T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/277
KARAR NO : 2025/401
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/04/2022
KARAR TARİHİ : 23/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalı arasında 28.11.2019 tarihli sözleşme akdedilmiş ve taraflar arasındaki ticari ilişki sebebi ile davalı tarafın müvekkil şirketin alacağını ödememesi nedeniyle müvekkil şirket tarafından öncelikle davalı tarafa -----.İcra Müdürlüğü ---- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, İcra takibine davalı-borçlunun haksız ve kötü niyetli itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, Müvekkil şirket yükümlülüklerini tam ve eksiksiz yerine getirmiş olmasına karşın davalı taraf sözleşme bedelini ödememiş ve sürekli olarak müvekkili oyaladığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil davalının, davacıya, işbu icra dosyasına dayanak olan ve işbu dava dosyasında da mübrez cari hesap ekstresinden kaynaklanan bir borcu bulunmadığını, Zira, davacı taraf, müvekkil ile akdettiği, 28.11.2019 tarihli sözleşmede belirtilen hizmetleri/yükümlükleri yerine getirmediğini, Taraflar arasında imzalanan 28.11.2019 tarihli sözleşmenin sureti) Nitekim, söz konusu cari hesap ekstresinde yer alan ilk fatura olan----- Nolu, 25.06.2022 tarihli, 231.902,91 TL bedelli ----- açıklamalı e- fatura (Ek-2 Fatura sureti) müvekkil tarafından kabul edilmemiş, işbu faturaya yasal süresi içersinde, ----- Noterliği'nin ------ yevmiye nolu, 30.06.2021 tarihli ihtarnamesiyle itiraz edilmiş ve davacıya iade edildiğini, işbu iadeyi davacı taraf da kabul etmiş olup, icra dosyasında ve işbu dava dosyasında mübrez davacı tarafça sunulan cari hesap ekstresinde de "iade faturası" şeklinde açıkça yer verdiğini Ancak, davacı taraf, söz konusu fatura iadesini kabul etmesine rağmen, kısa bir süre sonra, iddia ettiği aynı alacak için ----- Nolu, 14.07.2021 tarihli, 231.902,91 TL bedelli, ------ açıklamalı ikinci bir e-fatura düzenlemiştir. (Ek-4 Fatura sureti) Söz konusu ------ Nolu, 14.07.2021 tarihli, 231.902,91 TL bedelli fatura da, müvekkil tarafından kabul edilmemiş, işbu faturaya da, yasal süresi içersinde, -----Noterliği'nin ------ yevmiye nolu, 16.07.2021 tarihli ihtarnamesiyle itiraz edilmiş ve davacıya iade edildiğini, Davacı tarafın, müvekkil davalının ilk faturaya yaptığı itirazı kabul etmesi ve iade faturası olarak kayıtlarına işlemesine rağmen, iddia edilen aynı alacak için yine müvekkil tarafından itiraz edilen ikinci bir fatura düzenlemesi, hayatın olağan akışına aykırı olup, hukuka da aykırıdır. Bu husus bile, davacı tarafın alacaklı olmadığını açıkça gösterdiğini, davacı, sözleşme gereği üstlendiği sağlık zirvesinin organizasyon işini de gereği gibi yerine getirmediğini, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ----- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, -----. İcra Müdürlüğünün------ Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; Davacı şirket 2019- 2020 ve 2021 yılları ticari defterlerini (Yevmiye ve Defter-i Kebir) 1 Sıra No.lu Elektronik Defter Genel Tebliği kapsamında Elektronik Defter Uygulaması çerçevesinde tutmaya başladığı, Yevmiye ve Defter-i Kebir Defterlerini yasal süre içinde G.İ.B.' na gönderdiği ve e-beratlarını oluşturduğu, Davacının incelemeye ibraz edilen, 2019- 2020 ve 2021 yılları ait Ticari Defterlerinden Envanter Defterlerinin açılış onamalarının 6102 sayılı TTK. Madde 64., 66. ve V.U.K. madde 220-226 uyarınca yasal süreler içinde tasdiklerinin yapıldığı, Yapılan tespitlere göre davalının ticari defterlerinin HMK 222, Md. Göre kendi lehine kesin delil teşkil ettiği Davacı şirketin, davalı şirket ile arasındaki ticari ilişkiye ait ticari defter kayıtlarında
Davacı davalı ile olan cari hesap ilişkisini----- müşteri kodu altında ------- ... İsimli hesapta takip ettiği, Davacı davaya konu faturayı düzenleme tarihi olan 14.07.2021 tarihinde kayıtlarına yansıtmış olup herhangi bir ödeme kaydına rastlanmadığı. Aynı tutar alacak olarak 2022 yılına devrettiği, Ayrıca dosyaya sunulmuş olan belgeler arasında yasal süresi içinde “AYIPLI” ihbarı içeren herangi bir tebliğata rastlanmadığı, Dosyada sözleşmeye ilişkin bir itirazın bulunmadığı ancak sözleşme açısından değerlendirmenin görev ve yetki alanımızda olmadığından, bu hususun incelenmediği, ----- sicil numarası ile kayıtlı bulunan ...- ------ ünvanı ile kayıtlı olan tescilin 19.08.2020 tarihinde terkin edildiği, Ancak ----- ticaret sicil numarasında kayıtlı ------ ÜNVANLI ŞİRKETTE Yönetim Kurulu üyesi olarak ...'ın bulunduğu Belirtildiği ilgili şirketin sicil kayıtları incelendiğinde 11.06.2020 tarihinde tescil edildiği ve şirketin tek yetkilisinin ... olduğu , münferiden Yönetim Kurulu Başkanı olduğu görüldüğü 15.06.2020 tarih ve ------ sayılı ----- gazetesinin ------ nolu sayfasında ilan edilen Kuruluş sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere ----- tek kurucusu davalı ... olduğu “Davalı tarafın şahsi mükellefiyeti olan ... ----- firması henüz kapanmamışken -------.ünvanlı şirketin kurulmuş olduğu görüldüğü, 02.08.2022 tarihli yazı incelendiğinde, davalı mükellef ...'ın işyerini kapattığı 31.07.2020 tarihinde mükellefiyeti terk ettiği görüldüğü Davaya konu fatura ise yaklaşık bir takvim yılı sonra 14.07.2021 tarihinde düzenlendiği, Davaya konu hizmetin verilip/verilmediği alanında olup, muhasebe kayıtları üzerinden bu hususun değerlendirilemeyeceği Davacının Ticari defterlerinde yukarıda yapılan inceleme ve tespitler neticesinde davalının kabul etmediği 1 adet hizmet faturasının usulüne — uygun olarak kayıt altına alındığı, faturaya il demenin yapılmamış olduğu, davaya konu 231.902,91 TL bakiyenin 2022 yılına devrettiği, davacının davalıdan 231.902,91 TL alacaklı olduğu, Davalının ticari defterlerinde mahkeme kaleminde yapılan incelemede, davacıya ve dava konusu faturaya ilişkin herhangi bir muhasebe kaydına rastlanmadığı hususlarını beyan ve rapor etmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından alınan ek rapor da özetle; Dava konusu uyuşmazlığa yönelik fatura konusu hizmetin davacı tarafça yerine getirildiğine Davacının ticari defterlerinde yapılan inceleme ve tespitler neticesinde davalının kabul etmediği 1 adet hizmet faturasının usulüne uygun olarak kayıt altına alındığı, faturaya ilişkin ödemenin yapılmamış olduğu, davaya konu 231.902,91 TL bakiyenin 2022 yılına devrettiği, davacının davalıdan 231.902,91 TL alacaklı olduğuna Davalının ticari defterlerinde mahkeme kaleminde yapılan incelemede, davacıya ve dava konusu faturaya ilişkin herhangi bir muhasebe kaydına rastlanmadığı, BA/BS formları üzerinde inceleme yapılması talebiyle tarafıma tevdi edilen görevlendirme çerçevesinde yukarıda belirtildiği üzere; davacı tarafından fatura elektronik ortamda düzenlendiği için BA/BS formları bildirimi açısından ------ Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği gereği zorunluluk olmadığından dolayı BS formunda beyan edilmemiş olduğu, davalının yasal süresinde ilgili faturayı iade ederek kayıtlarına almadığı, dolayısı ile herhangi bir kayıt veya beyanının bulunmadığı hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
Duruşma da dinlenilen tanık ... Beyanında :"Ben davacı şirkette 2019 yılından beri proje direktörü olarak görev yapmaktayım, davaya konu sözleşme uyarınca--davalı adına davacı şirket organize etti, bende bu kongreyi düzenleme ve yönetme yükümlülüğünü üstlendim kongre sıkıntısız bir şekilde tamamlandı hatta kongre tamamlandıktan sonra davalı ile işin sorunsuz tamamlandığına dair mesajlaşmamız vardır sözleşmede belirtilen yükümlülükler organizasyon firması olarak organizasyon içi sahne kurulumuna yönelik olarak fotoğraflar, video kaydı, ayrı ayrı çekimler flash bellekte saklanmaktadır davalının cevap dilekçesinde belirtmiş olduğu tüm kayıt ve raporlar yapıldı, davalının bu işleri davacının yapmadığını iddia etmesini anlayamıyorum, davacı şirket organizasyon işi ile iştigal eder bazen peşin çalışma yolu ile işler yapılır ancak dava konusu kongre de sponsorların karşıladığı miktar düşülerek yapılan harcamalar ve işler için fatura kesildi, tüm harcamalar ve ödemeler de davalının mutabakatı bulunmaktadır sözleşme hükümleri açıktı ayrıca beni yaklaşık bir-bir buçuk yıl önce başka bir firma arayarak borcunuzu davalıdan nasıl tahsil ettiniz diye sordu bende henüz tahsil edemediğimizi dava aşamasının devam ettiğini söyledim akabinde beni arayan firmanın borcunu tahsil ettiği bilgisine ulaştım Zirve tanıtım teaser'ın hazırlanıp hazırlanmadığını hatırlayamıyorum üzerinden uzun yıllar geçti dosya içerisinde bulunabilir yahut şirket kayıtlarında da mevcut olabilir, davetli listesi davalı tarafça tarafımıza bildiriliyordu bu listeye yönelik olarak ta girişte desk bulunuyordu bu deskten katılımcıların yaka kartları veriliyordu yapılan organizasyonda listede kayıtlı olan tüm katılımcılara yaka kartı karşılama ve uğurlama hizmeti verildi dedi " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Duruşma da dinlenilen tanık ... beyanında "Ben davalının yakın arkadaşı olurum aynı zamanda 2019-2020 yılları arasında mali müşaviri olarak ta çalıştım, şuanda davalının mali müşavir işlerini yürütmüyorum, ben davalı ile yakın arkadaş olmam nedeni ile sürekli davaya konu edilen ----- kongresinin öncesi ve sonrasında sık sık konuştum ve dertleştim, kendisi benden bazı konularda fikir almak istedi bende yardımcı olmaya çalıştım, kongrede ben de katıldım ancak benim iş alanıma girmediği için bir -bir buçuk saat bandında kalıp ayrıldım, beni karşılayan ve uğurlayan kimse olmadı, daha sonra davalının kongredeki işleri hep sondaki yapıldı sahnenin bile kongreden bir gün önce kurulduğunu söylediğini hatırlıyorum, kongre bildiğim kadarıyla sorunsuz bir şekilde başladı ve tamamlandı ancak davacı sözleşme uyarınca üzerine yükümlü kılınan işleri yapıp yapmadığına dair doğrudan görgüm bulunmasa da davalı ile konuştuğumda bir çok aksaklığın olduğunu söyledi bildiğim kadarıyla davetli listesinde adım vardı ancak yaka kartımın olup olmadığını hatırlamıyorum Ben davalının ortağı olduğu ve şuan yönetim kurulunda bulunduğu dava dışı şirket olan ----- şirketinin mali müşaviri olarak aktif olarak çalışmaktayım sponsorların yapmış olduğu ödemelerin davalıya sunulmadığını davalıdan öğrendim, davalıda herhangi bir belge sunulmadığı için ödemeleri yapmadı, yapılan işlere yönelikte kalem kalem fatura kesilmedi"şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın temeli ve esası davacı defterlerinde kayıtlı olan davalı defterlerinde kayıtlı bulunmayan davaya konu faturaya ilişkin iş sebebiyle davalının davacıya borcu olup olmadığı noktasında olup faturanın ise işine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafından davaya konu işlerin bir kısmının yapılmadığı gibi eksik ve ayıplı hizmetin verildiği iddia edilmiştir. Her iki tarafın defterleri SMMM bilirkişi tarafından davaya konu kongreye ilişkin fotoğraflar teknik bilirkişi tarafından incelenmiş olup davacı defterlerine alınan teknik raporda ticari defterlerinde yapılan inceleme ve tespitler neticesinde davalının kabul etmediği 1 adet hizmet faturasının usulüne uygun olarak kayıt altına alındığı, davaya konu 231.902,91 TL bakiyenin 2022 yılına devrettiği, davacının davalıdan 231.902,91 TL alacaklı olduğu, Davalının ticari defterlerinde mahkeme kaleminde yapılan incelemede, davacıya ve dava konusu faturaya ilişkin herhangi bir muhasebe kaydına rastlanmadığı alınan teknik raporda da davaya konu kongrenin sözleşmeye uygun şekilde yapıldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle davalı tarafça faturaya yapılan itiraz mahkememizce haklı görülmemiş olup işin davalıya eksiksiz teslim edildiği yönünde kanaat oluşması neticesinde davalının fatura bedellinden sorumlu olduğu gözetilerek davanın tümden kabulüne karar vermek gerekmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-Davalının ----- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin devamına,
2-Alacak likit olduğundan takipteki asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Karar harcı 15.841,29 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.800,82 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.040,47TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 2.800,82 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.881,52 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.071,50 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 37.104,47 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.