T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/564
KARAR NO : 2025/367
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 13/08/2024
KARAR TARİHİ : 15/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “Müvekkil sigorta şirketince Kasko
Poliçesi ile sigortalı ----- plakalı kamyona bağlı----- plaka sayılı römork, 09.01.2021
tarihinde dava dışı ------ sevk ve idaresindeyken, gerekli güvenlik önlemlerini almayarak
park yapmış olan---- plakalı araca çarpması sonucu trafik kazası meydana gelmiştir. Meydana
gelen kazada mağdur kasko sigortalı araç için ödenen tazminat alacağının rücuen tazmini amacıyla
---- plakalı aracın ZMMS sigortacısı davalı -----karşı ----.
İcra Dairesi ------. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Müvekkil sigorta
şirketince ----- nolu Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortalı olan dava dışı -----maliki bulunduğu ------ plakalı römork, 09.01.2021 tarihinde ana yolda seyir
halinde iken, sağ şeridin bir kısmını işgal edecek bir şekilde park halinde bulunan -----plakalı
aracın kasa kısmına çarpması sonucu trafik kazası meydana gelmiştir. Meydana gelen bu trafik
kazasında davalı şirketin ZMMS sigortacısı bulunduğu ----- plaka sayılı araç %100 kusurlu
bulunmuştur.(Ek-1, Kaza Tespit tutanağı) Müvekkil sigorta şirketi nezdinde sigortalı-----
plakalı araç, 02.03.2020 - 02.03.2021 tarihleri arasında ve ------ poliçe numarası ile
sigortalıdır. İşbu poliçe kapsamında sigortalı araçta meydana gelen zarar sebebiyle
05.02.2021 tarihli ekspertiz raporu da dikkate alınarak 17.01.2022 tarihinde 20.000 TL ödeme
yapılmıştır. Kusurlu aracın ZMMS sigortacısı davalı şirkete karşı ödenen
toplam tazminatın rücuen tazmini talebi ile başvuruda bulunulmuş ve davalı şirketten 15.000 TL rücu
ödemesi alınmıştır. Davalı şirketten bakiye 5.000,00 TL rücu alacağımız bulunmaktadır.
---- plaka sayılı aracın meydana gelen trafik kazasında %100 KUSURLU OLDUĞU kaza
tespit tutanağı ve ekspertiz raporundan da görüleceği üzere açıkça sabittir. Dolayısıyla müvekkil
şirketin işbu ödemiş olduğu hasar bedelini kazaya %100 kusuru ile sebebiyet veren ----- plakalı
aracın trafik (ZMM) sigortacısından TTK 1472 m. uyarınca halefiyet ilkesi gereği talep etme hakkı
doğmuştur." bildirdiğinden bahisle icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ödemeye ilişkin tüm yükümlülüğünü yerine getirdiğini, poliçe limiti dışındaki talepten müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile kusur oranının Adli Tıp Kurumu tarafından karşılanması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle------İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ----- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile
davacı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen ---- no’lu
poliçenin meydana gelen dava konusu hasarı teminat altına aldığı ve poliçenin geçerli bir poliçe olduğu görüldüğü, dolayısıyla ilk şartın yerine getirildiği, davacı tarafından sigortalısına 20.000,00-TL hasar ödemesinin
gerçekleştirildiğine dair dekont dava dosyasında görülmektedir. Dolayısıyla halefiyetin 2. şartı yerine getirilmiş olduğu, heyetimizdeki sektörel ve teknik bilirkişiler tarafından teknik
yönden yapılan kusur değerlendirmesinde; “ Davalı ---- sigortalı ------ plakalı aracın
%100 oranda kusurlu olduğu, kasko sigortalı ------ plakalı römork araçta tespit edilen zararın KDV’siz
20.000,00-TL olduğunun tespit edildiği, davalı sigorta şirketi tarafından, davacı şirkete yapılan başvuru sonucunda ödenen 15.000,00 TL tespit
edilen zarardan tenzil edildiğinde kalan bakiye alacağın 5.000,00TL olduğu ve davacının, davalıdan bakiye
alacağını TTK 1472. Madde kapsamında halefiyet gereğince rücuen talep etme hakkı olduğu görüş ve
kanaati bildirilmiştir.
6102 sayılı TTK’nın 1472. maddede halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği belirtilmiştir.
Halefiyete dayalı olan rücu davası esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Bu nedenle sigortacı tarafından açılan rücu davası aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibarıyla aynı zamanda şahsi nitelikte bir eda davasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüşmesine ve denetime elverişli olmasına, bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmediği, davacının kasko sigorta
poliçesi sigortalısının hasarını ödemesine göre onun haklarına halef olması, zarardan haksız fiil hükümleri gereğince davalının davacıya karşı sorumlu olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Eldeki davada tazmini gereken alacak miktarı bilirkişi raporuyla belirlendiğinden bu halde likit alacaktan sözetmek mümkün olmayacağından icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ İLE,
1-Davalının---- İcra Müdürlüğünün------ Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin aynen devamına,
2-Dava konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 615,40 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 10.000,00 TL bilirkişi ücreti, 66,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 10.066,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 5.560,96 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.