T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/258
KARAR NO : 2025/429
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 15/04/2024
KARAR TARİHİ : 30/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin sabit olan alacağının ilişkin olarak-----İcra dairesinin ----- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;. Davacının yapmış olduğu İlamsız İcra Takibine 26.12.2023 tarihli itiraz dilekçesiyle öncelikle davalı/borçlu şirketin resmi adresinin ----- olması nedeniyle Yetki İtirazında bulunulmuş ve dosyanın yetkili olan ----- İcra Müdürlüğüne gönderilmesi talep edildiğini, Müvekkil şirket taahhüt işleri yaptığını Davacı unvanına bakılacak olur ise herhangi bir makinenin bakım ve servis işlemlerinin yaptığı anlaşılmaktadır. Yine takip dayanağı faturalara göre davacı, davalı müvekkil şirkete------Diş Hekimliği Fakültesinde makine bakımı verdiği anlaşıldığını, yapılan araştırmada dava konusu aynı tarihli ve yanı miktarlı faturaların JENERATÖRE Bakımına ait olduğu anlaşıldığını, Ancak bakımı yapılan Jeneratörler müvekkil şirkete ait olmadığını Yine müvekkil şirketin faaliyet alanı içinde makine kurulum, bakım ve işletilmesi bululnmadığını, faturadan belirtilen hizmet ve bakımları davacıdan istemesine imkan yoktur ve istemediğini, . Bu konuda davacı ile yapılan bir ön görüşme, teklif, e mail yazışması veya anlaşma bulunmadığını, Sözleşmenin Konusu 17.065 M2 betonarme derslik ve diş hastanesi binası yapım işi olduğunu, müvekkilin taahhüdü altında Jeneratör kurulumu veya işletilmesi de bulunmadığını, bu yönüyle de dava konusu faturadan kaynaklı hizmetin davacıdan alınmasına imkan bulunmadığını, yine fatura tarihleri olan 30.11.2023 tarihinden çok önce müvekkil şirket üniversite kampüsündeki işini bitirmiş ve işi idareye teslim ederek ayrıldığını. Öyle anlaşılıyor ki Üniversite veya başka bir firmaya verilen Jeneratör hizmet Faturası yanlışlıkla müvekkile kesildiğini, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ----- İcra dairesinin ----- sayılı sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ------İcra dairesinin ------ sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; İncelenen davacı ticari defteri kayıtlarına göre, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 60.000.,00 TL alacaklı olduğu görüldüğü, Dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde davacı alacağının dayanağının aşağıda yer alan e- Faturalardan kaynaklı oluştuğu görüldüğü, Dosya sunulan e- Faturalar elektronik sistem üzerinden oluşturulduğundan davalı şirkete tebliğ edildiği anlaşıldığı Davalı tarafından 18.12.2023 tarihinde ----- Noterliği'nin ----- no.lu ihtarnamesi ile davaya konu faturaları iade ettiği görüldüğü Davalı tarafından davacıya gönderilen ihtarname 8 günlük itiraz süresinin dışında kaldığı görüldüğü Davacı tarafından dava dışı ----- 24.02.2022 tarihli ve 94.490 00 TL tutarlı 2 adet ----- seti açıklaması ile Proforma fatura düzenlendiği görülmüştür. İlgili Proforma fatura davalı şirketin davacı şirketten 28.02.2022 tarihli ve ----- no.lu finasal kiralama sözleşmesine istinaden düzenlendiği ------gelen yazıdan anlaşıldığı, Dosya sunulan davacı BS formaları incelendiğinde, davacı tarafından 2023 yılına ait davalı adına kesilen toplam 2 adet faturayı bağlı bulunduğu vergi dairesini bildirdiği tespit edildiği, Davalı şirket ticari defteri kayıtlarına davaya konu olan 2 adet 60.000.,00 TL tutarlı fatura davalının kayıtlarında yer almadığı, borç alacak ilişkisinin bulunmadığı görüldüğü Davalı vekilinin itiraz dilekçesinde müvekkilinin davacıya hiçbir şekilde borcunun bulunmadığını, davaya konu edilen hizmet faturalarının yanlışlıkla kesilmiş olduğunu beyan ettiği, Dosya sunulan davalı BA formaları incelendiğinde; davalı tarafın 2023 yılına ilişkin 2 Adet davacı faturasını bağlı bulunduğu vergi dairesini bildirdiği tespit edildiği Davalı BS formları incelendiğinde; davaya konu olan 2 adet 60.000,00 TL bedelli faturaya ilişkin iade faturası kesmediği Bu durumda 2023 yılına ilişkin davalı tarafından kesilen tüm fatularıan davacı kabulünde olduğu görüldüğü Tarafların ilgili vergi dairelerine karşılıklı bildirilen beyanları uyumlu olduğu, Davaya konu edilen faturaların düzenlenme tarihi 30.11.2023'tür. Bu durumda vade sonrası için ödenmeyen faturalara ilişkin 30 günlük süre eklendiğinde temerrüt şartlarının oluşmadığı, davacının 25.12.2023 tarihinde ---- İcra Müdürlüğü'nün ------Sayılı dosyası ile takip başlatığı görüldüğü. Bu bakımdan faiz hesabı yapılamadığı, İncelenen davacı şirket ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle cari hesap ekstresi gereği 60.000,00 TL alacaklı olduğu, İncelenen davalı şirket ticari defter kayıtlarına davalının davacı faturalarını kendi kayıtları altına almadığı, cari hesap ilişkisi bulunmadığı, 18.12.2023 tarihinde ----- Noterliği'nin ------ no.lu ihtarnamesi davaya konu faturaları iade ettiği, davaya konu fatura tarihlerinin 30.11.2023 tarihli olduğu, ihtarnamenin 8 günlük itiraz süresinin dışında kaldığı, Tarafların ilgili vergi dairelerine karşılıklı bildirilen beyanları uyumlu olduğu, davaya konu faturaların taraflarca bağlı oldukları vergi dairesine beyan edildiği, hususlarını beyan ve rapor etmiştir.Davalının yetki itirazının TBK m. 89 uyarınca reddi gerekmiştir.
Uyuşmazlık, TBK'nın 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Kural olarak, eserin sözleşmeye uygun olarak tamamlanıp teslim edildiğini ispat yükü yüklenicidedir. TMK.'nın 6. maddesinde düzenlenmiş olan genel ispat şuralından çıkarılan bu sonuç, Yargıtay ------. Hukuk Dairesi'nin bir çok kararında "kural olarak eser sözleşmelerinde eserin teslimini, sözleşmeye ve tekniğine uygun olup olmadığını kanıtlamak yükleniciye aittir." şeklinde ifade edilmiştir.
Teslim edilen eserin ayıplı ve/veya eksik olduğunu ve bedelin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibine aittir. İçtihatlarda, Yargıtay’ın da bu doğrultuda tutum sergilediği görülmektedir. “Eser sözleşmesine dayalı ilişkilerde eserin teslim edildiğini ispatlama yükümlülüğü yüklenicide, eserin ayıplı olduğu iddiası ve bedelin ödendiğini ispatlama yükümlülüğü ise iş sahibindedir.” (bkz.Yargıtay -----.Hukuk Dairesi'nin 30.05.2013 tarih, ----- Karar sayılı kararı).
Somut olayda davacı taraf davalı adına verilen servis ücretinin ücretini ödemediğini iddia etmektedir. Davalı ise davacıdan söz konusu hizmetleri talep etmediğini beyan etmektedir. Yapılan yargılama neticesinde davaya konu işe yönelik olarak davacı ile davalı arasında yapılmış herhangi bir ön görüşme, teklif, e-mail yazışması ya da anlaşmanın dosyaya ibraz edilmediği görülmüştür. Servis kayıtların davalı tarafından hizmetin alındığına dair bir beyanın bulunmadığı ayrıca davalı tarafından ibraz edilen sözleşmede jenarötör bakım ücretlerinden davalının sorumlu tutulacağına yönelik bir yükümlüğünün bulunmadığı davalının ticari defterlerinde faturaya ilişkin bir kayıt tespit edilememiştir. HMK 222/3-4 doğrultusunda bu durumda ilişkin ispat yükü davacı üzerindedir. Davacı iddiasını davalı defter kayıtları ile ispat edemediğinden açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Şartlar oluşmadığından davalı lehine kötü niyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına,
3-Karar harcı 615,40-TL 'den başlangıçta peşin olarak yatırılan 721,48 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 106,08 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.