T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/138
KARAR NO : 2025/580
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 02/11/2023
KARAR TARİHİ : 11/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde trafik sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ve davalı ----- maliki olduğu -----plaka sayılı araç 13/06/2022 tarihinde dava dışı ---- sevk ve idaresinde yetersiz ehliyetli şekilde araç kullanırken ---- plaka sayılı araca çarptığını ve maddi hasarlı trafik kazasına sebep olduğunu, hasar sonrası trafik ekiplerince düzenlenen 13/06/2022 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında "Bu kazanın oluşumunda sürücü----- KTK (52/1B)'aracın hızını yük ve teknik özelliğine,görüş yol, hava, ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak 'maddesini ihlal ettiği kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır." hususlarının tespit ve rapor edildiğini, hasarın müvekkil şirkete ihbarı üzerine, gerekli tahkikat başlatılmış ve Sigortacılık Kanunu 22. maddesi uyarınca hasar ve kusur durumunun tespiti için bağımsız ve uzman eksper tayin edildiğini, 28.10.2022 tarihinde hasar onarım servislerinden; ---- plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı ------ 6.366,90TL, Olmak üzere toplamda 50.000,03 TL hasar bedeli ödendiğini, müvekkili şirket tarafından davaya konu hasar sebebiyle ödenen bedelin davalıya rücusu kapsamında davalıya 30/10/2022 de ihtarname gönderilmişse de herhangi bir cevap verilmediğini, kaza tespit tutanağı ve diğer belgeler ışığında ödenen tazminattan %100 oranında davalı sigortalının sorumlu olduğunun ortaya çıktığını, davaya konu sigorta hasarı müvekkili şirketçe ödenmiş olduğunu, anılan hasardan sorumlu olan davalı hakkında yasal süre içerisinde ----- İcra Müdürlüğü ----- esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ve borçlu tarafından takibe itiraz edildiğini beyanla itirazın iptaline, davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı yan kendisine usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen davacının dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
------Tüketici Mahkemesi'nin ----- Esas ve ----- karar sayılı dosyası görevsizlik kararı verilmekle dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Dava hukuki niteliği itibariyle,-----İcra Müdürlüğünün ------sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu-----İcra Müdürlüğünün ----- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından alınan raporda kök ve ek raporda özetle; ----- plakalı aracın sürücüsü ------ kendi yol bölümü olan şeridi takiben seyri sırasında aynı istikamette aynı şeritte önünde seyreden --- plakalı kamyonete arkadan çarptığı -----plakalı aracın sürücüsü ----- hızını kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara önünde giden aracı güvenli ve gerekli bir mesafeden takip etmediği, Karayolları Trafik Kanununun 52/b, 56/c, 84/d ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin ilgili maddelerinde açıklanan kusurları işlediği, kendi ve trafik güvenliğini tehlikeye attığı, kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, ---- plakalı araç sürücüsü ----- araçların hasarlanmalarıyla neticelenen trafik kazasının oluşumunda alabilecek herhangi bir tedbirinin bulunmadığı kendisine kusur izafe edilmesinin uygun görülmediği ve kazanın meydana gelişinde kusurunun bulunmadığı, ------ plakalı aracın sürücüsü ----- araçların hasarlanmalarıyla neticelenen trafik kazasının oluşumunda alabilecek herhangi bir tedbirinin bulunmadığı kendisine kusur izafe edilmesinin uygun görülmediği ve kazanın meydana gelişinde kusurunun bulunmadığı Söz konusu araç ----- model ---- marka ------ tipi, kaza tarihinde 5 yaşında ve 115.377 kilometrede olan ticari kamyonettir. Kaza öncesi araç rayiç değeri 450.000 TL olduğu, Hasar bedeli KDV dahil, iskonto dahil parça bedeli 46.856,50 TL46.366,90 TL * işçilik bedeli olmak üzere toplamda 53.223,40 TL olduğu Davacı sigorta şirketinin davalıdan talep ettiği hasar bedeli ----- 40.653,94TL, ------ 2.046,97TL, ------- 932,22TL( bu ödemelerin faturaları sunulmuştur) , 31.10.2022 tarihinde; ------ plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı ---- işçilik bedeli olarak 6.366,90TL ( dekont dosyaya sunulmuştur) ödemiş olduğu, Olmak üzere toplamda 50.000,03 TL hasar bedeli olduğu, Davalı ----- hasar bedeli olarak 02.01.2023 tarihinde 43.635 TL ödemiş olduğu,İcra takip tarihinin 19.01.2023 olduğu, Davacının bakiye alacak miktarının 6.366,90 TL olduğu, Karayolları Trafik kanuna göre, işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar maddesi uyarınca davaya konu ----- plakalı araç maliki davalı ----- davacının talep edebileceği tazminattan sürücüsünün kusuru oranında (%100) sorumlu olduğu, işlemiş faizin 125,59 TL olduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava, kara yolları zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında yapılan ödemenin rücuan tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında kaza tarihini kapsayacak şekilde zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi bulunduğu, kaza sonucu davacının poliçe kapsamında dava dışı araç sahibine ödemede bulunduğu sabittir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4. maddesi uyarınca, sigortacı, sigorta sözleşmesi ve ilgili kanun hükümleri çerçevesinde tazminatın tamamen veya kısmen kaldırılmasını gerektiren hallerde, kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir. Aynı maddenin (b) bendine göre, eğer tazminatı gerektiren olay; geçerli sürücü belgesine sahip olmayan, sürücü sertifikası geçerli olmayan veya ehliyeti geçici ya da sürekli olarak alınmış bir kişi tarafından aracın kullanılması sonucunda meydana gelmişse, sigortacının sigortalıya rücu hakkı bulunmaktadır. Dosya kapsamındaki tüm deliller değerlendirildiğinde, aracı kullanan kişinin kaza tarihinde geçerli sürücü belgesinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı ------- bu kazaya ilişkin olarak 2 Ocak 2023 tarihinde 43.635 TL ödeme yaptığı, taraflar arasında ibralaşma bulunmadığı, icra takibinin 19 Ocak 2023 tarihinde başlatıldığı ve davacının bakiye alacak miktarının 6.366,90 TL olduğu tespit edilmiştir. Karayolları Trafik Kanunu uyarınca, araç işleteni ve aracın bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, sürücünün ve aracın kullanılmasına katılan kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu tutulur. Motorlu bir aracın bir teşebbüs unvanı veya işletme adı altında işletilmesi halinde, işleten ve teşebbüs sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur. Bu doğrultuda, davaya konu ---- plakalı aracın maliki olan davalı ---- sürücüsünün kazadaki yüzde 100 kusuru oranında sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Ayrıca işlemiş faiz tutarının 125,59 TL olduğu belirlenmiş ve bu nedenlerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. (----- Bölge Adliye Mahkemesi ----Hukuk Dairesi, ------ Esas, ----- Karar) Ayrıca, davalı sigorta şirketinin yapılan ödemeden haberdar olunmadığı yönündeki savunması, sigorta şirketinin basiretli tacir olma yükümlülüğü kapsamında değerlendirilmiş ve bu itiraz yerinde görülmemiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın kısmen KABULÜNE,
1-Davalının---- İcra Müdürlüğünün -----. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 6.366,90 TL asıl alacak ve 125,59 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, fazlaya yönelik talebin hukuk yarar yokluğudan usulden reddine
2-Alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 885,25 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.479,50 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 698,09 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 6.492,49 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 203,84 TL'nin davalıdan, 1.396,16 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin/ (e- duruşma sistemi üzerinden) davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.