T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/495
KARAR NO : 2025/475
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
DAVA TARİHİ : 09/08/2021
KARAR TARİHİ : 18/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ----- ile birlikte ----- eşit oranda hisse sahibi, aynı zamanda Yönetim Kurulu Başkanı ve münferit imza yetkilisi olduğunu,----- şirket ortaklıklarının yanı sıra müvekkilinin eşinin babası ve çocuklarının dedesi olduğunu, müvekkilinin, ----ve şirketleri ile ortaklıkları ve işbirliği, -----ortaklık ve işbirliği isteği ve ısrarı ile kurulduğunu,------ öncelikle müvekkilinin kendisiyle ortak olmasını, emekli olmak istediği için işleri kendisine devredeceğini belirttiğini, bu ortaklığın müvekkilinin iş dünyası çevresi, bireysel ve şirketlerinin mali gücü, kurumsal yönetim bilgisi ve tecrübesi sayesinde kendi şirketlerinin sürekli kötüye giden finansal durumlarını düzeltmek için etkili olacağını ifade ettiğini, müvekkilinin de ailevi bağ nedeniyle duyduğu güvenle -----bu işbirliği ve ortaklık teklifini kabul ettiğini ve ----- şirketinin %50 hissedarı, yönetim kurulu başkanı ve münferit imza yetkilisi oduğunu, ne var ki ------ adeta operasyon başlatır gibi müvekkiline ve şirketlerine karşı başlatmış olduğu dava ve şikayet süreçlerine bağlı olarak ortaya çıkan ihtilaflar nedeniyle yaklaşık dört yıldır ------ şirketinde yönetim kurulu toplantısı yapılamadığını, bu kapsamda ----- uhdesinde bulunan muhasebe kayıtları da Yönetim Kurulu Başkanı olan müvekkilinden saklanmakta ve incelemesine izin verilmemekte, bu şekilde müvekkilinin şirketin yönetiminden fiilen uzak tutulmakta ve şirketin finansal durumu hakkında bilgisiz bırakılmakta olduğunu, nitekim 26.01.2017 ve 25.01.2018 tarihli Defter Belge Teslim Tutanaklarıyla da sabit olduğu üzere, 2016 yılı ve 2017 yıllarına ait ---- defterleri mali müşavir ----- tarafından ------ teslim edildiğini, yönetim kurulu başkanı olarak müvekkili tarafından söz konusu defterlerin teslimi mali müşavirden noter kanalıyla talep edildiğini, mali müşavir ----- defterlerin ---olduğunu bildirdiğini, defterler -----noter kanalıyla talep edilmişse de gönderilen ihtarnameye cevap dahi verilmediğini, diğer taraftan------şirketinin geliştirdiği inşaat projeleri kapsamında inşa edilen ve ------ şirketinin malvarlığında bulunan lüks daireleri de kısmen kendi adına devir ve tescilini, kısmen de muvazaalı olarak kız kardeşi, arkadaşı ve sair yakınları adına devir ve tescilini sağladığını, bu devir ve tesciller karşılığında ödenen bedelleri tamamen ya da kısmen şahsi hesabında tahsil ederek ----- şirketinin malvarlığını azalttığını, ----- şirketi yanında pay sahibi olması nedeniyle müvekkili ve ayrıca alacaklıların da zarara uğratıldığını, -----tarafından ----- şirketi adına yapılan bu devir ve tescil işlemleri geçersiz ve batıl olduğunu, bu bakımdan batıl ve geçersiz devir ve tescil işlemlerinin iptal edilerek taşınmazların ----- şirketi adına tescil edilmesi gerektiğini, ---- şirketi -----bu yasa ve usule aykırı iş ve işlemleri nedeniyle ayrıca tapu iptali ve tescil, alacak ve tazminat davaları ile savcılık şikayetlerine de maruz kaldığını, ----- şirketi yanında müvekkilinin de üçüncü kişilerin şikayetlerine maruz kaldığını, gerçekten de ----- şirketinin gerçekleştirdiği inşaat projeleri sonucunda malvarlığına kattığı dairelerin Gayrimenkul Ön Satış Vaadi Sözleşmeleriyle ----- isimli kişilere satıldığını ve ----- şirketi adına ödemeler alındığını, ancak bu kişilere satılan daireler teslim edilmeden önce ------ işbirliği ve ortaklığı içinde olduğu şahıslara tapuda devredildiğini, ödedikleri bedele rağmen daireleri teslim alamayan bu şahısların ise müvekkilini de şüpheli olarak göstererek Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayetlerde bulunduğunu, ------ haksız fiilleri nedeniyle müvekkilinin üçüncü kişilerin ithamlarına maruz kaldığını, ----- Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmalarda şüpheli olarak ifade ve savunma verdiğini, ----- hukuka, ahlaka, iyi niyet ve dürüstlük kuralları ile ahde vefa ilkesine aykırı, haksız ve hatta suç niteliğindeki fiilleri nedeniyle ---- şirketi ve şirketin %50 pay sahibi olan müvekkilinin on milyonlarca lira zarara uğratıldığını, bu kapsamda olmak üzere, huzurdaki davanın açılarak ----- şirketinin malvarlığında bulunmakla birlikte yetkisiz ve muvazaalı işlemlerle------ yakın arkadaşı olduğu bilinen Davalı------ yetkisiz ve muvazaalı işlemlerle devir ve tescil edilen dava konusu----- kain taşınmaza ilişkin söz konusu devir ve tescil işleminin iptalini ve taşınmazın ------ adına tapuda tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde taşınmazın değeri tespit edilerek ilk devir tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile ------ ödenmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin Davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi incelendiğinde; huzurdaki uyuşmazlığın dava dışı ------ait dava konusu taşınmazın müvekkili adına yolsuz tescil edilmesinden kaynaklandığı anlaşıldığını, taşınmazlar bakımından yolsuz tescil işlemlerinden kaynaklanan düzeltme talepleri Türk Medeni Kanunu'nun ilgili 1025. Maddesi uyarınca gerçekleştirilmesi gerektiğini, söz konusu hükümde yolsuz tescil iddiası ile tapu iptal ve tescil talebinin ancak söz konusu yolsuz tescil işlemi sebebiyle ayni hakkı zedelenen kişiler tarafından talep edilebileceğinin hüküm altına alındığını, müvekkilin dava konusu taşınmazı dava dışı-----Şirketi devraldığını, yani taşınmaz dava dışı şirket adına tescilliyken müvekkiline devredildiğini, davacı asil ----- dava konusu taşınmaz üzerinde devir tarihi itibariyle herhangi bir ayni hakkı bulunmaması sebebiyle dava konusu taşınmaz üzerinde yapılan yolsuz tescil işlemiyle ayni hakkı zedelenmesi de söz konusu dahi olmadığını, Türk Medeni Kanunu'nun ilgili 1025. Maddesi göz önüne alındığında huzurdaki uyuşmazlık bakımından davacı tarafından talepte bulunma hakkı bulunmadığını bu bağlamda taraf sıfatını haiz olunmadığının ortada olduğunu, devir tarihi itibariyle dava konusu taşınmaz üzerinde ayni hakka sahip olmayan davacının hukuki yararı ve taraf sıfatı olmaması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, diğer yandan davacının talebi doğrultusunda 26/07/2021 tarihinde ----- genel kurulu yapıldığını ve davacı tekrar Yönetim Kurulu Başkanı seçildiğini, davacının huzurdaki davayı şirket adına açma imkanı bulunmaktayken muhtemel bir vekalet ücretinin şirket üzerinde kalmaması amacıyla davayı şahsen açtığını, davacının yönetim kurulu başkanı olarak şirketi temsil yetkisi göz önüne alındığında hissedar olarak dava açmasında hukuki yarar olmadığı gibi bu haliyle davada taraf teşkili de sağlanmadığını, davacının davayı neden şirket adına değil de kendi adına açtığı hususunda mantıklı bir açıklaması ve dayanağı bulunmadığını------ taşınmazı usulünce düzenlenmemiş imza sürküleri ile devrettiği hususu mesnetsiz olduğunu tüm bu nedenlerle davanın taraf teşkili sağlanmamış olması sebebiyle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, davanın dava dışı ------ ihbar edilmesine, yargılama masraf ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, tanıklar dinlenmiş, ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden dava dışı ------ ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, ------ Tapu Müdürlüğü'nden dava konusu taşınmazın tedavüllü tapu kaydı ile tüm dayanak kayıt ve ekleriyle birlikte satış sözleşmesi getirtilmiş, -----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin -----. sayılı dosyası ve ------sayılı dosyası,-----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- sayılı dosyası, ------Tüketici Mahkemesi'nin ------ sayılı dosyası,------ Tüketici Mahkemesi'nin ----- sayılı dosyası----- İcra Dairesi'nin ------ sayılı, ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin------sayılı dosyaları, ------ Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan ------ Sorusturma sayılı dosyası, UYAP üzerinden ayrı ayrı celp edilerek incelenmiş, mahkememizce resen seçilecek bir inşaat mühendisi, iki gayrimenkul değerleme uzmanı ve bir fen bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmış taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda keşif icra edilerek ek rapor alınarak taraflara tebliğ edilmiş, taşınmazın tespit edilen değeri üzerinden eksik harç tamamlatılmıştır.Dava; davacının ortağı ve yetkilisi olduğu dava konusu şirkete ait taşınmazların, şirketin ortağı olan ------ görevini kötüye kullanarak muvazaalı olarak davalıya devrettiği iddiasına dayalı tapu iptali ve dava konusu şirket adına tescili, mümkün olmadığı takdirde taşınmazın değeri tespit edilerek ilk devir tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile dava konusu şirkete ödenmesi istemine ilişkindir.
Davacı, davalı şirketin 1/2 oranında hissedarıdır. TTK'nun 555. maddesi gereğince şirketin zarara uğraması halinde tazminatın şirkete ödenmesini talep etmeleri şartı ile şirket ortaklarının dava açmaya hakları olduğu gibi muvazaalı işlemden dolayı zarar gören şirket ortağının da taşınmazın tapusunun iptali ile şirket adına tescilini talep etmeye hakkı bulunduğundan davacının işbu davayı açmaya aktif husumet ehliyeti bulunmaktadır. ( Yargıtay ------. HD'nin---- Esas ------ Karar sayılı emsal ilamı )
Davacının iddiaları ---- usulsüz yönetim kurulu kararları ve bu kararlarla çıkarılan usulsüz imza sirkülerleri ile şirkete ait dava konusu taşınmazın da usulsüz ve muvazaalı olarak devri işlemleri nedeniyle şirketin ve ortakların zarara uğratıldığı maddi vakıasına dayalı olup, taşınmazın tapu kaydının iptali ve şirket adına tescili, olmadığı takdirde bedelinin şirkete ödenmesi talep edilmekle birlikte, dava salt; dava konusu taşınmazın dava dışı ortak ---- tarafından devir yapılan davalı ------yöneltilmiştir.TTK'nın 359. madde uyarınca, seçilen veya atanmış olan bu yönetim kurulu üyelerinin “kanundan veya esas sözleşmeden” kaynaklanan anonim ortaklığı ve pay sahiplerini koruyan yükümlülükleri bulunmakta olup, yönetim kurulu üyelerinin bu yükümlülüklerinin ihlali sorumluluklarını doğurmaktadır.
TTK'nın 553. maddesi gereği; şirket kurucuları, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları kanundan ve şirket esas sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete, hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına verdikleri zarardan sorumludurlar. Aynı kanunun 555. maddesinde ise, şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler.
Ne var ki, tapu iptali ve tescil davaları kural olarak tapu sicilinde adına tescil işlemi gerçekleştirilmiş kişi ya da kişiler aleyhine açılır. Bu husus dava sonucunda mahkemece tapunun iptaline karar verilmesi hâlinde kararın infazının temini bakımından zorunludur. Dava konusu taşınmazın tapu kaydında yapılan incelemede; ------nolu bağımsız bölümün 13/04/2018 tarihinde davalı ---- satışının yapıldığı, 08/02/2019 tarihinde ise davalı ----- tarafından dava dışı ------- satıldığı ve dava tarihi olan 09/08/2021 tarihi itibariyle taşınmazın dava dışı ------ adına tapuda kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda davalı -------, tapunun iptali ve dava konusu şirket adına tescili talebi yönünden pasif taraf sıfatı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafın terditli talebi olan, dava konusu taşınmazın değerinin davalıdan tahsili ile dava konusu şirkete ödenmesi istemi yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacı, dava dışı şirket ortağı tarafından yapılan işlemin muvazaalı olduğu dışında bu işlemi yapan temsilcinin görevini kötüye kullandığını ileri sürmekte olduğundan ve dava konusu taşınmaz işbu dava tarihinden önce üçüncü bir kişiye satıldığından, taşınmaz bedeli iadesi talebi ile ilgili husumetin davalı alıcı yerine işlemi yapan ve şirketi zarara uğrattığı iddia edilen şirket ortağına yöneltilmesi gerekirken, bu talep yönünden de davalı ------ pasif husumet ehliyeti bulunmadığı kanaatiyle davanın usulden reddi yönünde karar vermek gerektiği kanısına varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle):
1-HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın USULDEN REDDİNE,
2- Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harcın peşin yatırılan harçtan bahsubu ile arta kalan 127.485,35 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan 700,00 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin ve ihbar olunan vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.