T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/896
KARAR NO : 2025/423
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 24/11/2022
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;“Dava dışı ------ davacı şirket bünyesinde 11.03.2013-17.04.2014 tarihleri arasında depo bölümünde çalıştığını, iş akdinin kendi isteği ile sonlandığını, 18.05.2016 tarihinde tekrar çalışmaya başladığını, ikinci dönem çalışmasının 22.09.2017 tarihine kadar devam ettiğini, bu tarihte emeklilik nedeniyle iş akdinin sona erdiğini, Dava dışı işçinin çalışma dönemi içerisinde 09.06.2016 tarihinde iş kazası geçirdiğini iş kazası nedeniyle davacı şirket aleyhine ------İş Mahkemesinin ------ sayılı dosyası ile maddi ve manevi tazminat talepli dava açtığını, davada dava dışı işçinin Vo 8,3 meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin kabulü ile maddi ve manevi tazminata hükmedildiğini, söz konusu karar dayanak tutularak dava dışı işçi tarafından davacı şirket aleyhine -----.İcra Müdürlüğünün -----. sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davacı şirket tarafından 14.09.2022 tarihinde icra dosyasına 332 366.14 TLödeme yapıldığını, İş kazanın meydana geldiği------adresinin iş kazaları vb rizikolara karşı davalı sigorta şirketine ------ No.lu 18.04.2015-18.05.2016 tarihlerini kapsayan Bileşik Ürün Sigortası Poliçesi, ------ No.lu 18.04.2016-18.05.2017 tarihlerini kapsayan Bileşik Ürün Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, 09.06.2016 kaza tarihini kapsayan sigorta poliçesi gereği davalı sigorta şirketinin iş kazasından kaynaklanan zararları tazmin etmekle yükümlü olduğunu, ---İş Mahkemesinin ----- sayılı dosyasında davalı sigorta şirketine davanın ihbar edildiğini, iş kazası nedeniyle dava dışı işçi tarafından başlatılan icra takip dosyasına yapıları ödemenin rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine-----İcra Müdürlüğünün ------ sayılı dosyası icra takibine geçildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından haksız, hukuka aykırı, kötü niyetli olarak itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, Davalının borca itirazınm haksız olduğunu, sigorta poliçesindeki teminat limitinin dava konusu zararı karşılamaya yettiğini, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; “Ceza evraklarmndan kazanın ----- Mahallesinde gerçekleştiği yazmasına rağmen riziko adresinin ----- olarak göründüğünü, poliçede yazan riziko adresi ile dava konusu adresin uyumsuz olduğunu, Davalı şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle ve verilen teminatlarla smırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere davalının hem asıl alacak hem de dava masrafları açısından poliçe limiti ile sorumlu tutulması gerektiğini, Poliçede İşveren Mali Mesuliyet teminatı verildiğini, bu teminatın işlerlik kazanabilmesi için davacı tarafın sigortalının işçisi olması, kazanın oluş şeklinin incelenmesi ve kusurun kime ait olduğunun belirlenmesi ve kazanın meydana gelmesinde işverene terettüp edecek hukuki bir sorumluluğun tespit edilmesi gerektiğini, kazalının işverene hizmet akdi ile bağlı olarak çalıştığını ve kazanın işyerinde meydana geldiğinin ispatlanması gerektiğini, teminatın işverene hizmet akdi ile bağlı işçiler ile riziko adresinde müteahhit kadrosunda çalışan SGK'ya tabi işçiler için verildiğini, bordroya tabi olmayan personelin sigorta teminatı kapsamına alınmadığını, poliçenin sigortalının beyan ettiği ve poliçe tanzim tarihi itibariyle geçerli en son SGK bildiriminde yer alan ve çalışan sayısı ve yıllık brüt işçilik ücretleri bilgisi ile tanzim edildiğini, poliçe vadesi içerisinde oluşacak çalışan sayısı ve yıllık brüt işçilik ücretlerine ilişkin değişikliklerin beyan edilmesinin zorunlu olduğunu, hasar tarihi itibariyle güncel yıllık brüt işçilik ücretleri üzerinden tahakkuk edilmesi gereken prim ile poliçenin en son bildirilen yıllık brüt işçilik ücretleri üzerinden tahakkuk etmiş olan prim arasında farklılık olması durumunda, eksik alınan prim oranında hasar tutarından indirilerek ödenecek tazminatm belirlendiğini, kazanın iş kazası olup olmadığının incelenmesini, SGK.dan tüm kaza raporlarının getirtilmesini, bordro kayıtlarının sorulmasını, kaza tarihi itibariyle güncel yıllık brüt işçilik ücretleri üzerinden tahakkuk edilmesi gereken prim ile poliçenin en son bildirilen yıllık brüt işçilik ücretleri üzerinden tahakkuk etmiş olan prim arasında farklılık bulunup bulunmadığının araştırılmasını talep ettiklerini, Davacının, sigortalının kusurunu ve oluşan zararı ispat etmesi ve kusur oranlarmın tespiti gerektiğini, Manevi tazminata ilişkin taleplerin fahiş olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere manevi tazminatın yerleşik içtihatlar doğrultusunda takdir edilmesi gerektiğini, Davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, özel yasaları gereği SGK tarafından yapılan ödemeler sebebiyle rücu hakkı bulunduğunu, rücu hakkı sebebiyle davacının elde ettiği gelir ve kazanımların hesaplanacak tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, -----İcra Müdürlüğünün ------ sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu,-----İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından alınan kök raporda özetle; Davalı sigorta şirketi nezdinden düzenlenen poliçe ile iş yerinde çalışan 96 işçi için teminat verildiği ve 96 işçi yönünden prim alındığı, poliçede İşbu poliçe, sigortalının beyan ettiği ve poliçe tanzim tarihi itibariyle geçerli olan en son SGK bildiriminde yer alan ve çalışan sayısı ve yıllık brüt işçilik ücretleri bilgisi ile tanzim edilmiştir. Poliçe vadesi içerisinde oluşacak çalışan sayısı ve yıllık brüt işçilik ücretlerine ait değişikliklerin sigortacıya beyan edilmesi zorunlu olduğu, Herhangi bir hasar halinde hasar tarihi itibariyle güncel yıllık brüt işçilik ücretleri üzerinden tahakkuk edilmesi gereken prim ile poliçe en son bildirilen yıllık brüt işçilik ücretleri üzerinden tahakkuk edilmiş olan prim arasında farklılık olması durumunda, eksik alınmış olan prim oranında hasar tutarından tenzil edilerek ödenecek tazminatı belirlenecektir." özel şartının yer aldığı, Bu özel şart nedeni ile,kazanın meydana geldiği tarih itibari ile iş yerinde kaç işçinin çalıştığı, çalışan sayısında değişiklik olup olmadığı, değişiklik var ise sigorta şirketine bildirilip bildirilmediğinin bilinmesine ihtiyaç bulunduğu, Davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunun kabulü durumunda, sorumlu olacağı miktarın 298.889,46 TL olacağı, takibin bu miktar üzerinden devamı gerekeceği hususlarını beyan ve rapor etmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından alınan ek rapor da özetle; Kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerinin aynen geçerli olmak üzere; davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilmesi durumunda -----. İş Mahkemesinin ----- sayılı dosyasında davalı sigorta şirketine davanın ihbar tarihinin 17.08.2018 olduğu ve ihbar tarihinden ren 8.iş günü sonunda 29.08.2018 tarihinde davalının temerrüde düştüğü ve faiz sorumluluğunun bu tarih itibari ile hesaplanması gerektiği tespiti ile hesaplama yapıldığı, davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunun kabulü durumunda, sorumlu olacağı miktarı 298.889,46 TL olacağı, takibin bu miktar üzerinden devamı gerekeceği, hususlarını beyan ve rapor etmişlerdir.Somut olay da davacı şirkete ait ------adresinin riziko adresi olarak gösterildiği işyeri davalı sigorta nezdinde ------ sayılı Bileşik Ürün Sigorta Poliçesi ile sigortalanmıştır.Sigorta Poliçesinde “İşveren Mali Sorumluluk Şahıs Başına Bedeni” teminatının 400.000,00 TL ve “İşveren Mali Sorumluluk Kaza Başına Bedeni” teminatının 800.000,00 TL olarak belirlendiği, “İşveren MM Sigortası Teminat Kapsamı ve Özel Şartlar” başlığı altında poliçede “işyerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluklar nedeni ile işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve SSK.na tabi veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek ve SSK.nun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları sonucunda ödenecek tazminat miktarlarını İşveren Sigortası Genel Şartları ile işbu poliçedeki özel şartlar çerçevesinde ve poliçe üzerinde yukarıda yazılı meblağlara kadar temin eder. İşbu poliçe ile, sigorta ettirenin yukarıda bahsi geçen riziko adresinde çalışmakta olan 96 kişinin mesleki faaliyeti sırasında meydana gelebilecek iş kazaları sonucu işverene terettüp edecek hukuki sorumluluğu poliçe limitleri dahilinde kapsar. İşbu poliçe, sigortalının beyan ettiği ve poliçe tanzim tarihi itibariyle geçerli olan en son SGK bildiriminde yer alan ve çalışan sayısı ve yıllık brüt işçilik ücretleri bilgisi ile tanzim edilmiştir.Poliçe vadesi içerisinde oluşacak çalışan sayısı ve yıllık brüt işçilik ücretlerine ait değişikliklerin sigortacıya beyan edilmesi zorunludur. Herhangi bir hasar halinde hasar tarihi itibariyle güncel yıllık brüt işçilik ücretleri üzerinden tahakkuk edilmesi gereken prim ile poliçe en son bildirilen yıllık brüt işçilik ücretleri üzerinden tahakkuk edilmiş olan prim arasında farklılık olması durumunda, eksik alınmış olan prim oranında hasar tutarından tenzil edilerek ödenecek tazminatı belirlenecektir."Özel şartının yer aldığı , yine “İşveren Özel Şartlar” başlığı altında, “Manevi tazminat talepleri şahıs başı bedeni zarar limitinin 946 10'u ile teminata dahildir", “Teminat sigortalının faaliyet gösterdiği tüm adreslerde geçerlidir" düzenlemesinin yer aldığı, poliçe tanzim tarihinin 25.04.2016 olduğu görülmüştür.Davacı şirket işyerinde 09.06.2016 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle yaralanan davacının işçisi ---- tarafından -----. İş Mahkemesinin ------. sayılı dosyası ile maddi ve manevi tazminat talepli dava açılmıştır. Söz konusu dava, davalı sigorta şirketine 17.08.2018 tarihinde ihbar olunmuştur.Davalı sigorta şirketi nezdinden düzenlenen poliçe ile iş yerinde çalışan 96 işçi için teminat verildiği ve 96 işçi yönünden prim alındığı, poliçede İşbu poliçe, sigortalının beyan ettiği ve poliçe tanzim tarihi itibariyle geçerli olan en son SGK bildiriminde yer alan ve çalışan sayısı ve yıllık brüt işçilik ücretleri bilgisi ile tanzim edilmiştir. Poliçe vadesi içerisinde oluşacak çalışan sayısı ve yıllık brüt işçilik ücretlerine ait değişikliklerin sigortacıya beyan edilmesi zorunludur. Davalı sigorta
şirketinin -----İş Mahkemesinin ------
sayılı dosyasında davalı sigorta şirketine davanın ihbar tarihinin 17.08.2018 olduğu ve ihbar tarihinden itibaren 8.iş günü sonunda 29.08.2018 tarihinde davalının temerrüde düştüğü ve faiz sorumluluğunun
bu tarih itibari ile hesaplanması gerektiği tespiti ile hesaplama yapıldığı, davalı sigorta şirketinin icra dosyasının infaz edildiği 14.09.2022 tarihi itibariyle davacı şirkete
karşı sorumlu olacağı miktar 298.889,46 TL olarak belirlendiği bilirkişi tarafından yapılan hesaplama dosya kapsamı nazara alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
1-Davalının ----. İcra Müdürlüğünün ----- Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 298.889,46 TL asıl alacak üzerinden devamına,, fazlaya ilişkin reddine,
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Kötüniyet tazminatı talebinin reddine
4-Karar harcı 20.417,14 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 4.014,16 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.403,01 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 4.014,16 TL peşin harç olmak üzere toplam 4.094,86 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.510,00 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 4.055,74 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 47.822,31 TL maktu/ nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.402,87 TL'nin davalıdan, 157,13 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
11-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.