T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/119
KARAR NO : 2025/575
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/02/2024
KARAR TARİHİ : 11/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki mevcut olup, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkil şirket tarafından davalı taraf adına bir sureti ekte ibraz olunan 20.10.2023 tarih, ------ nolu ve 2.016,00 Euro meblağlı fatura düzenlendiğini, Müvekkil şirket tarafından davalı tarafa 04.12.2023 tarihinde gönderilen ve bir sureti ekte ibraz olunan ihtarname ile 20.10.2023 tarih ve ------ nolu faturaya konu 2016 Euro'nun 3 (üç) iş günü içerisinde ödenmesi talep edilmiş ise de davalı tarafça ihtarnamede belirtilen süre zarfında ödeme yapılmadığını, Müvekkil şirket tarafından davalı taraf adına 20.10.2023 tarih ve ------ nolu faturaya konu 2.016,00 Euro'nun tahsili amacı ile davalı taraf aleyhine------icra müdürlüğü ----- esas dosyasından 16.01.2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu tarafın icra akibine konu borca ilişkin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı/borçlu tarafça------. icra müdürlüğünün ----- nolu dosyasına konu alacağa asıl alacağa ““müvekkilim şirketin alacaklı görünen tarafa borcu bulunmadığını, davalı / borçlu tarafın takip öncesi işlemiş faiz alacağına ilişkin haksız hukuki dayanaktan yoksun itirazlarının iptaline karar verilmesi gerektiğini, davalı/borçlu tarafça----- İcra Müdürlüğünün ------ nolu Esas nolu dosyasına konu takip öncesi işlemiş faiz alacağına itiraz edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden müvekkil şirket tarafından davalı taraf adına 2 adet Kontrol Bloğu Seti karşılığı 20.10.2023 tarih ve ------ nolu faturaya konu 2.016,00 Euro meblağlı fatura düzenlenmiş olup, aynı zamanda ----- irsaliye nolu faturaya konu ürünler davalı/borçlu tarafa teslim edilmiş olmasına rağmen davalı/borçlu tarafça müvekkilim şirket tarafından düzenlenen iş bu faturaya ilişkin olarak müvekkilim şirkete ödeme yapılmadığını, Taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı müvekkilim şirketin alacağının tahsili amacı ile faturaya konu alacak tutarına reeskont avans faizi işletilmek sureti ile davalı/borçlu aleyhine ----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas nolu dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı yan kendisine usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen davacının dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ----- İcra Müdürlüğünün ------sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, -----İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; davacı şirket ticari defterlerinin Süresinde açılış tasdikinin yapıldığı, Türkiye muhasebe Standartları kurulunun düzenlemelerine uygun tutulduğu, Ticari defterlerin birbirini teyit ettiği, 2023 ticari defterlerinin e- Defter olması nedeniyle kapanış tasdikine yer olmadığı Dosya sunulan davacı BA/BS formaları incelendiğinde, Gelir idaresi başkanlığından gönderilen formların görüntülemesinin 04.08.2023 tarihli olduğu bu sebeple davacı tarafından davalı adına kesilen faturanın 20.10.2023 tarihli olduğu buna ilişkin dökümün gözükmediği davacı tarafından kesilen faturanın ilgili vergi dairesine bildirip bildirilmediği tespit edilemediği davalı BA formaları incelendiğinde ise yine davalı tarafın 2023 yılına ilişkin 1 adet davacı faturasını bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirdiği tespit edildiği Hal böyle olunca davacı alacağının dayanağı faturanın davalı tarafından kabul edilerek ilgili vergi dairesine bildirildiği anlaşıldığı, Tüm bu tespitler doğrultusunda, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 2.016,00 EURO tutarında alacaklı olduğu mahkememiz tarafından davacı lehine alacağa hükmedilmesi durumunda konu alacak için davacının davalıdan 15,96 EURO işlemiş faiz talep hesaplandığı hususlarını beyan ve rapor etmiştir. Mahkememizce davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için talimat yazıldığı talimat yazı cevabında davalı tarafın ticari defterlerini sunmadığı tespit edilerek mahkememize bildirildiği anlaşılmıştır.Somut olayda davalı tarafın vekilinin defter incelenmesine yönelik ara kararın verildiği duruşmada hazır bulunmasına rağmen ticari defterlerini incelenmek üzere sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu ve davacı tarafın defterlerine göre davalıdan 2.016,00 euro alacaklı olduğu, HMK 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünün düzenlediği, hüküm doğrultusunda davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi durumunda davacı yanın ticari defterlerinin lehine delil olacağı değerlendirilmiştir. Davacı taraf kendi ticari defterlerine göre davalıdan 2.016,00 euro asıl alacaklıdır. Davacı taraf cari hesap ilişkisi içinde düzenlemiş olduğu faturaları BS olarak vergi dairesine bildirmiş, davalı taraf için de GİB üzerinden otomatik olarak BA düzenlenmiş ise de davalı tarafından otomatik bildirime ve faturalara yasal süreleri içerisinde itiraz edilmediği anlaşıldığından davacı kayıtları doğrultusunda ve davacının cari hesap ilişkisi içinde davalıdan alacaklı olduğu kanaati ile davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
İcra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK'nın 117.maddesi koşullarına bağlı olup icra takip tarihinden önce davalıya temerrüt ihtarının noter, iadeli taahhütlü mektup veya telgrafla yapılması zorunludur. Bu durumda, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürdüğünü ispat edemediğinden işlemiş faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı takip borçlusunun -----. İcra Müdürlüğünün ------ Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile; 2.016 EURO asıl alacak yönünden devamına, kabulüne karar verilen takibe konu asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarının aynı yabancı para türünden (EURO) bir yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden faiz uygulanmasına,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Kabulüne karar verilen alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca, takibe konu alacağın takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine
4-Karar harcı 4.569,32 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 877,76 TL harcın mahsubu ile bakiye 35.004,92 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 7.620,52 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.692,16 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.589,75 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 5.173,58 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 3.331,97 TL'nin davalıdan, 268,03 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.