T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/210
KARAR NO : 2025/410
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 25/03/2023
KARAR TARİHİ : 27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13/12/2018 tarihinde sürücü-----sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı aracı ile ---- sk ile ---- caddesi arasındaki yolu kullanarak ----- istikametine seyrederken yolun buzlu olması sonucunda direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeni ile tek taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini ve araçta yolcu konumunda olan müvekkili ----- yaralandığını, ----- plaka sayılı araç sürücüsü ----- 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında -----plaka sayılı araç ----- sorumluluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından 10/07/2020 tarihinde 125.777 TL ödeme yapıldığını, ancak müvekkiline yapılan ödemenin asgari ücret baz alınarak yapıldığını, müvekkilinin kaza tarihindeki gelirinin daha yüksek olduğunu, müvekkiline yapılan bu ödemenin eksik olduğunu, müvekkilinin , söz konusu trafik kazası nedeniyle, ------ Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenmiş olan 24/02/2020 tarihli rapora göre müvekkilim % 18 oranında malul kaldığını beyanla; davanın Belirsiz Alacak Davası olarak kabulü ile, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; 1.000 TL Sürekli iş göremezlik, 500 TL Geçici iş göremezlik, 250 TL Bakıcı gideri, 250 TL Tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 2.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine, yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan davanın kısmi dava niteliğinde olduğunu, miktar artırımı olması halinde onay vermediklerini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, dava açılmadan önce, sigorta şirketine başvuru yapılması gerektiğini, başvuru sırasında sunulması zorunlu olan belgelerin sunulmaması halinde başvurunun usulden reddedilmesi gerektiğini, sunulan maluliyet raporu kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmeliğe göre alınmadığını, dosyanın kusur bilirkişisi tarafından değerlendirmesini talep ettiklerini, hatır taşıması kapsamında hakkaniyet indirimi uygulanması gerektiğini, zarar gören açısından emniyet kemeri takmama durumu olduğunu, davada zamaşımı itirazlarının bulunduğunu, öğrenme itibariyle talep ve dava hakkı zamanaşımına uğradığını, hasar aşamasında ödemeye ilişkin bilgilendirmeye ilişkin ödeme belgesi ve dayanak aktüer raporu sunulduğunu, 10.07.2020, 125,777.33 TL ödeme yapıldığını, geçici iş görmezlik, geçici bakıcı ve rapor ücret talebinin reddinin gerektiğini, davada yasal faiz işletilmesi gerektiğini beyanla; davanın öncelikle dava şartı eksiliğinden usulden reddine karar verilmesini, Davanın esasa girilmesi halinde kabul anlamına gelmemekle, esas yönünden savunmaları kapsamında dosyanın esastan reddine karar verilmesini; aksi yönde kanaat halinde yine savunmaları kapsamında ve resen tespit edilecek müterafik kusur indirimlerinin uygulanarak, yargılama esnasında davacının, yolcu olduğu ve taşımanın maddi ve/veya manevi karşılık kapsamında yapılmamış olduğu hususunun sonradan anlaşılması halinde şartları varsa TBK mad. 50 vd. kapsamında hatır indirimi uygulanmasını, ödeme var ise ödeme tutarı anılan indirimler yapılıp tazminat tutarı belirlendikten sonra kalan bakiyeden güncellenerek düşülmesine, ayrıca "fazlaya dair haklar saklı tutularak" açılan davalar, kısmi dava sayılacağından, bu durumda taleple bağlı kalınması gerektiğini belirterek ıslah edilen kısım açısından muvafakatlerinin olmadığını, bu kısım üzerinden davanın reddine karar verilmesini, Yargılama esnasında davaya konu trafik kazası karayolunda gerçekleşmemiş olması durumu, sunulacak belgeler ile anlaşılacak olur ise bu hususun sigorta kuruluşu açısından teminat harici olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile oluşan geçici ve kalıcı maluliyet nedeni ile oluşan zarar ve bakıcı ve tedavi giderinin tazminine yönelik olarak açılan tazminat davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan öncelikle tarafların kazadaki kusur oranlarının tespiti için ATK dan rapor tanzimi istenilmiştir. ATK tarafından verilen kusur raporunda özetle; "Sürücü ----- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor sunulmuştur.
Davacıda oluşan maluliyetin tespiti için ATK dan rapor tanzimi istenilmiş olup, ATK tarafından verilen maluliyet raporunda özetle; "---- ve ---- oğlu, 12.03.1978 doğumlu, ----- 13.12.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve ----- sayılı ----- gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği, Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sunulmuştur.Alınan maluliyet ve kusur raporları ile tedavi giderleri ile zarar hesabı için Mahkememizce bir doktor ve bir aktuer bilirkişi atanarak rapor tanzimi istenilmiştir.
Alınan bilirkişi heyet raporunda özetle"Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının bulunmadığı, avacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının bulunmadığı, davacının talep edebileceği bakıcı gideri maddi zararının bulunmadığı, ancak ----- Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Raporu esas alınırsa 2.240,46 TL olduğu, davacının talep edebileceği tedavi giderleri toplamının 20.600,00 TL olabileceği, temerrüt başlangıcının 10.07.2020 kısmi ödeme tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu," şeklinde rapor sunulmuştur.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde; bir motorlu aracın karıştığı kazada, bir 3. kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunların müteselsil sorumlu olarak tutulacağı hüküm altına alınmıştır.
Davacı taraf mahkememize başvurmadan önce Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde davalı sigorta aleyhine kalıcı iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı giderlerine ilişkin başvuruda bulunmuş ve Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından talebin reddine karar verildiği, verilen karara itiraz edildiği, İtiraz Hakem Heyeti tarafından da itirazın da temyiz yolu açık olarak karar verildiği ancak kararın temyiz edilmediği dolayısıyla kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlığın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması (derdest olmaması) ve daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartıdır ( HMK m.114/1-ı-i) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir (6100 sayılı HMK m.115/2).
HMK'nın 303/1. maddesine göre, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.
Eldeki davaya kalıcı iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı giderleriyle ilgili olarak davacının aynı davalıya karşı Sigorta Tahkim Heyetine başvurduğu, tahkim heyeti ve itiraz hakem heyeti tarafından kalıcı iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı giderlerine ilişkin taleplerle ilgili olarak karar verildiği, davacının sigorta tahkim komisyonunca verilen kararın kesinleşmesinden sonra aynı konuda, aynı dava nedenlerine dayanarak, aynı davalıya karşı artık genel yargı yoluna başvuruda bulunamayacağı anlaşıldığından ( ----- BAM ---- HD. ------Sayılı Kararı) davacının kalıcı iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı giderlerine ilişkin talepleri yönünden kesin hükme ilişkin dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Tahkim Komisyonunda dava konusu yapılmayan tedavi giderlerinden de davalının sorumlu olabilmesi için sigortalısının kusurunun bulunması gerekmektedir. Usul ve yasaya uygun raporlarda dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacının %100 kusurlu olması sebebiyle 20.000 TL'lik belgesiz tedavi giderinden davalının sorumlu olduğu anlaşıldığından tedavi gideri talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. 600,00 TL belgeli tedavi gideri talebinin reddine karar verilmiştir. Kabulüne karar verilen tazminata sehven faiz işletilmesi unutulmuş olup kısa karar ile gerekçeli karar arasında uyumsuzluğu sebebiyet vermemek adına düzeltme yapılamamıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının daimi iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderine ilişkin taleplerinin 6100 Sayılı Yasa'nın 114/1-i ve 115/2 maddesi gereğince davanın kesin hükme ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,
2-Davacının tedavi giderine ilişkin talebinin KISMEN KABULÜ İLE; 20.000 TL tedavi giderinin (poliçe teminat limiti olan 360.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Karar harcı 1.366,2-TL 'den davacı tarafça yatırılan peşin harç ile tamamlama harcı toplamı 279,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.086,30-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 279,90- TL peşin nispi harç ve tamamlama harcı toplamı olmak olmak üzere toplam 459,80-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan 974,75-TL tebligat ve müzekkere gideri, 12.875,00-TL bilirkişi ücreti ve ATK rapor tanzim ücreti olmak üzere toplam 13.849,75-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 12.393,51-TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 20.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 2.350,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1395,97-TL.sinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 164,03-TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.