T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/216
KARAR NO : 2025/572
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 08/02/2024
KARAR TARİHİ : 10/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket nezdinde 25.04.2022 sigorta tarihli ------ poliçe numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortalı ---- plakalı araç müvekkiline ait ----- plakalı araca seyir halindeyken çarptığını, söz konusu kaza sonucunda kaza tespit tutanağı ile sabit olmak üzere ----- plakalı araç %100 kusurlu bulunduğunu, tarafımızca davalı sigorta şirketine işbu kaza nedeniyle 01.06.2022 tarihinde başvurulduğunu, tarafımıza herhangi bir dönüş yapılmadığını, bunun üzerine 19.07.2022 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulduğunu, ----- başvuru numarası ile yapılan yargılama neticesinde 18.01.2023 tarihinde bilirkişi raporu tanzim edilerek müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar bedelinin 30.840,24 TL olduğu kanaatine varıldığını, tahkim komisyonun 30.01.2023 tarih ve ----- sayılı kararı gereği 30.840,24 TL hasar onarım bedeli yönünden karar verilmiş olduğunu, söz konusu dosyada ıslah bedeli olan 7.600,00 TL düşüldükten sonra kalan 23.240,24 TL işlemiş yasal faiz, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden 11.03.2023 tarih ve------- başvuru sayılı Sigorta Tahkim Komisyonu başvuru yapıldığını, IBAN bilgisi,----- hesabına ait ------ hesap numaralı (başvurunun yapıldığı dönemde vekil avukat ------ sigorta departmanında çalışanı olarak yer alan) alıcısı ----- olan bir hesaba ait olduğunu, davalı sigorta şirketi alıcı kısmına ise ---- yazdığını, dolayısıyla iban bilgisi ve alıcının uyuşmaması nedeniyle para transferi gerçekleşmediğini, tarafımıza bir ödeme gelmediğini, söz konusu ödemenin vekile yapılmadığını, IBAN bilgisinin müvekkiline ait olduğunu düşünmemiz nedeniyle ödemenin gerçekleştirilmediği hususu itiraz süresi içerisinde tespit edilemediğini, olayın mevcudiyeti müvekkiline ödeme yapılacağı esnada öğrenildiğini, müvekkilinin hesaplarına bir ödeme gelmediğini belirttiğini, söz konusu yanlışlığın bu şekilde tespit edildiğini, davaya konu ----- İcra Müdürlüğü ------ Esas Sayılı dosyası ile yanlış hesaba gönderilen ödemenin tahsilini sağlamak amacıyla icra takibi başlatıldığını, ancak söz konusu icra takibine davalı şirketçe itiraz edildiğini, yapılan itiraz nedeniyle tarafınca 10.11.2023 tarihinde arabuluculuk sürecine başvurulmuş olduğunu, başvuru sürecinde arabuluculuk dosyasının tamamlanması için gerekli olan azami sürenin tüketilmesinden dolayı 03.01.2024 tarihinde anlaşamama olarak sonuçlandığını, alıcı ve hesap sahibi isimlerinin uyuşmamasından kaynaklı gönderilen para askıda gelerek gönderici hesabına geri iade olduğunu, davalı tarafın uyuşmazlıktan doğan sorumluluğunun ve bu kapsamda ödeme yapma gayesi olduğu hususu görülmekle birlikte tarafınca gerçekleşmeyen bir eylemden kaynaklı olarak müvekkiline mağduriyetini kabul etmediğini, takibin devamına karar verilmesini talep ettiğini, davalı tarafın icra takibine itirazı haksız ve kötü niyetli olarak yapıldığını, icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerektiğini, davanın kabulü ile davalı hakkındaki ----- İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı dosyasındaki itirazının iptalini, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla takibin devamını, davalı borçlunun takip konusu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, dava masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı taraf eldeki davaya herhangi bir cevap vermemiş, HMK 128 madde hükmü uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, ---- İcra Müdürlüğünün ------ sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ------ İcra Müdürlüğünün ------ sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Tahkim komisyonun 30.01.2023 tarih ve------sayılı kararı gereği 30.840,24 TL hasar onarım bedeli yönünden karar verilmiş olup, söz konusu dosyada ıslah bedelimiz olan 7.600,00 TL düşüldükten sonra kalan 23.240,24 TL, işlemiş yasal faiz, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden 11.03.2023 tarih ve ------ başvuru sayılı Sigorta Tahkim Komisyonu başvuru yapıldığı, başvuru 25.09.2023 tarih ve------Karar numarası ile karara bağlanmış olup söz konusu kararda davalı tarafın 11.09.2023 tarihinde (23.240,24 TL Anapara, 1.127,15 TL Faiz,1.227,00TL Vekalet Ücreti, 1.720,30 TL Yargılama Gideri) 27.110,19 TL ödendiği iddia edilerek konusuz kaldığından hüküm kurmaya yer olmadığına karar verildiği, bankalara yazılan müzekkere cevaplarından yapılan ödemenin davalıya iade edildiği anlaşılmakla, davalının başkaca da bir ödeme belgesi sunmadığı, davacının davasını ispat ettiği kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla kabulüne karar verilen asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ İLE,
1-Davalının ------ İcra Müdürlüğünün ----- sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile, takibin devamına,
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Kötüniyet tazminatı talebinin reddine
4-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 1.851,90 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 1.424,30 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 75,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 27.110,19 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
10-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair, tarafların yokluğunda, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.