T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/769
KARAR NO : 2025/636
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/11/2023
KARAR TARİHİ : 17/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; dava dışı ------ tarafından davalıya ihale edilen işler ile ilgili olarak müvekkil ile davalı arasında alt işverenlik – taşeronluk sözleşmesi ilişkisi kurulmuş olup bu sözleşme ilişkisi kapsamında davalıya verilen hizmet, tedariki yapılan hazır beton satışları nedeniyle davalı nezdinde 1.256.389,28TL tutarında fatura asıl alacağının biriktiğini, davalı şirketin, müvekkili şirket alacaklarını ısrarlı taleplere rağmen ödememesi ve müvekkili şirketi oyalaması nedeniyle taraflar arasındaki ticari ilişkinin bozulduğunu ve müvekkilinin faturalara dayalı ticari alacaklarının tahsili için davalı hakkında ----- İcra Müdürlüğü’nün ------ sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takibin durduğunu belirtmiş olup, davanın kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, kötü niyetli davalının %20’den az olmamak üzere takdiren %100 oranında icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama masraflarının ve avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2021 yılında----- ve ------. ile elektrik tesis işlerine ilişkin sözleşmelerin imzalandığını, her iki sözleşme kapsamında bir kısım işlerin yapılması amacıyla davacı şirket ile alt yüklenici sözleşmelerinin imzalandığını, bu şekilde taraflar arasında ticari ilişki başladığını, sözleşmenin imzalanmasından sonra davacının alt yüklenicilik ile ilgili şartları taşımadığı/yetkili olmadığı/işsahibi şirketin belirlediği şartları taşımadığının ortaya çıktığını, davacının gerekli şartları taşımaması nedeniyle davacının işçilerinin iş sahasında bulunması/çalışmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin işsahipleri ile yaptığı sözleşmeler kapsamında yapılan işler/iş sahaları işveren dağıtım şirket görevlerinin de denetimi altında olduğundan alt yüklenici yetkisi bulunmayan davacı şirketin işçilerinin iş sahasında çalışmasının da mümkün olmadığını, dolayısıyla taraflar arasındaki alt yüklenici sözleşmesinin açıklanan nedenle davacı tarafından ifasının mümkün olmaması nedeniyle sözleşmenin kadük hale geldiğini, bu durum üzerine taraflar arasında 2021 yılına ilişkin alınan işlere ilişkin şifahi anlaşma yapıldığını, bu anlaşmaya göre davacının işçilerinin müvekkili şirkete işçi olarak SGK giriş kayıtlarının yapılacağını, davacının işçilerinin bu şekilde müvekkili şirket bünyesinde işe devam edeceğini, bu şekilde anlaşma ile 01.04.2021 tarihinde davacı şirketin yetkilisi ----- ile işçilerinin müvekkili şirkete SGK girişlerinin yapıldığını, Müvekkilinin-----ile 16.05.2022 tarihi---- ili Bakım Onarım İşi ve ----- ili Bakım Onarım İşi ile bir kısım bölgelerdeki işlerin yapımı konusunda davacı şirket yetkilisi ------ ile görüşme yapıldığını, davacı şirket yetkilisinin bu işte de işçileri ile çalışacağını belirttiğini, ancak taraflar arasında 2022 yılında ------ ile yapılan yeni sözleşme ile ilgili işçilik ve diğer maliyetler ile işin birim fiyatlarının da değişmesi nedeniyle ------ ilindeki işler ile ilgili müvekkili şirket ile davacı arasında bir anlaşma yapılmadığını, davacı tarafça -- ili Bakım Onarım İşi ve ------İşi ile ilgili herhangi bir iş ve hizmet anlaşması yapılmamış olmasına rağmen davacı tarafından 22.10.2022 tarih ----- no.lu 954.263,65 TL bedelli “---- no.lu hakkediş, beton, harfiyat, mobil vinç, kovalı araç, hırdavat malzemeleri hizmet bedelleri” açıklamalı ve 02.11.2022 tarih ----- no.lu 520.851,19 TL bedelli “------ Bölgesi -----işlerinde ------ no.lu hakkediş, beton, harfiyat, mobil vinç, kovalı araç, hırdavat malzemeleri hizmet bedelleri” açıklamalı faturaların elektronik ortamda tanzim edildiğini ve müvekkili şirkete gönderildiğini, davacı tarafça söz konusu faturalarda belirtilen iş ve hizmetlerin yapılmadığını, müvekkili şirketin merkezinin ----- ili olması iş sahalarının ---- ve ------ ilinde olması taraflar arasında devam eden/edeceği düşünülen ticari bir işin de olması nedeniyle ve muhasebe personelinin dikkatsizliğiyle söz konusu faturalara süresinde itiraz edilemediğini, Ayrıca müvekkili şirketin ------ile yaptığı sözleşme kapsamında devam eden ----- ilçesindeki ---- grupla ------ tesis işinde çalışan davacı işçilerinin de davacının söz konusu işin bedelinin peşin almış olmasına rağmen 12.11.2022 tarihinde işi geçici kabule hazır hale getirmeden yarım bıraktıklarını, yarım bırakılan işin imalat ve eksikliklerinin 149.857,00 TL ücret karşılığında başka ekip tarafından yapıldığını, ---- bölgesinde çalışan işi belirtilen şekilde bırakan işçilerden ------müvekkili şirkete ve ------işçilik alacakları ile ilgili -----İş Mahkemesi’nin ------. sayılı dosyası ile alacak davası açtığını, davanın halen derdest olduğunu, Davacı tarafın, ----- ilinde ödemesi yapılan işleri eksik bıraktığını, ------- ilindeki 2022 yılı sözleşmeleri kapsamındaki işleri de yapmadığını, davacının 2021 yılındaki sözleşmeler kapsamındaki bedelini aldığı bir kısım işleri de tamamlamadığını, Takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılığın asıl olup, takip konusu alacak ile ilgili müvekkili şirketin davacıya borcunun bulunmadığını, icra takibinde takip konusu alacağın “Alt Yüklenicilik Sözleşmesi Gereği Asıl Borçlunun Yüklenici Olarak ----- İhale Makamından Alıp Üstlendiği ---- Yakasındaki İşlerden Kaynaklanan Hakkedişler Nedeniyle Düzenlenen Faturadan Doğan 2022 Yılı Sonu Cari Hesap Ekstresi Alacağı Bakiyesi 30.11.2022-1.256.389,28 TL” olarak belirtildiğini, takip konusu müvekkilinin ------. ile yaptığı sözleşme kapsamında davacının ------ ilinde yaptığı işlere ilişkin düzenlediği fatura bedellerinin tamamının, davacı tarafından eksik/yarım bırakılan işlerin bedeli de içinde olmak suretiyle ödendiğini, taraflar arasındaki ihtilaf konusunun, davacı tarafından düzenlenen yukarıda belirtilen ------ ilindeki 2022 yılı sözleşmeleri kapsamındaki yapılacak işlere ilişkin 22.10.2022 tarih -----no.lu 954.263,65 TL bedelli ve 02.11.2022 tarih ….------no.lu 520.851,19 TL bedelli faturalara ilişkin olduğunu, takip dayanağı yönünden Sayın Mahkemece öncelikle ------tarafından davalıya ihale edilen işlerden kaynaklı faturalar çerçevesinde inceleme yapılması gerektiğini, Davacının alacak iddiasına konu ettiği faturaların TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş eser sözleşmesine ilişkin ise de taraflar arasında esersözleşmesine ilişkin bir akdi ilişki bulunmadığını, davacının ihtilaf konusu faturalara konu işleri/hizmeti yaptığını/teslim ettiğini ispatlaması gerektiğini, 6762 sayılı TTK’nın 23.maddesi hükmünce 8 gün içinde faturalara itiraz edilmemesi halinde fatura içeriğinin kesinleşmesi kuralı ancak akdi ilişkinin varlığı halinde uygulanması mümkün olup, alacağa konu faturaların müvekkilinin ticari defterlerinde kayıtlı olmasının fatura içeriklerinin kesinleştiği anlamına gelmediğini, faturalara konu iş/hizmetlerin yapılmadığını ve malzemelerin de teslim edilmediğini ve kabul edilemez olduğunu, İcra takibinde müvekkili şirketten işlemiş faiz adı altında alacak talep edilmiş ise de müvekkilinin takibe konu alacak ile ilgili takip öncesinde temerrüde düşürülmediğinden faiz alacağı talep hakkının bulunmadığını belirtmiş olup, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli davacı alacaklının İİK 67/2.maddesi uyarınca takip konusu miktarın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce; ----- İcra Dairesi'nin Dairesinin ---- Esas sayılı dosyası ve ----- İş Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden ayrı ayrı celp edilmiş, ilgili Ticaret Sicil Müdürlüklerinden davacı ve davalı şirketlerin ticaret sicil kayıtları, ilgili Vergi Dairesi Müdürlüklerinden tarafların 2021 ve 2022 yıllarına dair Mal ve Hizmet Alım-Satımlarına ilişkin bildirim formları, ------ Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nden davacı ile davalı şirketlerin 2021-2022 yılı dönemlerine ilişkin çalışan işçilerin listesi ile çalışan ve işçilerin bildirilmesi ve ----- işveren bilgileri ile 2021-2022 yılı SGK dökümleri, ------ 2021-2022 yılı maaş ödemelerine ilişkin hesap ekstreleri, ----Şirketi'nden davalı şirketin hesabından davacı şirketin ------- iban nolu hesabına 2021-2022 yıllarında gönderilen ödemelere ilişkin dekontlar ve hesap ekstreleri,------- Şirketi Genel Müdürlüğü'nden davalı tarafın delil listesinde dayanılan bir kısım çeklerin örnekleri ile çek akıbetleri sorulmuş, ------ davalı şirket ile ile imzalanan yüklenici sözleşmeleri ile bu sözleşmeler kapsamında hazırlanmış hak ediş raporlarının tüm dayanaklar ve yapılan ödemeleri, ----- davalı şirket ile imzalanan yüklenici sözleşmeleri ile bu sözleşmeler kapsamında hazırlanmış hak ediş raporlarının tüm dayanaklar ve yapılan ödemeler,---Şirketi Genel Müdürlüğü, -------ödemelere ilişkin çek bilgileri istenilmiş ve TTK'nun 83-85.maddeleri ile HMK'nun 222. maddesi uyarınca her iki tarafın uyuşmazlık konusu alacakla ilgili yıllara ilişkin tüm yasal ticari defterleri üzerinde Mahkememizce resen seçilen bir adet mali müşavir, bir adet elektrik mühendisi ve bir adet nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden oluşan heyetten hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor alınarak taraflara tebliğ edilmiştir.
Dava; ----. İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir eda (alacak) davasıdır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı açılır. Borçlu bu davaya karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Borçlu cevap dilekçesinde itiraz ederken bildirmiş olup olmadığına da bakmaksızın bütün savunma sebeplerini bildirmelidir. Alacaklı bu davada alacağının varlığını 6100 sayılı HMK' ya göre caiz olan her türlü delille ispat edebilir.
Celp ve tetkik edilen ------ İcra Müdürlüğü'nün ------- esas sayılı dosyasında; davacı takip alacaklısı tarafından 02/02/2023 tarihli takip talebi ile 1.287.523,64 TL toplam alacağın tahsili amacıyla, davalı takip borçlusu hakkında ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı takip borçlusuna 08/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği. takip borçlusu vekilinin 06/02/2023 tarihinde borca ve ferilerine karşı itiraz ettiği ve bunun üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin davacı takip alacaklısına tebliğ edilmediği, eldeki davanın yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarındaki tespitler uyarınca; taraflar arasında alt yüklenicilik ilişkisi kurulduğu, bu sözleşme ilişkisi kapsamında davacı tarafından davalıya verilen hizmet ve tedariki yapılan hazır beton satışları nedeniyle 1.256.389,28 TL asıl alacak ve 31.134,36 TL işlemiş faiz alacağının tahsili amacıyla başlatılan ----- İcra Dairesi'nin ------- Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiği, davalı borçlunun yasal süre içerisinde takibe itiraz ettiği ve davacı vekilinin de yine yasal süresi içerisinde mahkememizde itirazın iptali talepli işbu davayı açtığı, davalı vekilinin cevap dilekçesi ile davacı tarafça takibe konu faturalarda belirtilen iş ve hizmetlerin yapılmadığı, muhasebe personelinin de dikkatsizliğiyle söz konusu faturalara süresinde itiraz edilemediği, taraflar arasında eser sözleşmesine ilişkin bir akdi ilişki bulunmadığı, davacının ihtilaf konusu faturalara konu işleri/hizmeti yaptığını/teslim ettiğini ispatlaması gerektiği iddialarıyla davanın reddini talep ettiği, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için mahkememizce davacı ve davalı tarafın ticari defterlerinin incelemesine karar verildiği, bunun üzerine her iki tarafın da ticari defterlerini bilirkişi incelemesine sunulmak üzere ibraz ettikleri, Mahkememizce resen belirlenen bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporun mali incelemelerine göre; davacıya ve davalıya ait 2021-2022-2023 yıllarına ait ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutuldukları, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturaların her iki
şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle, davacı şirketin kendi
defterlerinde 1.256.389,28 TL alacaklı, davalı şirketin kendi defterlerinde
1.256.389,28 TL borçlu gözüktüğü, ticari defterlerin birbiriyle uyumlu olduğu, davalı şirketin, 31/01/2023 icra takibinden sonra, ödeme emrinin tebliğ edildiği 03/02/2023 tarihte 1.256.389,28 TL bedelli iade faturası düzenleyerek kendi defterlerinde bakiyeyi kapattığı,
davalı şirket tarafından,
davacı şirket adına “İade Faturası (22/10/2022 tarihli ------ ve 02/11/2022 tarihli ----- numaralı faturalara istinaden iade faturasıdır)” açıklaması ile 03/02/2023 tarihinde
KDV dahil 1.256.389,28 TL tutarlı e-arşiv fatura düzenlendiği, iade faturasının, davacı
şirketin faturalarına karşılık yasal 8 günlük süresinden sonra düzenlenmiş olduğu, faturanın davacı şirket
defterlerinde kayıtlı olmadığı kanaat ve tespitlerinin belirtildiği; bu durumda incelenen ticari defter ve kayıtlar ile bilirkişi heyetinin raporunda yapılan tespitler itibariyle; fatura içeriği hizmetin davalı şirkete ifasına ilişkin karinelerin oluştuğu,
davalının işbu hizmeti almadığını
veya fatura bedellerinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği,
davalı tarafın cevap dilekçesinde, davacı şirket tarafından düzenlenen faturalar içeriği hizmeti vermediğini, bu faturaların müvekkilinin muhasebe biriminin
dikkatsizliği nedeniyle süresinde itiraz edilmeksizin kayıtlara geçtiğini, süresi geçtikten sonra iade faturası düzenlediklerini belirttikleri, ancak ticari şirket olan davalının basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiğinden bu savunmasına itibar edilemediği, ispat yükünü üzerine alan davalı tarafın, takip ve dava konusu faturalar karşılığında hizmet alamadığını ispatlayamadığı, davalı tarafça dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanılmaması nedeniyle yemin teklifi hususunun hatırlatılmasına da gerek bulunmadığından, davacının davalıdan alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılarak denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile ------ İcra Müdürlüğü'nün ------ esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 1.256.389,29 TL asıl alacak üzerinden devamına dair karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117/1. maddeleri uyarınca muaccel bir borcun alacaklısı tarafından bir ihtarname ile temerrüde düşürülmeyen borçludan faiz istenemez. Alacaklı tarafından gönderilen ihtarnamenin borçluyu temerrüde düşürücü etkisinin olduğunun kabul edilebilmesi için, ihtarnamenin belirli bir süre içerisinde bir borcun ödenmesi ihtarını içermesi zorunludur. Bir bedel içermeyen ya da içeriğinden bedel belirlenemeyen ihtarnameler borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte kabul edilemez. Dosya kapsamında davalının icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir delil bulunmadığından ve davacı tarafın, TTK'nun 1530. maddesi hükmü gereği ihtarsız temerrüt şartlarının gerçekleştiğine yönelik iddiaları yerinde görülmediğinden, alacağın niteliği de gözetildiğinde davacının işlemiş faiz talebi yerinde görülmemiş, fazlaya ilişkin talebi reddedilmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacağın likit olduğu anlaşılmakla kabulüne karar verilen 1.256.389,29 TL asıl alacağın %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle):
1-Davanın kısmen kabulü ile ----. İcra Müdürlüğü'nün ------- esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 1.256.389,29 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Alacak likit olduğundan kabulüne karar verilen asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 85.823,95 TL harçtan peşin yatırılan 15.550,07 TL harcın mahsubu ile bakiye 70.273,88 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 15.858,32 TL dava açılış masrafı ile 16.198,00 TL yargılama masrafı toplamı 32.056,32 TL yargılama giderinden kabul ve redde göre hesap olunan 31.281,15 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince tayin olunan 187.894,50 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince tayin olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinden kabul ve red oranına göre hesap olunan 3.044,55 TL'sinin davalıdan, 75,45 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.