T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/378
KARAR NO : 2025/574
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/06/2023
KARAR TARİHİ : 11/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında 22.09.2012 tarihli Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, Sözleşme gereği müvekkil şirket yemek hizmetlerinin ifası için ---- personel hizmeti verdiğini, Dava dışı ----- adlı işçi; davalı tarafça yapılan sözleşmeye istinaden müvekkil şirketçe davalı ----- şirketinde çalışmış bir işçidir. Bu işçi 10.09.2013 -24.01.2018 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığını. İş akdinin sona ermesinden sonra işçi, müvekkil şirket aleyhine ----. İş Mahkemesi ----. Sayılı dosya ile işçilik alacağı davası açtığını Dosya, müvekkil şirketçe davalı ------- ihbar edildiğini,, dosyaya sunulan cevap dilekçemizde de müvekkil şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiden bahsedilip işçilik alacaklarından ------sorumlu olduğu belirtildiğini, Müvekkil Şirketin alacağını tahsil etmek amacıyla ---- İcra Müdürlüğü’nün -----. numaralı dosya ile icra takibi başlatıldığını, İşbu icra takibinde davalı borçlu tarafından asıl alacağa, ferilerine ve faize itiraz edidiğini. takibin durduğunu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı ----- adlı işçinin Davacı aleyhine açmış olduğu -----İş Mahkemesinin -----. sayılı dosyasında; Davacı ----- kendisinin fazla mesai ücretini ödememesi üzerine haklı nedenle iş sözleşmesini feshettiğini ve bu sebeple de ----- kendisine kıdem tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Söz konusu davada Mahkeme, Davacı ----- aleyhine net 13.595,11 TL kıdem tazminatı, net 133,48 TL fazla mesai ödenmesine hükmetmiştir. Bu kararın kesinleşmesinden sonra işçi tarafından başlatılan------ İcra Dairesi -------sayılı icra takibinde toplam borç, işlemiş faiz, mahkeme masraf ve yargılama giderleri ile birlikte toplamda 36.400-TL olup Davacı ----- tarafından bu tutar ödendiğini, Bunun üzerine, Davacı Şirket tarafından 37.055-TL'nin tahsili için Müvekkil şirkete 30.04.2022 tarihli fatura düzenlendiğini, Müvekkil Şirket, faturada belirtilen ilgili tutardan sorumlu olmadığı sebebiyle ilgili faturaya, ----- Noterliği'nin 17.05.2022 tarih, ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz ettiğini, Her ne kadar Davacı, söz konusu faturaya tarafımızca itiraz edilmediğini ileri sürmekteyse de, bu iddia tamamen Mahkemeyi yanıltmaya yönelik olup bu iddianın bir geçerliliği bulunmamaktadır. İlgili faturaya Müvekkil tarafından ihtarname ile itiraz edildiğini, Davacının dilekçesinde iddia ettiği gibi tarafımızca faturanın kabul edildiği ve itiraz edilmediği iddiası hukuki dayanaktan yoksun, yersiz ve tamamen kötü niyetli olduğunu, Dava konusu fatura, Davacı tarafından bugüne kadar düzenlenen ilk kötü niyetli fatura olmadığını Davacı tarafından 2021 senesinde de Müvekkile bir kısım kötü niyetli faturalar düzenlenmiş ve söz konusu faturalara da aynı dava konusu faturaya edildiği gibi itiraz edildiğini, Bununla birlikte, Davacı tarafından kendi personeline ödenen kıdem tazminatı, faiz ve yargılama giderlerinin tahsili için Müvekkil şirkete kesilen 30.04.2022 tarihli faturaya ise Müvekkil tarafından itiraz edilmiştir. Her ne kadar Hizmet Sözleşmesi'nin 6.11. maddesi uyarınca personellerin kıdem tazminatlarından Müvekkil şirketin sorumlu olduğu kararlaştırılmışsa da, Davacı ------, personelinin fazla mesai ücretini ödemeyerek söz konusu davanın açılmasına sebebiyet vermiş, işveren olarak yasal sorumluluklarını yerine getirmeyerek personelinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmesine neden olmuş ve ağır kusuru neticesinde ilgili personele kıdem tazminatı ödemek durumunda kaldığını, davacı -----, personelinin fazla mesai ücretlerini ödemediğini. buna istinaden dava dışı ------ adlı işçi, davacı aleyhine dava açmış ve kıdem tazminatına hak kazandığını, davacının kendi ağır kusuru sebebiyle meydana gelen bu zararından Müvekkil şirketin sorumlu tutulması mümkün olmadığını Davacı kötü niyetle hareket ederek ve İş Kanunu'ndan doğan yükümlülüklerini yerine getirmeyerek personelinin iş akdini haklı nedenle feshetmesine ve kıdem tazminatına hak kazanmasına sebep olduğunu bir an için Davacı tarafından kendi personeline ödenen kıdem tazminatının Müvekkil tarafından ödenmesi gerektiğini kabul edilse dahi, Davacı tarafından personeline ödenen tutarın yalnızca 13.595- TL'si kıdem tazminatına ilişkin olup kalan kısmı çalışanın kıdem tazminatını almak için açtığını davada tahakkuk eden faiz, mahkeme - icra masraf - vekalet ücretinin toplamı olduğunu, Bu nedenle Davacı ----- çalışanın kıdem tazminatı talebini ödemeyerek dava açılmasına sebep olması, faiz ve masraflara ------ kusurlarının sebebiyet vermesi nedeniyle Müvekkil Şirket'in yalnızca 13.595-TL'den sorumlu tutulabileceği kabul edildiğini tüm bu nedenlerle açılan haksız davanın reddine, Müvekkil Şirket'in yalnızca 13.595-TL olan kıdem tazminatından sorumlu tutulması ile fazlaya ilişkin talebin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ----. İcra Müdürlüğünün ------. sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ----. İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; Sözleşme: Taraflar arasında 22.09.2012 tarihinde adi yazılı şekilde “Hizmet Sözleşmesi başlıklı sözleşmenin kurulduğu; - sözleşmenin 2. maddesinde davacı tarafından davalının ----- binasında bulunan yemek hizmetlerinin ifasında personel hizmetinin verileceği; şözleşmenin 5. maddesinde davacının işçilik hizmetlerinin karşılığı olarak her ayın sonunda ilgili aya ait faturayı keseceği ve davalıya ileteceğinin, davalının da fatura tutarını takip eden ayın 10'unda ödeyeceği, - sözleşmenin 6.7 maddesinde personellerin kullanacağı servisin, personel kıyaletlerinin ve bunların yıkanmasının, fazla mesainin gerçekleşmesinin doğuracağı giderlerin davalıya ait olduğu; sözleşmenin 6.8 maddesinde çalışan personellerin herhangi bir haklı neden olmaksızın iş akdinin davalının isteği ile feshedilmesi durumunda dava açılması ve işe iade vs. durumlarında oluşacak masrafların davalıya ait olacağı; sözleşmenin 6.11 maddesinde davalıda çalışan tüm davacı personelinin ihbar ve kıdem tazminatlarının davalıya ait olduğu, hususunun kararlaştırıldığı; Davalı tarafından 18.02.2021 tarihinde ----- Noterliği'nden davacıya gönderilen ------ yevmiye numaralı ihtarnamede özetle 11.02.201 tarihli 53.306,77TL. bedelli; 14.02.2021 tarihli 62,901,99TL. bedelli faturalara itiraz edildiği, Dava dışı---- isimli işçinin T.C. ----- İş Mah. -----Dosyası ile işçilik alacağı davası açtığını, bu davada davalının ---, fer'i müdahilin ise ----- olduğu; yargılama neticesinde 13.,595.11TL. kıdem tazminatı ile SOTL. fazla mesai ücretinin ödenmesine hükmedildiğini; ---- BAM ----H.D.------ kararı ile hükmün kesinleştiğini: Fatura ve itiraz: Davacı tarafından icra takibine konu edilen ------ numaralı, 30.04.2022 tarihli fatura incelendiğinde “personel hizmet bedeli” açıklamasıyla tutarın KDV dahil 37.055,.20TI.. olarak yazdığı; buna ilişkin olarak ise davalı tarafından 17.05.2022 tarihinde----- Noterliği'nden davacıya gönderilen ------- yevmiye numaralı ihtarnamede özetle 09.05.2022 gönderi tarihli. ------- numaralı, 30.04.2022 tarihli faturaya itiraz edildiği, işbu faturanın hangi tarihle davalıya/mubatabına vardığı anlaşılamamakla birlikte TTK m. 21(2)' hükmünce davalı tarafça süresinde itiraz edilip edilmediğinin takdirinin mahkememize ait olduğu Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine T.C. ----- İcra Dairesi'nin ------. sayılı dosya ile başlatılan icra takibinde 37.055,20TL lik asıl alacağın ödenmesinin talep edildiği; “borcun sebebi” olarak da ----- numaralı, 30.04.2022 tarihli fatura alacağı, 22.09.2022 tarihli Hizmet Sözleşmesi,---- İş Mah. -----, ilamı, ------ İcra ------. sayılı icra dosya ödemesi "nin gösterildiği, İş Mahkemesi'nin gerekçesi ve sözleşme hükümleri uyarınca değerlendirme: Dava dışı ----- isimli işçi tarafından açılan, ---- BAM ------ H.D------ kararı ile kesinleşen davada T.C.------İş Mahkemesi tarafından -------ilamında özetle İş Kanunu m. 14/5? hükmüne göre işçinin kıdem tazminatına hak kazandığı; ayrıca davacının haftalık 1,5 saat fazla mesai yaptığına karar verildiği, dolayısıyla: a. sözleşmenin 6.11 maddesinde davalıda çalışan tüm davacı personelinin ihbar ve kıdem tazminatlarının davalıya ait olduğu hususunun kararlaştırıldığı görülmekle 13.595,11TL..lik kıdem tazminatı bakımından davalının sözleşmeden doğan sorumluluğunun bulunduğu ve bu yönden davacının davalıdan alacaklı olduğu kanaatine varıldığı, davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin 6.8 maddesinde “personellerin herhangi bir haklı neden olmaksızın iş akdinin davalının isteği ile feshedilmesi durumunda” dava açılması ve işe iade vs. durumlarında oluşacak masrafların davalıya ait olacağı hususunun kararlaştırıldığı; ancak ilamda sayılan (ve davacı farafından davalıdan ödenmesi talep edilen) diğer kalemler yönünden ise taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında davalının sözleşmesel sorumluluğunun bulunmadığı; şöyle ki fazla mesai ücretinin, davacının sebebiyet verdiği bir durumda dava dışı işçiler tarafından açılacak davalara yönelik masrafların davalıdan talep edilebileceğine ilişkin bir sözleşme hükmüne rastlanmadığı hususlarını beyan ve rapor etmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından alınan 05/02/2025 tarihli raporda özetle; Davaya konu olayda uyuşmazlık; davacı/alacaklının davalı borçlu ile aralarındaki hizmet alım sözleşmesine istinaden davalı/borçluya ait yemekhanede çalıştırdığı işçi tarafından -----.İş Mahkemesinin ------sayılı dosyasında açtığı dava sonucu Mahkemenin 06/07/2021 tarih, ------ sayılı ilamı ile hüküm altına alınan kıdem tazminatı ve fazla mesai alacağının ve ilamdaki fer'i alacaklarının tahsili için davacı/alacaklı aleyhine -----.İcra Dairesinin ------. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde ödenen 36.400,00-TL alacağın davalı/borçlu-----rucuan tahsilini isteyip isteyemeyeceği noktasında toplandığı, Davacı/alacaklı, davalı borçlunun yapılan ödemeden davalı/ borçlu ile imzaladıkları sözleşmenin 6.11. maddesi gereğince sorumlu olduğunu, ayrıca davalı/borçluya gönderilmiş olan faturaya itiraz edilmemiş olması nedeni ile davalı/borçlunun fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığından fatura içeriği tutarın davalıdan tahsili için açılan icra takibine itirazının reddi gerektiğini iddia ettiği, Davalı/borçlu, davacının hizmet alım sözleşmesi gereğince çalıştırdığı işçinin fazla mesai alacakların ödemeyerek işçinin haklı nedenle iş akdini feshetmesine ve kıdem tazminatı ödenmesine neden olduğu, kıdem tazminatının davacı/alacaklının ağır kusuru ile ödendiğinden davacı/alacaklı tarafından işçiye yapılan ödemeden sorumlu olmadıklarını mahkememizin aksi kanaatte olması halinde yalnıza kıdem tazminatının asıl alacak tutarından sorumlu tutulmalarına karar verilmesini talep ettiği, Davacı/alacaklı tarafından düzenlenen takibin dayanağı faturanın davalı/borçluya ne zaman tebliğ edildiğine dair dosyada net bir bilgi bulunmamakla birlikte tek başına fatura itiraz edilmemiş olması davalı/borçlu tarafından icra takibine yapılan itirazın iptalini karar verilmesi sonucu doğurmayacağı Zira faturaya itiraz edilmemiş olması fatura içeriğinin kabul edildiğine ilişkin bir karine oluşturmakla beraber faturanın dayanağı olan tmel sözleşmeye aykırı olarak düzenlenen faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemesi durumunda faturanın olağan içeriği dışında kalan konular bakımından 6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesinde öngörüldüğü şekilde ispat yükü yer değiştirmiş olmayacağı Yani sözleşmeye aykırı şekilde düzenlenen faturaya itiraz edilmemesi aleyhe sonuç doğurmayacak ve faturadaki bedelin kesinleşmesine neden olmayacağı, Davacı alacaklı tarafından düzenlenen fatura içeriğinde alınan hizmet 1 adet “Personel Hizmet Bedeli” tutarı KDV hariç 36.400,00-TL olarak belirtildiği Dosya içindeki incelenen belgelerden yapılan tespitlere göre davacı/alacaklı tarafından düzenlenen fatura içeriğinde 1 adet Personel Hizmet Bedelinin tutarı olan 36.400,00-TLnin içerisinde işçilik alacağı olan kıdem tazminatı ve fazla mesai alacağı yanında personel tarafından açılan davada hüküm altına alınan yargılama giderleri (mahkeme vekalet ücreti, yargılama gideri ve yargı harcı) ile personel tarafından açılan icra takibinden kaynaklanan icra vekalet ücreti, icra masrafı, icra harçları (başvurma harcı, tahsili harcı) bulunduğu Fatura tutarı içeriğinde yer alan bu kalemlerin sözleşmeye göre davalı/alacaktan talep edilip edilmeyeceği incelendiğinde; Sözleşmenin 6.7 maddesinin “Personellerin kullanacağı servis, personel kıyafetleri ve
yıkaması, fazla mesai durumlarının gerçekleşmesi durumunda doğacak tüm giderler âittir” Sözleşmenin 6.11Maddesinin “----- çalışan tüm ---- personelinin ihbar ve kıdem tazminatları ---'--- saklıdır” hükmü gereğince davacı/alacaklı ----- davadışı -----ödediği fazla mesai alacağı ve kıdem tazminatı alacağından sorumlu olduğu, Sözleşmenin 6.8. maddesinde işçilerin iş akdinin davalı/borçlunun isteği üzerine feshedilmesi halinde tarafından açılacak davalarda tüm masrafların davalı/borçluya ait olduğu Düzenlendiği, Bunun dışında davacı/alacaklı tarafından iş akdi feshedilen işçiler tarafından iş akdi feshedilen işçiler tarafından açılacak davalardaki yargılama giderlerinden ve icra masraflarından davalı/ borçlunun sorumlu olduğuna dair bir düzenleme bulunmadığı, Bu nedenle tarafların mahkeme masrafları ve icra masraflarından sorumluluklarının davanın ve icra takibinin açılmasına sebebiyet verip vermediğine göre değerlendirilmesi gerektiği -----.İş Mahkemesinin -----. sayılı kararı incelendiğinde; karar gerekçesinde davacı işçinin kıdem tazminatına hak kazanma gerekçesi “davacı işçinin 1475 sayılı yasanın 14/5 maddesi gereğince “ 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle” iş akdini feshetmesi” olarak belirtildiği Davalı/borçlunun iddia ettiği gibi Mahkemece dava dışı işçinin kıdem tazminatına hak kazanma gerekçesi, iş akdini fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi nedeni ile haklı nedenle feshetmesi değildir. Bu nedenle davacı/alacaklının davanın açılmasına sebebiyet verip vermediği karar gerekçesinde belirtilen gerekçeye göre irdelenmesi gerekeceği Dosyada dinlenen davalı tanığı davacı işçi ------ emekli olmak için işten ayrıldığını, ancak emekliliğe ilişkin belgelerini işyerine sunmadığını iddia etmiştir. Mahkeme kararının gerekçesinde; davacının yaş dışındaki diğer koşulları yerine getirmesi nedeni ile iş akdini feshettiğinden davacının kıdem tazminatına hak kazandığını belirtmiştir. İşçi tarafından dava açılmadan önce arabuluculuk sürecine başvurulmuş olması nedeni ile davacı/alacaklı ------ tarafından davacıdan kıdem hak kazanmasına ilişkin iddialarının irdelenerek davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı değerlendirilebilirdi. Ancak davacı/alacaklı ---- dava dışı -----işten çıkışını Sosyal Güvenlik Kurumuna 3 nolu işten çıkış kodu ile “Belirsiz Süreli İş Akdinin İşçi tarafından feshi olarak bildirdiği, buna göre davacı/alacaklı tarafından işçinin iş akdini kıdem tazminatına hak kazanmayacak şekilde sona erdiği yönünde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimde bulunduğu ve kıdem tazminatını ödemeyerek davanın açılmasına sebebiyet verdiği açıktır. Bu nedenle davanın açılmasına davacı/Alacaklı ----- tarafından sebebiyet verildiğinden ----İş Mahkemesinin ------sayılı kararı gereğince ödemek zorunda kaldığı 737,61-TL yargılama gideri, 4.080,00-TL ilam vekalet ücreti, 313,68-TLharç tutarı ve bunlara işlemiş olan faiz yönünden davalı/borçluya rücu edemez. Sözleşmenin 6.4 maddesinin “------ istihdam edeceği Personelin ücret ödemelerine ve kanuni bildirimlerine ilişkin olarak aylık SSK primleri bordrosuna ve yine görevli personelin imzalarını havi aylık bordro örneklerinin birer kopyasının ------''ya ilgili dönemlerde en geç takip eden ayın 20 ice davalı/borçlu ----- işyerinde çalışanlara yapılan fazla mesailerin ödenip ödenmediğini denetleme ve 4857 sayılı yasanın 36.Maddesinin “İşverenler, alt işverene iş vermeleri hâlinde, bunların işçilerinin ücretlerinin ödenip ödenmediğini işçinin başvurusu üzerine veya aylık olarak resen kontrol etmekle ve varsa ödenmeyen ücretleri hak edişlerinden keserek işçilerin banka hesabına yatırmakla yükümlüdür” hükmüne göre ödenmeyen fazla mesai alacağını davacı/alacaklı----- hak edişinden keserek işçiye ödemesi gerekmesine göre fazla mesai alacağına işlemiş faizden Sorumlu olduğu Kıdem tazminatına işlemiş faiz yönünden; davacı /alacaklı tarafından -----İş Mahkemesinin ------ sayılı dosyasında açılan davayı davalı/borçlu ------ ihbar ettiği, davalı/ borçlu tarafından 26/09/2019 tarihinde davaya katılma talebinde bulunulduğu, dava dışı işçinin kıdem tazminatı alacağı talebinden en geç bu tarih itibari ile haberdar olduğu değerlendirildiğinde bu tarihten itibaren kıdem tazminatına işlemiş faizden sorumlu olduğu Davalı/alacaklı tarafından -----İcra Dairesinin ------. Sayılı dosyasına ödenen icra vekalet ve icra masrafları yönünden, davalı----sorumlu olup olmadığı yönünden yapılan değerlendirmede; Tarafların-----İş Mahkemesinin ------ sayılı ilamı ile hüküm altına alınan alacaklardan hem davada taraf olmaları hem de kararın kendilerine tebliğ edilmiş olması nedeni ile haberdar oldukları, ilamda hüküm altına alınan alacakları ödemeyerek icra takibinin açılmasına sebebiyet verdikleri, buna göre icra takibi nedeni ile ödemek zorunda kalınan icra vekalet ve icra masraflarından yarı yarıya sorumlu oldukları değerlendirildiği Davacının sorumlu olduğu alacaklara işlemiş faiz tutarı ----- Bankası tarafından yayımlanan 1 yıl ve daha uzun vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranlarına göre hesaplandığı Davalı borçlunun -----İcra Dairesinin ------ Sayılı dosyasına yaptığı itirazın 23.751,96-TL yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği; Davalı/borçlunun icra inkâr tazminatına mahküm edilmesi halinde alacağın %20sine göre hesaplanan icra inkâr tazminatının 4.750,39-TL olduğu hususlarını beyan ve rapor etmişlerdir.
Bilirkişi heyeti tarafından alınan ek rapor da özetle; Taraflar tarafından sunulan itirazlar değerlendirildiğinde iş ve sosyal güvenlik mevzuatı yönünden sunulan raporda verilen görüşte değişiklik yapılmasını gerektirmediğine, Davalı/ borçlunun-----İcra Dairesinin ------. sayılı dosyasına yaptığı itirazın 23.751,96-TL yönünden iptaline karar verilebileceği, Davalı/borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi halinde alacağın %20sine göre hesaplanan icra inkar tazminatının 4.750,39-TL olduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ile celp edilen dava ve icra dosyaları incelendiğinde, uyuşmazlığın; davacı/alacaklının, davalı/borçluya ait yemekhanede çalışan bir işçi adına ----. İş Mahkemesi’nin ------sayılı dosyasında açtığı dava sonucunda, mahkemenin 06/07/2021 tarihli ve------ sayılı kararı ile hüküm altına alınan kıdem tazminatı, fazla mesai alacakları ile ilamdaki fer’i alacakların tahsili için ----. İcra Dairesi’nin -----sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibinde, ödenen 36.400,00 TL alacağın davalı/borçlu ------ rucuen tahsil edilip edilemeyeceği hususunda olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu sözleşmenin 6.11 maddesi uyarınca, davalının sorumlu olduğu kararlaştırılmıştır. Davacı, iş hukuku açısından diğer işveren olarak davalı ile birlikte sorumlu olmasına rağmen, taraflar arasındaki iç ilişkiyi düzenleyen sözleşmede bu husus açıkça düzenlenmiştir. Ayrıca, iş mahkemesinde tazminat talep edilen dönem ile üçüncü kişinin davalı yüklenici bünyesinde çalıştığı dönemin örtüştüğü anlaşılmıştır. Tarafların tacir olmaları ve sözleşme serbestisi ilkesi gereği, yasaya, örf ve adete aykırı olmadığı sürece her türlü anlaşmayı yapabilecekleri dikkate alındığında; davacı şirketin iş mahkemesi ilamı gereği müteselsilen sorumlu tutulduğu miktarı üçüncü kişiye ödedikten sonra, davalı şirkete sözleşme hükmü uyarınca rücuen başvurmasında herhangi bir engel bulunmamaktadır. Vekalet ücreti harç ve masraflar yönündeki talebin sözleşmede açıkça düzenlenmemiş olması göz önüne alınarak, tarafların sorumluluğu yarı oranında olduğu kanaatine varılmıştır.. Bu nedenle usul ve yasaya uygun teknik bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiştir. (T.C. ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi'nin ----- esas ve ------ karar sayılı ilamı)
İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının -----. İcra Müdürlüğünün ------Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 23.751,96 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alacak likit olduğundan takipteki asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Karar harcı 1.622,50 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 447,54 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.174,96 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 447,54 TL peşin harç olmak üzere toplam 627,44 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.577,50 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 5.498,08 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 23.751,96 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 13.303,24 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.999,88 TL'nin davalıdan, 1.120,12 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin (e- duruşma sistemi üzerinden) ve davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.