T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/929
KARAR NO : 2025/689
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 06/12/2022
KARAR TARİHİ : 26/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sürücü ---, sevk ve idaresindeki ---- plakalı otomobil ile ------ Caddesini takiple en son şeritten gelip ----- AVM ----- yanındaki boşluğa girmek için sağa manevra yaptığı esnada ----- no.lu ---durağından yolcu aldıktan sonra hareket eden ------ plakalı otobüs sürücüsünün sağa dönen araca çarpmamak için ani fren yapması sonucu otobüs içerisinde yolcu olan Müvekkilin düşmesi neticesinde yaralanmalı kaza meydana geldiğini, Kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü asli ve tam kusurlu olduğunu Belediye otobüsünde yolcu konumunda bulunan müvekkilin herhangi bir kusuru bulunmadığını, Kaza mahallinde trafik polisi tarafından tanzim edilmiş olan kaza tespit tutanağında kazanın oluşumunda ----- plakalı otomobil sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.56/1,(a) gereğince kural ihlali nedeniyle asli ve tam kusurlu olduğu kazaya karışan diğer otobüs sürücüsünün kural ihlali olmadığını, ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ----- sayılı soruşturma dosyası kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 09/05/2022 tarihli raporundaki aleyhe hususları kabul etmemekle beraber raporda davalı ----- asli kusurlu olduğu mütalaa edildiğini, müvekkilin kaza geçirdiği tarihten bu yana geçen sürede pek çok masraflar yapıldığını, Müvekkilde sürekli iş göremezlik meydana geldiğini, Sürücü --- sevk ve idaresindeki ve kendi adına tescilli --- plakalı araç, ---- Şirketi'nden ------ numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) sigortası ile sigortalı olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, Sürücü ----- sevk ve idaresindeki ve kendi adına tescilli ----- plakalı araç ile meydana gelen kazada araç maliki ve sürücü işleten -----, doğan maddi zararlardan sigorta şirketi ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, manevi tazminattan da tek başına sorumlu olduğunu, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, Davaya konuyu haksız fiilin işlendiği davalıya ait bulunan ----- plakalı araç başta olmak üzere davalı gerçek kişiye ait banka hesapları ve gayrimenkuller üzerinde tatbik edilmek kaydıyla dava taleplerimizi kapsayacak nitelikte; hal ve koşullar gerektirdiğinden teminat aranmaksızın, Müvekkil haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunduğundan ihtiyati haciz kararı verilmesine, Sayın Mahkeme aksi kanaate ise haksız fiilin işlendiği davalıya ait bulunan ------ plakalı aracın satış ve devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, Maddi tazminat taleplerimizi kapsayan belirsiz alacak davamızın kabulü ile asgari meblağ olarak belirleyebildiğimiz fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik; Kalıcı iş göremezlik ve efor kaybından dolayı uğradığı zarar için 10,00.-TL, Geçici iş göremezlik tazminatı için 10,00.-TL, Bakıcı gideri için 10,00.-TL, Faturalı ve faturalandıramadığımız SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri için 10,00.-TL olmak üzere toplam 40,00.-TL ile yaptırılacak bilirkişi incelemesi ve yargılama sonucunda belirlenecek meblağın davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı ve sigortaya başvuru (dava şartı arabulucu başvuru) tarihi olan 26/09/2022 itibaren, davalı ------ yönünden kaza tarihi olan 02/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte olmak üzere) birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Davacı Müvekkil lehine 250.000,00.-TL tutarındaki manevi tazminat talebimizin kaza tarihi olan 02/03/2022'den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ----- tahsiline, Yargılama harç ve giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraflar üzerine yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davacı vekili talep artırım dilekçesinde özetle; Davanın kabulüyle; geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi ve bakıcı gideri toplamı 1.600.757,99TL'nin sigorta şirketine karşı dava şartı arabuluculuk başvuru tarihi olan 26/09/2022 itibaren, davalı ------ yönünden kaza tarihi olan 02/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı kalması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Davacı Müvekkil lehine 250.000,00.-TL tutarındaki manevi tazminat talebimizin kaza tarihi olan 02/03/2022'den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sadece davalı ------ tahsiline, karar verilmesini beyan ve talep etmiştir,
SAVUNMA
Davalı ------ ŞİRKETİ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı müvekkilimiz sigorta şirketine usulüne uygun bir yazılı başvuruda bulunmadığını, maddi-manevi tazminat istemli davada müvekkilimize husumet yöneltilmesi mümkün olmadığını, manevi tazminat ve gelir-kar kaybı taleplerinin zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamı dışında kaldığı karayolları trafik kanunu’ nun 92. maddesinde açıkça hüküm altına alındığını, davacının manevi tazminat, gelir-kar kaybı ve tedavi giderleri sigorta poliçesinin de kapsamı dışında olduğunu, davacı her ne kadar maluliyet iddiasında bulunmuşsa da iddia edilen maluliyet durumu sigorta poliçesinin kapsamı dışında olduğunu tüm bu nedenlerle davacının talepleri yasa gereği zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında olduğundan ve bu talepler yönünden müvekkilimize husumet yöneltilemeyeceğinden davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının maluliyet iddiasını müvekkilimize karşı ileri sürmesi mümkün olmadığından davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, sayın mahkeme aksi kanaatte ise usule aykırı alınan raporun maluliyet tespitine esas teşkil etmesi mümkün olmadığından ispatlanamayan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir. Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın yolcu olarak bulunduğu otobüsün içinde yaralanmış olmasında müvekkile atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını,. Davacı yanın ve davacının eski eşinin ------ Savcılığı'nın ------ soruşturma nolu dosyasında bulunan ifadelerinden açıkça "davacının otobüse bindiğinde bir eliyle telefonu tutmak suretiyle telefonla konuştuğu, olası bir fren durumuna karşı gerekli tedbiri almayarak düşmesine engel olacak şekilde tutunmadığı ya da boş bir koltuğa oturmadığı, bu tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu yaralandığı ve yaralanmasının tam ve asli kusurun davacının kendisine ait olduğu" görüldüğünü, Davacı yan, kaza tarihinde 64 yaşında olup emeklidir ve başkaca bir işte çalışmadığından ek geliri de bulunmadığını, müvekkile atfedilen kusuru kabul etmemekle beraber, bir an için iddia edildiği üzere müvekkilin kusurlu olduğu kabul edilse dahi, davacının iddia olunan zararın meydana gelmesinde ve artmasında müterafik kusurunun dikkate alınmasını, Yine davacı yan her ne kadar manevi tazminat talep etmişse de; davacının talep ettiği manevi tazminat miktarı oldukça fahiştir. Talep edilen miktar davacının iddia ettiği manevi zararını gidermekten çok onu zenginleştirecek nitelikte olduğunu, davacının talep ya da taleplerinin yerinde görülmesi halinde müvekkil ---- Şirketi'nden ----- numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) sigortası ile sigortalı olduğundan Zorunlu Mali Mesuliyet sigorta poliçesinde teminat altına alınan dava konusu taleplerden sorumluluğu bulunduğunu tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle,Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasıdır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.-----Adli Tıp Kurumu tarafından alınan 17/07/2023 tarihli rapor da özetle; Davalı sürücü ------- sevk ve idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içi caddede yolun solundan seyir halindeyken sağında AVM tarafındaki boşluğa girmek üzere sağa manevra yapmadan önce sağ gerisinden seyreden araçların varlığını ve seyir durumlarını yeterince kontrol etmesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, sağ şeritte seyreden diğer sürücü idaresindeki otobüsün varlığına rağmen sinyal vermeksizin kontrolsüzce sağa dönüşe geçerek otobüsün ani fren yapmasına neden olduğu kazada davalı sürücü ------ %90 (yüzde doksan) oranında kusurlu olduğu, sürücü ------ sevk ve idaresindeki otobüs ile yerleşim yeri içi caddede bulunan otobüs durağından yolcuları alıp harekete geçerek seyrettiği sırada, aynı istikamette solunda seyir halindeyken kontrolsüzce sağa dönüşe geçerek seyir istikametini kapatan davalı sürücü idaresindeki otomobile çarpmamak için fren yaptığı sırada aracındaki yolcuların otobüs içerisinde yere düşmesi ile neticelendiği kazada atfı kabil kusuru bulunmadığı, davacı yolcu ------ otobüs durağından bindiği aracın harekete geçip seyir halinde olduğu sırada, bu durumu dikkate alıp yeterli tutunma tedbirine başvurması gerekirken bu hususa yeterince riayet etmediği kazada Davacı yolcu ------ %10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğu, hususlarını beyan ve rapor edilmiştir. ------ Adli Tıp Kurumu tarafından alınan 17 OCAK 2024 tarihli rapor da özetle; davacı ---- 02/03/2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve ---- sayılı ------ Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; I. Zihinsel, Ruhsal, Davranışsal Bozukluklar, II. Beyin Hasarı, Beyin İşlev Bozukluğuna Bağlı Davranış Bozuklukları, 2-Tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen, %25 olduğu II.Sinir Sistemi, Epilepsi, 3-Bazı günlük aktiviteleri engelleyen nöbetler, a) Seyrek %20,III.Kas-İskelet Sistemi, Santral ve Periferik Sinir Sistemi Hastalıklarına Bağlı Bozukluklar, Tablo 4.2a 1- Hafif, Non-dominant Ekstremite %5, Balthazard formülüne göre:1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %43(yüzdekırküç) olduğu,2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12(oniki) aya kadar uzayabileceği,3 Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme (iş göremezlik) süresi içerisinde 3(üç) ay süresince bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği hususları beyan ve rapor edilmiştir.
------ Adli Tıp Kurumu tarafından alınan 07 AĞUSTOS 2024 tarihli rapor da özetle; davacı ------ 02/03/2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve ---- sayılı ------ Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; I.Zihinsel, Ruhsal, Davranışsal Bozukluklar, II. Beyin Hasarı, Beyin İşlev Bozukluğuna Bağlı Davranış Bozuklukları, 2-Tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen, %25 olduğu, II.Sinir Sistemi, Epilepsi, 3-Bazı günlük aktiviteleri engelleyen nöbetler, a) Seyrek %20, III.Kas-İskelet Sistemi, Santral ve Periferik Sinir Sistemi Hastalıklarına Bağlı Bozukluklar, Tablo 4.2a 1- Hafif, Non-dominant Ekstremite %5, Balthazard formülüne göre:1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %43(yüzdekırküç) olduğu,2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12(oniki) aya kadar uzayabileceği,3.Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme (iş göremezlik) süresi içerisinde 3(üç) ay süresince bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği hususlarını beyan ve rapor edilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından alınan raporda özetle; T.C. Yargıtay -----. Hukuk Dairesi “nin-------Sayılı ve benzer kararları da dikkate alınarak yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, dava dişi SGK tarafından davacıya Geçici İş Göremezlik ödemesi yapılmadığı tespit edilmiş olup, davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararından bu yönde herhangi bir tenzil yapılmadığı, takdiri mahkememize ait olmak üzere örnek teşkil etmesi açısından; Pasif Dönem hesabında Vergi İstisnası Dâhil Asgari Ücret ve Vergi İstisnası Hariç Asgari Ücret dikkate alınarak alternatifli hesaplama yapıldığı, Davacı ---- hesaplanan Geçici Bakıcı Gideri zararının 13.510,80 TL olduğu, Davacı ----- hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının; Eski adıyla AGİ 'ye karşılık gelen Vergi İstisnası Hariç Asgari Ücrete Göre 51.092,15 TL olduğu, - Eski adıyla AGİ 'ye karşılık gelen Vergi İstisnası Dâhil Asgari Ücrete Göre 60.746,53 TL olduğu, Davacı ------- hesaplanan Tedavi Giderleri zararının Faturalar * Fişler toplamının 148.938,44 TL *2.731,01 TL > 151.669,45 TL olduğu, Davacının tedavi masrafları dava dışı ------ Bankası tarafından ödenmiş olup hasta adına düzenlenen faturaların ilave ücret olarak kesildiği, yine dava dışı olan SGK'nın ilave ücretlerle ilgili herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı ve davacıya başkaca bir borcunun olmadığı, nitekim Sağlık Uygulama Tebliği'nde (SUT) “1.9 - İlave ücret- 1.9.1 - İlave ücret alınması- (2) İlave ücretler, genel sağlık sigortalıları veya bakmakla yükümlü olunan kişilerce ve/veya sağlık kurum/ kuruluşlarınca Kurumdan talep edilemez.” hükmünün bulunduğu; - B.K. md. 42 uyarınca 20.000,00- TL belgelendirilemeyen ilaç, tıbbi malzeme ve tedavi gideri belirlendiği ve davalılardan tahsil edilmesi gerektiği; - B.K. md. 46/1 uyarınca, 30.000,00- TL gelecekte yapılması muhtemel yol, ilaç, tibbi malzeme ve tedavi gideri belirlendiği ve davalılardan tahsil edilmesi gerektiği; Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Geçici İş Göremezlik, Geçici Bakıcı Gideri ve Tedavi Giderli zararlarının karşılanacağı Kişi Başı Sağlık ve Tedavi Tazminatı Limitinin 500.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemleri toplamı yönünden teminat limitini aşan zararının olmadığı, Davacı ----- 'nun hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının; - Eski adıyla AGİ “ye karşılık gelen Vet isnası Hariç Asgari Ücrete Göre 883.380,46 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı zararının 383.380,46 TL olduğu, 500.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan - Eski adıyla AGİ “ye karşılık gelen Vergi İstisnası Dâhil Asgari Ücrete Göre 1.050.304,98 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 500.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan zararının 550.304,98 TL olduğu hususlarını beyan ve rapor edilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından alınan ek rapor da özetle; T.C. Yargıtay------ Hukuk Dairesi “nin ------ Sayılı ve benzer kararları da dikkate alınarak yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, Dava dışı SGK tarafından davacıya Geçici İş Göremezlik ödemesi yapılmadığı tespit edilmiş olup, davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararından bu yönde herhangi bir tenzil yapılmadığı, takdirin mahkemeye ait olmak üzere örnek teşkil etmesi açısından; Pasif Dönem hesabında Vergi İstisnası Dâhil Asgari Ücret ve Vergi İstisnası Hariç Asgari Ücret dikkate alınarak alternatifli hesaplama yapıldığı, Davacı ------ hesaplanan Geçici Bakıcı Gideri zararının 13.510,80 TL olduğu, Davacı------hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının; Eski adıyla AGİ 'ye karşılık gelen Vergi İstisnası Hariç Asgari Ücrete göre 51.092,15 TL olduğu, - Eski adıyla AGİ 'ye karşılık gelen Vergi İstisnası Dâhil Asgari Ücrete Göre 60.746,53 TL olduğu, Dosyada mevcut tüm ödeme belgelerinin tekrar incelendiği;- Davacının tedavi masrafları dava dışı -------Bankası tarafından ödenmiş olup hasta adına düzenlenen faturaların ilave ücret olarak kesildiği, yine dava dışı olan SGK'nın ilave ücretlerle ilgili herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı ve davacıya başkaca bir borcunun olmadığı, nitekim Sağlık Uygulama Tebliği'nde (SUT) “1.9 - İlave ücret- 1.9.1 - İlave ücret alınması- (2) İlave ücretler, genel sağlık sigortalıları veya bakmakla yükümlü olunan kişilerce ve/veya sağlık kurum/ kuruluşlarınca Kurumdan talep edilemez.” hükmünün bulunduğu; davacı vekilinin “02/09/2024 tarihli fatura bedelinin 156.000,00.-TL olduğu dikkate alındığında tedavi giderine ilişkin hesaplamanın gerçek zarardan çok uzak olduğu aşikardır.” yazdığı gibi 02/09/2024 tarihli 156.000,00 TL tutarlı faturaya dosya içerisinde rastlanılamadığı, hem UYAP'ta kayıtlı olan belgeler arasında araştırıldığı, hem de fiziki dosya içerisindeki belgelere tek tek bakıldığı, ancak böyle bir faturanın bulunamadığı; - Kötü fotokopi çekimi nedeniyle tarihi tam belli olmayan (okunamayan) ve bu nedenle illiyet bağı kurulamayan bir fişin daha önceki hesaplamaya dahil edilmediği, ancak ek raporumuzda yeniden yapılan hesaplamaya dahil edildiği; Faturalar hesaplanırken davacı lehine sehven yapılan hesaplama hatasının düzeltildiği;- Davacının belgelendirilmiş ödeme meblağının yasal faizi hariç FATURALAR * FİŞLER TOPLAMI: 143.668,33 TL * 3.131,01 TL - 146.799,34 TL olduğu; Bilindiği üzere Genel Sağlık Sigortalılarının muayene, tetkik, tahlil, ameliyat, tedavi, tıbbi malzeme, fizik tedavi ve rehabilitasyon, ilaç vb giderlerinin dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılandığı, dolayısıyla davacının SGK ile sözleşmeli özel bir hastaneye, tıp merkezine, vakıf üniversitesi hastanesine, devlet üniversitesi hastanesine veya Sağlık Bakanlığına bağlı herhangi bir şehir hastanesine, eğitim ve araştırma hastanesine ya da devlet hastanesine başvurarak tedavi olması halinde muayene, tetkik, tahlil, tedavi, ilaç, tibbi malzeme vb. masraflarının dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, bu husus da göz önünde bulundurularak ve daha önce belirlenmiş olan belgesiz tedavi giderleri meblağına 9624 yasal faiz dahil olmadığından herhangi bir değişiklik yapılmasına gerek görülmediği; B.K. md. 42 uyarınca 20.000,00- TL belgelendirilemeyen ilaç, tıbbi malzeme ve tedavi gideri belirlendiği ve davalılardan tahsil edilmesi gerektiği; B.K. md. 46/1 uyarınca, 30.000,00- TL gelecekte yapılması muhtemel yol, ilaç, tibbi malzeme ve tedavi gideri belirlendiği ve davalılardan tahsil edilmesi gerektiği; Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Geçici İş Göremezli Tedavi Giderli zararlarının karşılanacağı Kişi Başı Sağlık ve Tedavi Tazminatı Limitinin 500.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemleri toplamı yönünden teminat limitini aşan zararının olmadığı, Davacı------ adıyla AGİ 'ye karşılık gelen Vergi İstisnası Hariç Asgari Ücrete Göre 1.118.372,46 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı zararının 618.372,46 TL olduğu, 500.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan - Eski adıyla AGİ 'ye karşılık gelen Vergi İstisnası Dâhil Asgari Ücrete Göre 1.329.701,32 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 500.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan zararının 829.701,32 TL olduğu, Mütalaa olunduğu, hususlarını beyan ve rapor edilmiştir.
2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir------. 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiş olup, bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde; bir motorlu aracın karıştığı kazada, bir 3. kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunların müteselsil sorumlu olarak tutulacağı hüküm altına alınmıştır.
Yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan kusuru ile sebebiyet veren davalı zorunlu mali maluliyet sigortacısı ile kazaya karışan davacı-zarar görene karşı sigortalısı olan aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumludur.Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan kusuru ile sebebiyet veren davalı zorunlu mali maluliyet sigortacısı ile kazaya karışan davacı-zarar görene karşı sigortalısı olan aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumludur.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ile usul ve yasaya uygun olarak hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu,( maluliyet) , ATK Trafik İhtisas Dairesi, (kusur), aktüerya ve doktor bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; Adli Tıp Kurumu raporuna göre davacının dava konusu trafik kazası nedeniyle tüm vücut engellilik oranının %43 olduğu, iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği, olay nedeniyle sürekli bir başkasının bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresince 3 ay süreyle bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği tespit edilmiştir. ATK Trafik İhtisas raporunda, davalı sürücü ------ yerleşim yeri içi caddede sağa dönüş manevrası öncesinde sağ gerisinden gelen araçları yeterince kontrol etmediği, sağ şeritte seyreden otobüse çarpmamak için kontrolsüz dönüş yaptığı, kazada %90 oranında kusurlu olduğu; otobüs sürücüsü ------atfı kabil kusurunun bulunmadığı ve davacı yolcu ------ ise %10 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Davacının gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilerek bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihteki veriler esas alınmak suretiyle AGİ'siz net asgari ücret üzerinden tazminat hesaplanması hükme esas alınmıştır. Aktüerya ve doktor bilirkişiler raporunda, davacının sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 1.118.372,46 TL, geçici iş göremezlik tazminatı olarak 51.092,15 TL, bakıcı gideri olarak 13.510,80 TL ve belgelendirilmeyen tedavi giderleri ile gelecekte yapılması muhtemel tedavi gideri olarak 196.799,34 TL tutarının hesaplandığı, bu bedellerin poliçe kapsamında olduğu ve davalı ------ Yönünden poliçe limitleri dikkate alınarak temerrüt tarihi olan 27/11/2022’den, davalı ----- yönünden kaza tarihi olan 02/03/2022’den itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili gerektiği, fazlaya ilişkin taleplerin ispat edilemediğinden reddedilmesi gerektiği kanaatine varılarak davacının sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi giderlerine ilişkin taleplerinin usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu doğrultusunda kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.
Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.Bu açıklamalar doğrultusunda, tüm dosya kapsamı ile ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın ağırlığı, olay tarihi ve tarafların karşılıklı kusur durumları göz önünde bulundurularak, davacının manevi tazminat istemlerinin kısmen kabul 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ------ alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar hükümde sehven avans faiz yönünde hüküm kurulmuş ise de kaza karışan davalıya ait aracın niteliği(hususi araç) ve talebe bağlılık ilkesi uyarınca hükmün yasal faiz olarak tashihi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının açtığı maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile;
1- )1.118.372,46 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı -------yönünden 500.000,00 TL teminat limiti olarak sınırlı olmak kaydı ile temmerrüt tarihi olan 27/11/2022 tarihinden, davalı -------yönünden 02/03/2022 kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine
- 51.092,15 TL geçici iş göremezlik tazminatının, 13.510,80 TL bakıcı gideri tazminatı ve 196.799,34 TL tıbbi malzeme belgelendirilmeyen tedavi gideri ve gelecekte yapılması muhtemel tedavi gideri tazminatının davalı ----- yönünden temerrüt tarihi olan 27/11/2022 tarihinden, davalı ------yönünden 02/03/2022 kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine
2-) Davacının açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile 150.000,00 TL manevi tazminatın daval----- yönünden 02/03/2022 kaza tarihinden tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ---- alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
3-) Karar harcı 104.498,91 TL 'den davacı tarafça yatırılan 773,31 TL Peşin harç 5.467,39 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 98.258,21 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı,773,31 TL peşin harç ve 5.467,39 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 6.321,40 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri, adli tıp fatura ücreti ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 23.305,25 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 19.263,34 TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini manevi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL'nin davalı ---- tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Davalı ------ kendisini manevi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
9-Davacı kendisini maddi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 205.168,47 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
10- Davalılar kendisini maddi tazminat davasında vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/3 maddesi Uyarınca hesaplanan 51.357,32 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
11-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 2.645,01 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile, 554,99 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair davacı vekili ve davalı ---- vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) sigorta şirketi vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
TASHİH :
Mahkememizin 26/09/2025 ve ---- Esas ---- sayılı kararının 2 bendi ile "
2-) Davacının açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile 150.000,00 TL manevi tazminatın davalı --- --- yönünden 02/03/2022 kaza tarihinden tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı --- ---- alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine," şeklinde karar verilmiş ise de; yasal faiz hükmedilecekken sehven avans faize hükmedildiği maddi hata yapıldığı anlaşılmakla;
Mahkememizin 26/09/2025 tarihli kararın "Davacının açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile 150.000,00 TL manevi tazminatın davalı ---- - yönünden 02/03/2022 kaza tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı --- --- alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine," şeklinde, hükmünün HMK 304/1 md gereği tashihine (düzeltilmesine); HMK.nun 304 (2) maddesi uyarınca düzeltme şerhinin ilamın tüm nüshalarına işlenmesine ya da eklenmesine karar verildi.