T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/93
KARAR NO : 2025/409
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 31/01/2025
KARAR TARİHİ : 27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketi nezdinde 27.02.2023-27.02.2024 tarihlerini kapsar ------ poliçe no’lu Ticari Paket Sigorta Poliçesi ile ------- sigortalı olduğunu, 23.03.2023 tarihinde, ------ İli, ----- İlçesi, ---- Mahallesi No: ------ adresinde yer alan, sigortalıya ait ve rizikoya konu gayrimenkul içerisinde, borçlu ----- Adi Ortaklığı İşletmesi’ne ait olan ---- bünyesinde birinci bodrum katında sol arka kısımda tavandan geçen binaya ait ortak atık su hattından akan pis suların zeminde bulunan kaplamalara, duvar kaplamalarına ve top havuzundaki toplara zarar vermesiyle ve pis su teması ile zarar gören ürünlerin çocukların oyun alanı olması ve buna bağlı olarak hijyen kalitesini bozmasıyla kullanılamayacak hale gelmesi sonucu zarar meydana geldiğini, Müvekkili nezdinde sigortalı şirket tarafından bina yönetiminin zarara sebep olan hasarlı borunun onarımı için defalarca ikaz edilmesine karşın davalı, hasarı onarmaması ve bununla birlikte hasarın büyümesine neden olması sebebiyle kusurlu olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sigortalısının hasar durumunu bildirmesi üzerine müvekkili şirketin sigortalı konutta ekspertiz çalışması yaptırdığını, Ekspertiz raporuyla hasarın sebebi, miktarı, boyutunun tespit ettirdiğini, Söz konusu hasarın binaya ait ortak atık su hattından pis suların akması sonucu meydana gelmiş olduğunun belirlendiğini, Eksper raporun sonucunda hasarın teminat kapsamında kaldığı tespit edilmiş olup, hasar miktarı da dekorasyon için *158.160,00-TL, eşya için *17.100,40-TL olmak üzere toplam *175.260,00-TL olarak tespit edildiğini, tespit edilen zararın müvekkili tarafından ödendiğini ve TTK m.1472 gereği sigortalısının haklarına halef olduğunu, zararın tahsili amacı ile ---- İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyası vasıtasıyla icra takibi başlatıldığını itiraz nedeni ile takibin durduğunu, zorunlu arabuluculuk süreci işletildiğini, anlaşmaya varılamadığını beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; Davanın kabulü ile borca karşı yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, icra takiplerinin kaldığı yerden devamına; davalı aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı aleyhine yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket aleyhine ikame olunan davada dosya kapsamında davacının taleplerine ilişkin olarak usul kazanılmış hak doğmaması açısından dava şartı yokluğu, yetki, görev, husumet ve zamanaşımı defi itirazında bulunduklarını ve davanın reddini talep ettiklerini, davanın husumet nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından işbu davanın yöneltildiği ... TBK 620. maddesinde düzenlendiği şekliyle bir adi ortaklık olup ekte sunulan ortaklık sözleşmesine göre müvekkil şirketler ------adi ortaklığının tüzel kişiliğinin bulunmadığını taraf ehliyetinin olmadığını, bu nedenle tek başına davalı olarak gösterilemeyeceğini, İcra takiplerinde yada davalarda adi ortaklığın taraf ehliyeti bulunmadığından ortaklığı oluşturan tüm şirketlere birlikte husumet yöneltilmesi gerektiğini, davacı tarafça -----.İcra Dairesinin ------ esas sayılı dosyasından yapılan ilamsız icra takibinde borçlu olarak taraf ehliyeti bulunmayan ... gösterildiği, ödeme emrinin adi ortaklığa tebliğ edildiğini, İcra takibine yapılan itirazda borçla birlikte husumete de itiraz edildiğini, adi ortaklığın taraf olarak gösterilmesi suretiyle başlatılan takiplerde ortada usulüne uygun yapılmış bir takibin söz konusu huzurdaki davanın itirazın iptali davası olup yine taraf sıfatı bulunmayan adi ortaklığın davalı olarak gösterildiğini, davanın yasal süresinde açılmadığını, meydana gelen hasarda müvekkili şirketin bir kusurunun bulunmadığını, Müvekkillerine ait ---- ili ----- ilçesi 15038 ada, 419 parsel, -----adresinde bulunan ------nitelikli taşınmazda bulunan zemin kat----- numaralı iş yeri 04.09.2022 tarihli kira sözleşmesinin davacı yanın sigortalısı dava dışı ---- kiralandığını, bu işyerinin ------ adı altında bir süre faaliyet gösterdikten sonra anılan şirketten kaynaklı sebeplerle faaliyetinin durduğunu, sonraki süreçte kira sözleşmesine ilişkin kira bedeli, ortak gider vs. yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle davacı müvekkili tarafından ----- Sulh Hukuk Mahkemesi ---- Esas) nezdinde tahliye davası açıldığını, bu dönemde yaklaşık 2 yıl boyunca anılan işyerinin bu şirket tarafından sürekli kapalı olarak bulundurulduğunu, bu süre zarfında müvekkili şirketin anılan işyerine girmesi yada müdahelede bulunmasının mümkün olmadığını, temizlik ve bakımı yapılmadığından AVM içerisinde çirkin bir görüntüye neden olduğunu, bu durumun müvekkillerine ticari olarak olumsuz yansımaları olduğunu, davacının icra inkar tazminatı talebi haksız olduğunu, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla; Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacının takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ---. İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. İİK’nın 67/1. maddesi uyarınca itirazın iptali davası bir süreye tabi olup alacaklı, bu davayı, itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde açabilir. Bu maddede gösterilmiş olan süre, hak düşürücü süre olup açık kanuni düzenlemeye göre, dava açma süresi itirazın tebliği ile başlar. Ödeme emrine itiraz, 7201 sayılı TK hükümlerine uygun olarak takip alacaklısına tebliğ edilmez ise dava açma süresi başlamaz.6100 sayılı HMK'nın 114/d bendinde; tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartı olarak düzenlenmiştir.
Taraf ehliyeti, bir davada taraf olabilme yeteneğini ifade eder. Taraf ehliyeti, medeni (maddi) hukuktaki medeni haklardan yararlanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekil olarak anlaşılmalıdır Buna göre; medeni haklardan yararlanma ehliyeti bulunan her gerçek yada tüzel kişi davada taraf ehliyetine sahip kabul edilmelidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklığın taraf ehliyeti yoktur. Bu nedenle, adi ortaklığa ilişkin davalarda, adi ortaklığı oluşturan kişilerin taraf olarak hep birlikte hareket etmeleri gerekir. Adi ortaklık tarafından açılacak davaların iştirak halinde mülkiyet hükümleri gereği bütün ortaklar tarafından birlikte açılması gerekir. Adi ortaklığa karşı açılacak davaların da davanın bütün ortaklara karşı birlikte açılması (mecburi dava arkadaşlığı) gerekir.
Bununla birlikte İİK 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı olup, icra takibinin taraflarının da taraf ehliyetine sahip olmaları gerekir(Yargıtay -----.Hukuk Dairesi’nin 21/11/2013 tarihli -----. sayılı emsal kararı).Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; icra takibi adi ortaklık aleyhine başlatılmış, ödeme emri adi ortaklığa tebliğ edilmiş, adi ortaklık adına vekaletname ve itiraz dilekçesi sunulmuştur. İş bu davada da dava dilekçesi adi ortaklığa hitaben düzenlenmiş, adi ortaklık adına vekaletname ve cevap dilekçesi sunulmuştur. Davacı vekili tarafından 05/05/2025 tarihinde ıslah dilekçesi sunulmuş ve iradi taraf değişikliği talep edilmiştir. Davacı vekili tarafından ıslahla dava türü alacak davası olarak değiştirilmiş ise de HMK'na göre iradi taraf değişikliği, karşı tarafın rızasıyla veya maddi hatadan veya dürüstlük kuralına aykırı olmaması halinde hakim izniyle yapılabileceği ıslah yoluyla taraf değişikliği yapılamayacağı, dosya kapsamı itibariyle de maddi hataya dayalı bir yanılma olmadığı için bu durumda iş bu dava, adi ortaklığı oluşturan şahıslar aleyhine açılması gerekirken taraf ve dava ehliyeti olmayan adi ortaklık aleyhine açılmış olup, adi ortaklığı oluşturan şahısların da cevap dilekçesi ve vekaletname sunmuş olmasının taraf ve dava ehliyetine ilişkin dava şartı eksikliğini ortadan kaldırmayacağı açıktır. Bu nedenle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Karar harcı 615,40-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.185,60- TL harcın mahsubu ile artan 1.570,20-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, ,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.