılık ---- miktarlı kaçak elektrik tahakkuk hesabının yapılarak faturalandırıldığının tespit edildiğini, dava konusu alacağın talebe rağmen ödenmemesi üzerine davalı hakkında---- Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu bildirdiğinden bahisle icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline kaçak elektrik tutanağının düzenlendiğini, bahse konu elektrik abonesine düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağının tamamen mesnetsiz ve haksız çıkar sağlamaya yönelik gerçek dışı iddialar olduğunu, müvekkilinin kaçak elektrik kullanma gerekçesinin olmadığını, müvekkili firmanın ticaret siciline kayıtlı yüksek sermayeli anonim şirketi olduğunu bildirdiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, ----- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.İtirazın iptali istemine konu, --------- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile------ yayınladığı yönetmeliğin 42/1-a maddesinin,” ....Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,...” şeklinde düzenlendiği, bu hususun kaçak elektrik tüketimine girdiği bu nedenle davalının kaçak elektrik kullandığı, davacının, davalı aleyhine------ İcra takibinde, 295.802,26 TL asıl alacak, 2.489,50TL faiz ve 2.489,50TL faizin KDV tutarı olmak üzere toplam 305.401,04 TL talebinin olduğu, davalının kullandığı kaçak tüketim tutarının ------ fiyatları ve ilgili yönetmelikleri doğrultusunda asıl alacak tutarının 264.148,48TL, faiz tutarının da 2.489,50TL ve faizin KDV si 448,11TL olmak üzere toplam 267.086,09 TL hesaplandığı, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan toplamda 267.086,09 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Mahkememizce aldırılan bilirkişi ek raporu ile itirazlar tek tek cevaplanmış, kök raporda değiştirilmesi gerekli bir hususun bulunmadığı bildirilmiştir.Davacı vekilince bildirilen tanık-------- huzurda dinlenilmiş, beyanında "Dava dilekçesinde belirtilen tutanak altındaki imza bana aittir, yönetime gittik, kimin kullandığını sorduk, elektrik aboneliği de bulunmaması sebebi ile kaçak elektrik tutanağını düzenledik" ifadelerine yer vermiştir.Davacı personelleri tarafından kaçak elektrik tutanağı tanzim edilmiştir. ---- sayılı tesisattan abonesiz kaçak elektrik kullandığı sabit görülmüştür. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı tarafından ------- tesisat numarasına ait kaçak elektrik kullanımı sebebi ile tahahhuk ettirilen elektrik faturasının ödenmediği, bilirkişi raporu ile de davalının kaçak elektrik kullandığı görülmüştür. Bilirkişi tarafından yapılan teknik inceleme ve hesaplama dosya içeriğine ve hadiseye uygun bulunduğundan mahkememizce de hükme esas kabul edilmiştir. Bu nedenle davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddi ile davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
1-Davalının------------ Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 264.148,48 TL asıl alacak, 2.489,50TL işlemiş faiz, 448,11 TL KDV üzerinden devamına, asıl alacağa % 16,80 yıllık 6183 sayılı yasa gereği değişecek oranlar gecikme zammı, gecikme zammına %18 KDV işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Dava konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 18.244,65 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 3.688,49 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 14.556,16 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 3.688,49 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.958,34 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 527,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 5.027,50 TL yargılama giderinin davada haklı çıktığı %87,45 oranında olmak üzere 4.396,55 TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 42.733,77 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
9-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranı gözetilerek 2.728,44 TL sinin davalıdan, 391,56 TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
10-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ------------ Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.18/09/2025