T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/434
KARAR NO : 2025/478
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/06/2023
KARAR TARİHİ : 19/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
"Davalı/ Borçlu ------ Şirketi’nin, Davacı müvekkili ile olan ticari
münasebeti sebebiyle müvekkilinden fuar standı satın aldığını, bunun karşılığında ise müvekkili
tarafından fatura düzenlenerek fuar standı teslim edildiğini,
Müvekkili tarafından borçlu tarafa malın teslim edilmesinin ardından borçlu lehine; 21.02.2023
tarihli fatura düzenlendiğini,
Davalı/ Borçlu tarafından ilgili faturadaki borçların ödenmemesi üzerine müvekkilinin alacağının
tahsili amacıyla, ----. İcra Müdürlüğü'nün -----Sayılı dosyası ile
22.05.2023 tarihinde Davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını,
Ödeme emri Davalı/ Borçluya 29/05/2023 tarihinde okundu sayılarak ----- olarak tebliğ edilmiş
olup, Davalı/ Borçlu 26.05.2023 tarihinde haksız ve mesnetsiz olarak ''borcun tamamına, faize, faiz
oranına ve fer'ilerine'' itiraz edildiğini,
Davalı/ Borçlu; aleyhine başlatılan icra takibine Davacı müvekkile karşı hiçbir borcu
olmadığından cihetle itiraz etmişse de ; işbu dava dilekçesi ekinde Müvekkili şirket tarafından
Davalı şirket adına düzenlenmiş ve bedeli ödenmemiş olan faturayı sunduklarını, Davalı/
Borçlunun itiraz dilekçesinde borcu olmadığını kanıtlayacak nitelikte bir belge sunamamış olup
yukarıda da bahsedildiği üzere sadece borcu ödememe niyeti ile süreci uzatmak adına haksız
olarak ödeme emrine itiraz ettiğini,
Açıklanan nedenler ve bilcümle sair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla;
davalarının kabulü ile, Davalı/ Borçlunun ---- İcra Müdürlüğü -----
Sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazın iptaline ve takibin devamına, Davalı/Borçlu aleyhine alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına
hükmedilmesine,
Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin Davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davacı tarafa icra takibine konu hiçbir borcu bulunmamakta olup, dava dilekçesinde belirtilen iddiaların da haksız ve mesnetsiz
iddialardan ibaret olduğunu,
Davacı tarafın dava dilekçesinde, davacı tarafın müvekkili şirkete fuar standı satışı gerçekleştirilmiş
olduğunu, akabinde fuar standının müvekkil şirkete teslim edilerek 21.02.2023 tarih,
------ fatura no’lu 60.480,00-TL meblağlı fatura düzenlendiğini iddia ettiğini, Davacı tarafın iddialarının aksine müvekkili şirketin davacı taraftan fuar standı satın almamış olup,
ürün ile birlikte satın alındığı iddia olunan ürünün faturasının da müvekkil şirkete teslim edilmediğini,
Davacı taraf dava dilekçesinde salt soyut beyanlar ile ürünün teslim edildiğini iddia etmişse de
dosya kapsamında ürünün teslim edildiğine dair teslim-tesellüm tutanağı yahut irsaliye mevcut
olmadığını,
Davacı tarafın satışını gerçekleştirmediği ve müvekkil şirkete teslim etmediği ürünlerden kaynaklı
olarak 21.02.2023 tarih, ----- no’lu 60.480,00-TL tutarlı fatura ve iş bu faturaya
istinaden ----- İcra Dairesi’nin----- Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra
takibindeki alacak talebinin son derece haksız ve mesnetsiz olduğunu,
Bunun yanı sıra huzurdaki dava dosyasına dayanak teşkil etmekte olan 21.02.2023 tarih, -----no’lu 60.480,00-TL tutarlı faturanın E-Arşiv fatura olduğunu, bu nitelikteki
faturaların borçluya tebliğ edilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu her türlü izahtan vares olduğunu,
Huzurdaki davaya konu 21.02.2023 tarih, ----- no’lu 60.480,00-TL tutarlı fatura,
müvekkil şirkete tebliğ edilmediği gibi dava dilekçesinde de faturanın tebliğ edildiğine dair
herhangi bir açıklama mevcut olmadığını,
açıklanan ve Mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle;
Huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın tümden reddine,
Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraftan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH:
Davacı vekilince sunulan 27/05/2024 tarihli dilekçe ile dava dilekçelerinde 60.480,00-TL olan dava esas değerini 1.603,13-TL arttırmak suretiyle 62.083,13 TL olarak; takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte hüküm altına alınması ile davanın kabulüne, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle----. İcra Müdürlüğünün -----. sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu----İcra Müdürlüğünün ------ sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce davacı tarafından bildirilen tanıkların dinlenilmesine karar verilmiş, tanık ---- T.C.nolu ----- beyanında "2022 yılının sonlarıydı, davalı adına ----- firmasının mobilya standındaki projelerin takibini yapıyordum, bunlar üç firmaydı, -----bu ihaleye hangisi olarak girdiğimi şu anda tam hatırlamıyorum ama davalı adına girmiş olduklarını düşünüyorum çünkü hepsi aynı firmaydı, o dönemde davacı ile de çalıştık, davacı mobilya teşhir ürünlerini yapacaktı, yapıp teslim etti, bu işler 2023 yılı başında açılan mobilya fuarı için yapılmıştı, davacı teşhir ürünlerinden bir bölümünü yaptı, bunların içinde yatak, dolap gibi mobilya ürünleri vardı, başka bir bilgim yoktur." ifadelerine, Tanık ----- T.C.nolu, ----- beyanında "Davalı firma ile mobilya yapımı için anlaşmıştık, davalı firma bir fuara katılacaktı, o fuardaki teşhir ürünlerin yapımı için anlaşılmıştı, ben davacının kardeşiyim, birlikte çalışıyoruz, ürünlerin ham maddesini davalı gönderdi, biz de işçiliğini gerçekleştirip dolap ve ------ firmasının ürünlerinin konulacağı stantların dolaplarını yaptık, ürünler teslim edilmesine rağmen bir ödeme yapılmadı." ifadelerine yer vermiştir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile
davacının, ticari defterinin(işletme defteri) Gelir İdaresi Başkanlığı Defter
Beyan Sistemi üzerinden bildiriminin yapılarak tasdikinin yapılmış olduğu ve Sayın Mahkemenin
bilgi isteme yazısına cevaben Gelir İdaresi Başkanlığı sistemi üzerinden 05/03/2024 tarih ve saat 10:12 itibariyle 19(ondokuz)sayfadan ibaret oluşturularak/gönderilerek Dava dosyasına UYAP
üzerinden kaydedildiği, bu şekli ile TTK, HMK ve VUK hükümleri gereği zorunlu yasal tasdiklerinin yapılmış olduğu, defterin bilgisayarlı kayıt ortamında işlenmiş olup, muhasebe standartları ve
Tekdüzen Hesap Planı ilkelerine uygun tutulduğu, 6102 sayılı TTK 64/3 ve HMK 222 madde hükümleri
gereği, sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu görülmüştür. Davalı Şirket tarafından, bilirkişi inclemesine ticari defter ve belge sunulmadığı
gibi, yerinde inceleme talebinin de olmadığı görülmüştür.
dava dosyası içeriği, ticari defter kayıtları ve icra takip karşılaştırmalı
incelenmesi ve hesaplama:
dava dosyası içeriğine sunulan Davacı işletmenin ticari defterleri içeriğinde dava
konusu 21/02/2023 tarih ve ----- no’lu 60.480,00-TL’lik faturanın, 21/02/2023 tarihinde
Davacı işletme defterine işlenerek davalı şirket aleyhine borçlandırma yapıldığı,
davalı tarafından, icra takiben mukabil borca itiraz dilekçesinde, borca itiraz
edilmiş olmasının yanı sıra davalı vekilince dava konusu faturanın müvekkiline tebliğinin
yapılmadığı, içeriği ürünlerin teslim edilmediği belirtilmiş ve davalı tarafından bilirkişi incelemesine
defter ve belge sunulmamışsa da, yukarıda da belirtildiği üzere davalının BA Beyanları içeriğinde dava konusu faturanın davalı şirket kayıtlarına alındığı, davalı tarafından kabul edilerek
DAVACI işletmenin alacaklandırıldığının anlaşıldığı, davalı tarafından, dava konusu 60.480,00-TL’lik fatura borçlandırmasına karşılık
davacı işletmeye ödeme yapılmamış olması nedeniyle davalı şirketin 60.480,00-TL fatura
tutarında borçlu olduğu, 2.155,32 TL işlemiş faiz bulunduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Somut olayda davalı tarafın, usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini incelenmek üzere sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu ve davacı tarafın defterlerine göre davalıdan 60.480,00- TL alacaklı olduğu, HMK 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünün düzenlediği, hüküm doğrultusunda davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi durumunda davacı yanın ticari defterlerinin lehine delil olacağı değerlendirilmiştir.
Davacı işletmenin ticari defterleri içeriğinde dava konusu 21/02/2023 tarih ve ----- no’lu 60.480,00-TL’lik faturanın, 21/02/2023 tarihinde Davacı işletme defterine işlenerek DAVALI ŞİRKET aleyhine borçlandırma yapıldığı, Davalı tarafından, icra takiben mukabil borca itiraz dilekçesinde, borca itiraz edilmiş olmasının yanı sıra Davalı vekilince dava konusu faturanın müvekkiline tebliğinin yapılmadığı, içeriği ürünlerin teslim edilmediği belirtilmiş ve Davalı tarafından bilirkişi incelemesine defter ve belge sunulmadığı, Davalının BA Beyanları içeriğinde dava konusu faturanın Davalı Şirket kayıtlarında olduğu, Davalı tarafından faturaya ve ba bildirimine itiraz edilmediği, defter de sunmadığı, buna göre davalının malları teslim aldığı,teslim aldığı malların da bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekeceği bilirkişi raporuyla davalı tarafından yapılan ödemeler sonucu kalan takibe konu asıl alacak üzerinden takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
Dosya kapsamında davalıyı temerrüde düşürücü bir ihtar bulunmamaktadır. Takip öncesi temerrüt faizi talep edilebilmesi için davalının TBK. 117 (eski TBK. 101) maddesi uyarınca temerrüt ihtarnamesi ile temerrüde düşürülmesi ya da borcun ödeneceği günün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmesi (TBK. m. 117/2) şarttır.
Takibe kadar işlemiş faiz talebinin reddine, asıl alacak üzerinden davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
1-Davalının ----. İcra Müdürlüğünün------. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 60.480 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, işlemiş faiz talebinin reddine,
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 4.131,39 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak ve ıslah ile yatırılan toplam 749,83 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 3.381,56 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 722,43 TL peşin harç ve 27,40 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 929,73 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 3.500,00-TL bilirkişi ücreti, 610,75-TL posta gideri olmak üzere toplam 4.110,75 TL yargılama giderinin davada haklı çıktığı %97,42 oranında olmak üzere 4.004,69 TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 1.603,13 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
9-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranı gözetilerek 3.039,50 TL sinin davalıdan, 80,50 TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
10-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.