T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/19
KARAR NO : 2025/395
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/01/2024
KARAR TARİHİ : 23/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.08.2022 tarihinde ------ adresinde müvekkil şirketin mevcut yer altı güzergahında bulunan kablolar, davalı ----numaralı ruhsat ile yaptığı altyapı çalışması esnasında ------ ait şebeke kablolarını kopartmak suresi ile müvekkil kurum haksız ve hukuka aykırı bir şekilde hasara uğratıldığını, Müvekkil tarafından haksız fiili gerçekleştiren davalıya hasar bedeli ödeme yazısı gönderilmiş ve davalıdan hasar bedelinin ödenmesi talep edildiğini, Ancak davalı tarafından bugüne kadar müvekkil şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, Müvekkilin hak ettiği yasal alacaklarının ödenmesi konusunda davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmeleri sonuçsuz kaldığını, tüm bu nedenlerle davalı tarafından gerçekleştirilen haksız fiil neticesinde davamızın kabulüne karar verilerek, hasar tarihi olan 27.08.2022 tarihinde itibaren 4.767,24- TL müvekkil şirket alacağının ----- Bankasının kısa vadeli avanslara uygulanan değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ----- Su Ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı hizmet kusuru iddiası ile işbu davayı açtığından davaya bakmakla görevli mahkeme idare mahkemeleri olduğunu, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, dava konusu ----- adresinde "------ adlı yüklenici firma tarafından 27.08.2022 tarihinde ------ nolu işemri ile rabıt bağlantı çalışması yapıldığı tespit edildiğini, müteahhit firmaların ------ yüklenicisi olması sebebiyle dava konusu adresdeki hasardan ---- sorumluluğunu gerektirmediğini, müvekkil idare ile müteahhit firma arasında akdedilen Sözleşmede ve eki olan Özel Şartname’de, yüklenicinin 3. şahıslara verdiği zarardan kendisinin mes’ul olduğu kararlaştırıldığını, dava konusu yerde diğer davalı, iş sırasında başkalarına zarar vermişse bile bundan bizzat kendi sorumlu olduğunu, müvekkil İdarenin BK 66. maddesi anlamında bir denetim ve gözetim yetkisinden bahsedilemez. çünkü idaremiz bir kamu kuruluşu olup inşaat işleri ile uğraşmadığı için bu işi ihale yönetmeliğine uygun olarak gerekli yeterlilik belgelerini ibraz ederek ihaleyi alan firmaya verdiğini, müvekkil idare ----- diğer davalı müteahhidin çalıştırdığı elemanlara hiçbir şekilde talimat vermesi, onları seçmesi ve denetlemesi söz konusu olmayıp bu görevler diğer davalı müteahhit firmaya ait olduğunu, dava konusu hasarın meydana gelmesinde davacının karşılıklı kusur durumunun da araştırılması gerektiğini, ayrıca davacı kurumun hasarın onarımını hemen yapmayıp hasarlı kabloların açık bırakılması suretiyle hasar miktarının artmasında da kusuru bulunduğunu, kaldı ki hasarın oluştuğu iddia edilen yerde müvekkil İdare tarafından ve İdare elemanlarınca herhangi bir çalışma yapılmadığını, davanın konusu hasar olup,hasar tarihinden itibaren faiz istenmesine ve avans faizi istenmesine itiraz ettiklerini tahsiline hükmedilmesi istenilen tazminat bedeline hasar tarihinden itibaren faiz istenilmesi hukuka aykırı. Olduğunu, Haksız eylemden kaynaklanan davalarda ancak yasal faiz istenebileceğini tüm bu nedenlerle açılan davanın esas ve usulden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
Davalı ------Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu talepler zamanaşımına uğradığını, Davacı tarafça ileri sürülen iddialar muğlak ve afaki olup, ispata muhtaç olduğunu, Müvekkil Şirketçe diğer Davalı ----- ihale ile yükümlenen ----- İlçeleri İçmesuyu ve Atıksu Hatları Yapım, Bakım ve Onarım" işi kapsamında çalışma yapılmıştır. İşin niteliği gereği ------ talimat ve gözetimi altına yapılmış olup; Müvekkil Şirketin tüm iş ve işlemleri yasal mevzuata uygun olduğunu, Bu nedenle davaya konu edilen izaha muhtaç hasar iddiasında davacının kusur durumunun araştırılması gerektiğini, Zira Davacı yanın söz konusu hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğu ve yasanın emredici hükmüne rağmen mevcut tesisatını yasada belirlenen şekilde döşemediği, bu nedenle zaman zaman tesisatlarına zarar verilmesine kendi eylem ve kusuru ile sebebiyet verdiği anlaşıldığını, . Söz konusu adreste, davacıya ait tesis ve kabloların ilgili yönetmeliğin emredici hükmü ve diğer hükümlerine uygun olarak imal edilmediği ortaya çıktığını, Dolayısıyla Davacı şirketin hasar gördüğünü iddia ettiği alt yapı tesisinin standartlar çerçevesinde tesis edilmiş olup olmadığı bilinmediğini, Davaya konu kabloların HDPE Boru içerisine yerleştirilmesi ve bu boruların 25 cm ince kum ile çevrelenmesi, ince kumun üzerine 18 cm dolgu malzemesinin yerleştirilmesi, dolgu malzemesinin üzerine de yüzeyden en az 17 cm derinlikte Tespit şeridi çekilmesi, tespit şeridinin üzerinde altta hangi hattın gömülü olduğunun belirtilmesi ve uyarıcı levha bulundurulması gerekmekte olup, Hasarın oluştuğu iddia edilen olayda bu şartların yerine getirilip getirilmediği araştırılmasının gerektiğini, ----- ve Müvekkil Şirketçe; yapılacak her çalışma öncesinde ilgili kurumlardan bu belgeler ve altyapı koordinat bilgileri talep edilmiş olup, kurumlarca konuya gerekli hassasiyet gösterilmediğini, Müvekkil Şirketin ----- yüklenici firması olması hasebiyle ve ihale edilen işin niteliği gereği ağır iş makinaları ile çalışma yapılmakta olup, çalışma esnasında her ne kadar yeterli itina gösteriliyorsa da, elde olmadan zaman zaman ağır altyapı altında da çalışılma zorunluluğu doğduğunu. Kaldı ki yapılan kazı çalışmasında kovanın kabloya teması olmamış, kablonun çok eski olmasından dolayı kablo hafriyatın temasından koptuğunu Benzer şekilde kablolar çok eski döşendiğinden plastik korumaları bile projeye uygun olmamakla birlikte, Davacı yan yetkilileri de hatların nerelerden geçtiği bilgisini paylaşmayarak, olası tüm sonuçları zımnen kabul ettiğini, Davacı Şirketçe hesaplama tutarına dair hiçbir faturanın sunulmadığı; hesaplama usulünde de fahiş tutarların hesaplandığı da izahtan vareste olduğunu, Davacı Haksız fiilden kaynaklı tazminat alacağını, Dava tarihinden itibaren başlamak üzere yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmek yerine, ticari faizi ile birlikte ve hasar tarihinden itibaren talep etmesinde hukuki isabet bulunmadığını, tüm bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin Davacı Taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; 27.08.2022 tarihinde, -----adresinde davalı ----- adına bakım ve onarım işi kapsamında kazı çalışması yapan, diğer davalı ------ İsimli yüklenici firmanın, davacıya ait altyapı güzergahında bulunan kabloları kopartarak zarar verdiği anlaşıldığından dolayı, Yapılan inceleme ve piyasa araştırması sonucunda makul olduğu tespit edilen, davacı kurumun talep ettiği 4.767,24 TL zarar miktarından, dikkatsiz ve özensiz kazı çalışması yaparak hasara neden olan davalı ------Firmasının ve işin sahibi olarak, işi yaptıran ------ kurumunun sorumlu olduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
Duruşmada dinlenilen tanık ----- beyanında : davalı yüda inşat vekilinin temsilcinin kardeşiyim ayrıca şirkette formen olarak çalışıyorum, bana göstermiş olduğunuz hasar tarihi olan 27/08/2022 tarihinde -----adresinde ----- adına çalışmalarımızı yürüttük, söz konusu mahalde su arızası nedeni ile kazı yaptık ancak su arızalarının tamiri için yaklaşık 20-30 santim kazı yapılmaktadır, ----- kabloları ise yerin 80 cm altında koruyucu bant benzeri ekipmanlarla bulunması gerekmektedir, söz konusu kazıda bir hasar verilip verilmediğini doğrudan hatırlamıyorum ancak daha önceden ----- adına yapmış olduğumuz kazılarda verilen hasarlar doğrudan hasar sahibine bildirilmektedir"şeklinde beyanda bulunmuştur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi gereğince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir.
Somut uyuşmazlıkta; mahkememizce alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüşmesi ve denetime elverişli olması bu nedenle, uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplaman hükme esas alınmakla davalı asıl yüklenicinin haksız fiil hükümleri gereğince oluşan zarardan sorumlu olmasına nedeniyle açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı ve davalının tacir olduğu gözetilerek TTK m. 19 uyarınca avans faize hükmedilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile 4.767,24 TL nin temerrüt tarihi olan 27/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
2-Karar harcı 615,40 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
4-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.815,50 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 4.767,24TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ----- Su Ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) diğer davalının yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.