T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/529
KARAR NO : 2025/635
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/07/2024
KARAR TARİHİ : 17/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalı şirkete sıralı çekler verdiğini, çeklerin davalı şirkete teslim edilmiş olup teslim edilen çekler karşılığında herhangi bir mal ve hizmet alınmadığını, davacı şirketçe çeklerin iadesi istenmişse de çeklerin davacı şirkete iade edilmediğini, çeklerin vadesinin yakın tarihli olması sebebiyle 13.06.2024 tarihinde dava konusu çeklere ilişkin ihtiyati tedbir talep edildiğini ve aynı zamanda da dava şartı olan arabuluculuğa da başvuru yapıldığını, ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ Değişik İş dosyası ile dava konusu çeklerin; ------ Şubesi'nin 30.06.2024 keşide tarihli, 781.000,00 TL bedelli, ----- seri nolu, ------- Şubesi'nin 30.06.2024 keşide tarihli, 781.000,00 TL bedelli, ---- seri nolu, ---- Şubesi'nin 30.06.2024 keşide tarihli, 781.000,00 TL bedelli, ----- seri nolu, ---- Şubesi'nin 30.06.2024 keşide tarihli, 781.000,00 TL bedelli, ----- seri nolu, ------- Şubesi'nin 30.06.2024 keşide tarihli, 781.000,00 TL bedelli, ----- seri nolu, ------ Şubesi'nin 30.06.2024 keşide tarihli, 781.000,00 TL bedelli, ----- seri nolu,--- - Şubesi'nin 30.06.2024 keşide tarihli, 781.000,00 TL bedelli, ----- seri nolu, ------ Şubesi'nin 30.06.2024 keşide tarihli, 781.000,00 TL bedelli, ------ seri nolu, çekler olduğunu, çeklere çek bedellerinin %20'si (yüzde yirmi) olan 1.249.600,00.-TL teminat mukabilinde ödeme yasağı konulduğunu, ihtiyati tedbir kararının da ekte sunulduğunu, davanın konusunun menfi tespit taleplerini içerdiğini, yapılan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde davalı şirket ile anlaşma sağlanamadığını, yukarıda açıklanan tüm nedenlerle davacı şirketin davalı şirket lehine vermiş olduğu çeklerin karşılığı toplamda: 6.248.000,00 TL olduğunu, tüm bu nedenlerle ----- Şubesi'nin 30.06.2024 keşide tarihli, 781.000,00 TL bedelli, ----- seri nolu, ------- Şubesi'nin 30.06.2024 keşide tarihli, 781.000,00 TL bedelli, seri nolu, ----- Şubesi'nin 30.06.2024 keşide tarihli, 781.000,00 TL bedelli, -------- seri nolu, ------ Şubesi'nin 30.06.2024 keşide tarihli, 781.000,00 TL bedelli, ------- seri nolu, ------ Şubesi'nin 30.06.2024 keşide tarihli, 781.000,00 TL bedelli, ----- seri nolu, ------ Şubesi'nin 30.06.2024 keşide tarihli, 781.000,00 TL bedelli, ------ seri nolu,------- Şubesi'nin 30.06.2024 keşide tarihli, 781.000,00 TL bedelli, ----- seri nolu,------- Şubesi'nin 30.06.2024 keşide tarihli, 781.000,00 TL bedelli, -------- seri nolu çekler yönünden müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili yasal süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket ile davacı arasındaki cari hesaba bakıldığında, davacının iddialarının dayanaksız olduğunun göründüğünü, şöyle ki davacı şirketin davalı şirkete borçlu göründüğünü, herhangi bir ticari ilişkinin mevcut olmadığı davacı tarafından iddia edilse de cari hesap dökümleri bunun aksini iddia ettiğini,” beyan ederek davacı şirketin alacağını sürüncemede bırakmaya yönelik davanın reddine, tüm alacak miktarı üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce; -----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ Değişik İş sayılı dosyası UYAP üzerinden dosya kapsamına dahil edilmiş, ------ Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden davacı ve davalı şirketlerin ticaret sicil kayıtları, ------ Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan tarafların 2024 yılına ilişkin BA/BS formları, ---- Genel Müdürlüğü'nden -------- Şubesi'nin 30.06.2024 keşide tarihli, 781.000,00 TL bedelli, ----- seri nolu, ----- Şubesi'nin 30.06.2024 keşide tarihli, 781.000,00 TL bedelli, ----- seri nolu, -------- Şubesi'nin 30.06.2024 keşide tarihli, 781.000,00 TL bedelli, ----- seri nolu, ------- Şubesi'nin 30.06.2024 keşide tarihli, 781.000,00 TL bedelli, ------ seri nolu, ----------seri nolu çeklerin; çek koçanlarının ve çek hesabının kime ait olduğunun, çeklerin ibraz edilip edilmediğinin şayet ibraz edilmiş ise ibraz tarihi, ibraz edenin isim ve adresinin bildirilmesi ayrıca çeklerin ön ve arka görüntüsünün mahkememize gönderilmesi istenilmiş , ----- İcra Dairesi'nin ------ sayılı ve ----- sayılı dosyaları, -----. İcra Dairesi'nin-----sayılı dosyası, ------ Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ------- soruşturma sayılı dosyası, ----- İcra Dairesi'nin,---- sayılı dosyası, ----İcra Dairesi'nin ----- sayılı dosyası ve ----- sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilerek incelenmiş, TTK'nun 83-85.maddeleri ile HMK'nun 222. maddesi uyarınca her iki tarafın uyuşmazlık konusu alacakla ilgili yıllara ilişkin tüm yasal ticari defterleri üzerinde Mahkememizce resen seçilen mali müşavir bilirkişi eşliğinde inceleme yapılmasına karar verilmiş ve bilirkişiden rapor alınarak taraflara tebliğ edilmiştir.
Dava; davalı tarafa avans olarak verildiği ileri sürülen sıralı çekler karşılığı mal teslimi yapılmadığı ileri sürülerek bedelsiz kalan çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Bedelsizlik iddiası, 6102 sayılı TTK nın 687. maddesi anlamında bir kişisel def’îdir. Bedelsizlik bir kişisel def’î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’îni ileri sürebilir.
Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasının yasal dayanağı 6098 sayılı TBK nın 77 vd. maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta; buna karşılık temel ilişkideki sakatlık, kambiyo borçlusuna, borçlu olmadığının tespitiyle birlikte, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme def’îni dermeyan etme hakkını vermektedir. (Yargıtay HGK nın ----- esas, ------- karar sayılı ilamı ) Çekler hakkında uygulanması gereken 6102 sayılı Kanun'un 687 nci maddesi; "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun" hükmünü haizdir. Buna göre düzenleyen, lehtar tarafından teminat amacıyla inançlı temlik cirosu ile devredilen çeke ilişkin olarak lehtar ile olan kişisel def'ilerini iyiniyetli hamile karşı ileri süremeyeceği gibi cironun tarafları arasındaki inanç sözleşmesine konu teminat hususuna da menfi tespit davasında dayanamayacaktır. (Yargıtay HGK nın ------ esas ,-------karar sayılı ilamı )
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, başka bir deyişle bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer [6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 6]. Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer ------- Kambiyo senetleri ve dolayısıyla çek illetten mücerret olup davalı hamilin çekleri edinme sebebini açıklama yükümlülüğü yoktur. Kural olarak çek ödeme aracı olup, çekin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği yolunda yasal karine mevcuttur. Yasal karinenin aksini yani çekin borç ödenmesinden başka bir amaçla verildiğini, bedelsiz bir avans çeki olduğunu iddia eden davacı tarafın, bu iddiasını kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davacının kendi ticari defterlerinde alacaklı gözükmesi veya davalı ticari defterlerinde mal teslimine ilişkin bir kayıt bulunmaması tek başına ispata yeterli değildir. Davalının dava konusu ödemeler karşılığı mal teslim edildiğini ya da başka bir ticari ilişki kapsamında çekin alındığını savunması da ispat yükünü değiştirir nitelikte değildir.
Somut olayda, davacı taraf çeklerin davalıya mal teslimi karşılığında avans olarak verildiği ancak mal tesliminin yapılmadığı, bu suretle çeklerin bedelsiz kaldığını ileri sürmektedir. Davalı ise, yasal cevap süresi içinde davaya cevap vermediği için HMK'nun 128. maddesi uyarınca, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayıldığı, tüm dosya kapsamı itibariyle davacı taraf davaya konu çeklerin avans olarak verildiğini ispat edememiş olup, esasen bu çekler üzerilerinde yazan tutar itibariyle teslim olgusuna karine olup ayrıca davalı tarafından teslimin ispat edilmesine gerek yoktur. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda, dava konusu çeklerin davacı şirketin ticari defter kayıtlarında mevcut ve kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Ancak dava konusu çeklerin avans niteliği ve çeklerin belirli bir mal teslimine özgü olduğu hususu ispatlanamamıştır. Davacı tarafından mal alımına ilişkin yazılı bir sözleşme, sipariş formu vs. yazılı delil ve davaya konu çeklerin avans olarak verildiğine ilişkin yazılı delil ibraz edilmemiştir. Bu durumda davacının çekleri avans olarak verdiğini ispatlayamadığı anlaşıldığından, iddiasını usulüne uygun olarak yazılı delillerle ispatlayamayan ve dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanan davacı tarafa yemin teklifinde bulunma hakkı mahkememizce hatırlatılmış, ancak davacı tarafın verilen kesin sürede karşı tarafa yemin teklifinde bulunmadıkları anlaşılmakla, emsal nitelikteki, ----- BAM ------ HD'nin ----- Esas, ---- Karar sayılı ilamı ile ---- BAM ----- HD'nin ---- Esas, ------- Karar sayılı ilamı da nazara alınarak, ispatlanamayan ve sübut bulmayan davanın reddi yönünde aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harcın peşin yatırılan harçtan bahsubu ile arta kalan 106.084,82 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 588.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
4-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
7-Davalı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin ve feri müdahil vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.