T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/156
KARAR NO : 2025/567
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 04/03/2024
KARAR TARİHİ : 10/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "davalılardan ------ nolu Z.M.M. Trafik Sigorta Poliçesi ile
sigortalı, davalı -----adına kayıtlı ve davalı -----sevk ve idaresindeki------ plakalı aracın, 10.02.2022 tarihinde asli ve tamamen kusurlu olarak,
müvekkil şirket’ in sigortalısı ---- adına kayıtlı------ plakalı araca çarpması sonucu
maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Müvekkile sigortalı ------- plakalı araçta toplam 3.851,80 Euro tutarında hasar meydana
gelmiş olup aracın bütün onarım masrafları kasko sigorta poliçesini düzenleyen müvekkil şirket tarafından
yapılmıştır. Müvekkilin zararının ödenmesi amacıyla ----- plakalı aracın Z.M.M. Trafik Poliçesini
düzenleyen davalı ------ müracaat edilmiş ancak belirtilen davalı tarafından herhangi
bir ödeme yapılmamıştır. Davalı sigorta şirketi meydana gelen zarardan düzenlemiş olduğu Trafik poliçesi
teminatı limitine kadar, diğer davalılar ------ ise zararın tamamından müşterek ve müteselsilen sorumludur. Arz ve izah edilen nedenlerle, Fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davamızın kabulü ile; 3.851,80 Euro
hasar bedeli tazminatının (fiili ödeme tarihindeki----- Bankası Efektif satış kuru üzerinden
hesaplanacak Türk Lirası karşılığının) müvekkil şirket tarafından yapılan ödeme tarihinden itibaren
işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan ------azami Z.M.M. Trafik poliçe limiti ile
sorumlu olmak kaydıyla) müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkilimize ödenmesine, yargılama
giderleri ve vekalet ücretinin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı -------. cevap dilekçesinde özetle; "dava dilekçesinde belirtilen------ plakalı araç müvekkil şirket nezdinde 30.07.2021/2022 vadeli, ------ nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır. Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru
oranında ve kusuru halinde söz konusudur. Tarafımızdan asla anlamına gelmemek suretiyle, davacı tarafından-------Plakalı aracın
hasar bedelinin tahsili talep edilmiş olmakla; başvuruya konu kaza 10.02.2022 tarihinde meydana gelmiş olup, kaza tarihinde yürürlükte olan
KTK Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigortası Genel Şartlarının Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi başlıklı B.2. maddesinde; “Hasar halinde, hasar gören parça, onarımı mümkün değilse veya eşdeğer parça
veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile
değişimine imkân yok ise orijinali ile değiştirilir. Kaza tarihine göre model yılından itibaren 3 yılı
geçmeyen motorlu araçlarda hasar gören parça, onarımı mümkün değilse öncelikle orijinali ile değiştirilir,
orijinal parçanın bulunmaması durumunda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı
kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değiştirilir. Ancak model yılından itibaren 3 yılı
geçmeyen motorlu araçta hasar gören parçanın orijinal olmadığı durumda eşdeğer veya ömrünü
tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişim yapılır. Bu
paragraf uygulaması sonucu araçta bir kıymet artışı meydana gelse dahi bu fark tazminat miktarından
indirilemez. “Eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen
orijinal parça ile değişim mümkün olduğu halde, sigortacının bilgisi ve onayı dahilinde olmadan orjinal
parça ile onarım sağlanır ise sigortacının sorumluluğu, sigortacının kaza tarihi itibariyle benzer
hasar/lardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı
kapsamındaki araçlardan elde edilen orjinal parça bedeli ile sınırlıdır. “2.2. Hak sahibi aracının, bu madde
uyarınca Hazine Müsteşarlığınca belirlenen ölçütleri karşılayan, dilediği onarım merkezinde onarılmasını
talep edebilir. Bu durumda sigortacı, araç kaza tarihi itibariyle anlaşmalı olduğu onarım merkezinde
onarılsaydı uygulanacak parça, tedarik, işçilik ve diğer hususlara göre belirlenecek bedele göre ödeme
yapabilir” düzenlemesi bulunmaktadır.
Bilirkişi incelemesinde aracın tamırının ekonomık olup olmadığının da tespıt edılmesı
gerekmektedir. Genel şartlarda; hasar tazminatının nasıl hesaplanacağı açıklanmıştır. Hesaplama yapılırken
müvekkil şirketin indirim – iskonto hakkının da dikkate alınması talep olunur. Aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının da tespit edilmesi gerekmektedir. Aracın tamiri
ekonomik değil ise, aracın rayiç ve hurda bedellerinin tespit edilmesi, daha sonra da rayiç değerden hurda
bedelinin mahsup edilerek hak edilecek tazminatın belirlenmesi talep olunur. Sektör ve yerleşmiş Yargıtay
kararları da bu yöndedir.
Poliçede sigorta bedellerine KDV dahil olduğuna dair bir ifade bulunmamaktadır. " beyanıyla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ------ cevap dilekçesinde özetle; yaşanan kaza sonucu meydana gelen zarardan müvekkil şirketin sorumlu tutulabilmesi için
tarafların kusur oranlarının belirlenmesi gerekmektedir. Tarafların kusur oranlarının belirlenebilmesi için
her ne kadar kaza tespit tutanağı yol gösterici olsa da tek başına yeterli olmayıp bilirkişi incelemesi, uzman
görüşleri ve adli tıp kurumu raporları ile kazanın oluş şekline, yolun durumuna, trafik işaretlerinin ne
şekilde konumlandırıldığına göre görgü tanıklarının ifadeleri de dikkate alınarak kusur tespiti yapılmalıdır. Her ne kadar trafik kazası tespit tutanağında yalnız müvekkilin kusurlu olduğu kanaatine
varılmışsa da bu husus tarafımızca kabul edilebilir değildir. Müvekkilin anılı kazada hiçbir kusuru
bulunmamaktadır. Doğan zarardan müvekkilin sorumlu tutulabilmesi için yukarıda da belirtildiği üzere
kazanın oluş şekli değerlendirilmeli ve bu doğrultuda bilirkişi incelemesi ile müvekkilin kusur oranı
objektif bir şekilde belirlenmelidir.
Her ne kadar yaşanan kaza sonucu ----- plakalı araçta hasar meydana gelmişse de hasarın
oranını etkileyecek diğer faktörler de değerlendirilmelidir. Bunun için ------plakalı aracın Tramer
kayıtlarının da getirtilerek dava konusu kazadan önce herhangi başka bir kazaya karışıp karışmadığı,
kazaya karışmış ise bu kazalar neticesinde aynı bölgeye hasar alıp almadığının da hakkaniyet gereği tespiti
gerekmektedir. Önceden yaşanmış bir kazada tespit edilen bölgeden hasar alan bir aracın sonradan yine
aynı bölgeden hasar alması durumunda ortaya çıkan zarar oranının artacağı şüphesizdir. Bu sebeple davacı
yana ait aracın önceden bir kazaya karışıp karışmadığı, karıştıysa aynı bölgeden hasar alıp almadığı tespit
edilmeli ve bu doğrultuda tarafların sorumluluğu belirlenmelidir. davacı yanın davacıya ait araçta toplam 3.851,80 € tutarında hasar meydana geldiğini iddia etmişse de belirtilen rakam oldukça yüksek bir meblağa tekabül etmektedir. Bu bakımdan aracın tamiratının
zorunlu olmadığı halde lüks ve masraflı şekilde yaptırılıp yaptırılmadığının, araca kaza sonucu meydana
gelen hasarın tamiratı dışında ek bir işlem yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Daha
makul bir fiyata tamirat işlemi yapılabilecekken masraflı bir şekilde tamiratın yapılması hakkaniyete
aykırıdır. Bu noktada davacı yan tarafından gösterilen fahiş hasar tutarını kabul etmek mümkün olmadığı" beyanıyla davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile araçta meydana gelen hasar ve onarım bedelinin sigorta şirketin araç sahibinden sürücüden tazminine ilişkin olarak açılan tazminat davasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir ------ 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir (Yargıtay ------. HD'nin 23.09.2019 t. -----sayılı kararı).Davacı tarafından gösterilen deliler toplanmış, konunun alanı uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişiden rapor tanzim ettirilmiştir.Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda özetle; Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile ----- plakalı araç sürücüsü ------, kazanın meydana gelmesinde asli ve % 100
kusurunun olduğu,
-----plakalı araçtaki otomobil sürücüsü ----- meydana gelen kazada herhangi
bir kusurunun olmadığı, davalı------ sigortalısının kusuru oranında, %100, 2.743 Euro’dan sorumlu olduğu, Diğer davalılar -------sürücüsünün kusuru oranında,
%100, diğer davalı sürücü ----- ile birlikte müştereken ve müteselsilen talep edilecek bakiye
zarar bedeli 1.108,80 Euro’dan sorumlu olduğu,
Yargıtay kararına göre ödemelerin ödeme tarihindeki TL kuru üzerinden yapılacağı,
Davacının ekspertiz hizmet bedeli talep etmediği sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Kaza yeri Türkiye olsa bile yurtdışında kayıtlı aracın meydana gelen kaza nedeniyle tamir ettirilmeden yurtdışına götürülmesi halinde, tamir bedelinin yurtdışındaki malzeme ve işçilik fiyatları ile değerlendirilmesi ve talebin bu yönde olmasında bir engel bulunmamaktadır. Davacı taraf bu açıdan aracını Türkiye' de tamir ettirmeye yada Türkiye koşullarındaki hasar bedeli ile tazmine zorlanamaz. (Benzer yönde Yargıtay ------. Hukuk Dairesinin 18.6.2013 tarih, ----- Esas ve ------ Karar sayılı kararı). Bu sebeple davacının yurtdışında aracının tamir edilmesine yönelik seçimlik hakkını kullanmış olduğu anlaşılarak talebi yönünde değerlendirme yapılarak karar verilmiştir.Somut olayda ;Dava konusu aracın davaya konu kazasındaki hasar bedeli ----- plakalı araç sürücüsü -----, kazanın meydana gelmesinde asli ve % 100 kusurunun olduğu,
----- plakalı araçtaki otomobil sürücüsü ------ meydana gelen kazada herhangi
bir kusurunun olmadığı, davalı ------ sigortalısının kusuru oranında, %100, 2.743 Euro’dan sorumlu olduğu, Diğer davalılar ------ sürücüsünün kusuru oranında, %100, diğer davalı sürücü----- ile birlikte müştereken ve müteselsilen talep edilecek bakiye
zarar bedeli 1.108,80 Euro’dan sorumlu olduğu, bilirkişi raporu ile tespit edilmesi nedeniyle rapor hesaplama yönünden hükme esas alınarak, davalıların da meydana gelen hasar bedelinden müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğu, anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüte düşmüş sayılır. Ancak, trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte, sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. Sigortacının tazminat giderim yükümlülüğünü düzenleyen KTK'nın 99/I. maddesi hükmü uyarınca, sigortacı maddede belirtilen belgelerin iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasında veya talep doğrultusunda bakiye ödeme yapılmış ise ihtar tarihinden 8 iş günü sonrası itibariyle temerrüte düşeceği dikkate alındığında ;davalı sigorta şirketi yönünden sigortaya başvurudan 8 iş günü sonrası temerrüt tarihi , davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işletilmesine hükmedilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜ İLE
1-3.851.80 EURO hasar bedelinin ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti olan 50.000 TL ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 16/09/2022 tarihinden diger davalılar yönünden 10/02/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarının aynı yabancı para türünden (EURO) bir yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden faiz ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 8.917,02 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.229,34 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 6.687,68 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 2.229,34 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.656,94 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 773,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 4.273,00 TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin ve davalı ----- vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.