T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/176
KARAR NO : 2025/390
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/03/2024
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacıdan
115.525,65TL. tutarında fatura alacağı olduğundan bahisle davacı aleyhine -----. İcra Müdürlüğü'nün ----sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı; ödeme emri
davacıya tebliğe edilmiş ise de ödeme emri şirkete gelen diğer evrakların arasına karıştığından
sehven süresi içerisinde takibe itiraz edilemediği; davacının borcunun olmadığı; öncelikle ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- sayılı dosyasından verilen
tedbir kararının devamına ve davalı aleyhine menfi tespit davası açıldığının----- İcra Müdürlüğü'nün -----Sayılı dosyasına ve ---- Asliye Ticaret
Mahkemesi'nin ----- sayılı dosyasına bildirilmesine, menfi tespit talebimizin kabulü
ile davacının borçlu olmadığının tespitine ve yapılan icra takibinin iptaline, davalı tarafından
hiçbir belgeye dayanmayan ve mevcut olmayan borca istinaden icra takibine başlanması ve
haciz baskısı altına alınmaya çalışılması, davalı tarafın kötüniyetinin açık göstergesi
olduğundan davalının takip miktarının %20’si oranında tazminata mahkumiyetine, yargılama
giderleri ile avukatlık ücretinin davalıdan alınmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ---- ile davacı ----- arasında ekte sunulan 11/08/2022 tarihli sözleşmenin imzalandığı; sözleşme uyarınca ----
adına çıkarılacak ------ markalı ürünün satışına ilişkin elde edilen kazancın
%60 ---- %40 ------ paylaştırılması konusunda yazılı anlaşma
yapıldığı; “Danışmanlık Hizmeti” adı altında sözlü olarak yapılan anlaşmaya istinaden ilk
danışmanlık hizmet faturası olarak 27/12/2022 tarihinde düzenlenen 45.286TL.lik fatura
tutarının davalıya ödendiği; akabinde 19/01/2023 tarihindeki 23.314TL. ve 13/02/2023
tarihlerinde düzenlenen 30.000TL.lik fatura tutarının da davalıya ödendiği; her ne kadar
sözleşmede tarafların sadece ismi geçse de yapılan para transferlerinin şirketler arasında
yapıldığı; zaten bu durumun faturalandırılabilmesi için davalı şirket üzerinden işlem yapılması
gerektiği; ----- yine kendi şirketi üzerinden parayı davalı şirkete gönderdiği; bu
durum şirkete gönderildiği halde -----Hakediş” olarak yazılmışsa da davalı
şirketinin ticari hesabına gönderildiği beyan edilmiş ve davanın reddine, yargılama gideri ve
vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasıdır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile
borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde:
Davalı tarafından davacı aleyhine T.C. -----. İcra Dairesi’nin ------Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde davalının 115.525,60TL.lik
asıl alacak ile 11.337,33TL.lik (19.04.2023-15.12.2023) işlemiş faiz olmak üzere
toplamda 126.862,93TL.nin ödenmesini talep ettiği; “borcun sebebi” olarak da
19.04.2023 tarihli, 115.526,60TL.lik e-arşiv faturasının gösterildiği,
Dosyaya sunulan adi yazılı şekilde kurulan “Sözleşme” başlıklı belge incelendiğinde
“------” isimli ürünün ruhsat ve üretim maliyetlerinin %50’sinin---,
%50’sinin de ------ tarafından karşılanacağı vs. hususunun kararlaştırıldığı;
işbu sözleşmenin dava dışı ------tarafından imzalandığı;
Mali inceleme neticesinde: Davacı ve Davalı tarafın incelenen yasal ticari defter ve kayıtlarının HMK 222.
maddesine göre lehine delil kabul edilebileceği,
Davacı Ticari defter kayıtlarına göre Davalı ------4.720,00 TL BORÇLU olduğu, Davalı Ticari defter kayıtlarına göre Davacı
------ hesap bakiyesinin 0 olduğu, davacı ile
davalı arasındaki cari hesap farkının 4.200,00 TL olduğu farkın Davalı tarafından
düzenlenen 21.01.2023 tarihli ----- numaralı 4.720,00 TL tutarlı
faturanın davacı Ticari defter kayıtlarında olmamasından kaynaklandığı, Dosyaya sunulu E arşiv portalından alınan E fatura iptal evrakında ----- numaralı faturaların iptal edildiği tespit edildiği, Her iki faturada
Davalı ve Davacının Yasal ticari defter kayıtlarından bulunmadığı iptal edilen Davalının
cevap dilekçesi ekinde İptal edilen ------- numaralı faturanın yer aldığı
tutarının 115.525,60 TL olduğu, Davalı tarafından dosyaya sunulu 08.07.2024 tarihli talep dilekçesinde -----
adlı ürünün eczanelerden satıldığında gelirinin ------- hesaplarına
aktarıldığını, Davacı şirketin 11/8/2022 ila 15/04/2022 tarihleri arasındaki hesaplarının
incelenmesini bilirkişilerin tarafından defter incelemesi ile birlikte hesaplama
yapmasının talep edildiği,
Dosyaya sunulu Davalı ve Davacı Ba ve Bs formlarının örtüştüğü (VUK genel tebliği
2021/07 döneminden sonra Elektronik belgeler bildirime dahil edilmemektedir.) sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Dava hukuki niteliği itibariyle, başlatılan icra takibi nedeni ile borçlu olunmadığının tespitine yönelik olmakla ;davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir ----- Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir ( -----
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer -----
Davalı tarafından davacı aleyhine T.C. ----- İcra Dairesi’nin ------ sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde davalının 115.525,60TL.lik
asıl alacak ile 11.337,33TL.lik (19.04.2023-15.12.2023) işlemiş faiz olmak üzere
toplamda 126.862,93TL.nin ödenmesini talep ettiği; “borcun sebebi” olarak da
19.04.2023 tarihli, 115.526,60TL.lik e-arşiv faturasının gösterildiği, Dosyaya sunulan adi yazılı şekilde kurulan “Sözleşme” başlıklı belge incelendiğinde
“-----” isimli ürünün ruhsat ve üretim maliyetlerinin %50’sinin ----
%50’sinin de ------ tarafından karşılanacağı vs. hususunun kararlaştırıldığı, işbu sözleşmenin dava dışı ----- ve ------ tarafından imzalandığı, Davacı ve Davalı tarafın incelenen yasal ticari defter ve kayıtlarının HMK 222.
maddesine göre lehine delil kabul edilebileceği,
Davacı Ticari defter kayıtlarına göre Davalı -----4.720,00 TL BORÇLU olduğu, Davalı Ticari defter kayıtlarına göre Davacı
----- hesap bakiyesinin 0 olduğu, davacı ile
davalı arasındaki cari hesap farkının 4.200,00 TL olduğu farkın Davalı tarafından
düzenlenen 21.01.2023 tarihli ----- numaralı 4.720,00 TL tutarlı
faturanın davacı Ticari defter kayıtlarında olmamasından kaynaklandığı,
Dosyaya sunulu E arşiv portalından alınan E fatura iptal evrakında ------ numaralı faturaların iptal edildiği tespit edildiği, Her iki faturada
Davalı ve Davacının Yasal ticari defter kayıtlarından bulunmadığı iptal edilen Davalının
cevap dilekçesi ekinde İptal edilen ------ numaralı faturanın yer aldığı
tutarının 115.525,60 TL olduğu, Dosyaya sunulu Davalı ve Davacı Ba ve Bs formlarının örtüştüğü (VUK genel tebliği
2021/07 döneminden sonra Elektronik belgeler bildirime dahil edilmemektedir.),
davalının ticari defterlerin de alacağının bulunmadığı, tarafların ticari defterleri dikkate alındığında ----- İcra müdürlüğünün ----- sayılı dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığı anlaşılmakla bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İİK. 72/5 maddesine göre; “Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir.” hükmünü içermektedir.
Madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötü niyetli olmasıdır. Davalının takipte kötü niyetli olduğunu ispat yükü; davacının (borçlunun) üzerindedir. Davacı tarafından davalının kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
G.D:Gerekçesi ekli karar da açıklanmak üzere;
DAVANIN KABULÜ İLE
1----- İcra müdürlüğünün ----- sayılı dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine
2-Şartlar oluşmadığından davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 11.254,95 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.813,74 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 8.441,21 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 2.813,74 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.241,34 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 172,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 8.172,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.