T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/62
KARAR NO : 2025/393
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 25/01/2024
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında taşıma sözleşmesine dayalı ticari ilişkinin mevcut olduğunu, buna ilişkin davacı
şirketin davalıdan faturadan kaynaklı alacağının bulunduğunu, ek olarak sunulan servis sözleşmesine
dayanan ticari ilişkinin de mevcut olduğunu, dosyaya sunulan faturadan anlaşılacağı üzere davalının
davacı şirketten ticari kapsamda belirli süre aralıklarıyla hizmet verildiğini, borçlu tarafın davacının
haklı alacağını geciktirdiğini, davacı ile davalı borçlu arasında taşınma sözleşmesi neticesinde
doğmuş olan davalı tarafın davacı şirket kayıtlarını faturaya dayanan borcuna bağlı olan 64.943,12TL
alacağın tahsili amacıyla ----İcra Müdürlüğü'nün ------ esas sayılı dosyası ile
icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini, borçlunun haksız ve mesnetsiz
itirazları üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde bir sonuca varılamadığını beyan
ederek davanın kabulüne, davalı borçlunun ----. İcra Müdürlüğünün ------ esas
sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, asıl alacağın %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet
tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine tahmiline karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin servis taşımacılığı alanında faaliyet gösterdiğini, bu faaliyet çerçevesinde şartlarına sahip
olan taşımacılarla servis taşımacılığı sözleşmesi yaparak hizmet verdiğini, bu sözleşme kapsamında
anlaşmış oldukları araç sahiplerin hizmeti karşılığında sözleşme şartları kapsamında ücretlerini
ödediklerini, davacının sözleşme yapılan araç sahiplerinden biri olduğunu, sözleşmelerden biri
20.07.2023 tarihinde imzalanan servis-----Hattı Taşıma Sözleşmesi ve yine
aynı tarihte imzalanan ------hattı taşıma sözleşmesi olduğunu,
sözleşmelerin 20. maddesi cari hesap sözleşmesine ilişkin olduğunu, davacının sözleşmeye aykırı
davranarak hesabı kat etmeden icra takibi başlattığını, açılan itirazın iptali davasının TTK’nun 97
hükmüne aykırı olduğunu beyan ederek, davanın reddine, davalının alçak miktarının %30’u oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline
karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle,----. İcra Müdürlüğünün -----sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu-----İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile davacı şirketin 2023 yılına
ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, raporumuzun 4.a.2.bölümünde açıklandığı üzere, davalı şirket tarafından inceleme günü defter ve belge ibrazında bulunulmadığı, yerinde inceleme talebinde de bulunulmadığından davalı şirket defterleri üzerinde incelemenin yapılamadığı, Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir
şekilde açıklandığı üzere,
dosya kapsamına sunulan Servis Taşıma Sözleşmelerinin incelenmesinde, davacı şirketin
sözleşmeli taşımacı olarak davalı şirkete aylık olarak taşıma hizmeti ifa edeceğinin
kararlaştırılmış olduğu, davacı şirket defterlerinin incelenmesinde, aylık olarak davalı şirket adına faturalar düzenlediği ve bu faturaların davalı şirket tarafından ödemelerinin yapıldığı,ancak takip konusu 2 adet fatura bedelinin ödemesinin yapıldığına ilişkin dosya kapsamınaherhangi bir belge sunulmadığı hususları topluca değerlendirildiğinde, davacı şirketin takip
konusu fatura alacağını talep edebileceği, her ne kadar takip konusu 2 adet fatura için toplam 63.071,42 TL tutarında alacak talep
edilmişse de faturaların KDV tevkifatlı olarak düzenlendiği ve ödenecek tutar olarak toplam 58.355,67 TL belirlenmiş olduğundan, davacı şirketin 22.11.2023 icra takip tarihi itibariyle 2 adet faturadan kaynaklı 58.355,67 TL tutarında alacağını talep edebileceği, diğer taraftan, davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi, davacının delil olarak gösterdiği ticari defterlerinin usulüne uygun tutulması karşısında HMK’nun 222/3 1 kapsamında defterlerin davacı taraf lehine kesin delil olması hususundaki hukuki değerlendirmenin mahkemenize ait olacağı, Faiz: Tacir Raporumuzun 5-Faiz incelemesi bölümünde açıklandığı üzere, davacı şirketin takip öncesinde 1.801,85 TL faiz talebinde bulunabileceği, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş
olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu,
icra inkâr tazminatı ve sair hususların yargı makamının münhasır takdiri içinde
kaldığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Somut olayda bilirkişi tarafından yapılan inceleme de davacı şirketin 2023 yılına
ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirket tarafından inceleme günü defter ve belge ibrazında bulunulmadığı, yerinde inceleme talebinde de bulunulmadığından
davalı şirket defterleri üzerinde incelemenin yapılamadığı,
Dosya kapsamına sunulan Servis Taşıma Sözleşmelerinin incelenmesinde, davacı şirketin
sözleşmeli taşımacı olarak davalı şirkete aylık olarak taşıma hizmeti ifa edeceğinin
kararlaştırılmış olduğu, davacı şirket defterlerinin incelenmesinde, aylık olarak davalı şirket
adına faturalar düzenlediği ve bu faturaların davalı şirket tarafından ödemelerinin yapıldığı,
ancak takip konusu 2 adet fatura bedelinin ödemesinin yapıldığına ilişkin dosya kapsamına herhangi bir belge sunulmadığı hususları topluca değerlendirildiğinde, davacı şirketin takip
konusu fatura alacağını talep edebileceği, Her ne kadar takip konusu 2 adet fatura için toplam 63.071,42 TL tutarında alacak talep
edilmişse de faturaların KDV tevkifatlı olarak düzenlendiği ve ödenecek tutar olarak toplam
58.355,67 TL belirlenmiş olduğundan, davacı şirketin 22.11.2023 icra takip tarihi itibariyle
2 adet faturadan kaynaklı 58.355,67 TL tutarında alacağını talep edebileceği, davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi, davacının delil olarak
gösterdiği ticari defterlerinin usulüne uygun tutulması karşısında HMK’nun 222/3 1
kapsamında defterlerin davacı taraf lehine kesin delil olacağı, davacı şirketin
takip öncesinde 1.801,85 TL faiz talebinde bulunabileceği, anlaşılmakla bilirkişi raporu da hükme esas alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla kabulüne karar verilen asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
1-Davalının ---- İcra Müdürlüğünün -----Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 58.355,67 TL asıl alacak 1.801,85 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
4-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 4.109,36 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.109,07 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 3.000,29 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 1.109,07 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.536,67 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 50,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 8.050,00 TL yargılama giderinin davada haklı çıktığı %92,63 oranında olmak üzere 7.456,71 TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 4.785,60 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
10-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranı gözetilerek 3.334,68 TL sinin davalıdan, 265,32 TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
11-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin ve davalı vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.