T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/747
KARAR NO : 2025/407
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 02/11/2023
KARAR TARİHİ : 23/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde --- numaralı "----- Poliçesi" ile kasko sigortalı bulunan dava dışı sigortalı -----ait----- plaka sayılı araç, 08/11/2021 tarihinde davalı ---- sürücüsü olduğu ----- plaka sayılı aracın kusurlu olarak kullanımı neticesinde hasar gördüğünü, davaya konu aracın maliki diğer davalı ----- olduğunu, hasar sonrası kazaya karışan araç sürücüleri tarafından düzenlenen 08/11/2021 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında; "----- sevk ve idaresindeki ----- plakalı araç, ----- caddesi üzerinden seyir halindeyken ---- Sokağın caddeye bağlantı noktasından ana yola çıkan ---- idaresindeki ------ plaka araç ile çarpıştığı ve bunun sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği tespit edildiğini, hasar ve kusur durumunun tespiti için bağımsız ve uzman eksper tayin edildiğini, ----- firmasından Sigorta hasar Eksperi ----- tarafından hazırlanmış olan 16.12.2021 tarihli ve ------ Rapor Numaralı Kasko Ekspertiz Kök Raporunda; Sigortalı aracın ilk hasar fotoğrafları ve kaza tespit tutanak ve evraklarının incelenmesi sonrasında, hasarın tutanakta belirtildiği şekilde oluştuğu yönünde olumlu kanaat uzantısında; hasar gören ---- sevk ve idaresindeki ------ plakalı sigortalı aracın ön kısımlarında bulunan hasarın: 8.433,51 TL Yedek Parça * 3.433,80 TL İşçilik olmak üzere toplam: 11.867,31 TL olduğu tespit ve rapor edildiğini, aynı hasarla ilgili olarak Sigorta eksperi tarafından hazırlanan 07.01.2022 tarihli ve ------ Rapor Numaralı EK RAPOR'da sigortalı araçta tespit edilen ilave hasarın 1.880,31 TL (2.218,77 TL KDV dahil tutar) olduğu tespit ve rapor edildiğini, eksper raporundaki tespitler ve araçta yapılan onarım, parça ve işçilik masrafları doğrultusunda ilgilisine toplam 13.523,69 TL hasar tazminatı ödendiğini, davacı müvekkili şirket tarafından, davaya konu hasar sebebiyle ödenen bedelin davalılara rücusu kapsamında 04.03.2022 tarihinde davalılar ----- ihtarname gönderilmişse de olumlu netice alınamadığını, bu durum üzerine; davalı araç maliki ve sürücü hakkında----.İcra Müdürlüğünün-----. Sayılı dosyası üzerinden yasal takip başlatılmış ancak borçlular tarafından takibe itiraz edildiğini, borçlular tarafından takibe haksız olarak itiraz edilmesi üzerine ------ Arabuluculuk Bürosu nezdinde arabuluculuk başvurusu yapılmış ve arabuluculuk aşamasındaki Müzakereler sonucunda taraflar anlaşmaya varamadığını, akabinde dava dışı araç maliki ve araç sürücüsü aleyhine ----- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı dosyası üzerinden dava ikame edilmiş olup, anılan dava derdest olduğunu, davalı sürücü ve Malik ile ilgil süreç devam ederken, kazaya sebebiyet veren --- plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ---- poliçe numarası üzerinden ------. olduğu tespit edilmiş ve sigorta şirketi hakkında aynı hasar ile ilgili alacak için; muhatap sigorta şirketi hakkında ---- İcra Müdürlüğü'nün ------ sayılı dosyası üzerinden kanuni takip başlatıldığını, bu takibe, davalı sigorta şirketi tarafından itiraz edildiğini, arabuluculuk aşamasındaki müzakereler sonucunda da anlaşmaya varamadığını beyan ile, fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı olmak, tahsilde tekerrür olmamak ve davalı poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile, davalının-----. İcra Müdürlüğü------ dosyalarına vaki itirazının iptalini ve takibin devamını, davalının haksız. itirazından dolayı %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı sigorta şirketi tarafından müvekkil şirkete dava öncesinde yapılmış bir başvuru olmadığından davanın öncelikle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortalı araç maliki tarafından huzurdaki dava açılmadan önce, değer kaybı talebiyle müvekkili şirkete başvurulduğunu, müvekkili şirket tarafından------ şahıs numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu, müvekkili şirket tarafından poliçenin kazadan sonra düzenlenmesi nedeniyle başvuru reddedildiğini, kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere kaza 08.11.2023 tarihi, saat 16:55'te meydana gelmiş olup, müvekkili şirket sigortalısı ----- plakalı aracın poliçesi 08.11.2023 tarihi saat 17:17'de düzenlendiğini, kaza meydana geldiğinde ------ plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde geçerli bir sigorta poliçesi bulunmaması nedeniyle, davanın müvekkili şirket bakımından husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davayı hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte, kusur ve hasara, hasar miktarına itiraz ettiklerini, davaya konu hasara ilişkin talepler yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminat talebinin reddi gerektiğini, davacı tarafın talep etmiş olduğu faiz başlangıç tarihi belli olmadığı gibi icra takibindeki faiz başlangıç tarihi ve türünün kabulü de hukuken mümkün olmadığını beyan ile, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddini, vekalet ücret ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, beyan ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle,----- İcra Müdürlüğünün ----- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ----. İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; Davalı ---- Şirketine sigortalı araç sürücüsü, dava dışı ---- (----- plakalı araç sürücüsü) Y100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Davacı ------ Şirketine Sigortalı araç sürücüsü (----- plaka sayılı araç sürücüsü ----- kusursuz olduğu, 08/11/2021 tarihinde meydana gelen kazaya ait dosya kapsamındaki hasar onarım “fotoğrafları, onarım faturası-beyanlar dikkate alındığında, ----- plakalı araçta meydana gelen hasar ile kazanın uyumlu olduğu, hasarın durumunun kazanın oluş şekline alınan darbelere uygun olduğu, konusu aracın toplam hasar tutarının (KDV dahil) 13.523,69 TL olabileceği, durumunun kusuruna isabet eden tutarın; 13.523,69 TL x Yo100 kusur oranı - 13.523,69 TL olabileceği, Davacı Sigorta tarafından “----- numaralı hasar dosyası” açıklamalı, aracın onarımı ile ilgili, alıcısı araç maliki ----- olan, 30.12.2021 tarih ve 3.120,22 TL tutarlı olan YKB dekont örneği, alıcısı ----- olan, 14.01.2022 tarih ve 2.218,77 TL tutarlı, alıcısı ----- olan, 24.12.2021 tarih ve 8.184 70 TL tutarlı karşılıkları olan ödeme listeleri sunulmuş olduğu, mahkememiz tarafından belirtilen ödemelerin kabulü halinde toplam ödeme tutarı 13.523,69 TL olduğu, Davacı -----ŞİRKETİ vekili tarafından ----- Şirketi aleyhine)-----. İcra Dairesi'nin ------. Sayılı dosyası kapsamında, 16.033,72 TL Toplam Alacak (13.523,69 TL ASIL ALACAK . (İstenen: Yıllık Reeskont Avans) * 2.510,03 TL İşlemiş Faiz Avans Faizi 3095 S.K) olan, ------ NOLU HASAR DOSYASINA İLİŞKİN RÜCUEN TAZMİNAT ALACAĞI 13.523,69 TL” açıklamalı, 25/04/2023 tarihli İlamsız takip başlatılmış olduğu, hususlarını beyan ve rapor etmiştir.TTK m. 1472’de düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve -----. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 t. ve------. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44 üncü maddesine (TBK m. 52) de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.
Somut olayda davacı sigorta şirketi sigortalısına ödediği tazminatı rücu için , sigortalısının haklarına halef olarak kazaya karışan karşı tarafın sigortasına ve aracın malikine karşı dava açmış olup dava açmakta aktif husumeti bulunmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir ------ 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Tramer kayıtları incelenmekle davalı ----- plakalı aracın 05/11/2021 tarihi başlangıçlı ZMMS sigortacısıdır ve kaza 08/11/2021 tarihinde meydana gelmiştir.
Somut olayda Davacı şirkete kasko sigortası ile sigortalı olan---- plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı olan ----- plaka sayılı aracın karıştığı kazada davalı sigortalısı olan aracın dava dışı araç sürücüsünün % 100 oranındaki kusuru ile davacının sigortalısının aracının trafik kazasında hasarlandığı, bu durumun bilirkişi raporu ile de sabit olduğu, davacıya sigorta şirketine ait ait dava dışı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, aracın hasar bedelinin usul ve yasaya uygun olarak bilirkişi raporu ile tespit edildiğine göre, davalının sigortalı olan aracın sürücüsünün kusuru oranında davacının sigortalısına ait araçta oluşan hasardan doğan zarardan sorumlu olduğu, değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne karar fazlaya yönelik faiz talebinin reddine verilmiştir.Eldeki davada tazmini gereken alacak miktarı bilirkişi raporuyla belirlendiğinden bu halde likit alacaktan sözetmek mümkün olmayacağından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
1-Davalının --- İcra Müdürlüğünün -----Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 13.523,69 TL asıl alacak ve 1.091,25 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, fazlaya yönelik işlemiş faiz talebinin reddine,
2-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatının reddine,
3-Karar harcı 998,35 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 728,50 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç olmak üzere toplam 539,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.154,00 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 2.874,91 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 14.614,94 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 1.418,78 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 2.916,84 TL'nin davalıdan, 283,16 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.